Konusunu Oylayın.: Ledün ilmi ne demektir? Sadece Efendimize mi verilmiştir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ledün ilmi ne demektir? Sadece Efendimize mi verilmiştir?
  1. 01.Ekim.2011, 20:16
    1
    Misafir

    Ledün ilmi ne demektir? Sadece Efendimize mi verilmiştir?






    Ledün ilmi ne demektir? Sadece Efendimize mi verilmiştir? Mumsema Soru: Ledün ilmi ne demektir? Sadece Efendimize mi verilmiştir?


  2. 02.Ekim.2011, 01:34
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Ledün ilmi ne demektir? Sadece Efendimize mi verilmiştir?




    İlm-i ledün (bâtın ilmi), gizli hakikatleri konu alan ve bu yolla insanı manevî kurtuluşa ulaştırdığına inanılan ilim.
    İslam'da zahir ve bâtın olmak üzere iki bilgi türünün bulunduğu görüşü ilk defa Şiîler tarafından ortaya atılmıştır. Şia'nın Bâtınî ilim anlayışı şer'î hükümlerden çok imamet ve siyaset konusuyla sınırlıdır. Tasavvuf düşüncesinde ise tamamen farklı bir bağlamda ele alınır. Mutasavvıflar fıkıh, hadis, kelam gibi ilimlere zahir ilmi, tasavvufa da bâtın ilmi adını verirler. Onlara göre naslardaki gizli manaları, ibadetlerin manevî ve ahlakî özünü, varlık ve olayların arkasındaki sırları açıklığa kavuşturan bâtın ilmi gizlidir ve Hz. Peygamber tarafından bazı sahabelere öğretilmiştir. Sûfîler metot olarak zahir ilminin eğitim ve öğretimle, batın ilminin ise mistik sezgi (keşf) ile elde edildiğini söylerler. Bu şekilde belli bir silsile ile Hz. Peygamber'den gelen veya özel bir yolla naslardan çıkarılan bilgiler gibi ilham ve keşf yoluyla vasıtasız olarak Allah'tan alınan bilgilere bâtın ilmi denir. Batın ilmiyle ilgili en başarılı açıklamalara Gazzali'nin İhya-u Ulûmi'd-din adlı eserinde rastlanır.




  3. 02.Ekim.2011, 01:34
    2
    Hadimul Müslimin



    İlm-i ledün (bâtın ilmi), gizli hakikatleri konu alan ve bu yolla insanı manevî kurtuluşa ulaştırdığına inanılan ilim.
    İslam'da zahir ve bâtın olmak üzere iki bilgi türünün bulunduğu görüşü ilk defa Şiîler tarafından ortaya atılmıştır. Şia'nın Bâtınî ilim anlayışı şer'î hükümlerden çok imamet ve siyaset konusuyla sınırlıdır. Tasavvuf düşüncesinde ise tamamen farklı bir bağlamda ele alınır. Mutasavvıflar fıkıh, hadis, kelam gibi ilimlere zahir ilmi, tasavvufa da bâtın ilmi adını verirler. Onlara göre naslardaki gizli manaları, ibadetlerin manevî ve ahlakî özünü, varlık ve olayların arkasındaki sırları açıklığa kavuşturan bâtın ilmi gizlidir ve Hz. Peygamber tarafından bazı sahabelere öğretilmiştir. Sûfîler metot olarak zahir ilminin eğitim ve öğretimle, batın ilminin ise mistik sezgi (keşf) ile elde edildiğini söylerler. Bu şekilde belli bir silsile ile Hz. Peygamber'den gelen veya özel bir yolla naslardan çıkarılan bilgiler gibi ilham ve keşf yoluyla vasıtasız olarak Allah'tan alınan bilgilere bâtın ilmi denir. Batın ilmiyle ilgili en başarılı açıklamalara Gazzali'nin İhya-u Ulûmi'd-din adlı eserinde rastlanır.







+ Yorum Gönder