Konusunu Oylayın.: Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi
  1. 28.Ekim.2011, 10:33
    1
    Misafir

    Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi






    Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi Mumsema Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi


  2. 28.Ekim.2011, 10:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Ekim.2011, 01:08
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi




    Peygamber efendimiz (s.a.v) in Kurban ve Kurban bayramı ile ilgili ümmetine tavsiyeleri


    Kurban Bayramı başta olmak üzere bayramlar Hz. Peygamber’in hayatında farklı bir öneme sahiptir. Onun bayramlarda yaptıkları, tavsiyeleri, uyarıları, âdetleri, kısaca uygulamalı olarak bize çizdiği kurban ve bayram haritası, bu müstesna günleri en doğru şekilde yaşamamız ve yaşatmamız için önem taşımaktadır.

    Öncesi ve Sonrası ile Bayram

    Hz. Peygamber (s.a.v.), cuma ve bayram gibi toplu halde idrak edilen özel günlerde, gusleder, en güzel elbiselerini giyer ve güzel kokular sürerek namazgâha gider, Müslümanlara da böyle yapmalarını tavsiye ederdi.
    O sadece ödünç bir hayvana sahip olduğunu ve bunu kurban olarak kesmesi gerekip gerekmediğini soran bir sahabiye, kesmesi gerekmediğini ifade ettikten sonra “Saçını, tırnaklarını kısaltır, bıyıklarından alır, etek tıraşını olursun. Bu da Allah indinde senin için bir kurban yerine geçer." 1 buyurarak bayrama en güzel şekilde hazırlanmanın önemini vurgulamıştır.

    Resûlullah ile Bayram Namazı

    Bayramlar, Müslümanların bir arada oldukları, birlik şuuruna vardıkları zaman dilimleridir. Aynı anda ne kadar kişi bir arada olursa bayramın rahmetinden o kadar feyiz alınacağı aşikârdır. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kurban günü yaptığı ilk iş Müslümanlara bayram namazını kıldırmak olmuştur. Bayram günü, hava muhalefeti veya başka bir engel bulunmadığı takdirde (yağmur yağan bir bayram hariç), Peygamberimiz bayram namazını Medine dışında, herkesin iştirak edebileceği açık alanda yani namazgâhta (Kesîr b. Sait'in evinin yanındaki musallâ denilen yerde) kıldırmış ve bayram namazına herkesin iştirak etmesini istemiştir.
    Peygamberimiz, bayram namazına yürüyerek gider, namazgâha gidişlerinde ve Medine’ye dönüşlerinde farklı yolları kullanırlardı.2 Böylece daha fazla kişi ile görüşür, onlara bayram olduğunu hatırlatır, ihtiyacı olanları tesbit eder, karşılaştığı herkese selâm verirlerdi.
    Ebû Said el-Hudrî Hazreti Peygamber'in bayram namazını şöyle anlatmıştır: “Resûlullah (s.a.v.) Ramazan bayramı ile kurban bayramı günü namazgâha çıkardı. İlk önce bayram namazını kıldırır, sonra cemaat saflar halinde iken ayağa kalkar, onlara dönerek vaaz eder, tavsiyelerde bulunur, emirler verirdi. Hatta o anda bir askerî birlik göndermek isterse gönderir yahut başka bir şeyin yapılmasını emredecek olursa emreder, ondan sonra Medine’ye dönerdi.” 3

    Hz. Peygamber (s.a.v.), bayram namazından sonra Müslümanlara hutbe irat eder, onlara nasihatte bulunurdu, bayram hutbelerinde cuma hutbelerinden farklı olarak çokça tekbir getirirdi.

    Kadınların Bayram Namazına İştirak Etmesi

    Hz. Peygamber (s.a.v.) bayramlarda Müslümanların bir arada olmasını önemsemiş, çocukların ve kadınların da bayram namazına iştirak etmelerini istemiştir. Kadınların dahi, namaz kılmaya mâni olan özürleri olsa bile, namazgâha gelerek bu sevince ortak olmalarını arzu etmiş, 4 hatta dışarı çıkmak için örtüsü bulunmayan bir kadına başkasından ödünç bir örtü bulmasını ve bu hayır meclisine katılmasını söylemiştir.5 Ashabdan Ümmü Atıyye şöyle demiştir: “Biz kadınlara, bayram günü namazgâha çıkmamız -hatta bakire kızlarla özürlü kadınlar da dâhil- emredilirdi. Kadınlar erkeklerin arka tarafında otururlar, onlarla birlikte tekbir getirirler ve dua ederlerdi. Onlar bayram gününün bereketini ve günahlardan arınmayı ümit ederlerdi.” 6 Rivayetlerde Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bayram namazlarından sonra kadınlar tarafına geçerek onlara da tavsiyelerde bulunduğu belirtilmiştir.

    Resûllullah'ın İlk Kurbanı
    Kültürümüzde ilk kurbanın koç olmasına özen gösterilir. Buna neden olarak Hz. İsmail’i kurban etmek üzere olan Hz. İbrahim’e kurbanlık olarak verilen hayvanın koç olması gösterilebileceği gibi, bunun Hz. Peygamber’in bir sünneti olduğu da söylenebilir. İlk defa kurban bayramında koyun-koç kurban edilmesinin Benû Kaynuka ile girişilen bir harbin sonunda gerçekleştiği belirtilmiştir.7 Ebû Ümâme (r.a.) de Resûlullah (s.a.v.)’ın "Kurbanlığın en hayırlısı (boynuzlu) koçtur." 8 dediğini nakleder. Sonraki yıllarda da Hz. Peygamber’in kurban olarak daha çok koçu tercih ettiği görülmektedir.

    Kurbanın Süslenmesi
    Günümüzde Anadolu’da kurbanlık hayvanlara kına yakmak, güzel toka ya da renkli ipler takmak suretiyle süslemek bir gelenek halinde devam etmektedir. Kur'ân-ı Kerîm’de hac kurbanlarında süs için takılan gerdanlardan bahsedilmesi (el-Mâide 5/2) ve rivayetlerde Hz. Peygamber’in de kurbanlıklarını süslediğinin belirtilmesi, günümüzdeki uygulamaların bir sünnetin devamı niteliğinde olduğunu göstermektedir. İbn Abbâs (r.a.), "Resûlullah (s.a.v.) Zülhuleyfe'de öğle namazını kıldı, sonra kurbanlık devesini getirip hörgücünün sağ yanına nişan vurdu, kan akıttı, (boynuna) iki tane nalın taktı. Sonra binek devesine atladı. Beydâ düzlüğüne ulaşınca hacca niyet ederek telbiye getirdi" 9 demektedir. Yine Hz. Aişe de Hz. Peygamber’in kurbanlık olarak ayırdığı koyunları işaretlediğini ifade etmekte 10, kurban için kendi elleriyle gerdan örüp bunu kurbana taktığını belirtmektedir.11

    Kurban Kesimini Güzel Yapmak
    Hz. Peygamber (s.a.v.) hayvan hakları konusuna bugün modern toplumların bile ulaşamadığı çok önemli kıstaslar getirmiştir. Susamış bir hayvana su vermenin cennete gitmeye, bir hayvana eziyet etmenin de cehenneme gitmeye vesile olabileceğini ifade etmiştir. Normal şartlarda bile hayvanların hakları hususunda çok titiz olan Peygamberimiz, bir ibadet olan kurban kesimi hakkında “Yüce Allah, her şeyi iyi ve güzel yapmayı emretmiştir. Hayvan keserken, kesimde iyi davranınız; bıçağı güzelce bileyiniz ve hayvana eziyet vermeyiniz” 12 buyurarak kurbanlığa ibadete yaraşır şekilde davranılmasını emretmiş ve kendisi de öyle yapmıştır.

    Kurbanı Kurban Sahibinin Kesmesi
    Hz. Peygamber (s.a.v.) kurbanlarını kendi eliyle keserdi. Hz. Fatıma’ya kurbanının başında bulunmasını, En’âm suresinin 162. âyeti ile duasını yapmasını, hatta kızlarına kurbanlarını kendilerinin kesmelerini tavsiye etmiştir. Kurban kanından ilk damlanın yere düşmesi esnasında yapılacak duanın önemine işaret ederek kurban sahibinin bundan nasiplenmesini öğütlemiştir.13
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Veda Haccı'nda 100 deve kurban etmiş, bunlardan 63 tanesini –her yaşına bir kurban gelmek üzere- bizzat kendisi kesmiş, gerisi için Hz. Ali’ye vekâlet vermiştir. Enes b. Mâlik, “Hz. Peygamber (s.a.v.) bizzat kendi eliyle boynuzlu iki alaca koç kurban etti. Besmele çekti, tekbir getirdi ve dizini boyunlarının yanının üzerine koydu.”14 demektedir.

    Kurbanı Keserken Dua Etmek
    Hz. Peygamber (s.a.v.) kurban keserken, “Allah'ım, bunu Muhammed, ailesi ve ümmeti adına kabul et”15 diye dua ederdi. O, kesilen kurbanın kanının ilk damlası yere düşerken yapılacak olan duaların kabul olacağını ifade ederdi.
    Hz. Câbir Hz. Peygamber'in kurban keserken yaptığı duaları şöyle nakleder: "Resûlullah yevm-i nahr'de alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti. Koçları kesmek üzere (yatırıp kıbleye) yöneltince, ‘Şüphesiz ki ben, bir muvahhid (Allah'ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim’ (el-En’âm 6/79) ve ‘Şüphesiz benim namazım da, menâsikim de, hayatım da, ölümüm de hiçbir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmette) Müslüman olanların ilkiyim’ (el-En’âm 6/162) âyetlerini okudu ve ‘Ey Rabbim (bu kurban bize) sendendir, senin rızan için (kesiyoruz) ve sana (ulaşacak)tır. Ey Rabbim, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyur. Bismillahi vallahu ekber!’ deyip, sonra koçu kesti." 16

    Resûlullah'ın Birden Fazla Kurban Kesmesi
    Peygamberimiz (s.a.v.) en az iki kurban keser; bir tanesinin kendisi için, diğerinin ise ümmetinden kesemeyenler adına olduğunu söylerdi. Kaynaklar Hz. Peygamber'in Veda Haccı'nda yüz tane deve kurban etmesine rağmen bunun yanında, âdeti olduğu üzere, iki tane de koç kurban ettirdiğini ve kesim paralarını bizzat kendisinin verdiğini ifade eder. Yine Hz. Peygamber’in ailesi ve eşleri adına da kurban kestiği nakledilmektedir.17

    Bayrama Kurban Eti ile Başlama
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Ramazan bayramında namaza çıkmadan önce bir, üç, beş gibi tek rakam sayılarda hurma yer,18 böylece o gün oruçlu olmadığını vurgulardı. Kurban bayramında ise hiçbir şey yemez, ilk olarak kesilen kurbanın etinden yerdi.

    Bayramda Paylaşmak
    Resulullah (s.a.v.) kurbanda kestiği hayvanın etinin büyük bölümünü fakirlere dağıtırdı. Bir defasında Hz. Peygamber (s.a.v.) Hz. Aişe’ye sorar: “Aişe! Kurban etini dağıttınız mı?” Hz. Aişe “Dağıttık ya Resûlallah” diye cevap verir. “Ne kadarını dağıttınız?” sorusuna “Hepsini dağıttık, bize bu buttan başka hiçbir şey kalmadı” cevabını alınca gülümseyerek “Desene Aişe, bir buttan başka hepsi de bize kaldı” diye karşılık verir, (Tirmizî, "Sıfatü'l-kıyâme", 35).
    O, komşusunun boğazından kurbanın eti geçmeden kendisi yemezdi. Bir bayram erken bir vakitte kurban eti pişmiş olarak Hz. Peygamber’in önüne gelince hemen yemeğe başlamaz, “Şu an komşularımız da kurbanlarını kestiler, etlerini yemeye başladılar mı?” diye sorar. “Hayır yâ Resûlallah! Henüz onların ellerine pişirecek etleri geçmedi, herkesten önce biz sana hazırladık” cevabını alınca hemen “Götürün bu eti! Ne zaman komşularımızın da bacalarından et pişirdiklerine işaret eden dumanlar yükselirse o zaman getirin” der. Buna ilave olarak buyururlar ki, “Ben komşusunun yemediğini yiyen, giymediğini giyen, onlardan ayrı bayram yapan kimselerden olmak istemem”. Komşuları etlerini pişirinceye kadar kendisi de kurban etinden yemez.
    Peygamber Efendimiz ihtiyaç sahiplerinin çok olduğu dönemlerde kurban etlerinin kurban kesen tarafından saklanmasını doğru bulmazken, normal şartlarda yoksullara, misafirlere ve aile fertlerine olmak üzere kurban etinin üç parçaya ayrılmasını tavsiye etmiştir.19

    Bayram ve Eğlence
    Peygamberimiz bayramları Müslümanlar için yardımlaşma, dayanışma ve sevinç günleri olarak kabul etmesinin yanında bu günlerde insanların eğlenmelerine de izin vermiştir.
    Bayram eğlencesini Hz. Aişe annemiz şöyle anlatmıştır: “Bir bayram günü evde def çalıp şarkı söyleyen iki kızı seyrediyordum. Resûlullah eve geldi ve gidip sedire uzanarak yüzünü çevirdi. Biraz sonra babam Ebû Bekir içeri girdi. Def çalan kızları görünce; ‘Bu ne hal? Allah’ın elçisinin yanında şeytan ezgileri ha!’ diye beni azarladı. Bunun üzerine Resûlullah dönüp; ‘Onlara ilişme. Her toplumun bayramı vardır. Bugün de bizim bayramımız’ buyurdu.” 20
    Yine Hz. Aişe nakletmiştir: “Bir bayram günüydü. Mescitte Habeşliler'den bir grup mızrak-kalkan oyunu oynuyorlardı. Resûlullah bana, ‘Onları seyretmek ister misin?’ diye sordu. ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine beni arkasında yanağı yanağıma değecek şekilde ayakta durdurup, Habeşlilere; ‘Devam edin’ dedi. Ve ben usanıncaya kadar gösterileri bana seyrettirdi.” 21
    Yine bir bayram günüyle ilgili olarak Ebû Hureyre anlatıyor: “Habeşistanlılar mızrakları ile Resûlullah’ın (s.a.v.) huzurunda oynarlarken birden Ömer geliverdi. Onları taşlamak için taşlara uzandı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) ‘Ömer, onları kendi hallerine bırak’ buyurdu.” 22

    Çocuklara İlgi
    Hz. Peygamber (s.a.v.) her zaman çocuklara büyük ilgi göstermiştir. Bir bayram günü Uhud savaşında babası şehid düşen bir çocuğu ağlarken gören Peygamberimiz, onu kucağına alarak, “İster misin, senin baban ben olayım, Aişe de annen olsun?” diyerek çocuğun üzüntüsünü sevince dönüştürmüştür. Bugün bayram sabahlarında çocuklarımızın ellerinden tutup camilere hep beraber gitmek de O’nun bir sünnetidir. Çünkü o zaman da çocuklar Hz. Peygamber'in bayram namazgâhına gelir, onunla namaz kılarlardı.
    Hz. Peygamber (s.a.v.), yoksulların ve kimsesizlerin bayramlardan nasiplerini almaları için onlara daha fazla yardımda bulunmuştur. İbn Abbas (r.a.) bununla ilgili olarak şunu anlatır: “Hz. Peygamber bir bayram vaazında sesini duyuramadığı için Bilal ile birlikte kadınlar tarafına geçti ve onlara nasihatte bulundu, sadaka vermelerini emretti. Bunun üzerine kadınlar küpe ve yüzüklerini atmaya başladılar. Bilal de elbisesinin eteğine topluyordu.” 23
    Kurban bayramında kesilen kurbanın bir kısmının ihtiyaç sahiplerine, kurban kesemeyenlere ve eşe dosta ikram edilmesi ihtiyaç sahiplerinin bayramdan nasiplenmeleri amacına matuftur.
    Resûlullah'ın Vefatından Sonrası İçin Kendi Adına Kurban Vasiyeti
    Hz. Peygamber (s.a.v.) kurban ile yükümlü kılındığı hicretin ikinci yılından itibaren hayatı boyunca kurban ibadetini hassasiyetle yerine getirmekle beraber vefatından sonra da kurban ibadetinin kendisi adına yerine getirilmesini vasiyet etmiştir. Hz. Ali’nin her zaman iki koç kurban ettiğini gören ve bunun nedenini soranlara Hz. Ali şu cevabı vermiştir; “Allah’ın elçisi bana kendi adına kurban kesmemi vasiyet etti. Ben de onun adına kesiyorum.” 24

    -----------------------

    DİPNOTLAR

    1. Ebu Dâvud, Edâhî, 1; Nesâî, Dahâya 2.
    2. Buhârî, Îdeyn, 24.
    3. Buhârî, Îdeyn 4.
    4. Buhârî, Îdeyn, 12; Müslim, Îdeyn, 10.
    5. Buhârî, Hayz, 24; Müslim, Hayz, 12.
    6. Buhârî, Îdeyn, 12.
    7. Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, İstanbul, 1993, II, 1084.
    8. Tirmizî, Edâhî, 18.
    9. Müslim, Hacc 205; Tirmizî, Hacc 67
    10. Buhârî, Hacc 110, Edâhî 15.
    11. Celal Yeniçeri, Kutsal Kesim Kurbana Yeniden Bakış, İstanbul, 2009, s. 36.
    12. Müslim, Sayd, 57; Ebû Dâvûd, Edâhî, 11.
    13. Celal Yeniçeri, a.g.e., s. 42.
    14. Müslim, Edâhî, 17.
    15. Müslim, Edâhî, 19.
    16. Tirmizî, Edâhî, 21
    17. Celal Yeniçeri, a.g.e., s. 63.
    18. Buhârî, Îdeyn, 2.
    19. Müslim, Edâhî, 28.
    20. Buhârî, Îdeyn, 25; Müslim, Îdeyn, 17.
    21. Buhârî, Îdeyn, 13.
    22. Buhârî, Îdeyn, 13; Müslim, Îdeyn, 19.
    23. Müslim, Îdeyn, 2.
    24. Ebû Davûd, Dahâyâ, 2.

    İmam-Hatip, Şişli Müftülüğü

    ---------------------


    Not) Peygamberimiz (s.a.v) in yapmış olduğu ve
    yapmamız için bize de tavsiye ettiği sünnetleri öğütleri
    biz ümmeti için en güzel en etkili hutbeleridir zaten.




  4. 29.Ekim.2011, 01:08
    2
    Silent and lonely rains



    Peygamber efendimiz (s.a.v) in Kurban ve Kurban bayramı ile ilgili ümmetine tavsiyeleri


    Kurban Bayramı başta olmak üzere bayramlar Hz. Peygamber’in hayatında farklı bir öneme sahiptir. Onun bayramlarda yaptıkları, tavsiyeleri, uyarıları, âdetleri, kısaca uygulamalı olarak bize çizdiği kurban ve bayram haritası, bu müstesna günleri en doğru şekilde yaşamamız ve yaşatmamız için önem taşımaktadır.

    Öncesi ve Sonrası ile Bayram

    Hz. Peygamber (s.a.v.), cuma ve bayram gibi toplu halde idrak edilen özel günlerde, gusleder, en güzel elbiselerini giyer ve güzel kokular sürerek namazgâha gider, Müslümanlara da böyle yapmalarını tavsiye ederdi.
    O sadece ödünç bir hayvana sahip olduğunu ve bunu kurban olarak kesmesi gerekip gerekmediğini soran bir sahabiye, kesmesi gerekmediğini ifade ettikten sonra “Saçını, tırnaklarını kısaltır, bıyıklarından alır, etek tıraşını olursun. Bu da Allah indinde senin için bir kurban yerine geçer." 1 buyurarak bayrama en güzel şekilde hazırlanmanın önemini vurgulamıştır.

    Resûlullah ile Bayram Namazı

    Bayramlar, Müslümanların bir arada oldukları, birlik şuuruna vardıkları zaman dilimleridir. Aynı anda ne kadar kişi bir arada olursa bayramın rahmetinden o kadar feyiz alınacağı aşikârdır. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kurban günü yaptığı ilk iş Müslümanlara bayram namazını kıldırmak olmuştur. Bayram günü, hava muhalefeti veya başka bir engel bulunmadığı takdirde (yağmur yağan bir bayram hariç), Peygamberimiz bayram namazını Medine dışında, herkesin iştirak edebileceği açık alanda yani namazgâhta (Kesîr b. Sait'in evinin yanındaki musallâ denilen yerde) kıldırmış ve bayram namazına herkesin iştirak etmesini istemiştir.
    Peygamberimiz, bayram namazına yürüyerek gider, namazgâha gidişlerinde ve Medine’ye dönüşlerinde farklı yolları kullanırlardı.2 Böylece daha fazla kişi ile görüşür, onlara bayram olduğunu hatırlatır, ihtiyacı olanları tesbit eder, karşılaştığı herkese selâm verirlerdi.
    Ebû Said el-Hudrî Hazreti Peygamber'in bayram namazını şöyle anlatmıştır: “Resûlullah (s.a.v.) Ramazan bayramı ile kurban bayramı günü namazgâha çıkardı. İlk önce bayram namazını kıldırır, sonra cemaat saflar halinde iken ayağa kalkar, onlara dönerek vaaz eder, tavsiyelerde bulunur, emirler verirdi. Hatta o anda bir askerî birlik göndermek isterse gönderir yahut başka bir şeyin yapılmasını emredecek olursa emreder, ondan sonra Medine’ye dönerdi.” 3

    Hz. Peygamber (s.a.v.), bayram namazından sonra Müslümanlara hutbe irat eder, onlara nasihatte bulunurdu, bayram hutbelerinde cuma hutbelerinden farklı olarak çokça tekbir getirirdi.

    Kadınların Bayram Namazına İştirak Etmesi

    Hz. Peygamber (s.a.v.) bayramlarda Müslümanların bir arada olmasını önemsemiş, çocukların ve kadınların da bayram namazına iştirak etmelerini istemiştir. Kadınların dahi, namaz kılmaya mâni olan özürleri olsa bile, namazgâha gelerek bu sevince ortak olmalarını arzu etmiş, 4 hatta dışarı çıkmak için örtüsü bulunmayan bir kadına başkasından ödünç bir örtü bulmasını ve bu hayır meclisine katılmasını söylemiştir.5 Ashabdan Ümmü Atıyye şöyle demiştir: “Biz kadınlara, bayram günü namazgâha çıkmamız -hatta bakire kızlarla özürlü kadınlar da dâhil- emredilirdi. Kadınlar erkeklerin arka tarafında otururlar, onlarla birlikte tekbir getirirler ve dua ederlerdi. Onlar bayram gününün bereketini ve günahlardan arınmayı ümit ederlerdi.” 6 Rivayetlerde Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bayram namazlarından sonra kadınlar tarafına geçerek onlara da tavsiyelerde bulunduğu belirtilmiştir.

    Resûllullah'ın İlk Kurbanı
    Kültürümüzde ilk kurbanın koç olmasına özen gösterilir. Buna neden olarak Hz. İsmail’i kurban etmek üzere olan Hz. İbrahim’e kurbanlık olarak verilen hayvanın koç olması gösterilebileceği gibi, bunun Hz. Peygamber’in bir sünneti olduğu da söylenebilir. İlk defa kurban bayramında koyun-koç kurban edilmesinin Benû Kaynuka ile girişilen bir harbin sonunda gerçekleştiği belirtilmiştir.7 Ebû Ümâme (r.a.) de Resûlullah (s.a.v.)’ın "Kurbanlığın en hayırlısı (boynuzlu) koçtur." 8 dediğini nakleder. Sonraki yıllarda da Hz. Peygamber’in kurban olarak daha çok koçu tercih ettiği görülmektedir.

    Kurbanın Süslenmesi
    Günümüzde Anadolu’da kurbanlık hayvanlara kına yakmak, güzel toka ya da renkli ipler takmak suretiyle süslemek bir gelenek halinde devam etmektedir. Kur'ân-ı Kerîm’de hac kurbanlarında süs için takılan gerdanlardan bahsedilmesi (el-Mâide 5/2) ve rivayetlerde Hz. Peygamber’in de kurbanlıklarını süslediğinin belirtilmesi, günümüzdeki uygulamaların bir sünnetin devamı niteliğinde olduğunu göstermektedir. İbn Abbâs (r.a.), "Resûlullah (s.a.v.) Zülhuleyfe'de öğle namazını kıldı, sonra kurbanlık devesini getirip hörgücünün sağ yanına nişan vurdu, kan akıttı, (boynuna) iki tane nalın taktı. Sonra binek devesine atladı. Beydâ düzlüğüne ulaşınca hacca niyet ederek telbiye getirdi" 9 demektedir. Yine Hz. Aişe de Hz. Peygamber’in kurbanlık olarak ayırdığı koyunları işaretlediğini ifade etmekte 10, kurban için kendi elleriyle gerdan örüp bunu kurbana taktığını belirtmektedir.11

    Kurban Kesimini Güzel Yapmak
    Hz. Peygamber (s.a.v.) hayvan hakları konusuna bugün modern toplumların bile ulaşamadığı çok önemli kıstaslar getirmiştir. Susamış bir hayvana su vermenin cennete gitmeye, bir hayvana eziyet etmenin de cehenneme gitmeye vesile olabileceğini ifade etmiştir. Normal şartlarda bile hayvanların hakları hususunda çok titiz olan Peygamberimiz, bir ibadet olan kurban kesimi hakkında “Yüce Allah, her şeyi iyi ve güzel yapmayı emretmiştir. Hayvan keserken, kesimde iyi davranınız; bıçağı güzelce bileyiniz ve hayvana eziyet vermeyiniz” 12 buyurarak kurbanlığa ibadete yaraşır şekilde davranılmasını emretmiş ve kendisi de öyle yapmıştır.

    Kurbanı Kurban Sahibinin Kesmesi
    Hz. Peygamber (s.a.v.) kurbanlarını kendi eliyle keserdi. Hz. Fatıma’ya kurbanının başında bulunmasını, En’âm suresinin 162. âyeti ile duasını yapmasını, hatta kızlarına kurbanlarını kendilerinin kesmelerini tavsiye etmiştir. Kurban kanından ilk damlanın yere düşmesi esnasında yapılacak duanın önemine işaret ederek kurban sahibinin bundan nasiplenmesini öğütlemiştir.13
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Veda Haccı'nda 100 deve kurban etmiş, bunlardan 63 tanesini –her yaşına bir kurban gelmek üzere- bizzat kendisi kesmiş, gerisi için Hz. Ali’ye vekâlet vermiştir. Enes b. Mâlik, “Hz. Peygamber (s.a.v.) bizzat kendi eliyle boynuzlu iki alaca koç kurban etti. Besmele çekti, tekbir getirdi ve dizini boyunlarının yanının üzerine koydu.”14 demektedir.

    Kurbanı Keserken Dua Etmek
    Hz. Peygamber (s.a.v.) kurban keserken, “Allah'ım, bunu Muhammed, ailesi ve ümmeti adına kabul et”15 diye dua ederdi. O, kesilen kurbanın kanının ilk damlası yere düşerken yapılacak olan duaların kabul olacağını ifade ederdi.
    Hz. Câbir Hz. Peygamber'in kurban keserken yaptığı duaları şöyle nakleder: "Resûlullah yevm-i nahr'de alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti. Koçları kesmek üzere (yatırıp kıbleye) yöneltince, ‘Şüphesiz ki ben, bir muvahhid (Allah'ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim’ (el-En’âm 6/79) ve ‘Şüphesiz benim namazım da, menâsikim de, hayatım da, ölümüm de hiçbir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allah'ındır. Ben böylece emrolundum. Ben (bu ümmette) Müslüman olanların ilkiyim’ (el-En’âm 6/162) âyetlerini okudu ve ‘Ey Rabbim (bu kurban bize) sendendir, senin rızan için (kesiyoruz) ve sana (ulaşacak)tır. Ey Rabbim, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyur. Bismillahi vallahu ekber!’ deyip, sonra koçu kesti." 16

    Resûlullah'ın Birden Fazla Kurban Kesmesi
    Peygamberimiz (s.a.v.) en az iki kurban keser; bir tanesinin kendisi için, diğerinin ise ümmetinden kesemeyenler adına olduğunu söylerdi. Kaynaklar Hz. Peygamber'in Veda Haccı'nda yüz tane deve kurban etmesine rağmen bunun yanında, âdeti olduğu üzere, iki tane de koç kurban ettirdiğini ve kesim paralarını bizzat kendisinin verdiğini ifade eder. Yine Hz. Peygamber’in ailesi ve eşleri adına da kurban kestiği nakledilmektedir.17

    Bayrama Kurban Eti ile Başlama
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Ramazan bayramında namaza çıkmadan önce bir, üç, beş gibi tek rakam sayılarda hurma yer,18 böylece o gün oruçlu olmadığını vurgulardı. Kurban bayramında ise hiçbir şey yemez, ilk olarak kesilen kurbanın etinden yerdi.

    Bayramda Paylaşmak
    Resulullah (s.a.v.) kurbanda kestiği hayvanın etinin büyük bölümünü fakirlere dağıtırdı. Bir defasında Hz. Peygamber (s.a.v.) Hz. Aişe’ye sorar: “Aişe! Kurban etini dağıttınız mı?” Hz. Aişe “Dağıttık ya Resûlallah” diye cevap verir. “Ne kadarını dağıttınız?” sorusuna “Hepsini dağıttık, bize bu buttan başka hiçbir şey kalmadı” cevabını alınca gülümseyerek “Desene Aişe, bir buttan başka hepsi de bize kaldı” diye karşılık verir, (Tirmizî, "Sıfatü'l-kıyâme", 35).
    O, komşusunun boğazından kurbanın eti geçmeden kendisi yemezdi. Bir bayram erken bir vakitte kurban eti pişmiş olarak Hz. Peygamber’in önüne gelince hemen yemeğe başlamaz, “Şu an komşularımız da kurbanlarını kestiler, etlerini yemeye başladılar mı?” diye sorar. “Hayır yâ Resûlallah! Henüz onların ellerine pişirecek etleri geçmedi, herkesten önce biz sana hazırladık” cevabını alınca hemen “Götürün bu eti! Ne zaman komşularımızın da bacalarından et pişirdiklerine işaret eden dumanlar yükselirse o zaman getirin” der. Buna ilave olarak buyururlar ki, “Ben komşusunun yemediğini yiyen, giymediğini giyen, onlardan ayrı bayram yapan kimselerden olmak istemem”. Komşuları etlerini pişirinceye kadar kendisi de kurban etinden yemez.
    Peygamber Efendimiz ihtiyaç sahiplerinin çok olduğu dönemlerde kurban etlerinin kurban kesen tarafından saklanmasını doğru bulmazken, normal şartlarda yoksullara, misafirlere ve aile fertlerine olmak üzere kurban etinin üç parçaya ayrılmasını tavsiye etmiştir.19

    Bayram ve Eğlence
    Peygamberimiz bayramları Müslümanlar için yardımlaşma, dayanışma ve sevinç günleri olarak kabul etmesinin yanında bu günlerde insanların eğlenmelerine de izin vermiştir.
    Bayram eğlencesini Hz. Aişe annemiz şöyle anlatmıştır: “Bir bayram günü evde def çalıp şarkı söyleyen iki kızı seyrediyordum. Resûlullah eve geldi ve gidip sedire uzanarak yüzünü çevirdi. Biraz sonra babam Ebû Bekir içeri girdi. Def çalan kızları görünce; ‘Bu ne hal? Allah’ın elçisinin yanında şeytan ezgileri ha!’ diye beni azarladı. Bunun üzerine Resûlullah dönüp; ‘Onlara ilişme. Her toplumun bayramı vardır. Bugün de bizim bayramımız’ buyurdu.” 20
    Yine Hz. Aişe nakletmiştir: “Bir bayram günüydü. Mescitte Habeşliler'den bir grup mızrak-kalkan oyunu oynuyorlardı. Resûlullah bana, ‘Onları seyretmek ister misin?’ diye sordu. ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine beni arkasında yanağı yanağıma değecek şekilde ayakta durdurup, Habeşlilere; ‘Devam edin’ dedi. Ve ben usanıncaya kadar gösterileri bana seyrettirdi.” 21
    Yine bir bayram günüyle ilgili olarak Ebû Hureyre anlatıyor: “Habeşistanlılar mızrakları ile Resûlullah’ın (s.a.v.) huzurunda oynarlarken birden Ömer geliverdi. Onları taşlamak için taşlara uzandı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) ‘Ömer, onları kendi hallerine bırak’ buyurdu.” 22

    Çocuklara İlgi
    Hz. Peygamber (s.a.v.) her zaman çocuklara büyük ilgi göstermiştir. Bir bayram günü Uhud savaşında babası şehid düşen bir çocuğu ağlarken gören Peygamberimiz, onu kucağına alarak, “İster misin, senin baban ben olayım, Aişe de annen olsun?” diyerek çocuğun üzüntüsünü sevince dönüştürmüştür. Bugün bayram sabahlarında çocuklarımızın ellerinden tutup camilere hep beraber gitmek de O’nun bir sünnetidir. Çünkü o zaman da çocuklar Hz. Peygamber'in bayram namazgâhına gelir, onunla namaz kılarlardı.
    Hz. Peygamber (s.a.v.), yoksulların ve kimsesizlerin bayramlardan nasiplerini almaları için onlara daha fazla yardımda bulunmuştur. İbn Abbas (r.a.) bununla ilgili olarak şunu anlatır: “Hz. Peygamber bir bayram vaazında sesini duyuramadığı için Bilal ile birlikte kadınlar tarafına geçti ve onlara nasihatte bulundu, sadaka vermelerini emretti. Bunun üzerine kadınlar küpe ve yüzüklerini atmaya başladılar. Bilal de elbisesinin eteğine topluyordu.” 23
    Kurban bayramında kesilen kurbanın bir kısmının ihtiyaç sahiplerine, kurban kesemeyenlere ve eşe dosta ikram edilmesi ihtiyaç sahiplerinin bayramdan nasiplenmeleri amacına matuftur.
    Resûlullah'ın Vefatından Sonrası İçin Kendi Adına Kurban Vasiyeti
    Hz. Peygamber (s.a.v.) kurban ile yükümlü kılındığı hicretin ikinci yılından itibaren hayatı boyunca kurban ibadetini hassasiyetle yerine getirmekle beraber vefatından sonra da kurban ibadetinin kendisi adına yerine getirilmesini vasiyet etmiştir. Hz. Ali’nin her zaman iki koç kurban ettiğini gören ve bunun nedenini soranlara Hz. Ali şu cevabı vermiştir; “Allah’ın elçisi bana kendi adına kurban kesmemi vasiyet etti. Ben de onun adına kesiyorum.” 24

    -----------------------

    DİPNOTLAR

    1. Ebu Dâvud, Edâhî, 1; Nesâî, Dahâya 2.
    2. Buhârî, Îdeyn, 24.
    3. Buhârî, Îdeyn 4.
    4. Buhârî, Îdeyn, 12; Müslim, Îdeyn, 10.
    5. Buhârî, Hayz, 24; Müslim, Hayz, 12.
    6. Buhârî, Îdeyn, 12.
    7. Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, İstanbul, 1993, II, 1084.
    8. Tirmizî, Edâhî, 18.
    9. Müslim, Hacc 205; Tirmizî, Hacc 67
    10. Buhârî, Hacc 110, Edâhî 15.
    11. Celal Yeniçeri, Kutsal Kesim Kurbana Yeniden Bakış, İstanbul, 2009, s. 36.
    12. Müslim, Sayd, 57; Ebû Dâvûd, Edâhî, 11.
    13. Celal Yeniçeri, a.g.e., s. 42.
    14. Müslim, Edâhî, 17.
    15. Müslim, Edâhî, 19.
    16. Tirmizî, Edâhî, 21
    17. Celal Yeniçeri, a.g.e., s. 63.
    18. Buhârî, Îdeyn, 2.
    19. Müslim, Edâhî, 28.
    20. Buhârî, Îdeyn, 25; Müslim, Îdeyn, 17.
    21. Buhârî, Îdeyn, 13.
    22. Buhârî, Îdeyn, 13; Müslim, Îdeyn, 19.
    23. Müslim, Îdeyn, 2.
    24. Ebû Davûd, Dahâyâ, 2.

    İmam-Hatip, Şişli Müftülüğü

    ---------------------


    Not) Peygamberimiz (s.a.v) in yapmış olduğu ve
    yapmamız için bize de tavsiye ettiği sünnetleri öğütleri
    biz ümmeti için en güzel en etkili hutbeleridir zaten.




  5. 24.Ekim.2012, 13:17
    3
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    Cevap: Peygamberimizin Kurban Bayramı ile ilgili Hutbesi

    Hutbe için sağol


  6. 24.Ekim.2012, 13:17
    3
    Devamlı Üye
    Hutbe için sağol





+ Yorum Gönder