Konusunu Oylayın.: İmam Şafii'nin Görüşleri Nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam Şafii'nin Görüşleri Nelerdir?
  1. 20.Ekim.2011, 07:02
    1
    Misafir

    İmam Şafii'nin Görüşleri Nelerdir?

  2. 20.Ekim.2011, 08:11
    2
    gökhanagt
    Sorma neden?

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ekim.2010
    Üye No: 79664
    Mesaj Sayısı: 215
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: İmam Şafii'nin Görüşleri Nelerdir?




    İMAM ŞÂFİÎ'NİN İCTİHAD USÛLÜ:

    İctihad usûlünü bizzat kaleme almış başka imamlar varsa da[İbnu'n-Nedîm, el-Fihrist, s 288; Kevserî, Bülûğu'l-emânî, s67] bu mevzûdaki eseri bize kadar ulaşan ilk imam Şâfi'î'dir (v 204/819) İhtilâfu'l-hadîs'in girişinde, Cimâ'u'l-ilm'de ve er-Risâle'nin çeşitli yerlerindeki açıklamalarından anlaşıldığına göre Şâfiî'yi usûlünü tedvîn etmeye sevkeden başlıca sebep, yeni teessüs etmekte olan hanefî ve mâlikî mezheblerinin usûl ve fürû'una nazar edince aynı yolları takip etmesini engelleyen şu hususların gözüne çarpmış bulunmasıdır:

    1- Bu imamların mürsel ve munkatı' hadîslerle amel etmeleri Şâfi'î'ye göre bu mürsellerin bir çoğu ya asılsız veya müsnes hadîslere muhâliftir

    2- Birbirine muhâlif gibi görünen nasların uzlaştırma kaidelerinin mazbut olmayışının bazı ictihad hatalarına sebep olması

    3- Hıyâru'l-meclis, Kulleteyn* hadîsleri gibi bazı sahih hadislerin, tâbiûn âlimlerine ulaşmamış bulunması sebebiyle bunlar amel etmediler diye mezkür imamlar tarafından da reddedilmesi Halbuki tâbiûn âlimleri olsun, sahâbe olsun devamlı araştırmada bulunurlar, sahih bir hadîse rastlayınca derhal ona rucû ederlerdi[*"Kulle": 104 kiloluk bir su kabıdır Mezkür hadîse göre 208 kg'dan az olan su renk, koku ve tadı değişmese bile içine necâset karışınca pis sayılır]

    4- Sahâbe fetvâları toplanınca bazılarının, sahih hadislere muhâlif bulunduğunun ortaya çıkması

    5- Bazı fakihlerin, dinin câiz görmediği re'y ve istihsân ile câiz gördüğü kıyası birbirine karıştırmaları [Şah Veliyullah, Huccetullah, C I, s 308-311; a mlf, el-İnsâf, s 9-10]

    İşte bu sebeplerle, ilgili kitaplarını yazan ve bilhassa usûl hakkındaki Risâle'sini te'lif eden Şâfi'î bu kitabında Allah'ın beyânını: "Kitâb'ın nasları, Rasûlullah'ın sünneti ve bunlarda açıkça bulunmayan hükümlerin delâlet yoluyla ve ictihadla elde edilmesi" şeklinde tesbit etmiş[er-Risâle, s 21-22; el-Umm, C VII, s216] ilâhî beyânın bu üç nevini genişçe açıkladıktan sonra icmâ, kıyas, ictihad, istihsân ve ihtilâf hakkındaki görüşlerini açıklamıştır[er-Risâle, s 471, 476, 487, 503, 560]
    Hükmünde istinâd ettiği kaynaklar ile bunlardan istinbat ettiği hükümlerin değerini şöyle açıklamıştır:

    "Kitâb ve ihtilâfsız mütevâtir sünnetle hükmolunur; bu hüküm için: "görünüşte ve gerçekte (zâhir ve bâtında) hak ile hükmettik" deriz
    Üzerinde ittifak edilmeyen ve âhâd yoldan gelen sünnetle hükmolunur; bunun için: "görünüşte hak ile hükmettik" deriz, fakat "gerçekte" diyemeyiz, çünkü hadisi rivâyet eden yanılmış olabilir
    İcmâ ve daha sonra da kıyas ile hükmederiz Bu, ondan da zayıftır, fakat zarûret bulunduğu yerde kullanılır, çünkü haber var iken kıyası kullanmak helâl değildir Nitekim teyemmüm de, seferde su bulunmayınca temizliği temin eder, fakat su bulununca teyemmüm bozulur"[Şâfi'î, er-Risâle, s 512, 599, 600]

    Şâfiî'nin usûlü ile alâkalı açıklamalar:

    1- Kitabın Anlaşılması:
    İmam Şâfi'î, Kitâb ve Sünnetin te'vile muhtaç bulunan kısımlarını doğru te'vil etmek ve anlamak için şu şartları ileri sürmüştür:
    a) Arapça'nın yapılan te'vile müsait bulunması
    b) Kitâb, sünnet veya icmâ kaynaklarında, anlaşılan mânayı takviye eden bir delilin bulunması [Şâfi'î, İhtilâfu'l-hadîs, s 27]

    2- Sünnetin Sıhhatinin Tesbiti:
    Şâfiî sünnetin en kuvvetli müdâfilerinden birisi olmakla beraber, onun sıhhatini garanti edebilmek için bazı şartlar ileri sürmüş ve bu şartlara uygun bir hadîs bulununca kendi mezhebinin bundan ibâret olduğunu ilân etmiştir:
    "Mütevâtir olmayan hadîsin râvisinin sika, doğru, ne dediğini ve hadîsin mânasını değiştirecek sözleri bilen, hadîsin mânasını tam olarak bilmiyorsa onu mâna yoluyla değil, asıl lâfızlarıyle rivâyet eden, rivâyetini hıfzetmiş, kitâbını muhâfaza etmiş, sika râvilere muhalefet ve tedlîsten uzak bir kimse olması ve hadîsin, ilk kaynağına kadar aynı şartları hâiz râviler tarafından rivâyet edilmiş bulunması şarttır" [Şâfi'î, er-Risâle, s 370-371]

    3- Kıyas:
    İstihsânı: "Bir delile istinad etmeyen keyfî hüküm" diyerek reddeden Şâfiî, re'y ictihadını kıyastan ibaret olarak telakki etmiş[er-Risâle, s 477], kıyası da "delâlet yoluyla ilâhî beyân" çeşitlerinden biri saymıştır [er-Risâle, s 21-22]
    Ona göre kıyas: Allah ve Rasûlü'nün (sa) vazettiği bir hükmün illeti, Kitap ve sünnetten bir delâlet ile anlaşılır, hakkında nas bulunmayan bir meselenin illeti de aynı olursa, mansûs hüküm buna da teşmil edilmek suretiyle icra edilir [er-Risâle, s 512]

    Kıyas iki nevidir:
    a) Meselenin illetinin -ki buna Şâfiî "mâna" diyor- mansûs olanın (nass ile sabit olan hükmün) illeti ile aynı olması Bu nevi kıyasta ihtilâf olmaz
    b) Ferî' ile asıl arasında benzerlikler bulunması; bu durumda feri (el-fer'u: hakkında nas bulunmayan mesele) en çok hangi mansûs meseleye benziyorsa, onun hükmünü alır İşte bu nevi kıyasta kıyasçılar ihtilâf eder, çeşitli hükümlere varırlar(64)

    4- Sahâbî Kavli:
    Şâfiî, sahâbî kavli ile, hadîse muhâlif olmamak ve aralarında ihtilâf bulunmamak şartıyle amel eder [er-Risâle, s479; Şâfi'î, el-Umm, C VII, s 261, 275]

    Prof Dr Hayreddin KARAMAN - "İslam Hukuk Tarihi" adlı eserden


  3. 20.Ekim.2011, 08:11
    2
    Sorma neden?



    İMAM ŞÂFİÎ'NİN İCTİHAD USÛLÜ:

    İctihad usûlünü bizzat kaleme almış başka imamlar varsa da[İbnu'n-Nedîm, el-Fihrist, s 288; Kevserî, Bülûğu'l-emânî, s67] bu mevzûdaki eseri bize kadar ulaşan ilk imam Şâfi'î'dir (v 204/819) İhtilâfu'l-hadîs'in girişinde, Cimâ'u'l-ilm'de ve er-Risâle'nin çeşitli yerlerindeki açıklamalarından anlaşıldığına göre Şâfiî'yi usûlünü tedvîn etmeye sevkeden başlıca sebep, yeni teessüs etmekte olan hanefî ve mâlikî mezheblerinin usûl ve fürû'una nazar edince aynı yolları takip etmesini engelleyen şu hususların gözüne çarpmış bulunmasıdır:

    1- Bu imamların mürsel ve munkatı' hadîslerle amel etmeleri Şâfi'î'ye göre bu mürsellerin bir çoğu ya asılsız veya müsnes hadîslere muhâliftir

    2- Birbirine muhâlif gibi görünen nasların uzlaştırma kaidelerinin mazbut olmayışının bazı ictihad hatalarına sebep olması

    3- Hıyâru'l-meclis, Kulleteyn* hadîsleri gibi bazı sahih hadislerin, tâbiûn âlimlerine ulaşmamış bulunması sebebiyle bunlar amel etmediler diye mezkür imamlar tarafından da reddedilmesi Halbuki tâbiûn âlimleri olsun, sahâbe olsun devamlı araştırmada bulunurlar, sahih bir hadîse rastlayınca derhal ona rucû ederlerdi[*"Kulle": 104 kiloluk bir su kabıdır Mezkür hadîse göre 208 kg'dan az olan su renk, koku ve tadı değişmese bile içine necâset karışınca pis sayılır]

    4- Sahâbe fetvâları toplanınca bazılarının, sahih hadislere muhâlif bulunduğunun ortaya çıkması

    5- Bazı fakihlerin, dinin câiz görmediği re'y ve istihsân ile câiz gördüğü kıyası birbirine karıştırmaları [Şah Veliyullah, Huccetullah, C I, s 308-311; a mlf, el-İnsâf, s 9-10]

    İşte bu sebeplerle, ilgili kitaplarını yazan ve bilhassa usûl hakkındaki Risâle'sini te'lif eden Şâfi'î bu kitabında Allah'ın beyânını: "Kitâb'ın nasları, Rasûlullah'ın sünneti ve bunlarda açıkça bulunmayan hükümlerin delâlet yoluyla ve ictihadla elde edilmesi" şeklinde tesbit etmiş[er-Risâle, s 21-22; el-Umm, C VII, s216] ilâhî beyânın bu üç nevini genişçe açıkladıktan sonra icmâ, kıyas, ictihad, istihsân ve ihtilâf hakkındaki görüşlerini açıklamıştır[er-Risâle, s 471, 476, 487, 503, 560]
    Hükmünde istinâd ettiği kaynaklar ile bunlardan istinbat ettiği hükümlerin değerini şöyle açıklamıştır:

    "Kitâb ve ihtilâfsız mütevâtir sünnetle hükmolunur; bu hüküm için: "görünüşte ve gerçekte (zâhir ve bâtında) hak ile hükmettik" deriz
    Üzerinde ittifak edilmeyen ve âhâd yoldan gelen sünnetle hükmolunur; bunun için: "görünüşte hak ile hükmettik" deriz, fakat "gerçekte" diyemeyiz, çünkü hadisi rivâyet eden yanılmış olabilir
    İcmâ ve daha sonra da kıyas ile hükmederiz Bu, ondan da zayıftır, fakat zarûret bulunduğu yerde kullanılır, çünkü haber var iken kıyası kullanmak helâl değildir Nitekim teyemmüm de, seferde su bulunmayınca temizliği temin eder, fakat su bulununca teyemmüm bozulur"[Şâfi'î, er-Risâle, s 512, 599, 600]

    Şâfiî'nin usûlü ile alâkalı açıklamalar:

    1- Kitabın Anlaşılması:
    İmam Şâfi'î, Kitâb ve Sünnetin te'vile muhtaç bulunan kısımlarını doğru te'vil etmek ve anlamak için şu şartları ileri sürmüştür:
    a) Arapça'nın yapılan te'vile müsait bulunması
    b) Kitâb, sünnet veya icmâ kaynaklarında, anlaşılan mânayı takviye eden bir delilin bulunması [Şâfi'î, İhtilâfu'l-hadîs, s 27]

    2- Sünnetin Sıhhatinin Tesbiti:
    Şâfiî sünnetin en kuvvetli müdâfilerinden birisi olmakla beraber, onun sıhhatini garanti edebilmek için bazı şartlar ileri sürmüş ve bu şartlara uygun bir hadîs bulununca kendi mezhebinin bundan ibâret olduğunu ilân etmiştir:
    "Mütevâtir olmayan hadîsin râvisinin sika, doğru, ne dediğini ve hadîsin mânasını değiştirecek sözleri bilen, hadîsin mânasını tam olarak bilmiyorsa onu mâna yoluyla değil, asıl lâfızlarıyle rivâyet eden, rivâyetini hıfzetmiş, kitâbını muhâfaza etmiş, sika râvilere muhalefet ve tedlîsten uzak bir kimse olması ve hadîsin, ilk kaynağına kadar aynı şartları hâiz râviler tarafından rivâyet edilmiş bulunması şarttır" [Şâfi'î, er-Risâle, s 370-371]

    3- Kıyas:
    İstihsânı: "Bir delile istinad etmeyen keyfî hüküm" diyerek reddeden Şâfiî, re'y ictihadını kıyastan ibaret olarak telakki etmiş[er-Risâle, s 477], kıyası da "delâlet yoluyla ilâhî beyân" çeşitlerinden biri saymıştır [er-Risâle, s 21-22]
    Ona göre kıyas: Allah ve Rasûlü'nün (sa) vazettiği bir hükmün illeti, Kitap ve sünnetten bir delâlet ile anlaşılır, hakkında nas bulunmayan bir meselenin illeti de aynı olursa, mansûs hüküm buna da teşmil edilmek suretiyle icra edilir [er-Risâle, s 512]

    Kıyas iki nevidir:
    a) Meselenin illetinin -ki buna Şâfiî "mâna" diyor- mansûs olanın (nass ile sabit olan hükmün) illeti ile aynı olması Bu nevi kıyasta ihtilâf olmaz
    b) Ferî' ile asıl arasında benzerlikler bulunması; bu durumda feri (el-fer'u: hakkında nas bulunmayan mesele) en çok hangi mansûs meseleye benziyorsa, onun hükmünü alır İşte bu nevi kıyasta kıyasçılar ihtilâf eder, çeşitli hükümlere varırlar(64)

    4- Sahâbî Kavli:
    Şâfiî, sahâbî kavli ile, hadîse muhâlif olmamak ve aralarında ihtilâf bulunmamak şartıyle amel eder [er-Risâle, s479; Şâfi'î, el-Umm, C VII, s 261, 275]

    Prof Dr Hayreddin KARAMAN - "İslam Hukuk Tarihi" adlı eserden





+ Yorum Gönder