Konusunu Oylayın.: Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Süleyman (as)'ı Hz. Davud (as)'a varis kıldık, deniliyor. Hz. Fatıma niye varis olamıyor

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Süleyman (as)'ı Hz. Davud (as)'a varis kıldık, deniliyor. Hz. Fatıma niye varis olamıyor
  1. 04.Ekim.2011, 19:25
    1
    Misafir

    Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Süleyman (as)'ı Hz. Davud (as)'a varis kıldık, deniliyor. Hz. Fatıma niye varis olamıyor






    Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Süleyman (as)'ı Hz. Davud (as)'a varis kıldık, deniliyor. Hz. Fatıma niye varis olamıyor Mumsema Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Süleyman (as)'ı Hz. Davud (as)'a varis kıldık, deniliyor. Hz. Fatıma niye varis olamıyor; Fedek arazisi neden verilmiyor?


  2. 04.Ekim.2011, 19:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 04.Ekim.2011, 23:28
    2
    bekir34
    Eğri ok, doğru yol almaz

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Mayıs.2011
    Üye No: 87506
    Mesaj Sayısı: 333
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Süleyman (as)'ı Hz. Davud (as)'a varis kıldık, deniliyor. Hz. Fatıma niye varis olamıyor




    "Süleyman Davud'a mirasçı oldu." (Neml, 27/16), yani peygamberlik ve kral-lıkta onun yerine geçti, babasının ölümünden sonra hem peygam-ber hem de kral oldu.

    "Süleyman Davud'un yerine geçti" cümlesi, mal ve mülküne mirasçı olduğu anlamına gelmez; zira peygamberlerin bıraktığı mal sadakadır, ona mirasçı olunmaz. (bk. Buhari, Humus, 1; Megazî, 14, 38) O halde burada onun yerine geçmesinden maksat makam, ilim ve hikmet, peygamberlik ve hükümdarlık konularında ona mirasçı olmasıdır. (bkz. Kuran Yolu, Diyanet, İlgili ayetin tefsiri)

    Veraset böylece onun eline geçmesinden kinaye olur. Bazıla-rı, "Sadece peygamberlikte ona mirasçı oldu" derken, bazıları da, "Sadece krallıkta ona mirasçı oldu" demişlerdir, Taberi'nin ri-vayetine göre ehli beyt imamlarından gelen bir rivayete göre bu veraset, mal verasetidir. Yani malını ona miras bıraktı, demektir.

    Fakat bu görüş, yukarıda kaynağını verdiğimiz, "Biz peygamberler miras bırakmayız; Bizim bıraktığımız sadakadır." hadisi ile kabul edilmemiştir.

    Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer (ra), sahabe huzurunda bu hadisle delil getirmişlerdir. Sahabiler ise Allah yolunda hiç kimsenin kınamasına kulak asmazlardı. Buna rağmen hiçbir kimse onlara «Bu hadis değildir» dememiştir. Binaenaleyh bu sahabe icmaı gibi bir şey olmuştur.

    Ebu Davud ve Tirmizi, Ebu Derda'dan şöyle rivayet ediyorlar: Rasûlullah'tan dinledim. Dedi ki: "Alimler kesinlikle peygamberlerin varisleridir. Kesinlikle peygamberler miras olarak dinar ve dirhem bırakmamışlardır. Onlar ancak ilmi miras bırakmışlardır. Kim ilim elde ederse, o bol bir nasib elde etmiştir." (Ebu Davud, İlm 1, (3641); Tirmizi, İlm 19, (2683); İbnu Mace, Mukaddime 17, (223); bk. Büyük Kur'an Tefsiri, Ali Arslan, İlgili ayetin tefsiri)

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Hz. Ebu Bekir'in, Resulullah (sav)'in mirası olan Fedek arazisini Hz. Fatıma'ya vermemesinin sebebi nedir?


  4. 04.Ekim.2011, 23:28
    2
    Eğri ok, doğru yol almaz



    "Süleyman Davud'a mirasçı oldu." (Neml, 27/16), yani peygamberlik ve kral-lıkta onun yerine geçti, babasının ölümünden sonra hem peygam-ber hem de kral oldu.

    "Süleyman Davud'un yerine geçti" cümlesi, mal ve mülküne mirasçı olduğu anlamına gelmez; zira peygamberlerin bıraktığı mal sadakadır, ona mirasçı olunmaz. (bk. Buhari, Humus, 1; Megazî, 14, 38) O halde burada onun yerine geçmesinden maksat makam, ilim ve hikmet, peygamberlik ve hükümdarlık konularında ona mirasçı olmasıdır. (bkz. Kuran Yolu, Diyanet, İlgili ayetin tefsiri)

    Veraset böylece onun eline geçmesinden kinaye olur. Bazıla-rı, "Sadece peygamberlikte ona mirasçı oldu" derken, bazıları da, "Sadece krallıkta ona mirasçı oldu" demişlerdir, Taberi'nin ri-vayetine göre ehli beyt imamlarından gelen bir rivayete göre bu veraset, mal verasetidir. Yani malını ona miras bıraktı, demektir.

    Fakat bu görüş, yukarıda kaynağını verdiğimiz, "Biz peygamberler miras bırakmayız; Bizim bıraktığımız sadakadır." hadisi ile kabul edilmemiştir.

    Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer (ra), sahabe huzurunda bu hadisle delil getirmişlerdir. Sahabiler ise Allah yolunda hiç kimsenin kınamasına kulak asmazlardı. Buna rağmen hiçbir kimse onlara «Bu hadis değildir» dememiştir. Binaenaleyh bu sahabe icmaı gibi bir şey olmuştur.

    Ebu Davud ve Tirmizi, Ebu Derda'dan şöyle rivayet ediyorlar: Rasûlullah'tan dinledim. Dedi ki: "Alimler kesinlikle peygamberlerin varisleridir. Kesinlikle peygamberler miras olarak dinar ve dirhem bırakmamışlardır. Onlar ancak ilmi miras bırakmışlardır. Kim ilim elde ederse, o bol bir nasib elde etmiştir." (Ebu Davud, İlm 1, (3641); Tirmizi, İlm 19, (2683); İbnu Mace, Mukaddime 17, (223); bk. Büyük Kur'an Tefsiri, Ali Arslan, İlgili ayetin tefsiri)

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Hz. Ebu Bekir'in, Resulullah (sav)'in mirası olan Fedek arazisini Hz. Fatıma'ya vermemesinin sebebi nedir?





+ Yorum Gönder