Konusunu Oylayın.: Kendini Peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilir siniz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Kendini Peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilir siniz?
  1. 19.Ekim.2011, 13:14
    1
    Misafir

    Kendini Peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilir siniz?






    Kendini Peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilir siniz? Mumsema Kendini peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilirsiniz hakkında bana bilgiler verir misiniz ?


  2. 19.Ekim.2011, 13:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Kasım.2011, 21:21
    2
    Mehmet5
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Eylül.2011
    Üye No: 90286
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Kendini Peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilirsiniz?




    İskender Evrenesoğlu kendini peygamber zanneden, Arapça bilmeyen, Arapça bilmediği halde Kur'an tefsiri yazmaya çalışmış bir şahıstır. 1996 yılında Cevizkabuğun'daki rezilliğini YouTube'dan izleyebilirsiniz. Yaşar Nuri Kur'an'ı açtı, al şurdan bir Fatiha oku dedi, okuyamadı. Yıllar geçtikçe müridleri arttı ve bir tecavüz skandalının telefon konuşması internete ve televizyon haberlerine düşmesi ile Amerika'ya taşındı (kaçtı). Şu an hala İslam'a tehdit arz ettirmeye devam etmektedir.

    Kardeş benim tanıdığım (Mihr'ci sahtekar İskender Evrenesoğlu) yukarıda yazdığım gibidir. Ama adamın websitesi var. Orada ise kendi hayat hikayesini şu şekilde yazmış :


    İMAM İSKENDER ALİ MİHR (EFENDİ Hz.) KİMDİR

    İskender Erol Evrenosoğlu

    İskender Evrenosoğlu, Bozoklu Han dan başlayan soy kütüğüne sahiptir. Evrenosoğulları, ilk Osmanlı akıncı beyi Evrenos Bey’in soyundan gelir. Aynı zamanda Hz. Hasan’ın soyundan gelmektedir ve şeriftir. Eşref Rumi Hazretlerinin manevi bir işaretiyle 29 Kasım 1933 tarihinde İznik’te dünyaya gelmiştir.

    İlk, orta ve Lise tahsilini Bursa’da tamamlamıştır. Üniversiteyi ise İstanbul Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulunda okumuş ve Banka ve Muhasebe bölümünden mezun olmuştur. Kamu İktisadi Teşekkülleri, Türkiye Vakıflar Bankası ve Devlet Planlama Teşkilatında müfettişlik, müdürlük ve uzmanlık görevlerinde bulunmuştur.

    MİHR Vakfı ve International MİHR Foundation ın Kurucusu ve Başkanıdır. Kainata, dünya ve ahiret mutluluğunu öğretecek tek üniversite olan Universite of ALLAH’ ın Kurucusu ve Rektörüdür. Aylık MİHR dergisinin Sahibi ve Başyazarıdır. NUR TV’nin ve NUR Radyo’nun da Kurucusu ve Sahibidir.

    Dünyaya müteallik konularda İskender Erol Evrenosoğlu ismini, manevi konularda ise Allahu Teala nın Kendisine verdiği İmam İskender Ali MİHR ismini kullanmaktadır.

    Vakıflar Bankasında müfettişlik görevi yaparken ilk mürşidi Azerbaycan’lı Dayı Bey kendisine ulaşmış ve böylece Efendi Hazretleri (İskender Erol Evrenosoğlu) tasavvufa ilk adımını atmıştır. Daha sonra Dayı Bey’in vefatı üzerine hacet namazı kılarak yeni mürşidi Muhammed Raşit Hazretlerine tabi olmuştur. 1976 yılında irşad görevine başlamış ve 1986 yılında İndi İlahide yapılan bir tören sonrasında Allahu Teala tarafından kendisine Mehdilik verilmiştir.

    Efendi Hazretleri (İskender Erol Evronosoğlu), Peygamber Efendimizin müjdelediği, yeryüzünü adaletle dolduracak ve Benim evladımdan dediği, çıkışı kıyamet alametlerinden biri olan ve islam aleminin beklediği insanları hidayete ulaştıracak olan Mehdi AS dır.

    MİHR NEDİR?

    Bismillâhirrahmânirrahîm

    M. İ. H. R. Mehdi, İmam, Halife ve Resûl kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Mehdi’nin “M”si, İmam’ın “İ”si, Halife’nin “H”si, Resûl’ün “R”si biraraya geldiği zaman M. İ. H. R. kelimesi oluşur. Farsça’da “GÜNEŞ” demektir.

    Allahû Tealâ’nın EFENDİMİZ’E verdiği bir İSİMDİR: M. İ. H. R.

    O zaman, Efendimiz’in yüklendiği bu ağır görev ve sorumlulukların neler olduğunu yakından görelim:

    Tabii ki Mehdi, dînî konuda vazifeli olan Allah’ın Resûl’üdür. 14 asır evvel Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz, ahir zamanda Mehdi (A.S)’ın geleceğini bize müjdelemiştir. Ve “Ümmetimin en hayırlısı Mehdi (A.S)’dır.” buyurmuştur. Bir başka hadîs-i şerifinde: “En hayırlınız, “Kur’ân-ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir.” diyor. Buradan hareketle Mehdi (A.S)’ın neden en hayırlı olduğu neticesine de ulaşıyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz ahir zamanda, Hidayet Çağı’nda herkesin Kur’ân-ı Kerim’i unuttuğu bu zaman diliminde Efendi Hazretleri, Mehdi (A.S), Allah’tan öğrendiği Kur’ân-ı Kerim’le bize dînimizi öğretmektedir. Efendi Hazretlerine Mehdi ismini Allahu Teala vermiştir. Mehdi, dînî bir kavramdır.

    Dîn konusunda, vazedilen her hukum mutlaka Kur’ân-ı Kerim âyetlerine dayanmalıdır. Çünkü dînin sahibi Allah olduğuna göre, hükmün sahibinin de Allah olması lazımdır. Dîndeki bütün hükümleri vazeden de Allah’tır. O zaman Mehdi kavramı ne mânâya gelmektedir, beraberce Kur’an ayetlerine uygun tariflere bakalım:

    Mehdi; hidayete ermiş kişi demektir. Aynı zamanda Allah katından hidayetle gönderilen hidayetçi, hidayete erdiren, hidayete vesile olan mânâsını da ihtiva eder.


  4. 16.Kasım.2011, 21:21
    2
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪



    İskender Evrenesoğlu kendini peygamber zanneden, Arapça bilmeyen, Arapça bilmediği halde Kur'an tefsiri yazmaya çalışmış bir şahıstır. 1996 yılında Cevizkabuğun'daki rezilliğini YouTube'dan izleyebilirsiniz. Yaşar Nuri Kur'an'ı açtı, al şurdan bir Fatiha oku dedi, okuyamadı. Yıllar geçtikçe müridleri arttı ve bir tecavüz skandalının telefon konuşması internete ve televizyon haberlerine düşmesi ile Amerika'ya taşındı (kaçtı). Şu an hala İslam'a tehdit arz ettirmeye devam etmektedir.

    Kardeş benim tanıdığım (Mihr'ci sahtekar İskender Evrenesoğlu) yukarıda yazdığım gibidir. Ama adamın websitesi var. Orada ise kendi hayat hikayesini şu şekilde yazmış :


    İMAM İSKENDER ALİ MİHR (EFENDİ Hz.) KİMDİR

    İskender Erol Evrenosoğlu

    İskender Evrenosoğlu, Bozoklu Han dan başlayan soy kütüğüne sahiptir. Evrenosoğulları, ilk Osmanlı akıncı beyi Evrenos Bey’in soyundan gelir. Aynı zamanda Hz. Hasan’ın soyundan gelmektedir ve şeriftir. Eşref Rumi Hazretlerinin manevi bir işaretiyle 29 Kasım 1933 tarihinde İznik’te dünyaya gelmiştir.

    İlk, orta ve Lise tahsilini Bursa’da tamamlamıştır. Üniversiteyi ise İstanbul Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulunda okumuş ve Banka ve Muhasebe bölümünden mezun olmuştur. Kamu İktisadi Teşekkülleri, Türkiye Vakıflar Bankası ve Devlet Planlama Teşkilatında müfettişlik, müdürlük ve uzmanlık görevlerinde bulunmuştur.

    MİHR Vakfı ve International MİHR Foundation ın Kurucusu ve Başkanıdır. Kainata, dünya ve ahiret mutluluğunu öğretecek tek üniversite olan Universite of ALLAH’ ın Kurucusu ve Rektörüdür. Aylık MİHR dergisinin Sahibi ve Başyazarıdır. NUR TV’nin ve NUR Radyo’nun da Kurucusu ve Sahibidir.

    Dünyaya müteallik konularda İskender Erol Evrenosoğlu ismini, manevi konularda ise Allahu Teala nın Kendisine verdiği İmam İskender Ali MİHR ismini kullanmaktadır.

    Vakıflar Bankasında müfettişlik görevi yaparken ilk mürşidi Azerbaycan’lı Dayı Bey kendisine ulaşmış ve böylece Efendi Hazretleri (İskender Erol Evrenosoğlu) tasavvufa ilk adımını atmıştır. Daha sonra Dayı Bey’in vefatı üzerine hacet namazı kılarak yeni mürşidi Muhammed Raşit Hazretlerine tabi olmuştur. 1976 yılında irşad görevine başlamış ve 1986 yılında İndi İlahide yapılan bir tören sonrasında Allahu Teala tarafından kendisine Mehdilik verilmiştir.

    Efendi Hazretleri (İskender Erol Evronosoğlu), Peygamber Efendimizin müjdelediği, yeryüzünü adaletle dolduracak ve Benim evladımdan dediği, çıkışı kıyamet alametlerinden biri olan ve islam aleminin beklediği insanları hidayete ulaştıracak olan Mehdi AS dır.

    MİHR NEDİR?

    Bismillâhirrahmânirrahîm

    M. İ. H. R. Mehdi, İmam, Halife ve Resûl kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Mehdi’nin “M”si, İmam’ın “İ”si, Halife’nin “H”si, Resûl’ün “R”si biraraya geldiği zaman M. İ. H. R. kelimesi oluşur. Farsça’da “GÜNEŞ” demektir.

    Allahû Tealâ’nın EFENDİMİZ’E verdiği bir İSİMDİR: M. İ. H. R.

    O zaman, Efendimiz’in yüklendiği bu ağır görev ve sorumlulukların neler olduğunu yakından görelim:

    Tabii ki Mehdi, dînî konuda vazifeli olan Allah’ın Resûl’üdür. 14 asır evvel Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz, ahir zamanda Mehdi (A.S)’ın geleceğini bize müjdelemiştir. Ve “Ümmetimin en hayırlısı Mehdi (A.S)’dır.” buyurmuştur. Bir başka hadîs-i şerifinde: “En hayırlınız, “Kur’ân-ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir.” diyor. Buradan hareketle Mehdi (A.S)’ın neden en hayırlı olduğu neticesine de ulaşıyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz ahir zamanda, Hidayet Çağı’nda herkesin Kur’ân-ı Kerim’i unuttuğu bu zaman diliminde Efendi Hazretleri, Mehdi (A.S), Allah’tan öğrendiği Kur’ân-ı Kerim’le bize dînimizi öğretmektedir. Efendi Hazretlerine Mehdi ismini Allahu Teala vermiştir. Mehdi, dînî bir kavramdır.

    Dîn konusunda, vazedilen her hukum mutlaka Kur’ân-ı Kerim âyetlerine dayanmalıdır. Çünkü dînin sahibi Allah olduğuna göre, hükmün sahibinin de Allah olması lazımdır. Dîndeki bütün hükümleri vazeden de Allah’tır. O zaman Mehdi kavramı ne mânâya gelmektedir, beraberce Kur’an ayetlerine uygun tariflere bakalım:

    Mehdi; hidayete ermiş kişi demektir. Aynı zamanda Allah katından hidayetle gönderilen hidayetçi, hidayete erdiren, hidayete vesile olan mânâsını da ihtiva eder.


  5. 16.Kasım.2011, 21:23
    3
    Mehmet5
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Eylül.2011
    Üye No: 90286
    Mesaj Sayısı: 214
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Kendini Peygamber zanneden iskender evrenesoğlu zat'ı nasıl bilirsiniz?

    Alıntı
    Adı geçen zat, doğru dürüst Kur'an okumasını bilmeyen, kendisine vahiy geldiğini iddia eden cerbezeli biri Mü'min ferasetli olur Ahir zamanın büyük mehdisinin böyle bir zavallı olamıyacağını basiretiyle görür Mehdi olmak ayrıdır, kendini mehdi zannetmek ayrıdır
    Adı geçen zat, Prof Dr Yaşar Nuri Öztürk ile televizyonda bir programa çıktı Yaşar Nuri Öztürk, tabir yerinde ise fikir itibariyle ezdi geçti Öyle ki; muhatabı program bitmeden stüdyoyu terketti Program esnasında merhum Ayhan Songar ile de telefon bağlantısı kurulmuştu Ayhan Songar
    "Şu anda klinik bir vak'a ile karşı karşıyayız Bu zatın tedavi görmesi gerekir Lütfedip gelirlerse ben kendilerine yardımcı olurum" dedi
    Bu zatın müridlerinden biri Erzincan'da televizyon programına katılmıştı İzlediğim kadarıyla konuşması baştan sona hezeyanlarla dolu idi Ayetleri mealen okuyor, ama, çok farklı mecralara çekiyordu
    Bu zatın "Risalet Nurları" adıyla bir kitabı var Arşta kendisine yazdırıldığını söylüyor İslamî ilimleri bilen birisi, azıcık bir dikkatle kitabı okusa, kitabın yazarının saçmaladığını kolaylıkla farkedecektir
    Hindistan'da geçen yüzyılda çıkan Ahmed Kadiyani olayı meseleyi anlamamızda yardımcı olabilir Mezkur şahıs aslında mübarek, muhterem biri iken habis ruhların tesirine kapılarak önce mehdiyyetini ilan etmiş, ardından "İsa benim!" demiş ve peşinde Hinduların beklediği Krişna'nın kendisi olduğunu söylemiştir Ve adı geçen şahsın ekolü günümüzde de devam etmektedir
    Bahsinde bulunduğumuz zat, art niyetli biri olmayabilir Fakat "Çok iyiler var ki iyilik zannıyla kötülük yapıyorlar" Bu da o türden olabilir diye düşünüyorum İstikamet üzere olmak çok da kolay bir şey değildir Hem O Zata hem müridlerine hem de hepimize Allah'tan istikamet diliyorum
    [B]Buda başka bir kaynaktan.

    -------------------------------------

    inkte verilen yazı

    Adı geçen zat, doğru dürüst Kur'an okumasını bilmeyen, kendisine vahiy geldiğini iddia eden cerbezeli biri Mü'min ferasetli olur Ahir zamanın büyük mehdisinin böyle bir zavallı olamıyacağını basiretiyle görür Mehdi olmak ayrıdır, kendini mehdi zannetmek ayrıdır

    Adı geçen zat, Prof Dr Yaşar Nuri Öztürk ile televizyonda bir programa çıktı Yaşar Nuri Öztürk, tabir yerinde ise fikir itibariyle ezdi geçti Öyle ki; muhatabı program bitmeden stüdyoyu terketti Program esnasında merhum Ayhan Songar ile de telefon bağlantısı kurulmuştuAyhan Songar

    "Şu anda klinik bir vak'a ile karşı karşıyayız Bu zatın tedavi görmesi gerekir Lütfedip gelirlerse ben kendilerine yardımcı olurum" dedi

    Bu zatın müridlerinden biri Erzincan'da televizyon programına katılmıştı İzlediğim kadarıyla konuşması baştan sona hezeyanlarla dolu idiAyetleri mealen okuyor, ama, çok farklı mecralara çekiyordu

    Bu zatın "Risalet Nurları" adıyla bir kitabı var Arşta kendisine yazdırıldığını söylüyor İslamî ilimleri bilen birisi, azıcık bir dikkatle kitabı okusa, kitabın yazarının saçmaladığını kolaylıkla farkedecektir

    Hindistan'da geçen yüzyılda çıkan Ahmed Kadiyani olayı meseleyi anlamamızda yardımcı olabilir Mezkur şahıs aslında mübarek, muhterem biri iken habis ruhların tesirine kapılarak önce mehdiyyetini ilan etmiş, ardından "İsa benim!" demiş ve peşinde Hinduların beklediği Krişna'nın kendisi olduğunu söylemiştir Ve adı geçen şahsın ekolü günümüzde de devam etmektedir

    Bahsinde bulunduğumuz zat, art niyetli biri olmayabilir Fakat "Çok iyiler var ki iyilik zannıyla kötülük yapıyorlar" Bu da o türden olabilir diye düşünüyorum İstikamet üzere olmak çok da kolay bir şey değildir Hem O Zata hem müridlerine hem de hepimize Allah'tan istikamet diliyorum

    Şadi Eren (DoçDr)


  6. 16.Kasım.2011, 21:23
    3
    ☪ ☪ ☪ (müslüman) ☪ ☪ ☪
    Alıntı
    Adı geçen zat, doğru dürüst Kur'an okumasını bilmeyen, kendisine vahiy geldiğini iddia eden cerbezeli biri Mü'min ferasetli olur Ahir zamanın büyük mehdisinin böyle bir zavallı olamıyacağını basiretiyle görür Mehdi olmak ayrıdır, kendini mehdi zannetmek ayrıdır
    Adı geçen zat, Prof Dr Yaşar Nuri Öztürk ile televizyonda bir programa çıktı Yaşar Nuri Öztürk, tabir yerinde ise fikir itibariyle ezdi geçti Öyle ki; muhatabı program bitmeden stüdyoyu terketti Program esnasında merhum Ayhan Songar ile de telefon bağlantısı kurulmuştu Ayhan Songar
    "Şu anda klinik bir vak'a ile karşı karşıyayız Bu zatın tedavi görmesi gerekir Lütfedip gelirlerse ben kendilerine yardımcı olurum" dedi
    Bu zatın müridlerinden biri Erzincan'da televizyon programına katılmıştı İzlediğim kadarıyla konuşması baştan sona hezeyanlarla dolu idi Ayetleri mealen okuyor, ama, çok farklı mecralara çekiyordu
    Bu zatın "Risalet Nurları" adıyla bir kitabı var Arşta kendisine yazdırıldığını söylüyor İslamî ilimleri bilen birisi, azıcık bir dikkatle kitabı okusa, kitabın yazarının saçmaladığını kolaylıkla farkedecektir
    Hindistan'da geçen yüzyılda çıkan Ahmed Kadiyani olayı meseleyi anlamamızda yardımcı olabilir Mezkur şahıs aslında mübarek, muhterem biri iken habis ruhların tesirine kapılarak önce mehdiyyetini ilan etmiş, ardından "İsa benim!" demiş ve peşinde Hinduların beklediği Krişna'nın kendisi olduğunu söylemiştir Ve adı geçen şahsın ekolü günümüzde de devam etmektedir
    Bahsinde bulunduğumuz zat, art niyetli biri olmayabilir Fakat "Çok iyiler var ki iyilik zannıyla kötülük yapıyorlar" Bu da o türden olabilir diye düşünüyorum İstikamet üzere olmak çok da kolay bir şey değildir Hem O Zata hem müridlerine hem de hepimize Allah'tan istikamet diliyorum
    [B]Buda başka bir kaynaktan.

    -------------------------------------

    inkte verilen yazı

    Adı geçen zat, doğru dürüst Kur'an okumasını bilmeyen, kendisine vahiy geldiğini iddia eden cerbezeli biri Mü'min ferasetli olur Ahir zamanın büyük mehdisinin böyle bir zavallı olamıyacağını basiretiyle görür Mehdi olmak ayrıdır, kendini mehdi zannetmek ayrıdır

    Adı geçen zat, Prof Dr Yaşar Nuri Öztürk ile televizyonda bir programa çıktı Yaşar Nuri Öztürk, tabir yerinde ise fikir itibariyle ezdi geçti Öyle ki; muhatabı program bitmeden stüdyoyu terketti Program esnasında merhum Ayhan Songar ile de telefon bağlantısı kurulmuştuAyhan Songar

    "Şu anda klinik bir vak'a ile karşı karşıyayız Bu zatın tedavi görmesi gerekir Lütfedip gelirlerse ben kendilerine yardımcı olurum" dedi

    Bu zatın müridlerinden biri Erzincan'da televizyon programına katılmıştı İzlediğim kadarıyla konuşması baştan sona hezeyanlarla dolu idiAyetleri mealen okuyor, ama, çok farklı mecralara çekiyordu

    Bu zatın "Risalet Nurları" adıyla bir kitabı var Arşta kendisine yazdırıldığını söylüyor İslamî ilimleri bilen birisi, azıcık bir dikkatle kitabı okusa, kitabın yazarının saçmaladığını kolaylıkla farkedecektir

    Hindistan'da geçen yüzyılda çıkan Ahmed Kadiyani olayı meseleyi anlamamızda yardımcı olabilir Mezkur şahıs aslında mübarek, muhterem biri iken habis ruhların tesirine kapılarak önce mehdiyyetini ilan etmiş, ardından "İsa benim!" demiş ve peşinde Hinduların beklediği Krişna'nın kendisi olduğunu söylemiştir Ve adı geçen şahsın ekolü günümüzde de devam etmektedir

    Bahsinde bulunduğumuz zat, art niyetli biri olmayabilir Fakat "Çok iyiler var ki iyilik zannıyla kötülük yapıyorlar" Bu da o türden olabilir diye düşünüyorum İstikamet üzere olmak çok da kolay bir şey değildir Hem O Zata hem müridlerine hem de hepimize Allah'tan istikamet diliyorum

    Şadi Eren (DoçDr)





+ Yorum Gönder