Konusunu Oylayın.: Hutbe: İslam'da Ailenin Yeri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hutbe: İslam'da Ailenin Yeri
  1. 14.Ekim.2011, 07:32
    1
    Misafir

    Hutbe: İslam'da Ailenin Yeri






    Hutbe: İslam'da Ailenin Yeri Mumsema Hutbe: İslam'da Aile konulu güzel bir hutbe arıyorum


  2. 14.Ekim.2011, 07:32
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 14.Ekim.2011, 07:34
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hutbe: İslam'da Ailenin Yeri




    İSLAM’DA AİLE VE ÖNEMİ
    وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
    Muhterem Mü’minler! Aile insanlığın en eski kurumudur.Tarihte olduğu gibi bugün de önemini korumaktadır. Kuran-ı Kerim aile hayatını karşılıklı anlayış, sevgi, saygı ve olgunlukla yürütülebilecek insani bir müsessese saymıştır. Ailenin sağlıklı bir şekilde kurulup devam etmesi, aile fertlerinin hak ve görevlerini tam olarak yerine getirmesi için üyelerde temel insani ve ahlaki erdemlerin oluşması ön şarttır. Zira insanın, üzerinde hakkı olan kişilerin başında aile fertleri gelmektedir. Kişinin sevincini ve üzüntüsünü ilk önce ailesi paylaşır.
    Değerli Mü’minler!
    Sevgili Peygamberimiz (sav) örnek bir aile reisiydi. Hanımlarına ve çocuklarına karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getirirdi. O’nun evi örnek bir evdi, hanesinde her zaman mutluluk kokardı. 25 yaşında iken kendisinden yaşça büyük ve iki defa evlenip dul kalmış olan Hz. Hatice ile evlenmiş, onunla uzun yıllar mutlu bir hayat geçirmiştir. Bu evlilikte göze çarpan en önemli husus sıcak bir dostluk ve arkadaşlık olmuştur. Nitekim O, “Mü’minlerin iman bakımından en mükemmel olanı, onların ahlak bakımından en güzel olanlarıdır. Onların en hayırlıları da aile fertlerine karşı hayırla muamelede bulunanlarıdır.” (1) buyurmuşlardır.
    Aziz Mü’minler! Aile hayatı evlenme ile başlar. Evlilik hem eşlerin biyolojik ihtiyaçlarını karşılamasına ve neslin devam etmesine hem de eşlerin birbirleriyle hayatın maddi ve manevi bütün yönlerini paylaşmasına sebep olduğundan dolayı çok yönlü yarar ve hikmetler taşır.
    Aileler birleşerek toplumları meydana getirir. Sağlıklı nesiller bu yuvada yetişir. Çocuk ahlaki terbiyeyi aileden alır. Bir toplulukta aile ne kadar sağlam temellere oturur ise, o aileden meydana gelen toplum o nispette sağlam olur.
    Evlenip yuva kurmak isteyen kişi, nikahın önemini, evliliğin sorumluluk ve mahremiyetini, hayat arkadaşını nasıl seçeceğini, eşine ve çocuklarına karşı nasıl davranacağını önceden öğrenmelidir. Aile fertleri insan olduklarını, din kardeşi olduklarını, dost olduklarını, sırdaş olduklarını, akraba olduklarını ve kader birliği içinde bulunduklarını asla unutmamalıdır.
    Değerli Kardeşlerim!
    Her konuda bizler için en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz (sav), evlilik ve aile hayatı konusunda da biz Müslümanlar için en güzel numunedir. O halde onu kendimize rehber edinmeli ve gösterdiği nurlu yolda yürümeliyiz ki aile ve toplum hayatımız huzur ve saadetle dolsun, ahiretimiz mâmûr olsun.
    Hutbemi, okuduğum ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyorum: “Kendilerinde sükun bulasınız diye kendinizden sizin için eşler yaratması O’nun ayetlerindendir. O, aranıza sevgi ve merhamet koydu. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.”(2)
    1- K.Kerim, Rum/ 21 2- Müsned 2/250
    HAZIRLAYAN: Saliha MANCA
    İl Vaizesi


  4. 14.Ekim.2011, 07:34
    2
    Moderatör



    İSLAM’DA AİLE VE ÖNEMİ
    وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
    Muhterem Mü’minler! Aile insanlığın en eski kurumudur.Tarihte olduğu gibi bugün de önemini korumaktadır. Kuran-ı Kerim aile hayatını karşılıklı anlayış, sevgi, saygı ve olgunlukla yürütülebilecek insani bir müsessese saymıştır. Ailenin sağlıklı bir şekilde kurulup devam etmesi, aile fertlerinin hak ve görevlerini tam olarak yerine getirmesi için üyelerde temel insani ve ahlaki erdemlerin oluşması ön şarttır. Zira insanın, üzerinde hakkı olan kişilerin başında aile fertleri gelmektedir. Kişinin sevincini ve üzüntüsünü ilk önce ailesi paylaşır.
    Değerli Mü’minler!
    Sevgili Peygamberimiz (sav) örnek bir aile reisiydi. Hanımlarına ve çocuklarına karşı görevlerini en iyi şekilde yerine getirirdi. O’nun evi örnek bir evdi, hanesinde her zaman mutluluk kokardı. 25 yaşında iken kendisinden yaşça büyük ve iki defa evlenip dul kalmış olan Hz. Hatice ile evlenmiş, onunla uzun yıllar mutlu bir hayat geçirmiştir. Bu evlilikte göze çarpan en önemli husus sıcak bir dostluk ve arkadaşlık olmuştur. Nitekim O, “Mü’minlerin iman bakımından en mükemmel olanı, onların ahlak bakımından en güzel olanlarıdır. Onların en hayırlıları da aile fertlerine karşı hayırla muamelede bulunanlarıdır.” (1) buyurmuşlardır.
    Aziz Mü’minler! Aile hayatı evlenme ile başlar. Evlilik hem eşlerin biyolojik ihtiyaçlarını karşılamasına ve neslin devam etmesine hem de eşlerin birbirleriyle hayatın maddi ve manevi bütün yönlerini paylaşmasına sebep olduğundan dolayı çok yönlü yarar ve hikmetler taşır.
    Aileler birleşerek toplumları meydana getirir. Sağlıklı nesiller bu yuvada yetişir. Çocuk ahlaki terbiyeyi aileden alır. Bir toplulukta aile ne kadar sağlam temellere oturur ise, o aileden meydana gelen toplum o nispette sağlam olur.
    Evlenip yuva kurmak isteyen kişi, nikahın önemini, evliliğin sorumluluk ve mahremiyetini, hayat arkadaşını nasıl seçeceğini, eşine ve çocuklarına karşı nasıl davranacağını önceden öğrenmelidir. Aile fertleri insan olduklarını, din kardeşi olduklarını, dost olduklarını, sırdaş olduklarını, akraba olduklarını ve kader birliği içinde bulunduklarını asla unutmamalıdır.
    Değerli Kardeşlerim!
    Her konuda bizler için en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz (sav), evlilik ve aile hayatı konusunda da biz Müslümanlar için en güzel numunedir. O halde onu kendimize rehber edinmeli ve gösterdiği nurlu yolda yürümeliyiz ki aile ve toplum hayatımız huzur ve saadetle dolsun, ahiretimiz mâmûr olsun.
    Hutbemi, okuduğum ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyorum: “Kendilerinde sükun bulasınız diye kendinizden sizin için eşler yaratması O’nun ayetlerindendir. O, aranıza sevgi ve merhamet koydu. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.”(2)
    1- K.Kerim, Rum/ 21 2- Müsned 2/250
    HAZIRLAYAN: Saliha MANCA
    İl Vaizesi


  5. 08.Mayıs.2015, 11:42
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    İslam'da Ailenin Yeri Hutbe

    Aile hakkında cuma hutbesi



    CANA CAN OLMAK: AİLE
    Değerli Kardeşlerim!
    Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.”
    Okuduğum hadis-i şefite ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:“En hayırlınız, ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben, aranızda ailesine en güzel davranan kişiyim.”
    Kardeşlerim!
    İnsanlık, dünya serüvenine aileyle başladı. İlk aile cennette kuruldu ve cennetin bütün güzelliklerini temaşa etti. Ve bu güzelliklerden esintiler taşıyan aile, dünyada insan için yuva oldu. Böylesi yuvalar anneye, babaya, eşe, evlada her daim cennet oldu.
    Aziz Müminler!
    Peygamberimiz (s.a.s), Veda Haccında, “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız.” buyurarak bize köklü bir aileye mensup olduğumuzu hatırlattı. Evet, her birimiz insanlık ailesinin birer halkasıyız. Hepimiz yeni halkaların var olması için çaba sarf etmekle yükümlüyüz. Çünkü bizler,bir ailede hayat bulduk. Gelecek nesiller de yeni ailelerde var olacaklar. Bu değişmez düzenin sahibi Âlemlerin Rabbidir ve O, Kerim Kitabımızda,insanlığa, bizlereörnek aileler takdim etmiştir: Âdem (a.s) ile eşi Havva validemizin türlü meşakkatle dolu hayat yolculuğunu birlikte adımladıklarını anlatmıştır. Peygamberlerin atası İbrahim (a.s)’in sadakat ve teslimiyet misali eşi ve çocuklarını tanıtmıştır. Hâtemü’l-Enbiyâ Muhammed Mustafa (s.a.s)’nıntertemiz ailesinden övgüyle söz etmiştir.
    Kardeşlerim!
    Kur’an’ı Kerim ve Efendimiz (s.a.s)’i rehber edinmiş biz müminler için son derece mühimdir aile kurumu. Aile, toplumun en küçük fakat en önemli birimidir;ülfet, muhabbet, saygı, paylaşma ve fedakârlık ortamıdır. Aile, hayatın bütün aşamalarına etki eden bir başlangıç noktasıdır. İşte bu yüzden bizler, aile yuvamızadua ile adım atarız. “Allah’ım! Bu nikahı bereketli ve mübarek eyle. Bu çifti ülfet, muhabbet ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. Aralarına nefret, fitne ve ayrılığın girmesine izin verme.” diye özden yakarışta bulunuruz. Bu birlikteliğin samimiyet, sevgi ve sadakattemeline oturmasını, hayır, bereket ve güzelliklerle örülmesiniRabbimizden dileriz.


    Böylesi güzel temennilerle çıkılan bu yolculuk,her birimiz için bir imtihan vesilesidir aynı zamanda. Çünkü,Yüce Rabbimiz, insanı başıboş bırakmamıştır. Onu kendisine, ailesine, çevresine ve her şeyden öte Yüce Yaratanına karşı sorumlu bir varlık kılmıştır. Dolayısıyla ailede hak ve sorumluluklara riayet edilmelidir.
    Kıymetli Kardeşlerim!
    Aile kurmak kadar aile olmak da önemlidir. Aile olmak, sadece aynı çatı altında barınmak, aynı sofraya oturmak değildir. Aile olmak, her şeyden önce gönülleri birbirine bağlı eşler olmaktır; sevgi, şefkat ve merhametle bir bütünü tamamlamaktır. Aile olmak, zihinler ve gönüller arasına örülen duvarları muhabbet, saygı, sevgi ve sadakatle kaldırmaktır.
    Aile olmak her türlü olumsuzluğa karşı kalkan olmaktır; mutluluk ve huzurumuzu birlikte korumaktır. “Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” âyet-i gereğince yüce değerlerle donanmaktır. Eş ve çocuklarımızı kötülüklerden alıkoyup, hayra, ahlaka, faydalı bir insan olmaya teşvik etmektir. Aile olmak değer vermek ve değer bilmektir; iyi günde-kötü günde, darlıkta-bollukta, hastalıkta-sağlıkta birbirimizin yanında yâr olabilmektir. Tıpkı nübüvvet görevinde âlemlere rahmet eşini son nefesine kadar destekleyen Hatice validemiz gibi. Bu fedakâr eşinin vefatından sonra onu her daim hayırla yâd eden vefakâr ve örnek eş Allah Resûlü (s.a.s) gibi.
    Kardeşlerim!
    Aile, huzur ve saadet ortamıdır.Hayatın hengâmesi içerisinde bunalan aile fertleri bu ortamda teskin olur.Fedakârlık, vefakârlık, anlayış ve ilginin hakim olduğu aile sığınılacak bir liman olur. Bu değerlerden yoksun ve mahrum bırakılmış bir aile ise fertleri için ağır bir yükten ibarettir. Tam da bu noktada üzülerek belirtmek gerekir ki; aynı evde yaşayan fakat aynı duyguları paylaşamayanlardan oluşan nice aileler vardır. Pek çok aile, önemi ve değeri kavranamadığı için sorumsuzca heba edilmektedir. Bir ömrü paylaşmak, cana can olmak vaadiyle kurulan yuvaların sevgisizlik, sadakatsizlik, merhametsizlik ve basit nedenlerden dolayı yıkılması her birimizi derinden yaralamaktadır. Yıkılan yuvaların altında ise genellikle göz aydınlığımız ve yarınlarımız olan çocuklar kalmaktadır. Daha hayat yolculuğunun başında nice masum yürek hayatın ağır yükü altında savrulmaktadır.
    Kardeşlerim!
    Unutulmamalıdır ki, bizler ailemize sahip çıkarsak ailemizde bize sahip çıkar. Ailemizi korursak ailemiz de bizi korur. Ailemiz, bize emanettir ve emaneti korumak müminlerin bir niteliğidir. Öyleyse sorumluluklarımızı hiçbir zaman unutmayalım. Dualarla kurduğumuz yuvalarımız için şu duayı dilimizden düşürmeyelim:
    “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle”


  6. 08.Mayıs.2015, 11:42
    3
    Üye
    Aile hakkında cuma hutbesi



    CANA CAN OLMAK: AİLE
    Değerli Kardeşlerim!
    Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.”
    Okuduğum hadis-i şefite ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:“En hayırlınız, ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben, aranızda ailesine en güzel davranan kişiyim.”
    Kardeşlerim!
    İnsanlık, dünya serüvenine aileyle başladı. İlk aile cennette kuruldu ve cennetin bütün güzelliklerini temaşa etti. Ve bu güzelliklerden esintiler taşıyan aile, dünyada insan için yuva oldu. Böylesi yuvalar anneye, babaya, eşe, evlada her daim cennet oldu.
    Aziz Müminler!
    Peygamberimiz (s.a.s), Veda Haccında, “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız.” buyurarak bize köklü bir aileye mensup olduğumuzu hatırlattı. Evet, her birimiz insanlık ailesinin birer halkasıyız. Hepimiz yeni halkaların var olması için çaba sarf etmekle yükümlüyüz. Çünkü bizler,bir ailede hayat bulduk. Gelecek nesiller de yeni ailelerde var olacaklar. Bu değişmez düzenin sahibi Âlemlerin Rabbidir ve O, Kerim Kitabımızda,insanlığa, bizlereörnek aileler takdim etmiştir: Âdem (a.s) ile eşi Havva validemizin türlü meşakkatle dolu hayat yolculuğunu birlikte adımladıklarını anlatmıştır. Peygamberlerin atası İbrahim (a.s)’in sadakat ve teslimiyet misali eşi ve çocuklarını tanıtmıştır. Hâtemü’l-Enbiyâ Muhammed Mustafa (s.a.s)’nıntertemiz ailesinden övgüyle söz etmiştir.
    Kardeşlerim!
    Kur’an’ı Kerim ve Efendimiz (s.a.s)’i rehber edinmiş biz müminler için son derece mühimdir aile kurumu. Aile, toplumun en küçük fakat en önemli birimidir;ülfet, muhabbet, saygı, paylaşma ve fedakârlık ortamıdır. Aile, hayatın bütün aşamalarına etki eden bir başlangıç noktasıdır. İşte bu yüzden bizler, aile yuvamızadua ile adım atarız. “Allah’ım! Bu nikahı bereketli ve mübarek eyle. Bu çifti ülfet, muhabbet ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. Aralarına nefret, fitne ve ayrılığın girmesine izin verme.” diye özden yakarışta bulunuruz. Bu birlikteliğin samimiyet, sevgi ve sadakattemeline oturmasını, hayır, bereket ve güzelliklerle örülmesiniRabbimizden dileriz.


    Böylesi güzel temennilerle çıkılan bu yolculuk,her birimiz için bir imtihan vesilesidir aynı zamanda. Çünkü,Yüce Rabbimiz, insanı başıboş bırakmamıştır. Onu kendisine, ailesine, çevresine ve her şeyden öte Yüce Yaratanına karşı sorumlu bir varlık kılmıştır. Dolayısıyla ailede hak ve sorumluluklara riayet edilmelidir.
    Kıymetli Kardeşlerim!
    Aile kurmak kadar aile olmak da önemlidir. Aile olmak, sadece aynı çatı altında barınmak, aynı sofraya oturmak değildir. Aile olmak, her şeyden önce gönülleri birbirine bağlı eşler olmaktır; sevgi, şefkat ve merhametle bir bütünü tamamlamaktır. Aile olmak, zihinler ve gönüller arasına örülen duvarları muhabbet, saygı, sevgi ve sadakatle kaldırmaktır.
    Aile olmak her türlü olumsuzluğa karşı kalkan olmaktır; mutluluk ve huzurumuzu birlikte korumaktır. “Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” âyet-i gereğince yüce değerlerle donanmaktır. Eş ve çocuklarımızı kötülüklerden alıkoyup, hayra, ahlaka, faydalı bir insan olmaya teşvik etmektir. Aile olmak değer vermek ve değer bilmektir; iyi günde-kötü günde, darlıkta-bollukta, hastalıkta-sağlıkta birbirimizin yanında yâr olabilmektir. Tıpkı nübüvvet görevinde âlemlere rahmet eşini son nefesine kadar destekleyen Hatice validemiz gibi. Bu fedakâr eşinin vefatından sonra onu her daim hayırla yâd eden vefakâr ve örnek eş Allah Resûlü (s.a.s) gibi.
    Kardeşlerim!
    Aile, huzur ve saadet ortamıdır.Hayatın hengâmesi içerisinde bunalan aile fertleri bu ortamda teskin olur.Fedakârlık, vefakârlık, anlayış ve ilginin hakim olduğu aile sığınılacak bir liman olur. Bu değerlerden yoksun ve mahrum bırakılmış bir aile ise fertleri için ağır bir yükten ibarettir. Tam da bu noktada üzülerek belirtmek gerekir ki; aynı evde yaşayan fakat aynı duyguları paylaşamayanlardan oluşan nice aileler vardır. Pek çok aile, önemi ve değeri kavranamadığı için sorumsuzca heba edilmektedir. Bir ömrü paylaşmak, cana can olmak vaadiyle kurulan yuvaların sevgisizlik, sadakatsizlik, merhametsizlik ve basit nedenlerden dolayı yıkılması her birimizi derinden yaralamaktadır. Yıkılan yuvaların altında ise genellikle göz aydınlığımız ve yarınlarımız olan çocuklar kalmaktadır. Daha hayat yolculuğunun başında nice masum yürek hayatın ağır yükü altında savrulmaktadır.
    Kardeşlerim!
    Unutulmamalıdır ki, bizler ailemize sahip çıkarsak ailemizde bize sahip çıkar. Ailemizi korursak ailemiz de bizi korur. Ailemiz, bize emanettir ve emaneti korumak müminlerin bir niteliğidir. Öyleyse sorumluluklarımızı hiçbir zaman unutmayalım. Dualarla kurduğumuz yuvalarımız için şu duayı dilimizden düşürmeyelim:
    “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle”





+ Yorum Gönder