Konusunu Oylayın.: Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ?
  1. 11.Ekim.2011, 17:02
    1
    Misafir

    Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ?






    Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ? Mumsema Hadis arşivi için gerekiyor


    Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek dedi ki:


    -İzin ver yâ Resul, ölümümü temenni edeyim.
    Peygamber efendimiz buyurdu ki:

    -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım.



    O kimse sordu:


    - Hediyeler kime yâ Resul?

    Peygamber efendimiz buyurdu:

    1- Azrail'in hediyesi
    2- Kabrin hediyesi

    3- Münker ve Nekir'in hediyesi
    4- Mizanın hediyesi
    5- Sırat köprüsünün hediyesi
    6- Malik'in hediyesi
    7- Rıdvan'ın hediyesi
    8- Ruhun hediyesi
    9- Peygamberinin hediyesi
    10- Rabbinin hediyesi.



    - Bu hediyeler nelerdir, ya Resul?

    Azrâil'in hediyeleri dörttür:

    1- İyi huylu olmak
    2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek

    3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi
    4- Kalbinde Allah aşkını taşımak.


    Kabrin hediyeleri de dörttür:

    1- Söz taşımayı terk
    2- Elbiseye idrar sıçratmamak
    3- Kur'an-ı kerimi okumak
    4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak.


    Münker ve Nekir'in hediyeleri:

    1- Doğru konuşmak
    2- Gıybeti terk etmek
    3- Hakkı kabul etmek
    4- Tevazu sahibi olmak.

    Mizanın hediyesi:

    1- Amelini ihlâs ile yapmak
    2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak
    3- Güzel ahlak sahibi olmak
    4- Allah'ı çok zikretmek.



    Sırat Köprüsü'nün hediyesi:

    1- Gadabını yutmak, kızmamak
    2- Takva sahibi olmak

    3- Cemaate devam etmek
    4- İbadetlere ara vermeden devam etmek.

    Malik'in hediyeleri:

    1- Allah korkusundan ağlamak
    2- Gizli sadaka vermek

    3- İsyanı terk etmek
    4- Anne ve babaya iyilik etmek.



    Cennet meleği Rıdvan'ın hediyesi:

    1- Kötülüklerden kaçınmak
    2- Nimetlere şükretmek

    3- Malını Allah yolunda infak etmek
    4- Emaneti muhafaza etmek.



    Ruhun hediyesi:

    1- Az yemek
    2- Az konuşmak

    3- Az uyumak
    4- İstiğfara devam etmek.



    Peygamberin hediyesi:

    1- Ehl-i beyti sevmek
    2- Sünnete uymak

    3- Peygamberin sevdiklerini sevmek
    4- Sahabe-i kiramı sevmek.



    Allahü zülcelalin hediyeleri:

    1- Allah'ın emirlerini yapmak
    2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak

    3- İnsanlara nasihat etmek
    4- Bütün mahlukata karşı merhametli olmak.

    Bunlara hazırsan ölümü temenni edebilirsin.


    alıntıdır...


  2. 11.Ekim.2011, 17:02
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Hadis arşivi için gerekiyor


    Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek dedi ki:


    -İzin ver yâ Resul, ölümümü temenni edeyim.
    Peygamber efendimiz buyurdu ki:

    -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım.



    O kimse sordu:


    - Hediyeler kime yâ Resul?

    Peygamber efendimiz buyurdu:

    1- Azrail'in hediyesi
    2- Kabrin hediyesi

    3- Münker ve Nekir'in hediyesi
    4- Mizanın hediyesi
    5- Sırat köprüsünün hediyesi
    6- Malik'in hediyesi
    7- Rıdvan'ın hediyesi
    8- Ruhun hediyesi
    9- Peygamberinin hediyesi
    10- Rabbinin hediyesi.



    - Bu hediyeler nelerdir, ya Resul?

    Azrâil'in hediyeleri dörttür:

    1- İyi huylu olmak
    2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek

    3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi
    4- Kalbinde Allah aşkını taşımak.


    Kabrin hediyeleri de dörttür:

    1- Söz taşımayı terk
    2- Elbiseye idrar sıçratmamak
    3- Kur'an-ı kerimi okumak
    4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak.


    Münker ve Nekir'in hediyeleri:

    1- Doğru konuşmak
    2- Gıybeti terk etmek
    3- Hakkı kabul etmek
    4- Tevazu sahibi olmak.

    Mizanın hediyesi:

    1- Amelini ihlâs ile yapmak
    2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak
    3- Güzel ahlak sahibi olmak
    4- Allah'ı çok zikretmek.



    Sırat Köprüsü'nün hediyesi:

    1- Gadabını yutmak, kızmamak
    2- Takva sahibi olmak

    3- Cemaate devam etmek
    4- İbadetlere ara vermeden devam etmek.

    Malik'in hediyeleri:

    1- Allah korkusundan ağlamak
    2- Gizli sadaka vermek

    3- İsyanı terk etmek
    4- Anne ve babaya iyilik etmek.



    Cennet meleği Rıdvan'ın hediyesi:

    1- Kötülüklerden kaçınmak
    2- Nimetlere şükretmek

    3- Malını Allah yolunda infak etmek
    4- Emaneti muhafaza etmek.



    Ruhun hediyesi:

    1- Az yemek
    2- Az konuşmak

    3- Az uyumak
    4- İstiğfara devam etmek.



    Peygamberin hediyesi:

    1- Ehl-i beyti sevmek
    2- Sünnete uymak

    3- Peygamberin sevdiklerini sevmek
    4- Sahabe-i kiramı sevmek.



    Allahü zülcelalin hediyeleri:

    1- Allah'ın emirlerini yapmak
    2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak

    3- İnsanlara nasihat etmek
    4- Bütün mahlukata karşı merhametli olmak.

    Bunlara hazırsan ölümü temenni edebilirsin.


    alıntıdır...


    Benzer Konular

    - Cünüp olarak sabahlayan kimse orucunu bozsun." diye bir hadis var mıdır? Varsa buna göre böyle

    - Hastayken sünnetsiz abdest alabilir miyim

    - Taassup hakkında bilgi alabilir miyim?

    - Teyemmümle gusül alabilir miyim?

    - Alevilik nedir? bilgi alabilir miyim?

  3. 17.Ekim.2011, 02:20
    2
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2010
    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 1,235
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Bulunduğu yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ?




    Alıntı
    Hadis arşivi için gerekiyor

    Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek dedi ki:


    -İzin ver yâ Resul, ölümümü temenni edeyim.
    Peygamber efendimiz buyurdu ki:

    -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım.



    O kimse sordu:


    - Hediyeler kime yâ Resul?

    Peygamber efendimiz buyurdu:

    1- Azrail'in hediyesi
    2- Kabrin hediyesi

    3- Münker ve Nekir'in hediyesi
    4- Mizanın hediyesi
    5- Sırat köprüsünün hediyesi
    6- Malik'in hediyesi
    7- Rıdvan'ın hediyesi
    8- Ruhun hediyesi
    9- Peygamberinin hediyesi
    10- Rabbinin hediyesi.



    - Bu hediyeler nelerdir, ya Resul?

    Azrâil'in hediyeleri dörttür:

    1- İyi huylu olmak
    2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek

    3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi
    4- Kalbinde Allah aşkını taşımak.


    Kabrin hediyeleri de dörttür:

    1- Söz taşımayı terk
    2- Elbiseye idrar sıçratmamak
    3- Kur'an-ı kerimi okumak
    4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak.


    Münker ve Nekir'in hediyeleri:

    1- Doğru konuşmak
    2- Gıybeti terk etmek
    3- Hakkı kabul etmek
    4- Tevazu sahibi olmak.

    Mizanın hediyesi:

    1- Amelini ihlâs ile yapmak
    2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak
    3- Güzel ahlak sahibi olmak
    4- Allah'ı çok zikretmek.



    Sırat Köprüsü'nün hediyesi:

    1- Gadabını yutmak, kızmamak
    2- Takva sahibi olmak

    3- Cemaate devam etmek
    4- İbadetlere ara vermeden devam etmek.

    Malik'in hediyeleri:

    1- Allah korkusundan ağlamak
    2- Gizli sadaka vermek

    3- İsyanı terk etmek
    4- Anne ve babaya iyilik etmek.



    Cennet meleği Rıdvan'ın hediyesi:

    1- Kötülüklerden kaçınmak
    2- Nimetlere şükretmek

    3- Malını Allah yolunda infak etmek
    4- Emaneti muhafaza etmek.



    Ruhun hediyesi:

    1- Az yemek
    2- Az konuşmak

    3- Az uyumak
    4- İstiğfara devam etmek.



    Peygamberin hediyesi:

    1- Ehl-i beyti sevmek
    2- Sünnete uymak

    3- Peygamberin sevdiklerini sevmek
    4- Sahabe-i kiramı sevmek.



    Allahü zülcelalin hediyeleri:

    1- Allah'ın emirlerini yapmak
    2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak

    3- İnsanlara nasihat etmek
    4- Bütün mahlukata karşı merhametli olmak.

    Bunlara hazırsan ölümü temenni edebilirsin.
    الرسول الأكرم محمد (ص) وهدايا الموت

    جاء رجل إلى النبي صلى الله عليه وآله وسلم فقال له: أتأذن لي أن أتمنّى الموت؟
    فقال الرسول الأكرم: الموت شيء لابدّ منه، وسفر طويل ينبغي لمن أراده أن يرفع عشر هدايا، فقال الرجل: وماهي؟

    فقال الرسول
    هديّة عزرائيل، وهديّة القبر، وهديّة منكر ونكير، وهديّة الميزان، وهديّة الصراط، وهديّة مالك، وهديّة رضوان، وهديّة النبي، وهديّة جبرئيل، وهديّة الله تعالى

    أمّا هديّة عزرائيل فأربعة أشياء:
    رضاء الخصماء، وقضاء الفوائت، والشوق إلى الله، والتمنى للموت

    وهديّة القبر أربعة أشياء:
    ترك النميمة، واستبرائه من البول، وقراءة القرآن، وصلاة الليل

    وهديّة منكر ونكير أربعة أشياء:
    صدق اللسان، وترك الغيبة، وقول الحقّ، والتواضع لكلّ أحد

    وهديّة الميزان أربعة أشياء:
    كظم الغيظ، وورع صادق، والمشي إلى الجماعات، والتداعي إلى المغفرات

    وهديّة الصراط أربعة أشياء:
    إخلاص العمل، وحسن الخلق، وكثرة ذكر الله، واحتمال الأذى

    وهديّة مالك أربعة أشياء:
    البكاء من خشية الله، وصدقة السرّ، وترك المعاصي، وبرّ الوالدين

    وهديّة رضوان أربعة أشياء:
    الصبر على المكاره، والشكر على نعمه، وإنفاق المال في طاعته، وحفظ الأمانة في الوقف

    وهديّة النبي أربعة أشياء: محبّته،
    والاقتداء بسنّته، ومحبّة أهل بيته، وحفظ اللسان عن الفحشاء

    وهديّة جبرئيل أربعة أشياء:
    قلّة الأكل، وقلّة النوم، ومداومة الحمد، وقلّة الكلام

    وهديّة الله تعالى أربعة أشياء:
    الأمر بالمعروف، والنهي عن المنكر، والنصيحة للخلق،
    والرحمة على كلّ أحد

    Kardeş;

    Ben bu kıssanın arap sitelerde dolaşan Arapçasını buldum.
    Ancak kaynak konusunda hiç bir şeye rastlayamadım. Ben de bu hadisi ilk defa işittim..
    İlerleyen zamanlar da Rabbimin izniyle kaynağı varsa şayet netleşecektir..


    O'na emanet ol..
    celle celeluh..



  4. 17.Ekim.2011, 02:20
    2
    herşey O'nun için..!



    Alıntı
    Hadis arşivi için gerekiyor

    Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek dedi ki:


    -İzin ver yâ Resul, ölümümü temenni edeyim.
    Peygamber efendimiz buyurdu ki:

    -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım.



    O kimse sordu:


    - Hediyeler kime yâ Resul?

    Peygamber efendimiz buyurdu:

    1- Azrail'in hediyesi
    2- Kabrin hediyesi

    3- Münker ve Nekir'in hediyesi
    4- Mizanın hediyesi
    5- Sırat köprüsünün hediyesi
    6- Malik'in hediyesi
    7- Rıdvan'ın hediyesi
    8- Ruhun hediyesi
    9- Peygamberinin hediyesi
    10- Rabbinin hediyesi.



    - Bu hediyeler nelerdir, ya Resul?

    Azrâil'in hediyeleri dörttür:

    1- İyi huylu olmak
    2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek

    3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi
    4- Kalbinde Allah aşkını taşımak.


    Kabrin hediyeleri de dörttür:

    1- Söz taşımayı terk
    2- Elbiseye idrar sıçratmamak
    3- Kur'an-ı kerimi okumak
    4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak.


    Münker ve Nekir'in hediyeleri:

    1- Doğru konuşmak
    2- Gıybeti terk etmek
    3- Hakkı kabul etmek
    4- Tevazu sahibi olmak.

    Mizanın hediyesi:

    1- Amelini ihlâs ile yapmak
    2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak
    3- Güzel ahlak sahibi olmak
    4- Allah'ı çok zikretmek.



    Sırat Köprüsü'nün hediyesi:

    1- Gadabını yutmak, kızmamak
    2- Takva sahibi olmak

    3- Cemaate devam etmek
    4- İbadetlere ara vermeden devam etmek.

    Malik'in hediyeleri:

    1- Allah korkusundan ağlamak
    2- Gizli sadaka vermek

    3- İsyanı terk etmek
    4- Anne ve babaya iyilik etmek.



    Cennet meleği Rıdvan'ın hediyesi:

    1- Kötülüklerden kaçınmak
    2- Nimetlere şükretmek

    3- Malını Allah yolunda infak etmek
    4- Emaneti muhafaza etmek.



    Ruhun hediyesi:

    1- Az yemek
    2- Az konuşmak

    3- Az uyumak
    4- İstiğfara devam etmek.



    Peygamberin hediyesi:

    1- Ehl-i beyti sevmek
    2- Sünnete uymak

    3- Peygamberin sevdiklerini sevmek
    4- Sahabe-i kiramı sevmek.



    Allahü zülcelalin hediyeleri:

    1- Allah'ın emirlerini yapmak
    2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak

    3- İnsanlara nasihat etmek
    4- Bütün mahlukata karşı merhametli olmak.

    Bunlara hazırsan ölümü temenni edebilirsin.
    الرسول الأكرم محمد (ص) وهدايا الموت

    جاء رجل إلى النبي صلى الله عليه وآله وسلم فقال له: أتأذن لي أن أتمنّى الموت؟
    فقال الرسول الأكرم: الموت شيء لابدّ منه، وسفر طويل ينبغي لمن أراده أن يرفع عشر هدايا، فقال الرجل: وماهي؟

    فقال الرسول
    هديّة عزرائيل، وهديّة القبر، وهديّة منكر ونكير، وهديّة الميزان، وهديّة الصراط، وهديّة مالك، وهديّة رضوان، وهديّة النبي، وهديّة جبرئيل، وهديّة الله تعالى

    أمّا هديّة عزرائيل فأربعة أشياء:
    رضاء الخصماء، وقضاء الفوائت، والشوق إلى الله، والتمنى للموت

    وهديّة القبر أربعة أشياء:
    ترك النميمة، واستبرائه من البول، وقراءة القرآن، وصلاة الليل

    وهديّة منكر ونكير أربعة أشياء:
    صدق اللسان، وترك الغيبة، وقول الحقّ، والتواضع لكلّ أحد

    وهديّة الميزان أربعة أشياء:
    كظم الغيظ، وورع صادق، والمشي إلى الجماعات، والتداعي إلى المغفرات

    وهديّة الصراط أربعة أشياء:
    إخلاص العمل، وحسن الخلق، وكثرة ذكر الله، واحتمال الأذى

    وهديّة مالك أربعة أشياء:
    البكاء من خشية الله، وصدقة السرّ، وترك المعاصي، وبرّ الوالدين

    وهديّة رضوان أربعة أشياء:
    الصبر على المكاره، والشكر على نعمه، وإنفاق المال في طاعته، وحفظ الأمانة في الوقف

    وهديّة النبي أربعة أشياء: محبّته،
    والاقتداء بسنّته، ومحبّة أهل بيته، وحفظ اللسان عن الفحشاء

    وهديّة جبرئيل أربعة أشياء:
    قلّة الأكل، وقلّة النوم، ومداومة الحمد، وقلّة الكلام

    وهديّة الله تعالى أربعة أشياء:
    الأمر بالمعروف، والنهي عن المنكر، والنصيحة للخلق،
    والرحمة على كلّ أحد

    Kardeş;

    Ben bu kıssanın arap sitelerde dolaşan Arapçasını buldum.
    Ancak kaynak konusunda hiç bir şeye rastlayamadım. Ben de bu hadisi ilk defa işittim..
    İlerleyen zamanlar da Rabbimin izniyle kaynağı varsa şayet netleşecektir..


    O'na emanet ol..
    celle celeluh..



  5. 17.Ekim.2011, 02:50
    3
    Ehfiya
    عُضْو

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ocak.2007
    Üye No: 8
    Mesaj Sayısı: 674
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 28

    Cevap: Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ?

    Değerli Kardeşlerim;

    Hadis diye adlandırılan bu kıssa, Allah Rasulu (s.a.v)'in ''ölümü temnni etmek'' ile alakalı şu hadis-i şeriflerine bence ters düşüyor...

    .1.. (979)- Hz. Enes (radıyalahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:

    "Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle ölümü temenni etmesin. Mutlaka bunu yapmak mecburiyetini hissederse, bari şöyle söylesin: "Rabbim, hakkımda hayat hayırlı ise yaşat, ölüm hayırlı ise canımı al!" [Buharî, Merdâ 19, Da'avat 30; Müslim, Zikr 10, (2680); Tirmizî, Cenâiz 3, (971); Ebu Davud, Cenâiz 13, (3108, 3109); Nesâî, Cenâiz 1, (4, 3).]

    Alıntı
    3- ÖLÜM TEMENNİSİ NİÇİN YASAKLANMIŞTIR?
    İslâm akidesine göre, ecel kaderle bağlıdır, dua ve temenni ile değil. Kişinin eceli gelince, istese de istemese de, ne uzar ne kısalır (Yunus 49, Nahl 61). Şu halde ölümü temenni etmek veya etmemek terbiyevî, ahlakî bir yöne sâhip, bir mü'minlik edebidir. Bu açıdan ölümü temennî etmede iki mühim ahlâkî mahzur görmek mümkündür:
    1) Kadere karşı bir itiraz mevzubahistir.
    2) Gayesi çeşitli hallerle imtihan olan hayat vazifesinden kaçmak vardır. Bu ise meskenettir, kişiyi ruhen yıkmaktır. Kur'ân-ı Kerim, maldan, candan, meyvelerden eksiltmeler, musibetler ve korkularla imtihan edilmek üzere insanın yaratıldığını bildirmekte (Bakara 155, Mülk 2.) bu imtihanı kazanmak için sabır tavsiye etmektedir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yarın kıyametin kopacağını bilse bile bugün elindeki filizini dikmeyi emretmektedir.
    Böylesi bir hayat anlayışı vaz'eden İslâm dininin diğer taraftan, dünyevî, maddî musibetler sebebiyle ölümü temenni etmeyi tecviz etmesi tenâkuz olurdu. Ve bu durumlarda ölümü temenni etmenin meşru olması, hayatın musibetleri karşısında mukavemet gücünü kırıcı olurdu. Hatta, ölümü temenni etmeyi meşru kılan sebepler arasında zikredilen hallerin zuhurunda bile hayattan kaçmanın esas alınmaması gerekir. Zira ölümü temenniyi meşru kıldığı belirtilen hallerle ilgili rivayetlerin asıl gayesi, sayılan o hallerin kötülüğünü tedris, zihinlerde tesbittir. Sözgelimi son kaydettiğimiz hadiste tâdâd edilen altı halden meselâ "hükmün satılması" yani rüşvet yoluyla mahkemelerden hüküm istihsâli, bir cemiyette adaletin kalmadığının ifadesidir. Böyle bir cemiyet, içtimaî bozukluğun en ileri safhalarına varmış demektir. İnananlar, ölümü bile meşru kılacak böylesine kötü bir amelden nehyedilmiş olmaktadır. Sayılan diğer ameller de öyle.
    Bu çeşit hadislerin asıl gayesi, sayılan ameller sebebiyle ölümün temennisini meşru kılmak olsaydı, her devirde ölümü temenni etmek meşru olmuş olurdu, zîra bu kötü ameller hiç bir zaman cemiyetlerde eksik olmamış, aksine hep işlenegelmiştir. Söylediğimiz bu hususu te'yid eden bir durum, Ahmed İbnu Hanbel'den kaydettiğimiz rivayetin bir başka veçhinde, بَادِرُوا بِا‘عْمَالِ سِتّاً "Altı kötü iş zuhur etmezden önce hayır amel işlemekte acele edin.." denmiş olmasıdır. Yani o fitneler hatırlatılarak, iyi amele teşvik edilmektedir.
    ـ2ـ رفي رواية النسائى عن قيس بن أبى حازم قال: ]دَخَلْتُ عَلى خَبَّابٍ وَقَدِ اكْتَوَى في بَطْنِهِ سَبْعاً. وَقَالَ: لَوَْ أنّ رَسولَ اللَّه # نَهَانَا أنْ نَدْعُوَ بِالْمَوْتِ لَدَعُوتُ بِهِ[
    .2. (980)- Kays İbnu Ebî Hâzım anlayıtor: "Habbâb İbnu Eret (radıyalahu anh)'in yanına girmiştim. Karnından yedi yeri dağlatmıştı. Bana: "Eğer Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölümü taleb etmekten bizi men etmeseydi mutlaka onu taleb ederdim" dedi. [Nesâî, Cenâiz 2, (4, 4); Buharî, Merdâ 19, Da'âvât 30, Rikak 7, Temennî 6; Müslim Zikr 12, (2681).]
    AÇIKLAMA:
    Habbâb İbnu Eret (radıyalahu anh) ilk Müslümanlardandır ve müşriklerin işkencelerine en ziyade mâruz kalanlardan biridir. Daha önce de belirttiğimiz üzere, ateş üzerine yatırılmak gibi ağır işkencelerden aldığı yaralar vücudunda hayat boyu devam eden izler bırakmış, zaman zaman tekrar iltihablanmak gibi durumlar ortaya çıkmıştır. Yukarıdaki rivayet böyle bir durumu aksettirmektedir. Eski yara yerlerinden açılan iltihabları dağlatmak yoluyla tedavi ettirmiştir. Bazı rivayetlerde Kays, Habbâb'ın yanına geçmiş olsun ziyareti için geldiğini belirtir.
    Önceki rivayette olduğu gibi, burada da ölüm temennisinin yasaklanmış olduğunu görmekteyiz. Habbâb (radıyalahu anh) başka rivayetlerde daha sarîh olarak çekilen maddî sıkıntıları da tasvir ederek, "O sıkıntılar tahammül edilemeyecek kadar ağırdı. Resûlullah yasaklamamış olsaydı, ölümü temenni ederdik" demek istemektedir.
    Şu sözler ona aittir: "Ben Resûlullah'ın ashabından, benim çektiğim kadar belâ çeken bir başkasını bilmiyorum." "Resûlullah zamanında tek dirhem bulamazken, (şimdi) evin bir köşesinde kırk bin dirhemim var..."
    Hayırla Kalın...


  6. 17.Ekim.2011, 02:50
    3
    عُضْو
    Değerli Kardeşlerim;

    Hadis diye adlandırılan bu kıssa, Allah Rasulu (s.a.v)'in ''ölümü temnni etmek'' ile alakalı şu hadis-i şeriflerine bence ters düşüyor...

    .1.. (979)- Hz. Enes (radıyalahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:

    "Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle ölümü temenni etmesin. Mutlaka bunu yapmak mecburiyetini hissederse, bari şöyle söylesin: "Rabbim, hakkımda hayat hayırlı ise yaşat, ölüm hayırlı ise canımı al!" [Buharî, Merdâ 19, Da'avat 30; Müslim, Zikr 10, (2680); Tirmizî, Cenâiz 3, (971); Ebu Davud, Cenâiz 13, (3108, 3109); Nesâî, Cenâiz 1, (4, 3).]

    Alıntı
    3- ÖLÜM TEMENNİSİ NİÇİN YASAKLANMIŞTIR?
    İslâm akidesine göre, ecel kaderle bağlıdır, dua ve temenni ile değil. Kişinin eceli gelince, istese de istemese de, ne uzar ne kısalır (Yunus 49, Nahl 61). Şu halde ölümü temenni etmek veya etmemek terbiyevî, ahlakî bir yöne sâhip, bir mü'minlik edebidir. Bu açıdan ölümü temennî etmede iki mühim ahlâkî mahzur görmek mümkündür:
    1) Kadere karşı bir itiraz mevzubahistir.
    2) Gayesi çeşitli hallerle imtihan olan hayat vazifesinden kaçmak vardır. Bu ise meskenettir, kişiyi ruhen yıkmaktır. Kur'ân-ı Kerim, maldan, candan, meyvelerden eksiltmeler, musibetler ve korkularla imtihan edilmek üzere insanın yaratıldığını bildirmekte (Bakara 155, Mülk 2.) bu imtihanı kazanmak için sabır tavsiye etmektedir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yarın kıyametin kopacağını bilse bile bugün elindeki filizini dikmeyi emretmektedir.
    Böylesi bir hayat anlayışı vaz'eden İslâm dininin diğer taraftan, dünyevî, maddî musibetler sebebiyle ölümü temenni etmeyi tecviz etmesi tenâkuz olurdu. Ve bu durumlarda ölümü temenni etmenin meşru olması, hayatın musibetleri karşısında mukavemet gücünü kırıcı olurdu. Hatta, ölümü temenni etmeyi meşru kılan sebepler arasında zikredilen hallerin zuhurunda bile hayattan kaçmanın esas alınmaması gerekir. Zira ölümü temenniyi meşru kıldığı belirtilen hallerle ilgili rivayetlerin asıl gayesi, sayılan o hallerin kötülüğünü tedris, zihinlerde tesbittir. Sözgelimi son kaydettiğimiz hadiste tâdâd edilen altı halden meselâ "hükmün satılması" yani rüşvet yoluyla mahkemelerden hüküm istihsâli, bir cemiyette adaletin kalmadığının ifadesidir. Böyle bir cemiyet, içtimaî bozukluğun en ileri safhalarına varmış demektir. İnananlar, ölümü bile meşru kılacak böylesine kötü bir amelden nehyedilmiş olmaktadır. Sayılan diğer ameller de öyle.
    Bu çeşit hadislerin asıl gayesi, sayılan ameller sebebiyle ölümün temennisini meşru kılmak olsaydı, her devirde ölümü temenni etmek meşru olmuş olurdu, zîra bu kötü ameller hiç bir zaman cemiyetlerde eksik olmamış, aksine hep işlenegelmiştir. Söylediğimiz bu hususu te'yid eden bir durum, Ahmed İbnu Hanbel'den kaydettiğimiz rivayetin bir başka veçhinde, بَادِرُوا بِا‘عْمَالِ سِتّاً "Altı kötü iş zuhur etmezden önce hayır amel işlemekte acele edin.." denmiş olmasıdır. Yani o fitneler hatırlatılarak, iyi amele teşvik edilmektedir.
    ـ2ـ رفي رواية النسائى عن قيس بن أبى حازم قال: ]دَخَلْتُ عَلى خَبَّابٍ وَقَدِ اكْتَوَى في بَطْنِهِ سَبْعاً. وَقَالَ: لَوَْ أنّ رَسولَ اللَّه # نَهَانَا أنْ نَدْعُوَ بِالْمَوْتِ لَدَعُوتُ بِهِ[
    .2. (980)- Kays İbnu Ebî Hâzım anlayıtor: "Habbâb İbnu Eret (radıyalahu anh)'in yanına girmiştim. Karnından yedi yeri dağlatmıştı. Bana: "Eğer Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölümü taleb etmekten bizi men etmeseydi mutlaka onu taleb ederdim" dedi. [Nesâî, Cenâiz 2, (4, 4); Buharî, Merdâ 19, Da'âvât 30, Rikak 7, Temennî 6; Müslim Zikr 12, (2681).]
    AÇIKLAMA:
    Habbâb İbnu Eret (radıyalahu anh) ilk Müslümanlardandır ve müşriklerin işkencelerine en ziyade mâruz kalanlardan biridir. Daha önce de belirttiğimiz üzere, ateş üzerine yatırılmak gibi ağır işkencelerden aldığı yaralar vücudunda hayat boyu devam eden izler bırakmış, zaman zaman tekrar iltihablanmak gibi durumlar ortaya çıkmıştır. Yukarıdaki rivayet böyle bir durumu aksettirmektedir. Eski yara yerlerinden açılan iltihabları dağlatmak yoluyla tedavi ettirmiştir. Bazı rivayetlerde Kays, Habbâb'ın yanına geçmiş olsun ziyareti için geldiğini belirtir.
    Önceki rivayette olduğu gibi, burada da ölüm temennisinin yasaklanmış olduğunu görmekteyiz. Habbâb (radıyalahu anh) başka rivayetlerde daha sarîh olarak çekilen maddî sıkıntıları da tasvir ederek, "O sıkıntılar tahammül edilemeyecek kadar ağırdı. Resûlullah yasaklamamış olsaydı, ölümü temenni ederdik" demek istemektedir.
    Şu sözler ona aittir: "Ben Resûlullah'ın ashabından, benim çektiğim kadar belâ çeken bir başkasını bilmiyorum." "Resûlullah zamanında tek dirhem bulamazken, (şimdi) evin bir köşesinde kırk bin dirhemim var..."
    Hayırla Kalın...


  7. 18.Ekim.2011, 02:38
    4
    @Burcu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2011
    Üye No: 83293
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Cevap: Böyle bir hadis var mı varsa kaynağını alabilir miyim ?

    Allah CC razı olsun bilgiler için .. bikaç kez denk geldim '(hadis-i şerif) diye paylaşmışlardı bazı yerlerde. baktım kaynağını bulamadım buraya baktım burda da bulamadım. en iyisini Allah CC bilir .


  8. 18.Ekim.2011, 02:38
    4
    Devamlı Üye
    Allah CC razı olsun bilgiler için .. bikaç kez denk geldim '(hadis-i şerif) diye paylaşmışlardı bazı yerlerde. baktım kaynağını bulamadım buraya baktım burda da bulamadım. en iyisini Allah CC bilir .





+ Yorum Gönder