Konusunu Oylayın.: İmam Şafii tavsiyeleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam Şafii tavsiyeleri
  1. 20.Ekim.2011, 06:53
    1
    Misafir

    İmam Şafii tavsiyeleri

  2. 20.Ekim.2011, 06:53
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Ekim.2011, 14:22
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İmam Şafii tavsiyeleri




    İmam Şafii Hazretleri, arkadaşlarından birisine şöyle tavsiyede bulunmuştu: Bir arkadaşının hoşlanmadığın bir şey yaptığına dair bir haber alırsan, sakın ola ki hemen ona karşı düşmanlık besleyip dostluğu kesme. Böyle yaparsan, yakînen bildiğin bir şeyi şüphe sebebiyle terk etmiş olursun. Böyle bir durum olursa, o arkadaşına, “senin şöyle şöyle yaptığına dair bana bir haber ulaştı” de. O haberi sana getireni zikretmen de uygun olur. Eğer inkâr ederse, “sen ondan daha doğru söyledin ve bu işten uzaksın” de ve daha fazla bir şey söyleme. Eğer itiraf ederse ve o işi yapmakta bir mazeretini bulursan, o mazereti kabul et. Eğer o işi yaptığını reddetmezse, “o işi yapmaktaki amacın neydi” diye sor. Eğer bir özür beyan ederse kabul et. Eğer arkadaşın herhangi bir mazeret beyan etmez ve sen de bir çıkış yolu bulamazsan, onun o işi yaptığını kabul et ve onun bir kusur işlediğini dü şün. Bundan sonra muhayyersin; dilersen ona, o işin misliyle –fazlasıyla değil– mukabele et; istersen kendisini affet. Affetmek takvaya ve kereme daha uygundur. Çünkü Yüce Allah, “Bir kötülüğün karşılığı, misli bir kötülüktür. Ama kim affedip ıslah ederse, onun ecri Allah’a aittir” (Şura, 40) buyurmuştur. Eğer onun hareketinin misliyle kendisine mukabele etmen gerektiği konusunda nefsin seninle çekişirse, arkadaşının sana karşı önceki iyi ahvalini hatırla. Bu kötülüğü sebebiyle onun son hali, senin nazarında önceki iyiliklerini eksiltmesin. Zira bu, bizzat zulümdür. Salih bir kişi şöyle demiştir: Allah Tealâ , benim bir kötülüğüme mukabil bana onun daha fazlasıyla mukabele ederek hakkımı eksiltmeyen kimseye rahmet eylesin.”
    Eğer bir dostun varsa, ona sımsıkı sarıl. Zira dost edinmek zor, dosttan ayrılmak ise kolaydır. O salih kişi, dosttan ayrılmanın kolaylığını şöyle bir benzetmeyle açıklardı: Bir çocuk, büyük bir taşı kuyuya atar. Onu oraya atmak o çocuk için kolaydır. Ama onu oradan çıkarmak, yetişkin insanlar için zordur.
    Sana tavsiyem budur, vesselam.


  4. 20.Ekim.2011, 14:22
    2
    Editör



    İmam Şafii Hazretleri, arkadaşlarından birisine şöyle tavsiyede bulunmuştu: Bir arkadaşının hoşlanmadığın bir şey yaptığına dair bir haber alırsan, sakın ola ki hemen ona karşı düşmanlık besleyip dostluğu kesme. Böyle yaparsan, yakînen bildiğin bir şeyi şüphe sebebiyle terk etmiş olursun. Böyle bir durum olursa, o arkadaşına, “senin şöyle şöyle yaptığına dair bana bir haber ulaştı” de. O haberi sana getireni zikretmen de uygun olur. Eğer inkâr ederse, “sen ondan daha doğru söyledin ve bu işten uzaksın” de ve daha fazla bir şey söyleme. Eğer itiraf ederse ve o işi yapmakta bir mazeretini bulursan, o mazereti kabul et. Eğer o işi yaptığını reddetmezse, “o işi yapmaktaki amacın neydi” diye sor. Eğer bir özür beyan ederse kabul et. Eğer arkadaşın herhangi bir mazeret beyan etmez ve sen de bir çıkış yolu bulamazsan, onun o işi yaptığını kabul et ve onun bir kusur işlediğini dü şün. Bundan sonra muhayyersin; dilersen ona, o işin misliyle –fazlasıyla değil– mukabele et; istersen kendisini affet. Affetmek takvaya ve kereme daha uygundur. Çünkü Yüce Allah, “Bir kötülüğün karşılığı, misli bir kötülüktür. Ama kim affedip ıslah ederse, onun ecri Allah’a aittir” (Şura, 40) buyurmuştur. Eğer onun hareketinin misliyle kendisine mukabele etmen gerektiği konusunda nefsin seninle çekişirse, arkadaşının sana karşı önceki iyi ahvalini hatırla. Bu kötülüğü sebebiyle onun son hali, senin nazarında önceki iyiliklerini eksiltmesin. Zira bu, bizzat zulümdür. Salih bir kişi şöyle demiştir: Allah Tealâ , benim bir kötülüğüme mukabil bana onun daha fazlasıyla mukabele ederek hakkımı eksiltmeyen kimseye rahmet eylesin.”
    Eğer bir dostun varsa, ona sımsıkı sarıl. Zira dost edinmek zor, dosttan ayrılmak ise kolaydır. O salih kişi, dosttan ayrılmanın kolaylığını şöyle bir benzetmeyle açıklardı: Bir çocuk, büyük bir taşı kuyuya atar. Onu oraya atmak o çocuk için kolaydır. Ama onu oradan çıkarmak, yetişkin insanlar için zordur.
    Sana tavsiyem budur, vesselam.





+ Yorum Gönder