Konusunu Oylayın.: İslama göre Müslüman olmayan birinden organ ve kan almak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslama göre Müslüman olmayan birinden organ ve kan almak
  1. 06.Kasım.2011, 23:52
    1
    Misafir

    İslama göre Müslüman olmayan birinden organ ve kan almak






    İslama göre Müslüman olmayan birinden organ ve kan almak Mumsema selamün aleyküm... arkadaşlar
    İslama göre Müslüman olmayan birinden organ ve kan almak
    şimdiden cevaplarınız için teşekkür


  2. 07.Kasım.2011, 09:54
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İslama göre Müslüman olmayan birinden organ ve kan almak




    ve aleykumusselam ve rahmetullah.


    İslâm dini kalb nakli ameliyâtına karşı mıdır? Dinde, bunun caiz olduğuna delil var mıdır?

    Cevap:
    "Doktor, ölmüş bir kimseden kalb hastasına bir kalb nakli yaptığı zaman ne bir uzuv yaratmakta, ne de bir hayat vermektedir. Onun yaptığı yalnızca, Rabbinin benzersiz olarak yarattığı bir kalbi almak, bir yerden başka bir yere taşımaktır. Hayat, yaratma ve ibdâ' sırrı yine Allah'ın elindedir. Geçmiş fıkıh bilginleri böyle bir ameliyenin şer'î hükmüne temas etmemişlerdir; çünkü o zaman bu iş yoktu, bilinmezdi. Hayat kolay ve basit idi, hastalıklar da az veya gizli idi. Fakat hayat gittikçe çetrefil bir hâl aldı; insan da yaşayışında hep aşırılığa meyletti. Böylece daha önce olmayan hastalıklar ortaya çıktı, bilinmeyen dertler yaygın hale geldi. İnsan medeniyyet ve refah vâsıtası icâd ettiği kadar kendine dert ve hastalık çeşitleri de hazırlamış oldu.
    Şunu hatırlamamız gerekir ki dinin umûmî kâideleri vardır. Bunlardan biri de "insan için iyilik ve meşrû bir menfâat getiren herşeyin helâl, kötülük veya gereksiz zarar getiren herşeyin haram olduğu" şeklinde ifâde edilebilir. İnsana zarar veren şeyi izâle etmek nurlu dinimizin önemli hedeflerinden biridir. Son zamanların fıkıh bilginleri (müteahhirûn) hastanın hayatının kurtulması buna bağlı ise hasta veya yaralıya, gayr-i müslimden bile olsa kan naklini caiz görmüşlerdir. Yine bu fakihler, bazı ölülerin gözlerini, zarûrete göre, bundan istifâde edebilecek insanlara nakletmeyi mubah görmüşlerdir. Bunu yaparken de bilinen şu umûmî kâdiye dayanmışlardır: "Zarûretler, yasakları kaldırır."
    Kan insanın bir parçası ise, göz insanın bir uzvu ise kalb de insanın uzuvlarından birisidir. Bunun hükmü niçin diğer uzuvların hükmüne kıyas edilmesin?.."
    (Müellif nakledilen kalbin, şuur ve düşünceyle alâkası olmayan maddî bir uzuv olduğunu ifâde ettikten sonra özetle şöyle devam ediyor):
    Bu sözler, kalb nakli ameliyatının kayıtsız şartsız serbest olduğu mânâsına gelmez. Bu iş dünyada oldukça yenidir, birçok deneme de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu ameliyatın emin bir yol olduğunu söylemek için vakit henüz erkendir. Bu sebeple;
    a) Doktor şartların uygun olduğundan emin bulunmalıdır.
    b) Başka yol ve çare kalmamış olmalıdır.
    c) Verici sağlığında buna -Allah rızâsı için- razı olduğunu bildirmelidir.
    d) Vericinin öldüğü kesin olarak anlaşılmalıdır.
    e) Alıcı da bu nakle razı olmalıdır.254

    Fıkıh Prof. Dr. Hayrettin Karaman Hoca


  3. 07.Kasım.2011, 09:54
    2
    Moderatör



    ve aleykumusselam ve rahmetullah.


    İslâm dini kalb nakli ameliyâtına karşı mıdır? Dinde, bunun caiz olduğuna delil var mıdır?

    Cevap:
    "Doktor, ölmüş bir kimseden kalb hastasına bir kalb nakli yaptığı zaman ne bir uzuv yaratmakta, ne de bir hayat vermektedir. Onun yaptığı yalnızca, Rabbinin benzersiz olarak yarattığı bir kalbi almak, bir yerden başka bir yere taşımaktır. Hayat, yaratma ve ibdâ' sırrı yine Allah'ın elindedir. Geçmiş fıkıh bilginleri böyle bir ameliyenin şer'î hükmüne temas etmemişlerdir; çünkü o zaman bu iş yoktu, bilinmezdi. Hayat kolay ve basit idi, hastalıklar da az veya gizli idi. Fakat hayat gittikçe çetrefil bir hâl aldı; insan da yaşayışında hep aşırılığa meyletti. Böylece daha önce olmayan hastalıklar ortaya çıktı, bilinmeyen dertler yaygın hale geldi. İnsan medeniyyet ve refah vâsıtası icâd ettiği kadar kendine dert ve hastalık çeşitleri de hazırlamış oldu.
    Şunu hatırlamamız gerekir ki dinin umûmî kâideleri vardır. Bunlardan biri de "insan için iyilik ve meşrû bir menfâat getiren herşeyin helâl, kötülük veya gereksiz zarar getiren herşeyin haram olduğu" şeklinde ifâde edilebilir. İnsana zarar veren şeyi izâle etmek nurlu dinimizin önemli hedeflerinden biridir. Son zamanların fıkıh bilginleri (müteahhirûn) hastanın hayatının kurtulması buna bağlı ise hasta veya yaralıya, gayr-i müslimden bile olsa kan naklini caiz görmüşlerdir. Yine bu fakihler, bazı ölülerin gözlerini, zarûrete göre, bundan istifâde edebilecek insanlara nakletmeyi mubah görmüşlerdir. Bunu yaparken de bilinen şu umûmî kâdiye dayanmışlardır: "Zarûretler, yasakları kaldırır."
    Kan insanın bir parçası ise, göz insanın bir uzvu ise kalb de insanın uzuvlarından birisidir. Bunun hükmü niçin diğer uzuvların hükmüne kıyas edilmesin?.."
    (Müellif nakledilen kalbin, şuur ve düşünceyle alâkası olmayan maddî bir uzuv olduğunu ifâde ettikten sonra özetle şöyle devam ediyor):
    Bu sözler, kalb nakli ameliyatının kayıtsız şartsız serbest olduğu mânâsına gelmez. Bu iş dünyada oldukça yenidir, birçok deneme de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu ameliyatın emin bir yol olduğunu söylemek için vakit henüz erkendir. Bu sebeple;
    a) Doktor şartların uygun olduğundan emin bulunmalıdır.
    b) Başka yol ve çare kalmamış olmalıdır.
    c) Verici sağlığında buna -Allah rızâsı için- razı olduğunu bildirmelidir.
    d) Vericinin öldüğü kesin olarak anlaşılmalıdır.
    e) Alıcı da bu nakle razı olmalıdır.254

    Fıkıh Prof. Dr. Hayrettin Karaman Hoca





+ Yorum Gönder