Konusunu Oylayın.: Peygamlerimizin öyküleri nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamlerimizin öyküleri nelerdir?
  1. 26.Ekim.2011, 13:18
    1
    Misafir

    Peygamlerimizin öyküleri nelerdir?






    Peygamlerimizin öyküleri nelerdir? Mumsema ben bu siteyi istiyorum


  2. 26.Ekim.2011, 13:18
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 02.Kasım.2011, 22:42
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamlerimizin öyküleri nelerdir?




    Cennete Girecek Olan İlk Kadın
    Hz Fâtıma bir gün Efendimiz Aleyhisssalâtü Vesselâm'a:

    "Babacığım, kadınlardan cennete ilk önce girecek olan kimdir?" diye merakla sordu Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

    "Falan mahallede, falan evde oturan bir kadın var Cennete ilk girecek kadın, işte o kadındır" buyurdular Hz Fâtıma anamız hayretle:

    "Babacığım, o kadın cennete, benden de mi evvel girecek?" diye tekrar sordu Peygamber Efendimiz:

    "Evet! Senden de evvel girecek" buyurdu Ve şayet isterse, gidip o kadınla tanışabileceğini söyledi

    Hz Fâtıma'nın o kadın hakkındaki merakı iyice artmıştı Bu kadın ne yapıyor, nasıl bir amel işliyordu ki, cennete ilk olarak girmeyi hak ediyordu Bir gün o kadınla görüşüp tanışmak ve onunla konuşmak için evinden çıktı Kadının evini sora sora buldu ve kapısını tıklattı İçeriden yaşlı bir kadın: "Kim o?" diye seslendi Hz Fâtıma anamız da kendisini tanıtarak onunla görüşmek istediğini söyledi Kadın, Peygamber kızının kendisiyle görüşmeye geldiğini duyunca çok sevindi Kapıyı açmadan içeriden seslendi:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Hoş geldin sefalar getirdin! Canım sana feda olsun! Aslında ben de sizinle görüşmeyi çok arzu ediyordum; fakat dışarı çıkmadığım için maalesef ziyaretinize de gelemedim Şimdi sizin gelmeniz beni çok memnun etti Fakat kocamdan izin almadan bugüne kadar ben kimseye kapı açmış değilim Onun için sizden çok özür diliyorum Ben sizin içeri girmeniz için bu akşam eşimden izin alayım ve yarın görüşelim, ne olur, yarın tekrar buyurun" dedi

    Bunun üzerine Hz Fâtıma geri döndü Akşam olunca kadın meseleyi anlatıp kocasından izin aldı Ve ertesi gün Hz Fâtıma o kadınla görüşmek için tekrar geldi Bu sefer yanında oğlu Hz Hasan da vardı Hz Hasan o sıralar henüz küçük bir çocuk olduğu için rahat durmamış, annesi mecburen onu da yanında getirmek zorunda kalmıştı Kadının evine geldi ve kapısını çaldı Tabiî kadın içeriden Hz Hasan'ın sesini duymuştu Hz Fâtıma'nın yanında bir çocuk bulunduğunu farkedince çok üzüldü Hz Fâtıma'ya:

    "Ey Fâtıma! Ben kocamdan yalnız sizin için izin almıştım Çocuk için izin almadığımdan dolayı onu içeri alamam Ne olur beni affedin İsterseniz siz buyurun, çocuk dışarıda kalsın İsterseniz yarın gelin; bu akşam onun için de izin alayım" dedi

    Hz Fâtıma ikinci defa içeri giremeden geri döndü Ve üçüncü gün tekrar kadına gitmek üzere çıktı Hikmet-i ilâhî bu sefer Hz Hüseyin'i de yanına almak zorunda kalmıştı Tabiî kapıyı çaldığında, kadın Hz Hüseyin'in de olduğunu öğrenince Hz Fâtıma yine dünkü durumla karşılaştı Kadın kocasından onun için de izin alması gerektiğini söyledi Hz Fâtıma bir önceki günkü gibi hiç ısrar etmedi Ve çocuklarıyla beraber mecburen geri dönmek zorunda kaldı Bir sonraki gün üçü birden gittiklerinde kadın kocasından her üçü için de izin almıştı Kapı açıldı ve içeri girdiler Kadın binlerce özürler diledi, affını istedi ve Peygamber çocuklarını en güzel şekilde karşıladı ve ağırladı

    Hz Fâtıma içeriden gelen sese göre kadının gayet yaşlı bir nine olduğunu zannetmişti Fakat bir de baktı ki, kapıyı açıp kendisini karşılayan kadın hem çok genç, hem de çok güzel bir hanımdı Hz Fâtıma hayretle sordu:

    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi Kadın:

    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum Şimdi ise o taşı çıkardım" dedi

    Hz Fâtıma Radıyallahu Anhâ, bu cennetlik kadının sözlerinden dolayı çok memnun olmuştu Nâmahrem-den sesini bile böylesine sakınan, kocasına da böylesine itaat eden bu kadının, neden cennete evvelâ gireceğini anladı Onunla bir müddet sohbet ettiler Bazı konuları konuştular Bir ara kadın Hz Fâtıma'ya:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Acaba ben kocama karşı vazifemi ifa etmiş oluyor muyum? Onun bendeki hakları sebebiyle Allah Teâlâ kocama itaatsizlikten dolayı beni hesaba çeker mi? Bundan korkuyorum" dedi

    Hz Fâtıma bu suali tebessümle karşıladı ve babasının yani Peygam-ber Efendimizin müjdesini kendisine bildirdi:

    "Hayır! Sen bilakis babamın, "cennete ilk girecek kadın" diye müjdelediği kimsesin" dedi

    Hz Fâtıma Radıyallahu Anhâ, Resûlullah'ın cennetle müjdelediği bu mübarek kadınla bir müddete daha sohbet ettikten sonra müsaade istedi ve oradan ayrıldı



  4. 02.Kasım.2011, 22:42
    2
    Editör



    Cennete Girecek Olan İlk Kadın
    Hz Fâtıma bir gün Efendimiz Aleyhisssalâtü Vesselâm'a:

    "Babacığım, kadınlardan cennete ilk önce girecek olan kimdir?" diye merakla sordu Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

    "Falan mahallede, falan evde oturan bir kadın var Cennete ilk girecek kadın, işte o kadındır" buyurdular Hz Fâtıma anamız hayretle:

    "Babacığım, o kadın cennete, benden de mi evvel girecek?" diye tekrar sordu Peygamber Efendimiz:

    "Evet! Senden de evvel girecek" buyurdu Ve şayet isterse, gidip o kadınla tanışabileceğini söyledi

    Hz Fâtıma'nın o kadın hakkındaki merakı iyice artmıştı Bu kadın ne yapıyor, nasıl bir amel işliyordu ki, cennete ilk olarak girmeyi hak ediyordu Bir gün o kadınla görüşüp tanışmak ve onunla konuşmak için evinden çıktı Kadının evini sora sora buldu ve kapısını tıklattı İçeriden yaşlı bir kadın: "Kim o?" diye seslendi Hz Fâtıma anamız da kendisini tanıtarak onunla görüşmek istediğini söyledi Kadın, Peygamber kızının kendisiyle görüşmeye geldiğini duyunca çok sevindi Kapıyı açmadan içeriden seslendi:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Hoş geldin sefalar getirdin! Canım sana feda olsun! Aslında ben de sizinle görüşmeyi çok arzu ediyordum; fakat dışarı çıkmadığım için maalesef ziyaretinize de gelemedim Şimdi sizin gelmeniz beni çok memnun etti Fakat kocamdan izin almadan bugüne kadar ben kimseye kapı açmış değilim Onun için sizden çok özür diliyorum Ben sizin içeri girmeniz için bu akşam eşimden izin alayım ve yarın görüşelim, ne olur, yarın tekrar buyurun" dedi

    Bunun üzerine Hz Fâtıma geri döndü Akşam olunca kadın meseleyi anlatıp kocasından izin aldı Ve ertesi gün Hz Fâtıma o kadınla görüşmek için tekrar geldi Bu sefer yanında oğlu Hz Hasan da vardı Hz Hasan o sıralar henüz küçük bir çocuk olduğu için rahat durmamış, annesi mecburen onu da yanında getirmek zorunda kalmıştı Kadının evine geldi ve kapısını çaldı Tabiî kadın içeriden Hz Hasan'ın sesini duymuştu Hz Fâtıma'nın yanında bir çocuk bulunduğunu farkedince çok üzüldü Hz Fâtıma'ya:

    "Ey Fâtıma! Ben kocamdan yalnız sizin için izin almıştım Çocuk için izin almadığımdan dolayı onu içeri alamam Ne olur beni affedin İsterseniz siz buyurun, çocuk dışarıda kalsın İsterseniz yarın gelin; bu akşam onun için de izin alayım" dedi

    Hz Fâtıma ikinci defa içeri giremeden geri döndü Ve üçüncü gün tekrar kadına gitmek üzere çıktı Hikmet-i ilâhî bu sefer Hz Hüseyin'i de yanına almak zorunda kalmıştı Tabiî kapıyı çaldığında, kadın Hz Hüseyin'in de olduğunu öğrenince Hz Fâtıma yine dünkü durumla karşılaştı Kadın kocasından onun için de izin alması gerektiğini söyledi Hz Fâtıma bir önceki günkü gibi hiç ısrar etmedi Ve çocuklarıyla beraber mecburen geri dönmek zorunda kaldı Bir sonraki gün üçü birden gittiklerinde kadın kocasından her üçü için de izin almıştı Kapı açıldı ve içeri girdiler Kadın binlerce özürler diledi, affını istedi ve Peygamber çocuklarını en güzel şekilde karşıladı ve ağırladı

    Hz Fâtıma içeriden gelen sese göre kadının gayet yaşlı bir nine olduğunu zannetmişti Fakat bir de baktı ki, kapıyı açıp kendisini karşılayan kadın hem çok genç, hem de çok güzel bir hanımdı Hz Fâtıma hayretle sordu:

    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi Kadın:

    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum Şimdi ise o taşı çıkardım" dedi

    Hz Fâtıma Radıyallahu Anhâ, bu cennetlik kadının sözlerinden dolayı çok memnun olmuştu Nâmahrem-den sesini bile böylesine sakınan, kocasına da böylesine itaat eden bu kadının, neden cennete evvelâ gireceğini anladı Onunla bir müddet sohbet ettiler Bazı konuları konuştular Bir ara kadın Hz Fâtıma'ya:

    "Ey Resûlullah'ın kızı! Acaba ben kocama karşı vazifemi ifa etmiş oluyor muyum? Onun bendeki hakları sebebiyle Allah Teâlâ kocama itaatsizlikten dolayı beni hesaba çeker mi? Bundan korkuyorum" dedi

    Hz Fâtıma bu suali tebessümle karşıladı ve babasının yani Peygam-ber Efendimizin müjdesini kendisine bildirdi:

    "Hayır! Sen bilakis babamın, "cennete ilk girecek kadın" diye müjdelediği kimsesin" dedi

    Hz Fâtıma Radıyallahu Anhâ, Resûlullah'ın cennetle müjdelediği bu mübarek kadınla bir müddete daha sohbet ettikten sonra müsaade istedi ve oradan ayrıldı



  5. 02.Kasım.2011, 23:59
    3
    menzil_guller
    Ya Hayy

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2009
    Üye No: 63308
    Mesaj Sayısı: 1,270
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 41

    Cevap: Peygamlerimizin öyküleri nelerdir?

    Rabbim bizlerede saliha hanımlardan eylesin..bu güzel paylaşım için Allah razı olsun muhasibi kardeşim emeğine sağlık .


  6. 02.Kasım.2011, 23:59
    3
    Rabbim bizlerede saliha hanımlardan eylesin..bu güzel paylaşım için Allah razı olsun muhasibi kardeşim emeğine sağlık .


  7. 03.Kasım.2011, 00:12
    4
    Muhammed_Enes
    محمد أنس

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Şubat.2008
    Üye No: 8757
    Mesaj Sayısı: 119
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: Alem-i Ervah

    Cevap: Peygamlerimizin öyküleri nelerdir?

    Bu nasıl bir itaat? Nasıl bir takva? tüylerim ürperdi!
    MaşaAllah..


  8. 03.Kasım.2011, 00:12
    4
    محمد أنس
    Bu nasıl bir itaat? Nasıl bir takva? tüylerim ürperdi!
    MaşaAllah..





+ Yorum Gönder