Konusunu Oylayın.: Dört kocası da şehit olan örnek kadın: Atike

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dört kocası da şehit olan örnek kadın: Atike
  1. 27.Ekim.2011, 00:06
    1
    Misafir

    Dört kocası da şehit olan örnek kadın: Atike

  2. 27.Ekim.2011, 00:42
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Dört kocası da şehit olan örnek kadın: Atike




    Dört Kocası da Şehit Olan Örnek Kadın ATİKE

    Medine'de cennetle müjdelenen Said bin Zeyd'in kız kardeşi Atike hem dış hem de iç güzelliğe sahip zeki cesur ve aynı zamanda olaylar karşısında yıkılmayan metin bir hanımdı.
    Hayatı boyunca yaşadığı acılı hadiseleri nasıl bir metanet ve sabırla karşıladığını dört kocası da şehit olmasına rağmen yıkılmayıp dimdik ayakta duruşundan da anlamaktayız. Hep şehitlikle noktalanan ibretli evliliklerinin acılı sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz.

    Atike'nin ilk mutlu evliliği Hazreti Ebu Bekir'in oğlu Abdullah ile oldu. Ne var ki Abdullah hem dış hem iç güzelliğe sahip Atike'ye öylesine bağlandı ki onun yanında bulunmayı camiye gitmeye tercih edecek hale bile gelebiliyordu. Bu durumu gören baba Hazret-i Ebu Bekir:

    - 'Oğlum bu hanımdan ayrıl bu senin dünyana değil âhiretine de mal olacaktır!' diye ikazda bulunmak zorunda kalmıştı. Babasının bu ikazına uyan Abdullah bir müddet ayrı kalmayı denemiş ancak daha fazla dayanamayıp yine bir araya gelmişlerdi. Atike'ye aşırı tutkunluğundan dolayı Abdullah 'Ben öldükten sonra sakın kimseyle evlenmeyesin.' diyerek ona büyük bir bahçe de bağışlamıştı. Gerçekten de Abdullah Taif savaşlarında aldığı yaralardan sonra şehit olmuş Atike böylece kendisini çok seven Abdullah'ından ayrı kalmıştı. Bu yalnızlık devresinde kendisine en itibarlı insan Hazreti Ömer talip oldu. Atike'nin 'Kimseyle evlenmemek şartıyla Abdullah bana bir bahçe bağışladı.' demesi üzerine Hazreti Ömer 'Bunu bir bilene sor.' deyince gidip en iyi bilen birisi olarak Hazreti Ali'ye durumunu sordu. O da 'Sana bahçeyi bağışlayan Abdullah'ın mirasçılarına bahçesini iade et ondan sonra evlen.' cevabını verdi. Bu fetvaya uyan Atike bahçeyi ölen kocasının mirasçılarına iade ettikten sonra Hazreti Ömer'le ikinci evliliğini yaptı. Ne var ki bekleyen acı olaylar Atike'nin peşini bırakmayacaktı. Hazreti Ömer de bir süre sonra bir sergerde tarafından şehit edilmiş Atike yine şehit eşi olarak dul kalma acısıyla baş başa kalmıştı. Ama Atike yine de yıkılmamıştı. Kendinden sonra gelecek olan hanımlara sabır ve tahammül örneği veriyordu adeta.

    Bu sıralarda cennetle müjdelenen on kişiden biri olan Hz. Zübeyir talip oldu kendisine. Zübeyir'in reddi uygun olmamalıydı. Çünkü cennetle müjdelenenlerden biriydi. Üçüncü evliliği de böyle gerçekleşti. Allah'ın takdirine bak ki bir süre sonra Hazreti Zübeyir de katıldığı Cemel Vakası'nda şehit olmuş böylece üçüncü kocası da şehitolarak kendisi bir daha dul kalma acısını yaşamaya başlamıştı.

    Her dul kalışta Atike'nin gösterdiği metanet ve sabır hemen herkesin dikkatini çekiyor herkes ondaki iman kuvvetinedayanma ve sabır gücüne hayranlıkla bakıyordu. Bu sebeple bu defa da kendisine dördüncü talip Hazreti Ali oldu. Ancak Atike bu defa hemen evet demiyor yaşadığı olayların yorumunu yaparak bakın Hazreti Ali'ye nasıl hayır diyordu:

    - Ya Ali! Benimle evlenenlerin hemen hepsi de şehit oluyorlar. Sana da bir ziyan gelmesini istemem. Senin İslam'a hizmet için yaşaman gerek. Teklifine evet diyemiyorum özür dilerim!

    Ne var ki Atike hayır demesine rağmen Hz Ali'nin kaderinde şehit olmak vardı. Onu şehit olmaktan kurtaramayacak o da mukadder âkıbetine bir süre sonra ulaşacaktı.

    Zaten "Her kim şehitlik rütbesine erişmek istiyorsa Atike ile evlensin!" diye söylenti de çıkarmışlar "evlendiğini öldüren uğursuz kadın!" diye boş laf çoğaltanlar bile olmuştu. Kaderin hükmüne bakın ki daha sonraki senelerde kendisine bu defa da Hz. Hüseyin talip oldu. Elbette Resulullah'ın torunu reddedilemezdi. Son evliliğini de onunla yaptıktan sonra Kerbela'daki savaş alanında birlikte bulundular. O'nun da Kerbela'da şehit oluşunu feryat ederek seyretmek zorunda kalmış acıların kadını son acısını da böyle savaş meydanında yaşamıştı.

    Şehit olan kocalarının her birinin savaş meydanındaki eşsiz kahramanlıklarını gözyaşlarıyla dile getiren Atike'nin şiirlerini (Meşahirunnisa'da) aynı gözyaşlarıyla okumak mümkündür. Atike acılarla yaşayan tüm kadınların gönüllerinde (sabır ve metanet kahramanı kadın olarak) bayrak gibi dalgalanmaktadır.



  3. 27.Ekim.2011, 00:42
    2
    Silent and lonely rains



    Dört Kocası da Şehit Olan Örnek Kadın ATİKE

    Medine'de cennetle müjdelenen Said bin Zeyd'in kız kardeşi Atike hem dış hem de iç güzelliğe sahip zeki cesur ve aynı zamanda olaylar karşısında yıkılmayan metin bir hanımdı.
    Hayatı boyunca yaşadığı acılı hadiseleri nasıl bir metanet ve sabırla karşıladığını dört kocası da şehit olmasına rağmen yıkılmayıp dimdik ayakta duruşundan da anlamaktayız. Hep şehitlikle noktalanan ibretli evliliklerinin acılı sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz.

    Atike'nin ilk mutlu evliliği Hazreti Ebu Bekir'in oğlu Abdullah ile oldu. Ne var ki Abdullah hem dış hem iç güzelliğe sahip Atike'ye öylesine bağlandı ki onun yanında bulunmayı camiye gitmeye tercih edecek hale bile gelebiliyordu. Bu durumu gören baba Hazret-i Ebu Bekir:

    - 'Oğlum bu hanımdan ayrıl bu senin dünyana değil âhiretine de mal olacaktır!' diye ikazda bulunmak zorunda kalmıştı. Babasının bu ikazına uyan Abdullah bir müddet ayrı kalmayı denemiş ancak daha fazla dayanamayıp yine bir araya gelmişlerdi. Atike'ye aşırı tutkunluğundan dolayı Abdullah 'Ben öldükten sonra sakın kimseyle evlenmeyesin.' diyerek ona büyük bir bahçe de bağışlamıştı. Gerçekten de Abdullah Taif savaşlarında aldığı yaralardan sonra şehit olmuş Atike böylece kendisini çok seven Abdullah'ından ayrı kalmıştı. Bu yalnızlık devresinde kendisine en itibarlı insan Hazreti Ömer talip oldu. Atike'nin 'Kimseyle evlenmemek şartıyla Abdullah bana bir bahçe bağışladı.' demesi üzerine Hazreti Ömer 'Bunu bir bilene sor.' deyince gidip en iyi bilen birisi olarak Hazreti Ali'ye durumunu sordu. O da 'Sana bahçeyi bağışlayan Abdullah'ın mirasçılarına bahçesini iade et ondan sonra evlen.' cevabını verdi. Bu fetvaya uyan Atike bahçeyi ölen kocasının mirasçılarına iade ettikten sonra Hazreti Ömer'le ikinci evliliğini yaptı. Ne var ki bekleyen acı olaylar Atike'nin peşini bırakmayacaktı. Hazreti Ömer de bir süre sonra bir sergerde tarafından şehit edilmiş Atike yine şehit eşi olarak dul kalma acısıyla baş başa kalmıştı. Ama Atike yine de yıkılmamıştı. Kendinden sonra gelecek olan hanımlara sabır ve tahammül örneği veriyordu adeta.

    Bu sıralarda cennetle müjdelenen on kişiden biri olan Hz. Zübeyir talip oldu kendisine. Zübeyir'in reddi uygun olmamalıydı. Çünkü cennetle müjdelenenlerden biriydi. Üçüncü evliliği de böyle gerçekleşti. Allah'ın takdirine bak ki bir süre sonra Hazreti Zübeyir de katıldığı Cemel Vakası'nda şehit olmuş böylece üçüncü kocası da şehitolarak kendisi bir daha dul kalma acısını yaşamaya başlamıştı.

    Her dul kalışta Atike'nin gösterdiği metanet ve sabır hemen herkesin dikkatini çekiyor herkes ondaki iman kuvvetinedayanma ve sabır gücüne hayranlıkla bakıyordu. Bu sebeple bu defa da kendisine dördüncü talip Hazreti Ali oldu. Ancak Atike bu defa hemen evet demiyor yaşadığı olayların yorumunu yaparak bakın Hazreti Ali'ye nasıl hayır diyordu:

    - Ya Ali! Benimle evlenenlerin hemen hepsi de şehit oluyorlar. Sana da bir ziyan gelmesini istemem. Senin İslam'a hizmet için yaşaman gerek. Teklifine evet diyemiyorum özür dilerim!

    Ne var ki Atike hayır demesine rağmen Hz Ali'nin kaderinde şehit olmak vardı. Onu şehit olmaktan kurtaramayacak o da mukadder âkıbetine bir süre sonra ulaşacaktı.

    Zaten "Her kim şehitlik rütbesine erişmek istiyorsa Atike ile evlensin!" diye söylenti de çıkarmışlar "evlendiğini öldüren uğursuz kadın!" diye boş laf çoğaltanlar bile olmuştu. Kaderin hükmüne bakın ki daha sonraki senelerde kendisine bu defa da Hz. Hüseyin talip oldu. Elbette Resulullah'ın torunu reddedilemezdi. Son evliliğini de onunla yaptıktan sonra Kerbela'daki savaş alanında birlikte bulundular. O'nun da Kerbela'da şehit oluşunu feryat ederek seyretmek zorunda kalmış acıların kadını son acısını da böyle savaş meydanında yaşamıştı.

    Şehit olan kocalarının her birinin savaş meydanındaki eşsiz kahramanlıklarını gözyaşlarıyla dile getiren Atike'nin şiirlerini (Meşahirunnisa'da) aynı gözyaşlarıyla okumak mümkündür. Atike acılarla yaşayan tüm kadınların gönüllerinde (sabır ve metanet kahramanı kadın olarak) bayrak gibi dalgalanmaktadır.






+ Yorum Gönder