Konusunu Oylayın.: Tasavvufun gelişiminde bişrr el-hafinin etkileri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Tasavvufun gelişiminde bişrr el-hafinin etkileri nelerdir?
  1. 29.Ekim.2011, 13:49
    1
    Misafir

    Tasavvufun gelişiminde bişrr el-hafinin etkileri nelerdir?






    Tasavvufun gelişiminde bişrr el-hafinin etkileri nelerdir? Mumsema tasavvufun gelişiminde bişrr el-hafinin etkileri nelerdir?


  2. 15.Kasım.2011, 23:41
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: tasavvufun gelişiminde bişrr el-hafinin etkileri nelerdir?




    Bişr-i Hâfî, hicri 150 (767) yılında Horasan'ın Merv şehrinde doğdu, 227 (841)'de Bağdat'ta vefat etdi İsmi, Bişr bin Hâris Abdurrahmân, künyesi Ebû Nasr'dır Yalınayak gezdiği için "Hafî" lakabıyla tanınıp, "Bişr-i Hâfî" adıyla meşhur olmuştur Kabri Bağdat'ta olup ziyaret yeridir

    Tanınmış bir aileden olup Merv şehri reislerinden birinin oğludur Bu sebeple çocukluğu ve gençliğinin bir kısmı bolluk, zenginlik içinde geçti Gençliğinde kendisini oyun ve eğlenceye verdi Babası vefat edince kendisine çok büyük bir servet kalmıştı Günlerini eğlence alemlerinde sarhoş olup meyhane köşelerinde sızarak geçiriyordu

    Gençliğinde alim ve velî bir kişinin nasihatlerinden etkilenip tövbe ettiyse de kötü arkadaşlarının tesiriyle tekrar eski hayatına döndü Babasından kalan serveti için kendisinden ayrılmayan arkadaşları onu bir türlü bırakmadılar Bir gün yine sarhoş ve bitkin olarak evine dönerken yolda üstünde Besmele yazılı bir kağıt buldu İçi sızlayıp yerden aldı Öpüp, çamurlarını silerek, temizledikten sonra, güzel kokular sürüp, evinin duvarına astı O gece âlim ve velî bir zâta, rüyâda; "Git Bişr'e söyle! İsmimi temizlediğin gibi seni temizlerim İsmimi büyük tuttuğun gibi, seni büyültürüm İsmimi güzel kokulu yaptığın gibi, seni güzel ederim İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim" dendi Bu rüyâ üç defâ tekrar etti O zât sabah Bişr-i Hâfî'yi arayıp meyhânede buldu Mühim haberim var diye içerden çağırdı Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi "Sana Allahü teâlâdan haber vereceğim" deyince, ağlamaya başladı "Bana kızıyor mu, şiddetli azap mı yapacak?" dedi Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım! Beni çağırdılar, bundan sonra bir daha beni buralarda göremeyeceksiniz" dedi O zâtın yanında hemen tövbe etti Bu anda ayağında ayakkabı bulunmadığı için, hiç ayakkabı giymedi Sebebini soranlara, "Allahü teâlâya tövbe ettiğim, günâh işlememeye söz verdiğim zaman yalın ayaktım O zaman giymediğim ayakkabıyı şimdi giymeye hayâ ederim" dedi Bu zamandan sonra ayakkabı giymediği için kendisine yalın ayak mânâsında "Hâfî" lakabı verildi

    Tövbe edip eski yaşayışını terk ettikten sonra bir süre Merv'de ilim öğrenip dayısı Ali bin Harşam'dan ders aldı Tasavvuf yoluna girip seyahatlere çıktıMekke, Kufe, Basra, Şam ve Lübnan taraflarına gitti Bu yüzden Seyyah Sufilerden sayıldı En sonunda Bağdat'a gelerek yerleşti Gezdiği yerlerde ve gerekse Bağdât'ta devrinin ileri gelen alimlerinden ilim tahsil etti ve hadis dinledi İbrâhim Sa'd, Abdurrahmân bin Zeyd bin Eslem, Hammâd bin Zeyd, Şüreyk bin Abdullah, Muâfâ bin İmrân Mûsulî, Vekî bin Cerrâh, Ebû Bekr bin Iyâş, Hafs bin Gıyâs, Abdullah bin Mübârek, Îsâ bin Yûnus, Abdullah bin Dâvûd el-Hayrî, Ebû Muâviye ed-Darîr, Zeyd bin Ebi'z-Zerka onun ilim tahsîl ettiği ve hadis dinlediği âlimlerden bir kısmıdır Onun yaşadığı yıllarda önemli bir şehir olan Bağdat'ta, Ahmed bin Hanbel, Süfyân-ı Sevrî Fudayl bin Iyâd, Muâfa bin İmrân ve İmam-ı Mâlik gibi alimlerin meclislerinde ve sohbetlerinde bulunup onlardan feyz aldı Buanlardan Hanbeli mezhebinin kurucusu Ahmed bin Hanbel, Bişr-i Hâfî'yi çok severdi

    Dini ilimlerde yüksek bir alim, tasavvufta yüksek bir velî olan Bişr-i Hâfî, zamanının tıp bilgilerinde de söz sahibiydi Pekçok kimseye ilim öğretip ders verdi Nuaym bin Heydâm, Muhammed bin Heydâm, İbrâhim bin Hâşim, Nasr ibni Mansûr, El-Bezzâr, Muhammed bin el-Müsennâ, Sırrî-i Sekâtî, İbrâhim bin Harbî en-Nişâbûrî, Ömer bin Mûsâ el-Celâ gibi birçok alim kendisinden ders alıp, hadis okumuşlardır

    Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi Tasavvuf yolunda büyük makâmlara erişmişti 841 (H227) yılının Rebiülevvel ayında Bağdat'ta vefât etti


  3. 15.Kasım.2011, 23:41
    2
    Üye



    Bişr-i Hâfî, hicri 150 (767) yılında Horasan'ın Merv şehrinde doğdu, 227 (841)'de Bağdat'ta vefat etdi İsmi, Bişr bin Hâris Abdurrahmân, künyesi Ebû Nasr'dır Yalınayak gezdiği için "Hafî" lakabıyla tanınıp, "Bişr-i Hâfî" adıyla meşhur olmuştur Kabri Bağdat'ta olup ziyaret yeridir

    Tanınmış bir aileden olup Merv şehri reislerinden birinin oğludur Bu sebeple çocukluğu ve gençliğinin bir kısmı bolluk, zenginlik içinde geçti Gençliğinde kendisini oyun ve eğlenceye verdi Babası vefat edince kendisine çok büyük bir servet kalmıştı Günlerini eğlence alemlerinde sarhoş olup meyhane köşelerinde sızarak geçiriyordu

    Gençliğinde alim ve velî bir kişinin nasihatlerinden etkilenip tövbe ettiyse de kötü arkadaşlarının tesiriyle tekrar eski hayatına döndü Babasından kalan serveti için kendisinden ayrılmayan arkadaşları onu bir türlü bırakmadılar Bir gün yine sarhoş ve bitkin olarak evine dönerken yolda üstünde Besmele yazılı bir kağıt buldu İçi sızlayıp yerden aldı Öpüp, çamurlarını silerek, temizledikten sonra, güzel kokular sürüp, evinin duvarına astı O gece âlim ve velî bir zâta, rüyâda; "Git Bişr'e söyle! İsmimi temizlediğin gibi seni temizlerim İsmimi büyük tuttuğun gibi, seni büyültürüm İsmimi güzel kokulu yaptığın gibi, seni güzel ederim İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim" dendi Bu rüyâ üç defâ tekrar etti O zât sabah Bişr-i Hâfî'yi arayıp meyhânede buldu Mühim haberim var diye içerden çağırdı Bişr geldiğinde; "Kimden haber vereceksin?" dedi "Sana Allahü teâlâdan haber vereceğim" deyince, ağlamaya başladı "Bana kızıyor mu, şiddetli azap mı yapacak?" dedi Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım! Beni çağırdılar, bundan sonra bir daha beni buralarda göremeyeceksiniz" dedi O zâtın yanında hemen tövbe etti Bu anda ayağında ayakkabı bulunmadığı için, hiç ayakkabı giymedi Sebebini soranlara, "Allahü teâlâya tövbe ettiğim, günâh işlememeye söz verdiğim zaman yalın ayaktım O zaman giymediğim ayakkabıyı şimdi giymeye hayâ ederim" dedi Bu zamandan sonra ayakkabı giymediği için kendisine yalın ayak mânâsında "Hâfî" lakabı verildi

    Tövbe edip eski yaşayışını terk ettikten sonra bir süre Merv'de ilim öğrenip dayısı Ali bin Harşam'dan ders aldı Tasavvuf yoluna girip seyahatlere çıktıMekke, Kufe, Basra, Şam ve Lübnan taraflarına gitti Bu yüzden Seyyah Sufilerden sayıldı En sonunda Bağdat'a gelerek yerleşti Gezdiği yerlerde ve gerekse Bağdât'ta devrinin ileri gelen alimlerinden ilim tahsil etti ve hadis dinledi İbrâhim Sa'd, Abdurrahmân bin Zeyd bin Eslem, Hammâd bin Zeyd, Şüreyk bin Abdullah, Muâfâ bin İmrân Mûsulî, Vekî bin Cerrâh, Ebû Bekr bin Iyâş, Hafs bin Gıyâs, Abdullah bin Mübârek, Îsâ bin Yûnus, Abdullah bin Dâvûd el-Hayrî, Ebû Muâviye ed-Darîr, Zeyd bin Ebi'z-Zerka onun ilim tahsîl ettiği ve hadis dinlediği âlimlerden bir kısmıdır Onun yaşadığı yıllarda önemli bir şehir olan Bağdat'ta, Ahmed bin Hanbel, Süfyân-ı Sevrî Fudayl bin Iyâd, Muâfa bin İmrân ve İmam-ı Mâlik gibi alimlerin meclislerinde ve sohbetlerinde bulunup onlardan feyz aldı Buanlardan Hanbeli mezhebinin kurucusu Ahmed bin Hanbel, Bişr-i Hâfî'yi çok severdi

    Dini ilimlerde yüksek bir alim, tasavvufta yüksek bir velî olan Bişr-i Hâfî, zamanının tıp bilgilerinde de söz sahibiydi Pekçok kimseye ilim öğretip ders verdi Nuaym bin Heydâm, Muhammed bin Heydâm, İbrâhim bin Hâşim, Nasr ibni Mansûr, El-Bezzâr, Muhammed bin el-Müsennâ, Sırrî-i Sekâtî, İbrâhim bin Harbî en-Nişâbûrî, Ömer bin Mûsâ el-Celâ gibi birçok alim kendisinden ders alıp, hadis okumuşlardır

    Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi Tasavvuf yolunda büyük makâmlara erişmişti 841 (H227) yılının Rebiülevvel ayında Bağdat'ta vefât etti





+ Yorum Gönder