Konusunu Oylayın.: Kahve falı baktırmanın ve buna inanmanın dinimizde hükmü nedir_

5 üzerinden 4.25 | Toplam : 4 kişi
Kahve falı baktırmanın ve buna inanmanın dinimizde hükmü nedir_
  1. 17.Ekim.2011, 23:22
    1
    Misafir

    Kahve falı baktırmanın ve buna inanmanın dinimizde hükmü nedir_






    Kahve falı baktırmanın ve buna inanmanın dinimizde hükmü nedir_ Mumsema kahve falı baktırmak havas ilmi ile geleceği ögrenmek islamda yeri


  2. 17.Ekim.2011, 23:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    kahve falı baktırmak havas ilmi ile geleceği ögrenmek islamda yeri


    Benzer Konular

    - Kahve falı baktırmak günah mı

    - Kahve falı günah mı?

    - Kahve falı

    - İslamda kahve falı bakmak harammı?

    - Kahve Falı bakılması caiz midir?

  3. 17.Ekim.2011, 23:39
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kahve falı baktırmanın ve buna inanmanın dinimizde hükmü nedir_




    Bugün kenarda, köşede, neredeyse her mahallede çeşitli adlar altında kendilerine birtakım “masum” ve “modern” unvanlar takarak “meslek”lerini icra eden had ve hesaba gelmeyen falcılar kol geziyor

    “Falcılık kadar insan merakını, insan duygusunu istismar eden bir başka yol yoktur” desek, mübalağa etmiş olmayız

    Bu konuyu Peygamberimiz (asm) bir tek cümleyle ifade etmiş: “Kâhinler bir şey değildirler” (Müslim, Selam 123) Yani geleceği okuduklarını iddia edenlerin sözleri boş, bir değeri ve bir anlamı yoktur

    İnanç noktasından bakıldığında fala baktırmak ve fala inanmak o kadar batıl ve tehlikelidir ki, Allah korusun insanı imandan bile çıkarabiliyor

    Bu konudaki birçok hadiste Peygamberimiz (asm), fal ve benzeri işlemlerin sonucuna inananların “Muhammed’e indirileni inkâr etmiş sayılacağını, bunların cennete giremeyeceklerini, inanmayıp da bu işi yapanların namazlarının kırk gün kabul olmayacağını” haber verir

    Bu hadisler kesin bir tehlikeyi bildirdikleri halde dininde diyanetinde, abdestinde namazında olan kişilerin fala ve falcılara itibar edip onların kapılarını aşındırmaları ne kadar acı ve üzücüdür

    Falcılar gayb ve gelecek hakkında, insanın karakteri ve beklentileri üzerinde ahkâm kesmeye çalışırlar Oysa geleceğin sahibi Allah’tır Geleceği sadece ve sadece Allah bilir Kur’an bu konuda der ki:

    “Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır Başkası onu bilemez”
    (En’am, 6:59)

    “De ki: Allah’tan başka ne göklerde, ne de yerde hiç kimse gaybı bilemez”
    (Neml, 27:65)

    “De ki: Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır veya ‘Ben gaybı bilirim’ demiyorum Ben ancak bana vahyolunana uyarım”
    (En’am, 6:50)

    Cebrail Aleyhisselamın, “Kıyamet ne zaman kopacaktır?” sorusuna Peygamberimiz:
    “Bu konuda sorulan, sorandan daha bilgili değildir” diyerek en büyük gelecek olan kıyamet hakkında bu kadar net bir cevap vermiştir (Buharî, İman 37)

    Gayb ve gelecek bilgisi Allah’ın elinde olduğuna göre, Allah’ın elçisi dahi Allah bildirmezse bilemeyeceğine, hiçbir İslam âlimi da gayb ve gelecek hakkında konuşmayacağına göre, falcıyı nereye koyarsınız? Yapıp durduklarına bir hak payı, bir inandırıcılık verebilir misiniz?

    “Ama falcının dediği bazen çıkıyor” diyenler de yok değildir
    Aynı sözü bir ara bir sahabe de söylemiş, fakat Peygamberimiz ona güzel bir cevap vererek yol göstermiştir
    “Bu söz cinlerindir Cin bilgiyi kapar da dostunun kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar Bu şekilde ona yüz yalandan daha fazlasını karıştırır” (Müslim, Selam 123)

    Bütün falcıların doğrudan cinlerle ilişkisi var mı, yok mu, ayrı bir konu, ama falcılık dine, imana aykırı bir uygulama olduğuna ve Peygamberimizin kesin kes reddettiğine göre, olayın şeytanî yönünün olduğu şüphesizdir

    Şeytan da bir cin olduğuna göre, geleceği okuduğu iddiasında bulunan, gaybdan haber vermeye kalkan falcılar şeytanın elinde bir oyuncak haline düşmüşlerdir
    Hadisi şerif genel bir ölçüyü veriyor Gerek kâhin, gerekse falcı veya medyum, tarotlar, hatta burçları okuyanlar, kendilerine hangi adı takmış olursa olsunlar, dinin izin vermediği bir konuda konuşuyor, hüküm veriyorlarsa, aynı kategoriye girerler Söyledikleri bazen tutsa bile, bu yüz tane yalanın arasından çıkan bir doğrudur Buna doğru demek bile su götürür Yapanı da, yaptıranı da, inananı da tehlikeye sürükler

    Birer batıl inanç ve hurafe olan falcılığı İslam dini yasaklamasına rağmen, gerek Doğu’da, gerekse Batı’da, dünyanın her yerinde, tarih boyu insanlar kendilerini bu kötü alışkanlıktan kurtaramamışlardır

    İslam öncesi Cahiliye döneminde bazı fal çeşitleri vardı Kum üzerine bazı çizgiler çizilerek bakılan bir fal türü vardı ki, buna hattü’rreml denirdi Bunun yanında kelime ve isimlerle fal tutma, zarlarla fal açma, astrolojik fallar, koyunun kemiğine, kurbanın ciğerlerine bakarak fal açma, su falı, çay falı, kahve falı, bakla falı, kurşun dökme, tuz falı, balmumu falı, el yazısı falı gibi fal çeşitleri uygulanmıştır

    Bilim adamları da falcılığın birer huzursuzluk kaynağı olduğunu ifade ederler Özellikle aile geçimsizliklerinin ve yakın akrabalar arasında düşmanlık tohumlarının ekilmesine sebep oldukların söylüyorlar

    Mesela, Psikiyatri uzmanı Prof Dr İlhan Yargıç diyor ki:
    “Falcılar, genellikle benzer söylemleri kullanır Kadının kocasıyla sorunu vardır, problem aslında konuşulsa çözülebilecektir Fakat falcı, birisinin kendisine büyü yaptığını söyler Bu durumda kadın, tüm aile fertlerine karşı düşmanca tavır besler Gerçekte böyle bir şey olmamasına rağmen, kehanet kendini kanıtlar ve aile ilişkileri kopar”
    Bir medyumcunun itirafı da dikkat çekici, diyor ki:
    “Medyumluk popüler olunca bunu hobi olarak yapanlar işi ticarete döktü İyi kötü fark etmiyor Toplumun ruh sağlığı gerçek anlamda tehlike altında; çünkü medet bulmak için gidilen kişilerin birçoğunun kendisi problemli Bu işi yapanların çoğunun ruh sağlığı bozuk” (Aksiyon Dergisi, Sayı: 533)
    Asıl kaynağı batıl din ve inançlar olan falın dinle, imanla, Kur’an ve İslam’la uzaktan yakından bir ilgisi ve alakası yoktur

    İnanan bir insan böyle batıl şeylerle aklını, kalbini ve imanını tehlikeye atmamalı, her şeyin Allah’ın elinde olduğuna inanmalı, Rabbine itimat edip güvenmeli, dua ederek O’na yalvarmalı, kadere olan inancını sağlam tutmalıdır
    SİE



  4. 17.Ekim.2011, 23:39
    2
    Silent and lonely rains



    Bugün kenarda, köşede, neredeyse her mahallede çeşitli adlar altında kendilerine birtakım “masum” ve “modern” unvanlar takarak “meslek”lerini icra eden had ve hesaba gelmeyen falcılar kol geziyor

    “Falcılık kadar insan merakını, insan duygusunu istismar eden bir başka yol yoktur” desek, mübalağa etmiş olmayız

    Bu konuyu Peygamberimiz (asm) bir tek cümleyle ifade etmiş: “Kâhinler bir şey değildirler” (Müslim, Selam 123) Yani geleceği okuduklarını iddia edenlerin sözleri boş, bir değeri ve bir anlamı yoktur

    İnanç noktasından bakıldığında fala baktırmak ve fala inanmak o kadar batıl ve tehlikelidir ki, Allah korusun insanı imandan bile çıkarabiliyor

    Bu konudaki birçok hadiste Peygamberimiz (asm), fal ve benzeri işlemlerin sonucuna inananların “Muhammed’e indirileni inkâr etmiş sayılacağını, bunların cennete giremeyeceklerini, inanmayıp da bu işi yapanların namazlarının kırk gün kabul olmayacağını” haber verir

    Bu hadisler kesin bir tehlikeyi bildirdikleri halde dininde diyanetinde, abdestinde namazında olan kişilerin fala ve falcılara itibar edip onların kapılarını aşındırmaları ne kadar acı ve üzücüdür

    Falcılar gayb ve gelecek hakkında, insanın karakteri ve beklentileri üzerinde ahkâm kesmeye çalışırlar Oysa geleceğin sahibi Allah’tır Geleceği sadece ve sadece Allah bilir Kur’an bu konuda der ki:

    “Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır Başkası onu bilemez”
    (En’am, 6:59)

    “De ki: Allah’tan başka ne göklerde, ne de yerde hiç kimse gaybı bilemez”
    (Neml, 27:65)

    “De ki: Ben size, Allah’ın hazineleri benim yanımdadır veya ‘Ben gaybı bilirim’ demiyorum Ben ancak bana vahyolunana uyarım”
    (En’am, 6:50)

    Cebrail Aleyhisselamın, “Kıyamet ne zaman kopacaktır?” sorusuna Peygamberimiz:
    “Bu konuda sorulan, sorandan daha bilgili değildir” diyerek en büyük gelecek olan kıyamet hakkında bu kadar net bir cevap vermiştir (Buharî, İman 37)

    Gayb ve gelecek bilgisi Allah’ın elinde olduğuna göre, Allah’ın elçisi dahi Allah bildirmezse bilemeyeceğine, hiçbir İslam âlimi da gayb ve gelecek hakkında konuşmayacağına göre, falcıyı nereye koyarsınız? Yapıp durduklarına bir hak payı, bir inandırıcılık verebilir misiniz?

    “Ama falcının dediği bazen çıkıyor” diyenler de yok değildir
    Aynı sözü bir ara bir sahabe de söylemiş, fakat Peygamberimiz ona güzel bir cevap vererek yol göstermiştir
    “Bu söz cinlerindir Cin bilgiyi kapar da dostunun kulağına tavuğun gıdaklaması gibi gıdaklar Bu şekilde ona yüz yalandan daha fazlasını karıştırır” (Müslim, Selam 123)

    Bütün falcıların doğrudan cinlerle ilişkisi var mı, yok mu, ayrı bir konu, ama falcılık dine, imana aykırı bir uygulama olduğuna ve Peygamberimizin kesin kes reddettiğine göre, olayın şeytanî yönünün olduğu şüphesizdir

    Şeytan da bir cin olduğuna göre, geleceği okuduğu iddiasında bulunan, gaybdan haber vermeye kalkan falcılar şeytanın elinde bir oyuncak haline düşmüşlerdir
    Hadisi şerif genel bir ölçüyü veriyor Gerek kâhin, gerekse falcı veya medyum, tarotlar, hatta burçları okuyanlar, kendilerine hangi adı takmış olursa olsunlar, dinin izin vermediği bir konuda konuşuyor, hüküm veriyorlarsa, aynı kategoriye girerler Söyledikleri bazen tutsa bile, bu yüz tane yalanın arasından çıkan bir doğrudur Buna doğru demek bile su götürür Yapanı da, yaptıranı da, inananı da tehlikeye sürükler

    Birer batıl inanç ve hurafe olan falcılığı İslam dini yasaklamasına rağmen, gerek Doğu’da, gerekse Batı’da, dünyanın her yerinde, tarih boyu insanlar kendilerini bu kötü alışkanlıktan kurtaramamışlardır

    İslam öncesi Cahiliye döneminde bazı fal çeşitleri vardı Kum üzerine bazı çizgiler çizilerek bakılan bir fal türü vardı ki, buna hattü’rreml denirdi Bunun yanında kelime ve isimlerle fal tutma, zarlarla fal açma, astrolojik fallar, koyunun kemiğine, kurbanın ciğerlerine bakarak fal açma, su falı, çay falı, kahve falı, bakla falı, kurşun dökme, tuz falı, balmumu falı, el yazısı falı gibi fal çeşitleri uygulanmıştır

    Bilim adamları da falcılığın birer huzursuzluk kaynağı olduğunu ifade ederler Özellikle aile geçimsizliklerinin ve yakın akrabalar arasında düşmanlık tohumlarının ekilmesine sebep oldukların söylüyorlar

    Mesela, Psikiyatri uzmanı Prof Dr İlhan Yargıç diyor ki:
    “Falcılar, genellikle benzer söylemleri kullanır Kadının kocasıyla sorunu vardır, problem aslında konuşulsa çözülebilecektir Fakat falcı, birisinin kendisine büyü yaptığını söyler Bu durumda kadın, tüm aile fertlerine karşı düşmanca tavır besler Gerçekte böyle bir şey olmamasına rağmen, kehanet kendini kanıtlar ve aile ilişkileri kopar”
    Bir medyumcunun itirafı da dikkat çekici, diyor ki:
    “Medyumluk popüler olunca bunu hobi olarak yapanlar işi ticarete döktü İyi kötü fark etmiyor Toplumun ruh sağlığı gerçek anlamda tehlike altında; çünkü medet bulmak için gidilen kişilerin birçoğunun kendisi problemli Bu işi yapanların çoğunun ruh sağlığı bozuk” (Aksiyon Dergisi, Sayı: 533)
    Asıl kaynağı batıl din ve inançlar olan falın dinle, imanla, Kur’an ve İslam’la uzaktan yakından bir ilgisi ve alakası yoktur

    İnanan bir insan böyle batıl şeylerle aklını, kalbini ve imanını tehlikeye atmamalı, her şeyin Allah’ın elinde olduğuna inanmalı, Rabbine itimat edip güvenmeli, dua ederek O’na yalvarmalı, kadere olan inancını sağlam tutmalıdır
    SİE






+ Yorum Gönder