Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz için yapılan övgülerde sınır var mı? Mübalağa meydana gelebilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Peygamberimiz için yapılan övgülerde sınır var mı? Mübalağa meydana gelebilir mi?
  1. 03.Ekim.2011, 18:05
    1
    Misafir

    Peygamberimiz için yapılan övgülerde sınır var mı? Mübalağa meydana gelebilir mi?






    Peygamberimiz için yapılan övgülerde sınır var mı? Mübalağa meydana gelebilir mi? Mumsema Peygamberimiz için yapılan övgülerde sınır var mı? Mübalağa meydana gelebilir mi?


  2. 03.Ekim.2011, 22:09
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamberimiz için yapılan övgülerde sınır var mı? Mübalağa meydana gelebilir mi?




    Bir hadis-i kudside de belirtildiği üzere, bütün alemler yüzüsuyu hürmetine yaratılan, alemlere de rahmet olarak gönderilen (Enbiya, 21/107) Sevgili Peygamberimizi (asm) medhetmek, bizim gibi aciz insanların haddi değilse de, onu medh etmek Allah Teala'nın razı olduğu bir iştir, hatta ibadettir.
    "Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere hep salat ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir içtenlikle selam verin." (Ahzab, 33/56)
    Bu ayetle yüce Rabbimiz Peygamber Efendimizi (asm) medhetmemizi ve bu medhin ifadesi olan salavat duasını getirmemizi emretmektedir.

    Bizler Peygamberimizi (asm) ne kadar medhetsek de onu hakkıyla tanıyamadığımız için hakkıyla medhetmemiz de mümkün değildir. Nitekim şair bir şiirinde,

    "Ben sözlerimle Hazreti Muhammed'i sena etmiyorum./ Hazreti Muhammed'le sözlerimi methediyorum."
    yorumudur. Yani O'ndan bahsetmekle biz onu medhetmiş oluyoruz. Aksine O'nu övmekle, O'ndan bahsetmekle sözlerimiz değer kazanmış olacaktır.

    Her şeyin ifratında zarar olduğu gibi Peygamberimize (asm) karşı övgüde ifratta tehlikelidir. Hristiyanlar Hz. İsa (as)'a olan sevgilerinde ifrata kaçarak -haşa- ilahlık makamına yükselttiler. Allah'ın oğlu olduğunu iddia ettiler. Bu gibi tevhid dini olan İslamın ruhuna aykırı olan ifadeler kabul edilemez. Ancak tevhide aykırı olmamak şartıyla Peygamberimizi (asm) ne kadar sena etsek yine de azdır.



  3. 03.Ekim.2011, 22:09
    2
    Editör



    Bir hadis-i kudside de belirtildiği üzere, bütün alemler yüzüsuyu hürmetine yaratılan, alemlere de rahmet olarak gönderilen (Enbiya, 21/107) Sevgili Peygamberimizi (asm) medhetmek, bizim gibi aciz insanların haddi değilse de, onu medh etmek Allah Teala'nın razı olduğu bir iştir, hatta ibadettir.
    "Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere hep salat ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir içtenlikle selam verin." (Ahzab, 33/56)
    Bu ayetle yüce Rabbimiz Peygamber Efendimizi (asm) medhetmemizi ve bu medhin ifadesi olan salavat duasını getirmemizi emretmektedir.

    Bizler Peygamberimizi (asm) ne kadar medhetsek de onu hakkıyla tanıyamadığımız için hakkıyla medhetmemiz de mümkün değildir. Nitekim şair bir şiirinde,

    "Ben sözlerimle Hazreti Muhammed'i sena etmiyorum./ Hazreti Muhammed'le sözlerimi methediyorum."
    yorumudur. Yani O'ndan bahsetmekle biz onu medhetmiş oluyoruz. Aksine O'nu övmekle, O'ndan bahsetmekle sözlerimiz değer kazanmış olacaktır.

    Her şeyin ifratında zarar olduğu gibi Peygamberimize (asm) karşı övgüde ifratta tehlikelidir. Hristiyanlar Hz. İsa (as)'a olan sevgilerinde ifrata kaçarak -haşa- ilahlık makamına yükselttiler. Allah'ın oğlu olduğunu iddia ettiler. Bu gibi tevhid dini olan İslamın ruhuna aykırı olan ifadeler kabul edilemez. Ancak tevhide aykırı olmamak şartıyla Peygamberimizi (asm) ne kadar sena etsek yine de azdır.






+ Yorum Gönder