Konusunu Oylayın.: Yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar arasında olduğunu biliyormusu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar arasında olduğunu biliyormusu
  1. 19.Ekim.2011, 12:26
    1
    Misafir

    Yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar arasında olduğunu biliyormusu






    Yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar arasında olduğunu biliyormusu Mumsema yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar arasında olduğunu biliyormusuz?


  2. 19.Ekim.2011, 12:26
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar arasında olduğunu biliyormusuz?


    Benzer Konular

    - Fırat nehri neden çok önemli

    - Rüyada Fırat Nehri görmek (İmam Nablusi)

    - Fırat nehri ile ilgili hadisler

    - Kutsal topraklar ile ilgili ayet

    - Umre Fotoğrafları kutsal topraklar

  3. 27.Kasım.2013, 22:45
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Yahudilerin kutsal kitabı tevratta türkiyeden fırat nehri civarının vaat edilmiş topraklar ar





    Vadedilmiş Topraklar hakkında kısacac bilgi

    Vâdedilmiş toprakların (arz-ı mev'ûdun) ne zaman, nerede, kimlere, ne şartla vadedilmiş olduğunu öğrenmenin yolu bu va'di yapanın kitabına (verilen sözün vesikasına) bakmaktır. Yeryüzünde Allah'a ait olduğu bilinen ve hiçbir harfine, kelimesine dokunulmadan bize kadar gelen tek kitap Kur'an-ı Kerim'dir. Kitab-ı Mukaddes denilen mecmuanın ihtiva ettiği Tevrat ve İncil'in -aslı Allah Teala tarafından vahyedilmiş olmakla beraber- O'ndan geldiği gibi muhafaza edilmediğini, değiştiğini, kısmen kaybolduğunu, kısmen peygamberlere ve başkalarına ait sözlerin araya girdiğini yahudiler ve hıristiyanlar da kabul etmektedirler. Bu sebepledir ki Allah Resulü (s.a.): "Ehl-i Kitab size bir bilgi getirdiğinde buna ne doğrudur deyin, ne de yalanlayın; Allah'ın gönderdiğine inanırız, O'nun göndermediğine inanmayız deyin" buyurmuştur. "Buna göre ehl-i kitabın elinde bulunan kitaplarda yazılı bilgileri ve haberleri Kur'an-ı Kerim ve sahih sünnet ile karşılaştırmak, bunlara uyanları almak, kabul etmek, doğru saymak, uymayanları ise -aykırı olmamak kaydıyle- doğru ve yanlışa eşit ihtimalli saymak gerekecektir.
    Son günlerde gündeme gelen "vadedilmiş toprak" meselesine yukarıda açıklanan usul içinde bakalım. Konuya hem Kur'an-ı Kerim'de, hem de Eski Ahd'in (Tevrat'ın) Sayılar ve Tesniye kitaplarında temas edilmiştir:
    Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size lütfettiği nimetini hatırlayın; O içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi/Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı mukaddes toprağa girin ve arkanıza dönmeyin, yoksa kaybederek dönmüş olursunuz. (Maide: 5/20-21).



  4. 27.Kasım.2013, 22:45
    2
    Moderatör




    Vadedilmiş Topraklar hakkında kısacac bilgi

    Vâdedilmiş toprakların (arz-ı mev'ûdun) ne zaman, nerede, kimlere, ne şartla vadedilmiş olduğunu öğrenmenin yolu bu va'di yapanın kitabına (verilen sözün vesikasına) bakmaktır. Yeryüzünde Allah'a ait olduğu bilinen ve hiçbir harfine, kelimesine dokunulmadan bize kadar gelen tek kitap Kur'an-ı Kerim'dir. Kitab-ı Mukaddes denilen mecmuanın ihtiva ettiği Tevrat ve İncil'in -aslı Allah Teala tarafından vahyedilmiş olmakla beraber- O'ndan geldiği gibi muhafaza edilmediğini, değiştiğini, kısmen kaybolduğunu, kısmen peygamberlere ve başkalarına ait sözlerin araya girdiğini yahudiler ve hıristiyanlar da kabul etmektedirler. Bu sebepledir ki Allah Resulü (s.a.): "Ehl-i Kitab size bir bilgi getirdiğinde buna ne doğrudur deyin, ne de yalanlayın; Allah'ın gönderdiğine inanırız, O'nun göndermediğine inanmayız deyin" buyurmuştur. "Buna göre ehl-i kitabın elinde bulunan kitaplarda yazılı bilgileri ve haberleri Kur'an-ı Kerim ve sahih sünnet ile karşılaştırmak, bunlara uyanları almak, kabul etmek, doğru saymak, uymayanları ise -aykırı olmamak kaydıyle- doğru ve yanlışa eşit ihtimalli saymak gerekecektir.
    Son günlerde gündeme gelen "vadedilmiş toprak" meselesine yukarıda açıklanan usul içinde bakalım. Konuya hem Kur'an-ı Kerim'de, hem de Eski Ahd'in (Tevrat'ın) Sayılar ve Tesniye kitaplarında temas edilmiştir:
    Bir zamanlar Musa kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın size lütfettiği nimetini hatırlayın; O içinizden peygamberler çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Alemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi/Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı mukaddes toprağa girin ve arkanıza dönmeyin, yoksa kaybederek dönmüş olursunuz. (Maide: 5/20-21).






+ Yorum Gönder