Konusunu Oylayın.: Göz Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Göz Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir?
  1. 01.Kasım.2011, 18:42
    1
    Misafir

    Göz Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir?






    Göz Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir? Mumsema Göz Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir


  2. 01.Kasım.2011, 18:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 01.Kasım.2011, 20:22
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Göz Kuruluğunun Nedenleri Nelerdir?




    GÖZ KURULUĞU NEDENLERİ

    Kontakt lens kullanımı :Kontakt lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olacağından göz kuruluğuna yol açmaktadır.
    Klimalı ortamlar :Klima kullanımı ortamın kurumasına neden olarak gözyaşının buharlaşmasını hızlandırarak göz kuruluğuna yol açmaktadır.
    Lazer operasyonları :Operasyonlara bağlı olarak göz yüzeyi ve gözyaşı salgı organları etkilenmektedir.
    Yoğun bilgisayar kullanımı :Yoğun bilgisayar kullanımı sırasında gözyaşı'nın göz yüzeyine yayılmasını sağlayan göz kırpma hareketinin sıklığının azalması nedeniyle ve yine gözün olması gerekenden daha az kırpılması sonucu buharlaşma fazlalaşacağından göz kuruluğu görülmektedir.
    Sigara kullanımı sigara dumanındaki maddeler göz yüzeyini olumsuz yönde etkilemektedir.
    Romatizma :Bağışıklık sistemi ile ilişkili romatizmal hastalıklarda gözyaşı salgılayan bezler de hastalığa katılmaktadır. Ciddi kuru göz, ağız kuruluğu ile birlikte giden Sjögren Sendromu ile birlikte olabilir. Bu durumda, hastalarda, sıklıkla eklem romatizması olmak üzere, tüm vücut sistemlerini tutan bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı veya bağ dokusu hastalığı mevcuttur. Sjögren sendromu, genellikle 50 yaş civarında kadınlarda görülür.
    Kalp rahatsızlıkları ve diyabet :Çeşitli kronik hastalıklarda özellikle doku beslenmesi bozukluğunda, gözyaşı beslenmesi bezleri de etkilenmektedir.
    Göz tansiyonu :Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan göz damlaları göz kuruluğuna yol açmaktadır.
    Yaşlılık :Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır.
    Çevresel faktörler :Nemi düşük, sıcak veya rüzgarlı ortamlar, radyasyon, kimyasal maddeler, uygun olmayan ışınlar, yüksek yerlerde kalma (düşük oksijen basıncı nedeniyle) kuru göze neden olabilir



  4. 01.Kasım.2011, 20:22
    2
    Editör



    GÖZ KURULUĞU NEDENLERİ

    Kontakt lens kullanımı :Kontakt lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olacağından göz kuruluğuna yol açmaktadır.
    Klimalı ortamlar :Klima kullanımı ortamın kurumasına neden olarak gözyaşının buharlaşmasını hızlandırarak göz kuruluğuna yol açmaktadır.
    Lazer operasyonları :Operasyonlara bağlı olarak göz yüzeyi ve gözyaşı salgı organları etkilenmektedir.
    Yoğun bilgisayar kullanımı :Yoğun bilgisayar kullanımı sırasında gözyaşı'nın göz yüzeyine yayılmasını sağlayan göz kırpma hareketinin sıklığının azalması nedeniyle ve yine gözün olması gerekenden daha az kırpılması sonucu buharlaşma fazlalaşacağından göz kuruluğu görülmektedir.
    Sigara kullanımı sigara dumanındaki maddeler göz yüzeyini olumsuz yönde etkilemektedir.
    Romatizma :Bağışıklık sistemi ile ilişkili romatizmal hastalıklarda gözyaşı salgılayan bezler de hastalığa katılmaktadır. Ciddi kuru göz, ağız kuruluğu ile birlikte giden Sjögren Sendromu ile birlikte olabilir. Bu durumda, hastalarda, sıklıkla eklem romatizması olmak üzere, tüm vücut sistemlerini tutan bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı veya bağ dokusu hastalığı mevcuttur. Sjögren sendromu, genellikle 50 yaş civarında kadınlarda görülür.
    Kalp rahatsızlıkları ve diyabet :Çeşitli kronik hastalıklarda özellikle doku beslenmesi bozukluğunda, gözyaşı beslenmesi bezleri de etkilenmektedir.
    Göz tansiyonu :Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan göz damlaları göz kuruluğuna yol açmaktadır.
    Yaşlılık :Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır.
    Çevresel faktörler :Nemi düşük, sıcak veya rüzgarlı ortamlar, radyasyon, kimyasal maddeler, uygun olmayan ışınlar, yüksek yerlerde kalma (düşük oksijen basıncı nedeniyle) kuru göze neden olabilir



  5. 23.Mayıs.2012, 12:09
    3
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Göz Kuruluğu, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

    Göz Kuruluğu, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi




    Göz hareketlerinin rahat bir şekilde gerçekleştirilebilmesi ve gözün sağlıklı kalabilmesi için büyük bir öneme sahip olan gözyaşının miktarı ve kalitesi bazı durumlarda azalır. Bunun sonucunda ise göz kuruluğu, diğer bir deyişle "kuru göz sendromu" ortaya çıkar. Çok sayıda insanı ilgilendiren; fakat tüm yönleriyle bilinmeyen göz kuruluğu, gözde yanma ve batma hissinin yanı sıra kızarıklık, görmede bulanıklık gibi durumlara da yol açabilmekte ve kronik hâle gelebilmektedir.


    Gözyaşının Önemi

    Gözyaşı; toz, duman, rüzgâr gibi çeşitli etkenler nedeniyle kirlenen göz yüzeyini temizler ve kornea yüzeyinin tahriş olmasını engeller. Gözün kırpılması sonucunda gözyaşı, göz yüzeyinin tamamına yayılır ve bu yüzeyi nemlendirir, varsa toz, is gibi etkenlerden arındırır. Gözyaşı eksikliğinde ise bu yüzey nemsiz kalacağı için yanma, batma ve kızarma gibi sonuçlar ortaya çıkar ve yüzey tahriş olmaya başlar.

    Gözyaşı basitçe iki türlüdür: sürekli gözyaşı, tepki gözyaşı. Süerkli gözyaşı, göz yüzeyinin her zaman nemli kalmasını sağlayan ve az miktarda üretilen gözyaşıdır. Tepki gözyaşı ise ağlama ya da alerji, göze toz kaçması gibi durumlarda gözün tepkisi sonucunda ortaya çıkan gözyaşıdır. Her iki gözyaşı da göz kapakları ile göz yüzeyi arasındaki sürtünmeyi azaltıcı bir göreve sahiptir.

    Gözyaşının içerisinde su haricinde yağ, protein, elektrolit gibi çok sayıda madde bulunur. Bu maddelerden bazılarının fazlalığı ya da eksikliği gözyaşı kalitesini azaltabilir.

    Sürekli gözyaşı miktarı ve kalitesinde azalma meydana geldiğinde, göz yüzeyi yeterli seviyede beslenemeyeceğinden dolayı tahriş olmaya başlar ve enfeksiyon riskini doğurur.

    Göz Kuruluğunun Nedenleri

    Göz kuruluğuna neden olan faktörlerin sayısı oldukça fazladır; fakat bunların en yaygın olanları göze yeterli oksijen gitmemesi ve göz yüzeyinin nemsiz kalmasıyla doğrudan ilgilidir.

    - Kontak lens gibi protez kullanımı,
    - Lazerle göz ameliyatı gibi operasyonlar,
    - Klimalı ya da kaloriferli ortamlar,
    - Yoğun ışığa maruz kalma,
    - Uzun süre bilgisayar kullanımı ya da televizyon izleme,
    - Sigara kullanımı ya da dumanlı ortamlarda bulunma,
    - Romatizmal rahatsızlıklar,
    - Kalp hastalıkları ve diyabet,
    - Göz tansiyonu,
    - Yaşlılık,
    - Uyku hapları, antidepresan gibi ilaçlar,
    - Uzun süre gözün kırpılmaması,
    - Oksijen yetersizliği, düşük nem ve havasız ortamlar... gibi etkenler göz kuruluğnun başlıca sebepleri arasındadır.

    Göz Kuruluğunun Belirtileri

    Göz kuruluğunun başlıca belirtileri şunlardır:

    - Gözde yanma ve batma hissi,
    - Göz yüzeyinin kaşınması,
    - Gözde uzun süreli kızarıklık,
    - Bulanık görme ve görmede azalma.

    Göz kurluğu, bunların dışında gözde yabancı cisim hissi, aşırı sulanma, gözün ağrıması ve karıncalanması gibi belirtilerle de ortaya çıkabilmektedir.

    Bu belirtiler kişiden kişiye ve yaşa bağlı olarak değişebileceği gibi, yukarıda sayılan nedenlere göre de değişiklik gösterebilmektedir.

    Göz Kuruluğunun Tedavisi

    Kuru göz tedavisinde amaç göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlamaktır. Bunun içinse göz kuruluğuna neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması gereklidir. Örneğin, kuru bir havaya sahip mekânda kalan birisinin daha nemli bir ortamı tercih etmesi ya da uzun süre bilgisayar kullanan bir kuru göz hastasının bu süreyi en aza indirmesi gereklidir. Eğer göz kuruluğu kronik bir hâl almışsa, yapay gözyaşları ya da cerrahî müdahale gerekli olabilir.

    Sağlıkla ilgili her durumda olduğu gibi göz kuruluğunda da erken teşhis ve tedavi önemlidir. Gözde, yukarıda sayılan belirtiler gözlemleniyorsa en kısa sürede bir göz doktoruna görünmekte fayda vardır. Schirmer gözyaşı testi, boyama ya da Slit (kesikli) lamba muayenesi gibi çeşitli araçlarla gözyaşı miktarı ölçülmeli ve doğru teşhis konulmalıdır.


  6. 23.Mayıs.2012, 12:09
    3
    Moderatör
    Göz Kuruluğu, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi




    Göz hareketlerinin rahat bir şekilde gerçekleştirilebilmesi ve gözün sağlıklı kalabilmesi için büyük bir öneme sahip olan gözyaşının miktarı ve kalitesi bazı durumlarda azalır. Bunun sonucunda ise göz kuruluğu, diğer bir deyişle "kuru göz sendromu" ortaya çıkar. Çok sayıda insanı ilgilendiren; fakat tüm yönleriyle bilinmeyen göz kuruluğu, gözde yanma ve batma hissinin yanı sıra kızarıklık, görmede bulanıklık gibi durumlara da yol açabilmekte ve kronik hâle gelebilmektedir.


    Gözyaşının Önemi

    Gözyaşı; toz, duman, rüzgâr gibi çeşitli etkenler nedeniyle kirlenen göz yüzeyini temizler ve kornea yüzeyinin tahriş olmasını engeller. Gözün kırpılması sonucunda gözyaşı, göz yüzeyinin tamamına yayılır ve bu yüzeyi nemlendirir, varsa toz, is gibi etkenlerden arındırır. Gözyaşı eksikliğinde ise bu yüzey nemsiz kalacağı için yanma, batma ve kızarma gibi sonuçlar ortaya çıkar ve yüzey tahriş olmaya başlar.

    Gözyaşı basitçe iki türlüdür: sürekli gözyaşı, tepki gözyaşı. Süerkli gözyaşı, göz yüzeyinin her zaman nemli kalmasını sağlayan ve az miktarda üretilen gözyaşıdır. Tepki gözyaşı ise ağlama ya da alerji, göze toz kaçması gibi durumlarda gözün tepkisi sonucunda ortaya çıkan gözyaşıdır. Her iki gözyaşı da göz kapakları ile göz yüzeyi arasındaki sürtünmeyi azaltıcı bir göreve sahiptir.

    Gözyaşının içerisinde su haricinde yağ, protein, elektrolit gibi çok sayıda madde bulunur. Bu maddelerden bazılarının fazlalığı ya da eksikliği gözyaşı kalitesini azaltabilir.

    Sürekli gözyaşı miktarı ve kalitesinde azalma meydana geldiğinde, göz yüzeyi yeterli seviyede beslenemeyeceğinden dolayı tahriş olmaya başlar ve enfeksiyon riskini doğurur.

    Göz Kuruluğunun Nedenleri

    Göz kuruluğuna neden olan faktörlerin sayısı oldukça fazladır; fakat bunların en yaygın olanları göze yeterli oksijen gitmemesi ve göz yüzeyinin nemsiz kalmasıyla doğrudan ilgilidir.

    - Kontak lens gibi protez kullanımı,
    - Lazerle göz ameliyatı gibi operasyonlar,
    - Klimalı ya da kaloriferli ortamlar,
    - Yoğun ışığa maruz kalma,
    - Uzun süre bilgisayar kullanımı ya da televizyon izleme,
    - Sigara kullanımı ya da dumanlı ortamlarda bulunma,
    - Romatizmal rahatsızlıklar,
    - Kalp hastalıkları ve diyabet,
    - Göz tansiyonu,
    - Yaşlılık,
    - Uyku hapları, antidepresan gibi ilaçlar,
    - Uzun süre gözün kırpılmaması,
    - Oksijen yetersizliği, düşük nem ve havasız ortamlar... gibi etkenler göz kuruluğnun başlıca sebepleri arasındadır.

    Göz Kuruluğunun Belirtileri

    Göz kuruluğunun başlıca belirtileri şunlardır:

    - Gözde yanma ve batma hissi,
    - Göz yüzeyinin kaşınması,
    - Gözde uzun süreli kızarıklık,
    - Bulanık görme ve görmede azalma.

    Göz kurluğu, bunların dışında gözde yabancı cisim hissi, aşırı sulanma, gözün ağrıması ve karıncalanması gibi belirtilerle de ortaya çıkabilmektedir.

    Bu belirtiler kişiden kişiye ve yaşa bağlı olarak değişebileceği gibi, yukarıda sayılan nedenlere göre de değişiklik gösterebilmektedir.

    Göz Kuruluğunun Tedavisi

    Kuru göz tedavisinde amaç göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlamaktır. Bunun içinse göz kuruluğuna neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması gereklidir. Örneğin, kuru bir havaya sahip mekânda kalan birisinin daha nemli bir ortamı tercih etmesi ya da uzun süre bilgisayar kullanan bir kuru göz hastasının bu süreyi en aza indirmesi gereklidir. Eğer göz kuruluğu kronik bir hâl almışsa, yapay gözyaşları ya da cerrahî müdahale gerekli olabilir.

    Sağlıkla ilgili her durumda olduğu gibi göz kuruluğunda da erken teşhis ve tedavi önemlidir. Gözde, yukarıda sayılan belirtiler gözlemleniyorsa en kısa sürede bir göz doktoruna görünmekte fayda vardır. Schirmer gözyaşı testi, boyama ya da Slit (kesikli) lamba muayenesi gibi çeşitli araçlarla gözyaşı miktarı ölçülmeli ve doğru teşhis konulmalıdır.





+ Yorum Gönder