Konusunu Oylayın.: Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum.
  1. 22.Ekim.2011, 19:14
    1
    Misafir

    Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum.






    Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum. Mumsema Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum. Böyle bir düşünce doğru mudur?


  2. 22.Ekim.2011, 19:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum. Böyle bir düşünce doğru mudur?


    Benzer Konular

    - Allah'ın adil olmadığını düşünüyorum

    - Neden herkesin dili farklı

    - Herkesin çıkabileceği en yüksek takva seviyesi farklı mı?

    - Zeka olarak herkes eşit mi yaratıldı?

    - Bize yapılan büyüleri hocaya gidip bozdurmayı düşünüyorum günah olduğu için de gidemiyorum

  3. 23.Ekim.2011, 03:09
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Herkesin çevresi, ortamı, ailesi yaşantıları farklı olduğu için herkes eşit sorumlu olmadığını düşünüyorum.




    Bu dünyada herkese verilen imkanlar eşit olmadığı için sorumluluk da eşit olmaz. Her insanın hayatı müstakil bir eserdir ve dünya kurulduğundan beri, bu eser ilk ve son olarak yazılmıştır. Hâl böyle olunca, insanların her birini içinde bulunduğu bütün şartlarla birlikte düşünmek, başından geçen farklı hâdiselerle ve imtihan edildiği değişik olaylarla beraber nazara almak gerekiyor. Bir insan hakkında vereceğimiz hüküm diğerine ölçü olmuyor. Birisini yükselten aynı hâdise, berikini alçaltabiliyor. Birinin hakkında hayırlı olan, diğeri için şer olabiliyor. Birinin nefret ettiğine bir başkası can atabiliyor. Herkes kendi şartları içinde bir imtihana tâbi tutuluyor. Önemli olan bu şartların farklılığı değil, bu imtihandan başarıyla çıkmaktır.

    Adaletle eşitlik aynı şey değildir. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir.

    Her insanın bulunduğu şartlar ve verilen imkanlara göre hesaba çekilecektir. Örneğin İslam dininden habersiz yaşayan bir insan aklen Allah'ın varlığını bilse - Eş'ariye göre hiç bilmezse- yine bu kişi ehl-i necattır.

    Haşir meydanı, hayvanların bile gerek insanlardan ve gerekse birbirilerinden olan haklarının alınacağı, hattâ bir kâfirin müslümanda olan hakkının dahi hesaba katılacağı bir yüce adalet divânı olarak insanları beklemektedir. Hayvanların birbirinde olan küçük haklarını bile, mahiyetini bilemediğimiz hassas bir teraziyle tartan O Âdil-i Mutlak, elbette ki insanları da o mutlak adaletiyle muhakeme edecektir.



  4. 23.Ekim.2011, 03:09
    2
    Silent and lonely rains



    Bu dünyada herkese verilen imkanlar eşit olmadığı için sorumluluk da eşit olmaz. Her insanın hayatı müstakil bir eserdir ve dünya kurulduğundan beri, bu eser ilk ve son olarak yazılmıştır. Hâl böyle olunca, insanların her birini içinde bulunduğu bütün şartlarla birlikte düşünmek, başından geçen farklı hâdiselerle ve imtihan edildiği değişik olaylarla beraber nazara almak gerekiyor. Bir insan hakkında vereceğimiz hüküm diğerine ölçü olmuyor. Birisini yükselten aynı hâdise, berikini alçaltabiliyor. Birinin hakkında hayırlı olan, diğeri için şer olabiliyor. Birinin nefret ettiğine bir başkası can atabiliyor. Herkes kendi şartları içinde bir imtihana tâbi tutuluyor. Önemli olan bu şartların farklılığı değil, bu imtihandan başarıyla çıkmaktır.

    Adaletle eşitlik aynı şey değildir. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir.

    Her insanın bulunduğu şartlar ve verilen imkanlara göre hesaba çekilecektir. Örneğin İslam dininden habersiz yaşayan bir insan aklen Allah'ın varlığını bilse - Eş'ariye göre hiç bilmezse- yine bu kişi ehl-i necattır.

    Haşir meydanı, hayvanların bile gerek insanlardan ve gerekse birbirilerinden olan haklarının alınacağı, hattâ bir kâfirin müslümanda olan hakkının dahi hesaba katılacağı bir yüce adalet divânı olarak insanları beklemektedir. Hayvanların birbirinde olan küçük haklarını bile, mahiyetini bilemediğimiz hassas bir teraziyle tartan O Âdil-i Mutlak, elbette ki insanları da o mutlak adaletiyle muhakeme edecektir.






+ Yorum Gönder