Konusunu Oylayın.: İstediğim bişey için çok dua etmiştim sonra bıraktım dua ya tekrar devam etmelimiyim?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İstediğim bişey için çok dua etmiştim sonra bıraktım dua ya tekrar devam etmelimiyim?
  1. 05.Ekim.2011, 23:04
    1
    Misafir

    İstediğim bişey için çok dua etmiştim sonra bıraktım dua ya tekrar devam etmelimiyim?






    İstediğim bişey için çok dua etmiştim sonra bıraktım dua ya tekrar devam etmelimiyim? Mumsema ben istediim bişey için çok dua etmiştim ama sonra olması için gereken tüm umutlar bitmişti bnde duayı bırakmıştım ama iki gün önce hiç aklımda yokken rüyamda gördüm hatta sayıklıyarak uyandım şimdi ise aklımdan çıkmıyo bn şimdi duama devammı edeyim bu bi işaretmi acaba (


  2. 05.Ekim.2011, 23:04
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    ben istediim bişey için çok dua etmiştim ama sonra olması için gereken tüm umutlar bitmişti bnde duayı bırakmıştım ama iki gün önce hiç aklımda yokken rüyamda gördüm hatta sayıklıyarak uyandım şimdi ise aklımdan çıkmıyo bn şimdi duama devammı edeyim bu bi işaretmi acaba (


    Benzer Konular

    - Adetim bitti diye oruca başlıyorum ama azda olsa geliyor oruca devam etmelimiyim

    - Ben tövbe etmiştim el ile yapmaya ama mezi geldi bişey olur mu?

    - Hamım suresi bişey için okunurmuş ? böyle bişey varmı ne için okunuyor?

    - Gusülde ağıza ve burna su verdikten sonra yüzümüzü yıkayarakmı devam ederiz yoksa tam tekrar su veri

    - Sünneti kıldıktan sonra abdest bozuluyo ,tekrar abdest aldıktan sonra farzından devam edebilirmiyim

  3. 06.Ekim.2011, 00:31
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İstediğim bişey için çok dua etmiştim sonra bıraktım dua ya tekrar devam etmelimiyim?




    Her halimizde duaya devam edilmelidir kardeşim

    ---------------------

    Dua bir ubudiyettir. Bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.
    Bazen bir şey için dua edilir; fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti” denilir.

    Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.

    Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim'de “Bana dua edin size cevap vereyim.” (mü’min, 40/60) buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: Madem Allah “Bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir; neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “Ey hekim bana şu ilacı ver” elbette hekim sana cevap verir ve “Buyurun” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz, ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.

    Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.

    Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim:

    Evvela, dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra, samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur.
    Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır



  4. 06.Ekim.2011, 00:31
    2
    Silent and lonely rains



    Her halimizde duaya devam edilmelidir kardeşim

    ---------------------

    Dua bir ubudiyettir. Bizim dualardaki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.
    Bazen bir şey için dua edilir; fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti” denilir.

    Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.

    Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim'de “Bana dua edin size cevap vereyim.” (mü’min, 40/60) buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: Madem Allah “Bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir; neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “Ey hekim bana şu ilacı ver” elbette hekim sana cevap verir ve “Buyurun” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz, ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.

    Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.

    Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim:

    Evvela, dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra, samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur.
    Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır






+ Yorum Gönder