Konusunu Oylayın.: Bireysel emeklilik ve bonus puanları günah mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bireysel emeklilik ve bonus puanları günah mı?
  1. 07.Ekim.2011, 19:14
    1
    Misafir

    Bireysel emeklilik ve bonus puanları günah mı?

  2. 08.Ekim.2011, 00:52
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Bireysel emeklilik ve bonus puanları günah mı?




    Bireysel emeklilik sistemleri kar payı özelliğini taşıyor ve faiz olarak değil de ortaklık olarak veya kardan pay olarak kabul ediliyorsa bunda bir mahzur yoktur. Fakat bireysel emeklilik, tamamıyla faiz olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü, Bir kimse faiz almak gayesiyle parasını devlete veya başkasına verir, sonra ilaveli olarak alırsa malûm olduğu gibi faiz sayılır. Faiz alan kişiler ise mesuldür.

    Birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik sisteminde (BES); katılımcı fertlerin, en az 10 yıl olmak üzere, umumiyetle 30-35 yıllık periyotlarla ödedikleri primler çeşitli fonlarda değerlendirilir. Buna karşılık, belli süreyi dolduran (en az 25 yıl) üyelere maaş bağlanır. Kamu güvenlik kuruluşlarında olduğu gibi, sağlık hizmeti vs gibi sosyal yardımlar söz konusu değildir. İştirakçilerden alınan primlerle sermayeleşen fonlar, bu parayı çoğunlukla yerli-yabancı faizli enstrümanlarda değerlendirir. Üyelerden giriş aidatı, yönetim gideri adı altında oldukça yüksek meblağlar tahsil edilir. Bu şirketlerin muazzam kârlara ve cesâmete ulaşması en az üyelerini düşündükleri kadar kendilerini de kolladıklarının kanıtı olsa gerektir. Uluslararası finans kapital deyimiyle anılan dev fonların önemli bölümü emeklilik fonlarından meydana gelir.

    Bu açıklamalarımız ışığında, faiz konusunda hassas bir Müslümanın özel emeklilik şirketlerinden uzak durması, bizce normal bir davranıştır.

    Not: Bireysel Emeklilikle ilgili olarak, Katılım Bankalarının uygulamaları konusunda Prof. Dr. Hayrettin Karaman'a sorulan bir soru ve o soruya verdiği cevap şöyledir:

    Şimdiye kadar ülkemizde bireysel emeklilik ya bir çeşit hayat sigortası şeklinde yaplıyordu veya içinde İslam'a göre meşru/caiz/helal olmayan işlem ve gelirlerin de bulunduğu yatırım fonlarına yatırım yapmak suretiyle gerçekleşiyordu ve bu sebeple biz de "bireysel emeklilik caiz değildir" demiştik.

    Şimdi katılım bankaları, içinde haram olan hiçbir işlemin ve gelirin bulunmadığı yatırım fonları aracılığı ile bir çeşit bireysel emeklilik kapısını açmış bulunuyorlar.

    Tarafıma gönderilen bilgi notu şudur:

    "Bireysel Emeklilik Sistemi ile aslında düzenli gelire sahip olan insanların sağlıklarının ve gençliklerinin yerinde olduğu dönemlerde daha iyi gelir elde edebiliyor olmasına dayalı olarak, emeklilik yıllarında, emeklilik maaşında yaşanan kesintilere dayalı olarak hayat standardında bir değişiklik gündeme gelmeden emeklilik öncesindeki gelir ve yaşam standartını devam ettirebilmesine imkan tanımak adına oluşturulmuş, uzun vadeli yatırım imkanıdır. Örnek, sistem özü itibariyle 10 yıl vadeye dayalı olup, müşteri (süre sonunda) dilerse emekli gibi düzenli maaş alabilir, dilerse tek seferde biriken parasını "varsa" kârıyla birklikte tahsil eder. Ortada sigortadan bahsedebileceğimiz herhangi bir şey söz konusu değildir, özü itibariyle uzun vadeli tasarruf ve yatırım amacı vardır. Ancak lehdarın vefat etmesi halinde, lehdar tarafından önceden belirlediği kişiye (yoksa varislerine) fonda biriken anaparası ve "varsa" kârının ödenmesi (zarar varsa anaparadan mahsup edilir) garanti edilmektedir.

    "Burada fon yönetimi mevzu bahis olup, müşterinin aylık ödeyeceği tasarruflarla kurulmuş fonda eskiden hazine bonosu bulundurma zorunluluğu vardı. Yeni mevzuat bu zorunluluğu kaldırmış olup, fonun tamamı kıymetli maden ile (KuveytTürk'ün altın hesabı gibi), İMKB'deki hisse senetleri ile (islami endekse uygun ürünlerle), Gelire Endeksli Senetlerle veya bu üç ürünün karmasından oluşabileceği gibi fonun % 10'unu geçmeyecek şekilde katılım havuzlarında değerlendirilmesine de imkan tanımaktadır. Kısaca hazine bonusu ve repo zorunluluğu ortadan kalktığı için katılım bankaları olarak faize duyarlı müşterilerimize bu ürünü faizsiz bankacılık ilkeleri dahilinde sunma arzusundayız.

    Bu üründen yararlanacak müşterilerimize anapara ve getiri garantisi verilmemekte olup, yukarıdaki ürünlerden gelire endeksli senetler hariç tamamı risk içerebiliğinden zarar da sözkonusu olabilir. Bankamızın hizmet alacağı yatırım firması da yukarıda ifade ettiğimiz ürünlere yatırım yaparak fonun varlığını devam ettirecektir. Bunun karşılığında fonun kârı ve zararı fon içindeki müşterilere ait olup, gerek bankamız gerekse yatırım firması fon yönetimi, takibi, raporlanması ve diğer oprasyonel işlemler ve giderleri karşılamak için müşteriden hizmet ücreti alacaktır."

    Yukarıda verilen bilgiye göre faizden uzak kalarak yatırım yapmak veya ileride emekli maaşı gibi meşru bir aylık gelire kavuşmak isteyenler, katılım bankalarında başlatılan bu "helal kazanç fonlarına" yatırım yapabilirler. Süre sonunda elde edilecek kâr ve ana para yatırımcıya aylık olarak da ödenebileceği için bu yatırım "meşru bir bireysel emeklilik" işini görmektedir.

    Katılım bankalarının bu işteki rolü ve kazancı iki şekilde olabilir:

    1. Yukarıda söylendiği gibi hizmet ücreti alabilirler.

    2. Fona yatırım yapmak isteyen müşterilerle mudarebe şirketi ilşkisi kurarlar, işi yürütürler ve kârdan pay alırlar.
    SİE



  3. 08.Ekim.2011, 00:52
    2
    Silent and lonely rains



    Bireysel emeklilik sistemleri kar payı özelliğini taşıyor ve faiz olarak değil de ortaklık olarak veya kardan pay olarak kabul ediliyorsa bunda bir mahzur yoktur. Fakat bireysel emeklilik, tamamıyla faiz olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü, Bir kimse faiz almak gayesiyle parasını devlete veya başkasına verir, sonra ilaveli olarak alırsa malûm olduğu gibi faiz sayılır. Faiz alan kişiler ise mesuldür.

    Birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik sisteminde (BES); katılımcı fertlerin, en az 10 yıl olmak üzere, umumiyetle 30-35 yıllık periyotlarla ödedikleri primler çeşitli fonlarda değerlendirilir. Buna karşılık, belli süreyi dolduran (en az 25 yıl) üyelere maaş bağlanır. Kamu güvenlik kuruluşlarında olduğu gibi, sağlık hizmeti vs gibi sosyal yardımlar söz konusu değildir. İştirakçilerden alınan primlerle sermayeleşen fonlar, bu parayı çoğunlukla yerli-yabancı faizli enstrümanlarda değerlendirir. Üyelerden giriş aidatı, yönetim gideri adı altında oldukça yüksek meblağlar tahsil edilir. Bu şirketlerin muazzam kârlara ve cesâmete ulaşması en az üyelerini düşündükleri kadar kendilerini de kolladıklarının kanıtı olsa gerektir. Uluslararası finans kapital deyimiyle anılan dev fonların önemli bölümü emeklilik fonlarından meydana gelir.

    Bu açıklamalarımız ışığında, faiz konusunda hassas bir Müslümanın özel emeklilik şirketlerinden uzak durması, bizce normal bir davranıştır.

    Not: Bireysel Emeklilikle ilgili olarak, Katılım Bankalarının uygulamaları konusunda Prof. Dr. Hayrettin Karaman'a sorulan bir soru ve o soruya verdiği cevap şöyledir:

    Şimdiye kadar ülkemizde bireysel emeklilik ya bir çeşit hayat sigortası şeklinde yaplıyordu veya içinde İslam'a göre meşru/caiz/helal olmayan işlem ve gelirlerin de bulunduğu yatırım fonlarına yatırım yapmak suretiyle gerçekleşiyordu ve bu sebeple biz de "bireysel emeklilik caiz değildir" demiştik.

    Şimdi katılım bankaları, içinde haram olan hiçbir işlemin ve gelirin bulunmadığı yatırım fonları aracılığı ile bir çeşit bireysel emeklilik kapısını açmış bulunuyorlar.

    Tarafıma gönderilen bilgi notu şudur:

    "Bireysel Emeklilik Sistemi ile aslında düzenli gelire sahip olan insanların sağlıklarının ve gençliklerinin yerinde olduğu dönemlerde daha iyi gelir elde edebiliyor olmasına dayalı olarak, emeklilik yıllarında, emeklilik maaşında yaşanan kesintilere dayalı olarak hayat standardında bir değişiklik gündeme gelmeden emeklilik öncesindeki gelir ve yaşam standartını devam ettirebilmesine imkan tanımak adına oluşturulmuş, uzun vadeli yatırım imkanıdır. Örnek, sistem özü itibariyle 10 yıl vadeye dayalı olup, müşteri (süre sonunda) dilerse emekli gibi düzenli maaş alabilir, dilerse tek seferde biriken parasını "varsa" kârıyla birklikte tahsil eder. Ortada sigortadan bahsedebileceğimiz herhangi bir şey söz konusu değildir, özü itibariyle uzun vadeli tasarruf ve yatırım amacı vardır. Ancak lehdarın vefat etmesi halinde, lehdar tarafından önceden belirlediği kişiye (yoksa varislerine) fonda biriken anaparası ve "varsa" kârının ödenmesi (zarar varsa anaparadan mahsup edilir) garanti edilmektedir.

    "Burada fon yönetimi mevzu bahis olup, müşterinin aylık ödeyeceği tasarruflarla kurulmuş fonda eskiden hazine bonosu bulundurma zorunluluğu vardı. Yeni mevzuat bu zorunluluğu kaldırmış olup, fonun tamamı kıymetli maden ile (KuveytTürk'ün altın hesabı gibi), İMKB'deki hisse senetleri ile (islami endekse uygun ürünlerle), Gelire Endeksli Senetlerle veya bu üç ürünün karmasından oluşabileceği gibi fonun % 10'unu geçmeyecek şekilde katılım havuzlarında değerlendirilmesine de imkan tanımaktadır. Kısaca hazine bonusu ve repo zorunluluğu ortadan kalktığı için katılım bankaları olarak faize duyarlı müşterilerimize bu ürünü faizsiz bankacılık ilkeleri dahilinde sunma arzusundayız.

    Bu üründen yararlanacak müşterilerimize anapara ve getiri garantisi verilmemekte olup, yukarıdaki ürünlerden gelire endeksli senetler hariç tamamı risk içerebiliğinden zarar da sözkonusu olabilir. Bankamızın hizmet alacağı yatırım firması da yukarıda ifade ettiğimiz ürünlere yatırım yaparak fonun varlığını devam ettirecektir. Bunun karşılığında fonun kârı ve zararı fon içindeki müşterilere ait olup, gerek bankamız gerekse yatırım firması fon yönetimi, takibi, raporlanması ve diğer oprasyonel işlemler ve giderleri karşılamak için müşteriden hizmet ücreti alacaktır."

    Yukarıda verilen bilgiye göre faizden uzak kalarak yatırım yapmak veya ileride emekli maaşı gibi meşru bir aylık gelire kavuşmak isteyenler, katılım bankalarında başlatılan bu "helal kazanç fonlarına" yatırım yapabilirler. Süre sonunda elde edilecek kâr ve ana para yatırımcıya aylık olarak da ödenebileceği için bu yatırım "meşru bir bireysel emeklilik" işini görmektedir.

    Katılım bankalarının bu işteki rolü ve kazancı iki şekilde olabilir:

    1. Yukarıda söylendiği gibi hizmet ücreti alabilirler.

    2. Fona yatırım yapmak isteyen müşterilerle mudarebe şirketi ilşkisi kurarlar, işi yürütürler ve kârdan pay alırlar.
    SİE






+ Yorum Gönder