Konusunu Oylayın.: Hz.Ali ve Hz.Fatıma'nın Evlenmesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz.Ali ve Hz.Fatıma'nın Evlenmesi
  1. 04.Ekim.2011, 18:51
    1
    Misafir

    Hz.Ali ve Hz.Fatıma'nın Evlenmesi

  2. 04.Ekim.2011, 19:11
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Hz.Ali ve Hz.Fatıma'nın Evlenmesi




    HZ. ALİ İLE HZ. FATIMA’NINEVLİLİĞİ
    Hz. Ali Ile Hz. Fatıma’nın Evliliği (Mutlu Yuva Mutlu Beraberlik) (MUTLU YUVA MUTLU BERABERLİK)
    ABDURRAHMAN AKBAŞ
    DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU UZMANI
    DİYANET AYLIK DERGİ MART 2005

    Tarihin mümtaz sayfalarının başlarında yer alan model ailelerden biri de HzAli ve Hz. Fatıma’nın kurdukları mutlu yuvadır. Bu mutlu yuvanın kuruluşaşamasında, düğün hazırlıkları ve eşlerin güzel geçimlerinde, değerler kriziiçerisindeki toplumlara örnek olabilecek prensipler bulmak mümkündür.

    Evlilik, insan tabiatının bir gereğidir.Sevgi, sadakat gibi değerlerle kurulanmodel aileler, toplumun en büyükgüvencesidir. Model ailelerden yoksun toplumlar, tükenişin eşiğindedir. Toplumsal problemlerin arttığı dönemlerde, erdemler mektebiolan bu aileler, sorunları çözmede en güzel örnektirler. Bu tür aileler, günümüzde olduğu gibi, tarih sayfalarında da bulunabilir. Tarihinmümtaz sayfalarının başlarında yer alan modelailelerden biri de Hz Ali ve Hz. Fatıma’nın kurdukları mutlu yuvadır. Bu mutlu yuvanın kuruluş aşamasında, düğün hazırlıkları ve eşleringüzel geçimlerinde, değerler krizi içerisindekitoplumlara örnek olabilecek prensipler bulmakmümkündür. Bu yuvayı yakından tanımaya çalışalım:
    Saadetli evin hanımefendisi
    Hz. Fatıma Cennet kadınlarının sultanı Hz. Fatma validemiz, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in necip neslini sürdüren en küçük kızıdır. Hz. Fatıma, Sevgili Peygamberimizin terbiyesiyle yetişmiş heryönüyle kendine babasını örnek almıştır. Onugörenler sadece fizikî görünüşü ile Hz. Peygamber (s.a.s.)’e benzetmemiş, haya, cömertlik, merhamet ve konuşma, yürüme tarzı ile debenzetmişlerdir. (Müslim, Fezâilü’s-Sahabe, 98; Tirmizi, Menakib, 60)
    Hz. Fatıma’ya Hz. Peygamber (s.a.s.) ve yakın çevresi tarafından verilen lâkap ve sıfatlar,onun seçkinliğini, ahlâkî üstünlüğünü anlatmaya yeterlidir. İffet ve haya timsali oluşundandolayı “Betül”; ibadete düşkünlüğü neticesiilâhî nurun yüzünde aksedişinden “Zehra”; vakar ve ağırbaşlılığıyla hanımların efendisi anlamında “Seyyidün- Nisâ”; ona bakan yüz simasından, ahlâkî tavırlarından Rasûlullah (s.a.s.)’ıanımsattığından dolayı, babasının kızı anlamına gelen “Bint-i Ebiha”; üstün bir zekâya vekavrayış gücüne sahip olduğundan dolayı “Zekiyye”; kimseyi incitmemeye gösterdiği özenden ve elinden geldiğince insanları hoşnut etmeye çalıştığından dolayı “Marziyye” denmiştir.
    Saadetli evin beyefendisi Hz. Ali
    Orta boylu, geniş omuzlu, bilekleri ve pazıları çelik gibi, gözleri iri iri, güzel yüzlü olanHz. Ali, fizikî güzelliği yanında dürüstlüğü, cesareti, atikliği ve üstün bir zekâya sahip oluşuile çevresinde örnek bir delikanlı idi. Birçok ahlâkî meziyetini Hz. Peygamberden almıştır. Zira Hz. Ali çocukluk ve gençliğini Hz. Peygamberin himayesi ve terbiyesi altında geçirmiş,her yönüyle Kâinatın Efendisini kendine örnekalmıştır. O eşsiz terbiyenin eseri olarak Hz. Ali,ahlâk bakımından üstün bir seviyeye ulaşmıştır.
    Hz. Peygamber, Hz. Ali’yi çok sevmiş, Hz.Hatice annemizden sonra ilk İslâm’ı ona tebliğetmiştir. Hz. Ali,henüz on yaşında olmasınarağmen, üstünmuhakeme gücünü kullanarakMüslüman olmaya karar vermiştir. (İbn Sad,et-Tabakatü’l- Kübra, Beyrut, 1995, III,22)Hz. Peygamber (s.a.s.)Hz. Ali’yi, kardeşi Caferi diğer çocuklarından hiç ayırmamış, şefkat, merhamet ve ihsanı ile babalarını aratmamıştır.Hz. Ali, çocukluk döneminden itibaren Hz. Peygamber’i bir gölge gibi takip etmiş, İslâm’ı tebliğ ettiği sıralarda hep yanında olmuş, elindengeldiğince Hz. Peygamber’e destek olmuştur.Hz. Peygamber, sözleriyle de Hz. Ali’yi onurlandırmıştır. Bir hadisinde, kendisi için sevdiğişeyi Hz. Ali için de sevdiğini ve kendisi için hoşlanmadığı şeyden Ali için de hoşlanmadığınıbuyurmuştur…
    (Tirmizi, Salat, 209)


  3. 04.Ekim.2011, 19:11
    2
    Editör



    HZ. ALİ İLE HZ. FATIMA’NINEVLİLİĞİ
    Hz. Ali Ile Hz. Fatıma’nın Evliliği (Mutlu Yuva Mutlu Beraberlik) (MUTLU YUVA MUTLU BERABERLİK)
    ABDURRAHMAN AKBAŞ
    DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU UZMANI
    DİYANET AYLIK DERGİ MART 2005

    Tarihin mümtaz sayfalarının başlarında yer alan model ailelerden biri de HzAli ve Hz. Fatıma’nın kurdukları mutlu yuvadır. Bu mutlu yuvanın kuruluşaşamasında, düğün hazırlıkları ve eşlerin güzel geçimlerinde, değerler kriziiçerisindeki toplumlara örnek olabilecek prensipler bulmak mümkündür.

    Evlilik, insan tabiatının bir gereğidir.Sevgi, sadakat gibi değerlerle kurulanmodel aileler, toplumun en büyükgüvencesidir. Model ailelerden yoksun toplumlar, tükenişin eşiğindedir. Toplumsal problemlerin arttığı dönemlerde, erdemler mektebiolan bu aileler, sorunları çözmede en güzel örnektirler. Bu tür aileler, günümüzde olduğu gibi, tarih sayfalarında da bulunabilir. Tarihinmümtaz sayfalarının başlarında yer alan modelailelerden biri de Hz Ali ve Hz. Fatıma’nın kurdukları mutlu yuvadır. Bu mutlu yuvanın kuruluş aşamasında, düğün hazırlıkları ve eşleringüzel geçimlerinde, değerler krizi içerisindekitoplumlara örnek olabilecek prensipler bulmakmümkündür. Bu yuvayı yakından tanımaya çalışalım:
    Saadetli evin hanımefendisi
    Hz. Fatıma Cennet kadınlarının sultanı Hz. Fatma validemiz, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in necip neslini sürdüren en küçük kızıdır. Hz. Fatıma, Sevgili Peygamberimizin terbiyesiyle yetişmiş heryönüyle kendine babasını örnek almıştır. Onugörenler sadece fizikî görünüşü ile Hz. Peygamber (s.a.s.)’e benzetmemiş, haya, cömertlik, merhamet ve konuşma, yürüme tarzı ile debenzetmişlerdir. (Müslim, Fezâilü’s-Sahabe, 98; Tirmizi, Menakib, 60)
    Hz. Fatıma’ya Hz. Peygamber (s.a.s.) ve yakın çevresi tarafından verilen lâkap ve sıfatlar,onun seçkinliğini, ahlâkî üstünlüğünü anlatmaya yeterlidir. İffet ve haya timsali oluşundandolayı “Betül”; ibadete düşkünlüğü neticesiilâhî nurun yüzünde aksedişinden “Zehra”; vakar ve ağırbaşlılığıyla hanımların efendisi anlamında “Seyyidün- Nisâ”; ona bakan yüz simasından, ahlâkî tavırlarından Rasûlullah (s.a.s.)’ıanımsattığından dolayı, babasının kızı anlamına gelen “Bint-i Ebiha”; üstün bir zekâya vekavrayış gücüne sahip olduğundan dolayı “Zekiyye”; kimseyi incitmemeye gösterdiği özenden ve elinden geldiğince insanları hoşnut etmeye çalıştığından dolayı “Marziyye” denmiştir.
    Saadetli evin beyefendisi Hz. Ali
    Orta boylu, geniş omuzlu, bilekleri ve pazıları çelik gibi, gözleri iri iri, güzel yüzlü olanHz. Ali, fizikî güzelliği yanında dürüstlüğü, cesareti, atikliği ve üstün bir zekâya sahip oluşuile çevresinde örnek bir delikanlı idi. Birçok ahlâkî meziyetini Hz. Peygamberden almıştır. Zira Hz. Ali çocukluk ve gençliğini Hz. Peygamberin himayesi ve terbiyesi altında geçirmiş,her yönüyle Kâinatın Efendisini kendine örnekalmıştır. O eşsiz terbiyenin eseri olarak Hz. Ali,ahlâk bakımından üstün bir seviyeye ulaşmıştır.
    Hz. Peygamber, Hz. Ali’yi çok sevmiş, Hz.Hatice annemizden sonra ilk İslâm’ı ona tebliğetmiştir. Hz. Ali,henüz on yaşında olmasınarağmen, üstünmuhakeme gücünü kullanarakMüslüman olmaya karar vermiştir. (İbn Sad,et-Tabakatü’l- Kübra, Beyrut, 1995, III,22)Hz. Peygamber (s.a.s.)Hz. Ali’yi, kardeşi Caferi diğer çocuklarından hiç ayırmamış, şefkat, merhamet ve ihsanı ile babalarını aratmamıştır.Hz. Ali, çocukluk döneminden itibaren Hz. Peygamber’i bir gölge gibi takip etmiş, İslâm’ı tebliğ ettiği sıralarda hep yanında olmuş, elindengeldiğince Hz. Peygamber’e destek olmuştur.Hz. Peygamber, sözleriyle de Hz. Ali’yi onurlandırmıştır. Bir hadisinde, kendisi için sevdiğişeyi Hz. Ali için de sevdiğini ve kendisi için hoşlanmadığı şeyden Ali için de hoşlanmadığınıbuyurmuştur…
    (Tirmizi, Salat, 209)





+ Yorum Gönder