Konusunu Oylayın.: Süünet ibadetler nelerdir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Süünet ibadetler nelerdir
  1. 31.Ekim.2011, 20:47
    1
    Misafir

    Süünet ibadetler nelerdir






    Süünet ibadetler nelerdir Mumsema nolur hemennnnnn


  2. 31.Ekim.2011, 20:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Kasım.2011, 02:37
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: süünet ibadetler nelerdir




    Peygamber efendimizin kendiliğinden emrettiği veya yaptığı ibadetlere (Sünnet) denir

    Sünnet ikiye ayrılır:
    1- Sünnet-i hüda
    2- Sünnet-i zevaid


    1-Sünnet-i hüda:
    Buna sünnet-i müekkede de denir İslam dininin şiarıdır, başka dinlerde yoktur Peygamber efendimiz bunları devamlı yapmış, nadiren terk etmiş ve terk edenlere de bir şey dememiştir Ara sıra terk ettiği sünnetlere de (gayri müekkede) denir Müekked sünneti, özürsüz [mazeretsiz] devamlı terk etmek mekruhtur, küçük günah olur Namaz içindeki müekked sünnetleri terk etmek ise tahrimen mekruhtur (R Muhtar)

    Dinimizin bütün hükümleri Kur'an-ı kerimden çıkmaktadır Bu hükümler üç kısımdır:
    a- Manaları açık olan ve ilim ehli tarafından bildirilen hükümlerdir [Allah birdir gibi]

    b- Müctehidler tarafından ictihadla çıkarılan hükümlerdir [Abdestin farzının, Hanefi’de dört, Hanbeli’de on olması gibi]

    c- Bir kısmı ise çok gizlidir Allahü teâlâ bildirmedikçe anlaşılamaz Bunlar sadece Peygamber efendimize bildirilmiştir Bu hükümler de Kur'an-ı kerimden çıkartılıyor ise de, Peygamber efendimiz tarafından açıklandığı için bunlara (Sünnet) denir (Mektubat-ı Rabbani c2, m 55)

    Ezan okumak, cemaatle namaz kılmak gibi sünnetler (Sünnet-i hüda)dır (Hadika)

    2-Sünnet-i zevaid:
    Peygamber efendimizin, ibadet olarak değil de âdet olarak devamlı yaptığı şeylere denir Zevaid sünnetleri terk etmek mekruh değildirPeygamber efendimizin giyiniş şekli, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi şeyleri sünnet-i zevaiddir (R Muhtar)

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Farza bağlı olan ve olmayan sünnet vardır Farzdaki sünnetin aslı Allah’ın kitabındadır Bu sünneti, [sünnet-i hüda’yı] almak hidayet, terki ise dalalettir Diğer sünneti [sünnet-i zaide’yi] almak fazilet, terki ise günah değildir) [Taberani]

    Peygamber efendimizin böyle âdet olarak yaptığı şeyleri yapmamak bid'at değildir Bunları yapıp yapmamak, ülkelerin ve insanların âdetlerine bağlı olup, dini hükümler değildir Her ülkenin âdeti başka başkadır Hatta bir ülkenin âdeti zamanla değişir Bununla beraber, âdete bağlı şeylerde de [Bir mazeret yoksa] Resulullaha tâbi olmak, dünya ve ahirette insana çok şey kazandırır ve çeşitli saadetlere yol açar (Mektubat-ı Rabbani c2, m55)

    Kitab ve Sünnet denilince, buradaki sünnet, hadis-i şerifler demektir Farz ve Sünnet denince, buradaki sünnet, Peygamber efendimizin farz olmayarak yaptığı işler demektir Sünnet, yalnız olarak kullanılınca (İslamiyet) demektir Bu sünnete uyanlara (Ehl-i sünnet) denir (Cevhere)

    Şeyh-ul-islam İbni Kemal Paşazade hazretleri, (Şerh-ı hadis-i erbain) kitabında, (Sünnetimi terk edene şefaatim haram oldu) hadis-i şerifini açıklarken buyuruyor ki: Bu hadis-i şerifteki sünnet, İslamiyet demektir Çünkü mümin, büyük günah işlese de şefaatten mahrum kalmaz Nitekim hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ümmetimden, büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim) [Ebu Davud]
    Görüldüğü gibi Ehl-i sünnetten ayrılanlar şefaate kavuşamayacaklardır (Şir’a)

    (Ümmetimin arasında fitne, fesat yayıldığı zaman, sünnetime sarılana yüz şehid sevabı vardır) hadis-i şerifi, fitne zamanında, ehl-i sünnet ve cemaat itikadında olup, beş vakit namazı cemaat ile kılana yüz şehid sevabı verileceğini bildirmektedir (Rıyad-un-nasıhin)

    Bunun için, önce ehl-i sünnete uygun iman etmek, sonra haramlardan sakınmak, sonra farzları yapmak, sonra mekruhlardan sakınmak, sonra müekked sünnetleri, daha sonra da müstehapları yapmak gerekir



  4. 01.Kasım.2011, 02:37
    2
    Silent and lonely rains



    Peygamber efendimizin kendiliğinden emrettiği veya yaptığı ibadetlere (Sünnet) denir

    Sünnet ikiye ayrılır:
    1- Sünnet-i hüda
    2- Sünnet-i zevaid


    1-Sünnet-i hüda:
    Buna sünnet-i müekkede de denir İslam dininin şiarıdır, başka dinlerde yoktur Peygamber efendimiz bunları devamlı yapmış, nadiren terk etmiş ve terk edenlere de bir şey dememiştir Ara sıra terk ettiği sünnetlere de (gayri müekkede) denir Müekked sünneti, özürsüz [mazeretsiz] devamlı terk etmek mekruhtur, küçük günah olur Namaz içindeki müekked sünnetleri terk etmek ise tahrimen mekruhtur (R Muhtar)

    Dinimizin bütün hükümleri Kur'an-ı kerimden çıkmaktadır Bu hükümler üç kısımdır:
    a- Manaları açık olan ve ilim ehli tarafından bildirilen hükümlerdir [Allah birdir gibi]

    b- Müctehidler tarafından ictihadla çıkarılan hükümlerdir [Abdestin farzının, Hanefi’de dört, Hanbeli’de on olması gibi]

    c- Bir kısmı ise çok gizlidir Allahü teâlâ bildirmedikçe anlaşılamaz Bunlar sadece Peygamber efendimize bildirilmiştir Bu hükümler de Kur'an-ı kerimden çıkartılıyor ise de, Peygamber efendimiz tarafından açıklandığı için bunlara (Sünnet) denir (Mektubat-ı Rabbani c2, m 55)

    Ezan okumak, cemaatle namaz kılmak gibi sünnetler (Sünnet-i hüda)dır (Hadika)

    2-Sünnet-i zevaid:
    Peygamber efendimizin, ibadet olarak değil de âdet olarak devamlı yaptığı şeylere denir Zevaid sünnetleri terk etmek mekruh değildirPeygamber efendimizin giyiniş şekli, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi şeyleri sünnet-i zevaiddir (R Muhtar)

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Farza bağlı olan ve olmayan sünnet vardır Farzdaki sünnetin aslı Allah’ın kitabındadır Bu sünneti, [sünnet-i hüda’yı] almak hidayet, terki ise dalalettir Diğer sünneti [sünnet-i zaide’yi] almak fazilet, terki ise günah değildir) [Taberani]

    Peygamber efendimizin böyle âdet olarak yaptığı şeyleri yapmamak bid'at değildir Bunları yapıp yapmamak, ülkelerin ve insanların âdetlerine bağlı olup, dini hükümler değildir Her ülkenin âdeti başka başkadır Hatta bir ülkenin âdeti zamanla değişir Bununla beraber, âdete bağlı şeylerde de [Bir mazeret yoksa] Resulullaha tâbi olmak, dünya ve ahirette insana çok şey kazandırır ve çeşitli saadetlere yol açar (Mektubat-ı Rabbani c2, m55)

    Kitab ve Sünnet denilince, buradaki sünnet, hadis-i şerifler demektir Farz ve Sünnet denince, buradaki sünnet, Peygamber efendimizin farz olmayarak yaptığı işler demektir Sünnet, yalnız olarak kullanılınca (İslamiyet) demektir Bu sünnete uyanlara (Ehl-i sünnet) denir (Cevhere)

    Şeyh-ul-islam İbni Kemal Paşazade hazretleri, (Şerh-ı hadis-i erbain) kitabında, (Sünnetimi terk edene şefaatim haram oldu) hadis-i şerifini açıklarken buyuruyor ki: Bu hadis-i şerifteki sünnet, İslamiyet demektir Çünkü mümin, büyük günah işlese de şefaatten mahrum kalmaz Nitekim hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ümmetimden, büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim) [Ebu Davud]
    Görüldüğü gibi Ehl-i sünnetten ayrılanlar şefaate kavuşamayacaklardır (Şir’a)

    (Ümmetimin arasında fitne, fesat yayıldığı zaman, sünnetime sarılana yüz şehid sevabı vardır) hadis-i şerifi, fitne zamanında, ehl-i sünnet ve cemaat itikadında olup, beş vakit namazı cemaat ile kılana yüz şehid sevabı verileceğini bildirmektedir (Rıyad-un-nasıhin)

    Bunun için, önce ehl-i sünnete uygun iman etmek, sonra haramlardan sakınmak, sonra farzları yapmak, sonra mekruhlardan sakınmak, sonra müekked sünnetleri, daha sonra da müstehapları yapmak gerekir






+ Yorum Gönder