Konusunu Oylayın.: Yakin iman nasıl elde edilir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Yakin iman nasıl elde edilir?
  1. 19.Ekim.2011, 13:15
    1
    Misafir

    Yakin iman nasıl elde edilir?

  2. 19.Ekim.2011, 16:26
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Yakin iman nasıl elde edilir?




    Tahkiki iman nedir?
    Nasıl elde edilir?

    Tahkiki iman:
    Delillere dayalı iman şeklidir.
    Araştırmaya dayalı en sağlam olan imandır.

    Tahkiki iman dediğimizde iki husus dikkatimizi çekiyor.
    Biri araştırma
    Diğeri de sağlam deliller.

    Şimdi araştırmayı yapan aklımız dimi?
    İkna olmayan çalışan da aklımız.
    Sağlam delillerle sarsılmaz bir hale gelen inancımız,
    bu raddeden sonra artık hisler üzerine etki etmeye başlar.
    Hislerle akıl bir olunca nefsin kötü hasletlere meyli azalır.

    Şimdi tahkiki imanın ne olduğunu, onu nasıl elde edeceğimizi
    Nasıl elde edilir sorusuna vereceğimiz cevapla daha iyi anlamaya çalışacağız.
    Bunları maddeler halinde sıralayalım.

    1. Madde
    Tahkiki imana ne kadar ihtiyacımız olduğunu iyice anlamak.

    İhtiyacımız olduğunu anlamamız bile bir nimet
    Bunun farkına varmak,
    Varınca ihtiyacı temin için çalışmaya başlıyoruz.
    Bir kardeşimize başka bir kardeşimiz
    ‘Yahu ne gerek var bu kadar iman bahsini anlatmaya zaten inanıyoruz’
    ‘Allah var mı var. Ne gerek var bu kadar üzerinde durmaya’ dedi.
    Ona o kardeşimiz
    İyide sizinde imanınız var Hz Ebu Bekir’in de
    Şimdi ikisi de zahirde iman, bunda derece yok mu? diye bir soru sordu.
    Cevap verememişti.
    İman var, iman var.

    2. Madde
    Ölümü çokça düşünmek.

    Son nefeste imansız gitmekten kurtuluşun çaresinin
    Tek garantisinin iman-i tahkiki olduğunu bilmek gerektir.
    Bunu üstadımız çok güzel ifade ediyor.


    “İman-ı tahkikî ilmelyakînden hakkalyakîne yakınlaştıkça
    daha selbedilmiyeceğine ehl-i keşf ve tahkik hükmetmişler.
    Demişler ki: "Sekerat vaktinde şeytan, vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip
    tereddüde düşürebilir. Bu nevi îman-ı tahkîkî ise, yalnız akılda durmuyor,
    belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letâife sirayet ediyor, kökleşiyor ki;
    şeytanın eli o yerlere yetişemiyor, öylelerin îmanı zevalden mahfuz kalıyor.”
    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)
    Ne diyor?
    İlmel yakinden hakkel yakine yaklaştıkça dimi…
    İlmel yakini bir abimiz şöle izah etmişti.
    Dağın arkasında bir dumanın çıktığını görmen ilmen yakindir.
    Yani muhtemelen bir ateşden çıkıyordur.
    O dağa çıkıp ateşi görmen ise hakkel yakindir.
    Ateşin yanına gidip sıcaklığını hissetmen ise aynel yakindir.

    Şimdi bu üçü birbirinden farklıdır dimi.
    En kavi olan ateşe en yakin olan, sonra dağ başındaki, sonra dağın arkasındaki.
    İşte insanın imanı kuvvetlendikçe hakkalyakine yakınlaşıyor.

    3. Madde
    İmanın gereği gibi yaşamak.

    Yani farzları işlemek, büyük günahlardan kaçınmak
    Risale-i nur’da Hz Pir der ki
    Bu zamanda feraizi işleyen büyük günahları terkeden biiznillah kurtulur.
    Hem ibadette hususan namazda günde 5 defa iman ettiğimiz hakikatler bize hatırlattırılıyor.
    Ve kalbimize yerleşmesine vesile oluyor.

    Üstadımız Risale-i Nur’da İşaretül İcaz’da şöyle diyor.


    “Akaidî (inanca dair) ve imanî hükümleri kavî (kuvvetli) ve sabit kılmakla
    meleke haline getiren (ruha yerleştiren) ancak ibadettir.”

    Demek ki bu hal yanlız ve yanlız ibadetle oluyor.
    Şimdi namaz ve orucun ve diğer ibadetlerin
    ne denli mühim olduğunu biraz daha anlayabildik inşallah.

    4. Madde
    Allah’ın kitabını bolca okumak ve anlamaya çalışmak

    Çünki bu ayetler imanı kuvvetlendirecek deliller ve derslerle doludur.
    Allah’ın her şeyi nasıl yarattığı, peygamberleri neden görevlendirdiği,
    Meleklerin vazifeleri ve ahiret hayatı gibi bütün iman hakikatler,
    Kuranda bolca işlendiğinden
    Bunları tekrarla okumak imanımızın kuvvetlenmesine vesile olacaktır inşallah.

    5. Madde
    Kuran’ın imana dair ayetlerini daha iyi anlamak için
    O ayetlerin tefsirlerinden istifade etmek.

    Bu asırda iman ayetlerini bizim anlayabileceğimiz
    Ve şüphelerimin izalesine medar olabilecek bir mahiyette olan
    Risale-i nur’lar harika bir manevi kuran tefsiridir.

    Böyle iman derlerini tekrar tekrar anlayarak okumak…
    İman derslerinin başka meseleler gibi bir - iki kez okumakla
    ihtiyacın tedarik edilemeyeceğini Üstadımızın şu ifadesinden anlıyoruz.


    “(Ahireti isbat eden) Onuncu Söz'ün kıymeti tamamıyla takdir edilmemiş.
    Ben kendi kendime hususî, belki elli defa mütalaa etmişim ve
    her defasında bir zevk almışım ve okumaya ihtiyaç hissetmişim.
    Böyle bir risaleyi bazıları bir defa okuyup,
    sair ilmî risaleler (kitaplar) gibi yeter der, bırakır.
    Hâlbuki bu risale ulûm-u imaniyedendir (iman ilimlerindendir).
    Her gün ekmeğe muhtaç olduğumuz gibi, o nevi' ilme her vakit ihtiyaç var.”
    (Barla Lâhikası)


    SRE



  3. 19.Ekim.2011, 16:26
    2
    Silent and lonely rains



    Tahkiki iman nedir?
    Nasıl elde edilir?

    Tahkiki iman:
    Delillere dayalı iman şeklidir.
    Araştırmaya dayalı en sağlam olan imandır.

    Tahkiki iman dediğimizde iki husus dikkatimizi çekiyor.
    Biri araştırma
    Diğeri de sağlam deliller.

    Şimdi araştırmayı yapan aklımız dimi?
    İkna olmayan çalışan da aklımız.
    Sağlam delillerle sarsılmaz bir hale gelen inancımız,
    bu raddeden sonra artık hisler üzerine etki etmeye başlar.
    Hislerle akıl bir olunca nefsin kötü hasletlere meyli azalır.

    Şimdi tahkiki imanın ne olduğunu, onu nasıl elde edeceğimizi
    Nasıl elde edilir sorusuna vereceğimiz cevapla daha iyi anlamaya çalışacağız.
    Bunları maddeler halinde sıralayalım.

    1. Madde
    Tahkiki imana ne kadar ihtiyacımız olduğunu iyice anlamak.

    İhtiyacımız olduğunu anlamamız bile bir nimet
    Bunun farkına varmak,
    Varınca ihtiyacı temin için çalışmaya başlıyoruz.
    Bir kardeşimize başka bir kardeşimiz
    ‘Yahu ne gerek var bu kadar iman bahsini anlatmaya zaten inanıyoruz’
    ‘Allah var mı var. Ne gerek var bu kadar üzerinde durmaya’ dedi.
    Ona o kardeşimiz
    İyide sizinde imanınız var Hz Ebu Bekir’in de
    Şimdi ikisi de zahirde iman, bunda derece yok mu? diye bir soru sordu.
    Cevap verememişti.
    İman var, iman var.

    2. Madde
    Ölümü çokça düşünmek.

    Son nefeste imansız gitmekten kurtuluşun çaresinin
    Tek garantisinin iman-i tahkiki olduğunu bilmek gerektir.
    Bunu üstadımız çok güzel ifade ediyor.


    “İman-ı tahkikî ilmelyakînden hakkalyakîne yakınlaştıkça
    daha selbedilmiyeceğine ehl-i keşf ve tahkik hükmetmişler.
    Demişler ki: "Sekerat vaktinde şeytan, vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip
    tereddüde düşürebilir. Bu nevi îman-ı tahkîkî ise, yalnız akılda durmuyor,
    belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letâife sirayet ediyor, kökleşiyor ki;
    şeytanın eli o yerlere yetişemiyor, öylelerin îmanı zevalden mahfuz kalıyor.”
    (Sikke-i Tasdik-i Gaybi)
    Ne diyor?
    İlmel yakinden hakkel yakine yaklaştıkça dimi…
    İlmel yakini bir abimiz şöle izah etmişti.
    Dağın arkasında bir dumanın çıktığını görmen ilmen yakindir.
    Yani muhtemelen bir ateşden çıkıyordur.
    O dağa çıkıp ateşi görmen ise hakkel yakindir.
    Ateşin yanına gidip sıcaklığını hissetmen ise aynel yakindir.

    Şimdi bu üçü birbirinden farklıdır dimi.
    En kavi olan ateşe en yakin olan, sonra dağ başındaki, sonra dağın arkasındaki.
    İşte insanın imanı kuvvetlendikçe hakkalyakine yakınlaşıyor.

    3. Madde
    İmanın gereği gibi yaşamak.

    Yani farzları işlemek, büyük günahlardan kaçınmak
    Risale-i nur’da Hz Pir der ki
    Bu zamanda feraizi işleyen büyük günahları terkeden biiznillah kurtulur.
    Hem ibadette hususan namazda günde 5 defa iman ettiğimiz hakikatler bize hatırlattırılıyor.
    Ve kalbimize yerleşmesine vesile oluyor.

    Üstadımız Risale-i Nur’da İşaretül İcaz’da şöyle diyor.


    “Akaidî (inanca dair) ve imanî hükümleri kavî (kuvvetli) ve sabit kılmakla
    meleke haline getiren (ruha yerleştiren) ancak ibadettir.”

    Demek ki bu hal yanlız ve yanlız ibadetle oluyor.
    Şimdi namaz ve orucun ve diğer ibadetlerin
    ne denli mühim olduğunu biraz daha anlayabildik inşallah.

    4. Madde
    Allah’ın kitabını bolca okumak ve anlamaya çalışmak

    Çünki bu ayetler imanı kuvvetlendirecek deliller ve derslerle doludur.
    Allah’ın her şeyi nasıl yarattığı, peygamberleri neden görevlendirdiği,
    Meleklerin vazifeleri ve ahiret hayatı gibi bütün iman hakikatler,
    Kuranda bolca işlendiğinden
    Bunları tekrarla okumak imanımızın kuvvetlenmesine vesile olacaktır inşallah.

    5. Madde
    Kuran’ın imana dair ayetlerini daha iyi anlamak için
    O ayetlerin tefsirlerinden istifade etmek.

    Bu asırda iman ayetlerini bizim anlayabileceğimiz
    Ve şüphelerimin izalesine medar olabilecek bir mahiyette olan
    Risale-i nur’lar harika bir manevi kuran tefsiridir.

    Böyle iman derlerini tekrar tekrar anlayarak okumak…
    İman derslerinin başka meseleler gibi bir - iki kez okumakla
    ihtiyacın tedarik edilemeyeceğini Üstadımızın şu ifadesinden anlıyoruz.


    “(Ahireti isbat eden) Onuncu Söz'ün kıymeti tamamıyla takdir edilmemiş.
    Ben kendi kendime hususî, belki elli defa mütalaa etmişim ve
    her defasında bir zevk almışım ve okumaya ihtiyaç hissetmişim.
    Böyle bir risaleyi bazıları bir defa okuyup,
    sair ilmî risaleler (kitaplar) gibi yeter der, bırakır.
    Hâlbuki bu risale ulûm-u imaniyedendir (iman ilimlerindendir).
    Her gün ekmeğe muhtaç olduğumuz gibi, o nevi' ilme her vakit ihtiyaç var.”
    (Barla Lâhikası)


    SRE






+ Yorum Gönder