Konusunu Oylayın.: Dua ettikten sonra elleri yüze sürmek sünnette var mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dua ettikten sonra elleri yüze sürmek sünnette var mı?
  1. 24.Ekim.2011, 17:32
    1
    Misafir

    Dua ettikten sonra elleri yüze sürmek sünnette var mı?






    Dua ettikten sonra elleri yüze sürmek sünnette var mı? Mumsema Dua ettikten sonra elleri yüze sürmek sünnette var mı?


  2. 24.Ekim.2011, 17:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 24.Ekim.2011, 17:45
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Dua ettikten sonra elleri yüze sürmek sünnette var mı?




    İbni Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Allah'a dua edince avuçlarının içini açarak dua et, ellerinin sırtlarıyla dua etme. Duayı bitirince avuçlarını yüzüne sür."
    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
    "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam) yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyip Muavvizateyn'i (Felak ve Nas sureleri) ve Kulhüvallabu ahad'i okur ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 14, Tıbb 39, Da'avât 12; Müslim, Selâm 50, (2192); Tirmizî, Da'avât 21, (3399); Ebu Dâvud, Tıbb 19)
    Hz. Ömer (ra)’ın rivayetinde:
    “Resul-i Ekrem ellerini duaya kaldırdığı zaman yüzüne sürmeden salıvermezdi.” (Tirmizî, Da’avât, 11)
    Bu rivayet duadan sonra ellerin yüze sürülmesinin meşruiyetini gösterir. Bazı âlimler şöyle bir mütâlaada bulunmuştur:
    "Allahu Teâlâ, dua edeni hiçbir zaman boş çevirmeyip, kendisi için kalkan ele bir rahmet ulaştırdığına göre, ondaki rahmetin en şerefli ve tekrime en elyak organ olan yüze sirâyet ettirilmesi münâsiptir."
    Duânın sonunda elin yüze çalınması teberrük içindir. Yani, dua ile ellere inmiş olan rahmet eserleri, sürmek suretiyle yüze ulaştırılmış olur. (bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)
    Duadan sonra ellerin yüze sürülüp sürülemeyeceği konusunda farklı görüşler olmakla beraber, Kadı Ebu Tayyıp, Ebu Muhammed el-Cuvaynî, İbn Sabbağ, el-Mütevellî, Şeyh Nasr ve Gazalî bunun müstahap olduğu görüşündeler. (bk. Nevevî, El-Mecmu’da, 3/501)

    Alimler arasında farklı görüşlerin olduğu bir konuda, insanların birbirlerini yanlış yapmakla suçlamaması gerekir. Zaten fezail-i âmalde zayıf hadislerle amel edilebileceğine dair, alimlerin görüş birliği vardır



  4. 24.Ekim.2011, 17:45
    2
    Editör



    İbni Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Allah'a dua edince avuçlarının içini açarak dua et, ellerinin sırtlarıyla dua etme. Duayı bitirince avuçlarını yüzüne sür."
    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
    "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam) yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyip Muavvizateyn'i (Felak ve Nas sureleri) ve Kulhüvallabu ahad'i okur ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 14, Tıbb 39, Da'avât 12; Müslim, Selâm 50, (2192); Tirmizî, Da'avât 21, (3399); Ebu Dâvud, Tıbb 19)
    Hz. Ömer (ra)’ın rivayetinde:
    “Resul-i Ekrem ellerini duaya kaldırdığı zaman yüzüne sürmeden salıvermezdi.” (Tirmizî, Da’avât, 11)
    Bu rivayet duadan sonra ellerin yüze sürülmesinin meşruiyetini gösterir. Bazı âlimler şöyle bir mütâlaada bulunmuştur:
    "Allahu Teâlâ, dua edeni hiçbir zaman boş çevirmeyip, kendisi için kalkan ele bir rahmet ulaştırdığına göre, ondaki rahmetin en şerefli ve tekrime en elyak organ olan yüze sirâyet ettirilmesi münâsiptir."
    Duânın sonunda elin yüze çalınması teberrük içindir. Yani, dua ile ellere inmiş olan rahmet eserleri, sürmek suretiyle yüze ulaştırılmış olur. (bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)
    Duadan sonra ellerin yüze sürülüp sürülemeyeceği konusunda farklı görüşler olmakla beraber, Kadı Ebu Tayyıp, Ebu Muhammed el-Cuvaynî, İbn Sabbağ, el-Mütevellî, Şeyh Nasr ve Gazalî bunun müstahap olduğu görüşündeler. (bk. Nevevî, El-Mecmu’da, 3/501)

    Alimler arasında farklı görüşlerin olduğu bir konuda, insanların birbirlerini yanlış yapmakla suçlamaması gerekir. Zaten fezail-i âmalde zayıf hadislerle amel edilebileceğine dair, alimlerin görüş birliği vardır






+ Yorum Gönder