Konusunu Oylayın.: Kıraat ilminde tarık-senet boyutu ve konu iile ilgili te'lif edilen eserler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kıraat ilminde tarık-senet boyutu ve konu iile ilgili te'lif edilen eserler
  1. 17.Ekim.2011, 14:56
    1
    Misafir

    Kıraat ilminde tarık-senet boyutu ve konu iile ilgili te'lif edilen eserler






    Kıraat ilminde tarık-senet boyutu ve konu iile ilgili te'lif edilen eserler Mumsema Kıraat ılmınde tarık-senet boyutu ve konu ile ılgılı te'lıf edilen eserler


  2. 17.Ekim.2011, 15:27
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Kıraat ilminde tarık-senet boyutu ve konu iile ilgili te'lif edilen eserler




    Atatürk Üniversitesi ilahiyaı Fakültesi Dergisi
    KIRAAT iLMiNDE TARıK-SENETBOYUTU VE KONU İLE İLGiLi
    TE'LiF EDİLEN ESERLER
    Yrd. Doç. Dr. Mehmet AD/GÜZEL•
    Keliimm veya ifadenin doğruıugunu, güvenirliliğini sağlamak için,
    sözün asıl sahibine götürölmesi, dayandırılması ve ondan nakledilmesi
    bakımından, o kelamı işiten kimselerin, sırayla zjkredilmesi önemlidir. Bu
    husus kıraatte daha da fazla önem arzetmektedir. Çünkü okuyageldiğimiz
    Allah keHiml, hiçbir ştipheye mahal bırakmaksızın haktır ve doğrudur. Yeter
    ki, kıraat imamlarının okuduğu, meşhur ve miltevatir diye bilinen kıraetlerin,
    sağlam yollardan bize ulaştığı senet ve tarıklerini lesbit edebileiim. İşte biz
    de? bu amaçla makalemizde tarık-senet terimlerinin ne anlama geldiğini ve
    bunların önemini izaha çalışaca~ız.
    Daha önce şu hususu beUrtelim ki, senetleri ile birlikte ktraetlerin
    tesbiti çalışmaları, tabi 'ın devrinin son dönem lerine rastlamakktad ır. Nitekim
    Mustafa Sadık er-Rafı'i'nin bildirdigine göre, ilk olarak kıraat vecihlerini
    derinliğine inceleyen, sahih i le şazzı birbirinden ayıran ve senelierini
    araştıran Harun b. Musa (ö:170/787) dır. Yine er-Rafi'ı, meşhur Yedi ile
    birlikte yirmibeş imarnın kıraalını araştınp, bir kitapta toplayan ilk şahsın
    ise, Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam (ö: 224/859) olduğunu belirtmektedirl
    .
    • Atatürk Üniveıı;üesi lIahiyaı Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı O~e1jm Üyesi.
    1 Bkz., J'cazu'I-Kur'an ve 'I-Belaga/ü 'n-Nebeviyye, Daru'I-Ftkri'I-Arabl, Kahire 134611927.
    s.53.
    233
    Tarik: Lügatte, yol demektir ve çoğulu turuk gelir'. Istılahta ise,
    kıraat imamlarının ravilerinden gelen rivayetlerdirJ
    • Eğer rivayet; on imarna,
    yahut onlar gibi kıraat imam) kabul edilenlere ait olur.sa kırast, onların
    ravilerinden birine ait olursa rivayet denirl
    . Eğer rivayet, ravilerden sonra
    gelen ve aşa~ıya doğru devam edip gidenlere ait olursa, buna tsrik denir~.
    Rivayetler, ister kitap yazan müelliflerden, ister başkalarından gelsin
    de~işmez. Yani onlardan gelene de tarık denir•. Mesela ed-Danı, eş-Şatibi,
    Ebu'I-İzz, el-Kind! ve benzerlerinin tarıkleri gibi.
    Ayrıca tarikın, hillif (illtilM etmek) anlamına geldiği görüşü de
    mevcuttur. Nitekim bununla ilgili yapılan izah şöYledir: "Eğer ihtilaf; yedi,
    on veya diğer kıraat imamlarından birine ait olur, rivayet ve tarikler bunun
    üzerinde birleşirlerse, buna kırast denir. Eğer ihtiliif, bir imljlmdan rivayet
    eden raviye göre ise bu, rivayet'dir. Eğer ihtilaf bu raviden sonra gelenlere
    ait ise bu, tarık'dir. Bunlardan hiçbiri bulunmayıp kıraat, tamamen kari'in
    ihtiyarına kalmışsa bu da vecih'dir'" denmektedir.
    Pratik olarak konuya daha bir açıklık kazandıran ed-Dimyat\
    (ö: i 118/1706) ise, "on kıraat imarnınLO her bir ravisi için iki tarık vardır.
    Ayrıca bu tarık sahiplerinin de aşağıya doğru ikişer tarıkı vardır. Böylece her
    2 Asım Efendi. Kamus Tercemesi, Matbaayı Osmaniyye, Islanbııl-1J051l892,nı,l i
    .ı ıbn Ce7-cri, Şerhu Tayyıbeıi'n-Neşr fi'I-Kıraall'I-Aşr. şrh. Ahmed b. Muhammed b. Ali b.
    e1-Cezcri (Il: 85911455 ), Mııstafe'I•Babi'I-Halebi, Mısır, 13 6911950, s. ı 3.
    ~ ıbn Cezerl, a.g.l!., s.}'.
    'ıbn Cezeri, o.g.e., s.y.
    co Bkz. ibn Cezerl. a.g.e., s.y.
    , es•Sııyüti, Cclaıaddin Abdurrahman, el•/I/tarT fi V/um; 'I-Kur 'an, MektebetlJ 's-Sekafiyye,
    Beyrut-1973., [,74.
    234
    bir raviden gelen tarık sayısı dörde, yirmi raviden gelen tarık sayısı ise,
    seksene ulaşır"• demektedir.
    ıbn Cezerı (ö: 833/ ı 430) de, "Ben, eD-Neşr adıyla kaleme aldığım bu
    eserimde, her imamdan -ki bunların birçok turuk ve şubesi olmasına rağmen,
    kısaltarak- iki ravi9 ve her raviden iki tarık aldım. Her tarıkten de, -bu
    tarıkterin İttisalı dobyısıyla- mağrib-meşrık ve Mısır-Irak olmak Uzere iki
    tarık daha aldım"u, diyerek, meşhur yedi veya on imamın, her bir ravİsjnden
    gelen tarik sayısITIm dörde ulaştığını belirtmekte ve kitabında, 'bunların
    isimlerini tek tek zikretmektedir",
    Kısaca bu ve benzer ifadelerden anlaşılan şu ki; yedi veya on imam'ın
    kıraat ve kıraat ihtilaflarını, sonraki lere nakleden ravilerinin ravi lerinden
    gelen (ve aşağıya doğru devam eden) rivayet ve veejhlerin tümüne tarik
    denmektedir. MeseHi buna bir örnek olmak üzere, Ebu Amr ed-Danı
    (ö:444/1052) ile ibn Cezen'nin Imam Niifi (ö: 169/786)'e ulaşan kıraat
    tarıklerinİıı şematik olarak şu şekilde göstermek mümkündür;
    • ed-Oimyar'l, Ahmed b. Muhammed b. Abdilgani. Ithafu Fuda/a/'/-Beşer fi'/-Kıraati'l.
    Arbaali A*ere, Matbaay! Amire, Istanbul 128511865, s.7.
    • Meselii Ebu Ali, Imam Nati'nin dört ravisi oldu~undan bahsermektedir ki bu!}lar; Kaltın.
    Verş, ısmail b. Ca'fer ve ıshak b. Muhammed el-Mllseyyebi'dir (Bkz. Kilabu'r-Ravda
    (yazma), Nuruosmaniye. 39/65. vr. ıa.)
    LO Bkz. en-Neşr fi'I-K/Taa/i'/-Aşr, nşr. Ali Muhammed ed-Dabba'. Daru'l-fikr, Isz., 1,54.;
    ayrıca benzer ifadeler için bkz. Şerhu Tayyibeii'n-Neşrfi'/-Kıraaıi'I-Aşr, s. i 3.
    il Bahsedilen tarıkler, makalenin sonunda tablolar halinde verileeeklir.
    ıı Bkz. ed-Dan!, eı-reysfr ii 'i•K/raatl •s-Seb•. nşr. Ono Pret:ıl, Mabaaıü'(-Devle. istanbul.
    1930 s.1 O vd.; ıbn Ce'leri. rahbırii. 't-reysir fi K/raat; "•Eimmeıı'!-Aşere. nşr. Muhammed
    Sadık Kumhav1 ve Abdülfetrah KadL i. bs., Daru'!- Ve'yi Haleb, 1394/1972, 5.22 ydd.
    235
    N/ifi' r.a.
    ı-.:uhin
    ed-Dani
    İlınü Mihraı doE'eredi
    Abdullah b. I"sa el-\<kdenı ,
    Muhammed b. Ahmed b, Münir ,
    Ahmed b. Ömer b. Muhammed el-Cizi , eI-.'as
    İbıni Oyan
    Ebu,Neşit
    bumlaıı jkUdUğunu söylüyor) 13
    İbnü'l~ezeri
    Alımed b. Hilal (Cezeri, Şam Camisi'nd<:
    ibnO Ye~ cl-J'ıri
    EM'ı-Hasan AlL Said ,
    Ebü•I•Hasan Ali b, Ömer el-Harı? ,
    Mubam'd İbrahim b. Ahmed
    Ahmed ~el-Fadı İbrahim b-..imer eJ-\lukri
    ibnO Ahmed el-Haddad Abdulbaki b. cı-Hasan e{-:-.iuk.ri , ,
    ibnil ,<\h..ed el-Hafız Ebü 'I-Fet~aris b, Alımed cd-Dan;
    İbnı:ı Ali es-SUfi ed•Danj Ali b. Muhamı.l!ed Cı-Hawad .. .... .~
    tbnO Ali eI-Vasllj Hibetullah b. Ahmed el-Hariri , ,
    Ehü'l-Yeınen ,
    Abdı:ılvahi.,eı.MakdiSi
    İbnü d-Hasan el-Benna
    «('czeri kır.ım buna da okudu) 14
    Cı-Hasan h. Zeyd el-Kindı ,
    Ibnü Faris el-Temimi ,
    :\lıdülhallk e,s-S-avıg el-ı\llsri
    Ibnü Ahme.el.Bagdadi
    ibnU' I-Cezeri i S Ve~
    13 İbıı Ce7.eri, Tahbırü 'ı-Teysir. ,>,22
    14 ibn Cezeri, a.R.e s.23.
    15 İbn Cezed: "Bugün bundan daha yilksek derecede. kıraatın kaynağına ulaşmadaki s.hhatını
    gösteren bir senet zincirin{ bulmak mümkün değildLT. Bu: eş-Şeyh Ebu'ı•ı-.:asım q-Şalibi
    (ö:590ilI94j'nilı gösterrni~ olduğıı yiibd .eviyedd:.i seneılerınde" birine mOsavı bir
    senddir-' demektedır (Bkz. Tahhirü •I-Teyslr. a.y.).
    2


  3. 17.Ekim.2011, 15:27
    2
    Üye



    Atatürk Üniversitesi ilahiyaı Fakültesi Dergisi
    KIRAAT iLMiNDE TARıK-SENETBOYUTU VE KONU İLE İLGiLi
    TE'LiF EDİLEN ESERLER
    Yrd. Doç. Dr. Mehmet AD/GÜZEL•
    Keliimm veya ifadenin doğruıugunu, güvenirliliğini sağlamak için,
    sözün asıl sahibine götürölmesi, dayandırılması ve ondan nakledilmesi
    bakımından, o kelamı işiten kimselerin, sırayla zjkredilmesi önemlidir. Bu
    husus kıraatte daha da fazla önem arzetmektedir. Çünkü okuyageldiğimiz
    Allah keHiml, hiçbir ştipheye mahal bırakmaksızın haktır ve doğrudur. Yeter
    ki, kıraat imamlarının okuduğu, meşhur ve miltevatir diye bilinen kıraetlerin,
    sağlam yollardan bize ulaştığı senet ve tarıklerini lesbit edebileiim. İşte biz
    de? bu amaçla makalemizde tarık-senet terimlerinin ne anlama geldiğini ve
    bunların önemini izaha çalışaca~ız.
    Daha önce şu hususu beUrtelim ki, senetleri ile birlikte ktraetlerin
    tesbiti çalışmaları, tabi 'ın devrinin son dönem lerine rastlamakktad ır. Nitekim
    Mustafa Sadık er-Rafı'i'nin bildirdigine göre, ilk olarak kıraat vecihlerini
    derinliğine inceleyen, sahih i le şazzı birbirinden ayıran ve senelierini
    araştıran Harun b. Musa (ö:170/787) dır. Yine er-Rafi'ı, meşhur Yedi ile
    birlikte yirmibeş imarnın kıraalını araştınp, bir kitapta toplayan ilk şahsın
    ise, Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam (ö: 224/859) olduğunu belirtmektedirl
    .
    • Atatürk Üniveıı;üesi lIahiyaı Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı O~e1jm Üyesi.
    1 Bkz., J'cazu'I-Kur'an ve 'I-Belaga/ü 'n-Nebeviyye, Daru'I-Ftkri'I-Arabl, Kahire 134611927.
    s.53.
    233
    Tarik: Lügatte, yol demektir ve çoğulu turuk gelir'. Istılahta ise,
    kıraat imamlarının ravilerinden gelen rivayetlerdirJ
    • Eğer rivayet; on imarna,
    yahut onlar gibi kıraat imam) kabul edilenlere ait olur.sa kırast, onların
    ravilerinden birine ait olursa rivayet denirl
    . Eğer rivayet, ravilerden sonra
    gelen ve aşa~ıya doğru devam edip gidenlere ait olursa, buna tsrik denir~.
    Rivayetler, ister kitap yazan müelliflerden, ister başkalarından gelsin
    de~işmez. Yani onlardan gelene de tarık denir•. Mesela ed-Danı, eş-Şatibi,
    Ebu'I-İzz, el-Kind! ve benzerlerinin tarıkleri gibi.
    Ayrıca tarikın, hillif (illtilM etmek) anlamına geldiği görüşü de
    mevcuttur. Nitekim bununla ilgili yapılan izah şöYledir: "Eğer ihtilaf; yedi,
    on veya diğer kıraat imamlarından birine ait olur, rivayet ve tarikler bunun
    üzerinde birleşirlerse, buna kırast denir. Eğer ihtiliif, bir imljlmdan rivayet
    eden raviye göre ise bu, rivayet'dir. Eğer ihtilaf bu raviden sonra gelenlere
    ait ise bu, tarık'dir. Bunlardan hiçbiri bulunmayıp kıraat, tamamen kari'in
    ihtiyarına kalmışsa bu da vecih'dir'" denmektedir.
    Pratik olarak konuya daha bir açıklık kazandıran ed-Dimyat\
    (ö: i 118/1706) ise, "on kıraat imarnınLO her bir ravisi için iki tarık vardır.
    Ayrıca bu tarık sahiplerinin de aşağıya doğru ikişer tarıkı vardır. Böylece her
    2 Asım Efendi. Kamus Tercemesi, Matbaayı Osmaniyye, Islanbııl-1J051l892,nı,l i
    .ı ıbn Ce7-cri, Şerhu Tayyıbeıi'n-Neşr fi'I-Kıraall'I-Aşr. şrh. Ahmed b. Muhammed b. Ali b.
    e1-Cezcri (Il: 85911455 ), Mııstafe'I•Babi'I-Halebi, Mısır, 13 6911950, s. ı 3.
    ~ ıbn Cezerl, a.g.l!., s.}'.
    'ıbn Cezeri, o.g.e., s.y.
    co Bkz. ibn Cezerl. a.g.e., s.y.
    , es•Sııyüti, Cclaıaddin Abdurrahman, el•/I/tarT fi V/um; 'I-Kur 'an, MektebetlJ 's-Sekafiyye,
    Beyrut-1973., [,74.
    234
    bir raviden gelen tarık sayısı dörde, yirmi raviden gelen tarık sayısı ise,
    seksene ulaşır"• demektedir.
    ıbn Cezerı (ö: 833/ ı 430) de, "Ben, eD-Neşr adıyla kaleme aldığım bu
    eserimde, her imamdan -ki bunların birçok turuk ve şubesi olmasına rağmen,
    kısaltarak- iki ravi9 ve her raviden iki tarık aldım. Her tarıkten de, -bu
    tarıkterin İttisalı dobyısıyla- mağrib-meşrık ve Mısır-Irak olmak Uzere iki
    tarık daha aldım"u, diyerek, meşhur yedi veya on imamın, her bir ravİsjnden
    gelen tarik sayısITIm dörde ulaştığını belirtmekte ve kitabında, 'bunların
    isimlerini tek tek zikretmektedir",
    Kısaca bu ve benzer ifadelerden anlaşılan şu ki; yedi veya on imam'ın
    kıraat ve kıraat ihtilaflarını, sonraki lere nakleden ravilerinin ravi lerinden
    gelen (ve aşağıya doğru devam eden) rivayet ve veejhlerin tümüne tarik
    denmektedir. MeseHi buna bir örnek olmak üzere, Ebu Amr ed-Danı
    (ö:444/1052) ile ibn Cezen'nin Imam Niifi (ö: 169/786)'e ulaşan kıraat
    tarıklerinİıı şematik olarak şu şekilde göstermek mümkündür;
    • ed-Oimyar'l, Ahmed b. Muhammed b. Abdilgani. Ithafu Fuda/a/'/-Beşer fi'/-Kıraati'l.
    Arbaali A*ere, Matbaay! Amire, Istanbul 128511865, s.7.
    • Meselii Ebu Ali, Imam Nati'nin dört ravisi oldu~undan bahsermektedir ki bu!}lar; Kaltın.
    Verş, ısmail b. Ca'fer ve ıshak b. Muhammed el-Mllseyyebi'dir (Bkz. Kilabu'r-Ravda
    (yazma), Nuruosmaniye. 39/65. vr. ıa.)
    LO Bkz. en-Neşr fi'I-K/Taa/i'/-Aşr, nşr. Ali Muhammed ed-Dabba'. Daru'l-fikr, Isz., 1,54.;
    ayrıca benzer ifadeler için bkz. Şerhu Tayyibeii'n-Neşrfi'/-Kıraaıi'I-Aşr, s. i 3.
    il Bahsedilen tarıkler, makalenin sonunda tablolar halinde verileeeklir.
    ıı Bkz. ed-Dan!, eı-reysfr ii 'i•K/raatl •s-Seb•. nşr. Ono Pret:ıl, Mabaaıü'(-Devle. istanbul.
    1930 s.1 O vd.; ıbn Ce'leri. rahbırii. 't-reysir fi K/raat; "•Eimmeıı'!-Aşere. nşr. Muhammed
    Sadık Kumhav1 ve Abdülfetrah KadL i. bs., Daru'!- Ve'yi Haleb, 1394/1972, 5.22 ydd.
    235
    N/ifi' r.a.
    ı-.:uhin
    ed-Dani
    İlınü Mihraı doE'eredi
    Abdullah b. I"sa el-\<kdenı ,
    Muhammed b. Ahmed b, Münir ,
    Ahmed b. Ömer b. Muhammed el-Cizi , eI-.'as
    İbıni Oyan
    Ebu,Neşit
    bumlaıı jkUdUğunu söylüyor) 13
    İbnü'l~ezeri
    Alımed b. Hilal (Cezeri, Şam Camisi'nd<:
    ibnO Ye~ cl-J'ıri
    EM'ı-Hasan AlL Said ,
    Ebü•I•Hasan Ali b, Ömer el-Harı? ,
    Mubam'd İbrahim b. Ahmed
    Ahmed ~el-Fadı İbrahim b-..imer eJ-\lukri
    ibnO Ahmed el-Haddad Abdulbaki b. cı-Hasan e{-:-.iuk.ri , ,
    ibnil ,<\h..ed el-Hafız Ebü 'I-Fet~aris b, Alımed cd-Dan;
    İbnı:ı Ali es-SUfi ed•Danj Ali b. Muhamı.l!ed Cı-Hawad .. .... .~
    tbnO Ali eI-Vasllj Hibetullah b. Ahmed el-Hariri , ,
    Ehü'l-Yeınen ,
    Abdı:ılvahi.,eı.MakdiSi
    İbnü d-Hasan el-Benna
    «('czeri kır.ım buna da okudu) 14
    Cı-Hasan h. Zeyd el-Kindı ,
    Ibnü Faris el-Temimi ,
    :\lıdülhallk e,s-S-avıg el-ı\llsri
    Ibnü Ahme.el.Bagdadi
    ibnU' I-Cezeri i S Ve~
    13 İbıı Ce7.eri, Tahbırü 'ı-Teysir. ,>,22
    14 ibn Cezeri, a.R.e s.23.
    15 İbn Cezed: "Bugün bundan daha yilksek derecede. kıraatın kaynağına ulaşmadaki s.hhatını
    gösteren bir senet zincirin{ bulmak mümkün değildLT. Bu: eş-Şeyh Ebu'ı•ı-.:asım q-Şalibi
    (ö:590ilI94j'nilı gösterrni~ olduğıı yiibd .eviyedd:.i seneılerınde" birine mOsavı bir
    senddir-' demektedır (Bkz. Tahhirü •I-Teyslr. a.y.).
    2





+ Yorum Gönder