Konusunu Oylayın.: Mevlid'in Doğuşunun Hikayesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mevlid'in Doğuşunun Hikayesi
  1. 01.Ekim.2011, 19:00
    1
    Misafir

    Mevlid'in Doğuşunun Hikayesi

  2. 07.Ekim.2011, 13:06
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Mevlid'in Doğuşunun Hikayesi




    MEVLİD

    Mevlid'in sözlük anlamı "doğum yeri", "doğmu zamanı" demektir. Din terimi olarak birbiriyle ilgisi olan birkaç anlamda kullanılmaktadır:


    1. Mevlid'in dilimizde kazandığı anlam­lardan ilki, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in doğumunu ifade etmesidir. "Mevlid" dendiğinde bizde uyandır­dığı ilk çağrışım budur. Bazen "Mevlidü'n-Nebi" diye de kullanılır. Son peygamberin doğumu çok farklı bir doğumdur. Bu doğumla o dönem bilinen dünyada bazı harikulade (olağanüstü) olaylar meydana gelmiştir. İslâm tarihlerinin kaydettiği bu olay­lardan bazıları şunlardır:

    "İran'ın eski merkezinde Mecûsilerin bin yıldan beri yanmakta olan ateşi sönmüş; Medayin şehrinde hükümdar sarayının 14 şerefısi yıkılmış; İran'daki Save gö­lü yere geçmiş; bin yıldan beri suları kurumuş olan Semave deresindeki su­lar taşmış; Kabe'deki büyük putların yüzüstü yere düştükleri görülmüştür."
    (Zekai Konrapa, Peygamberimizin Hayatı, s. 11).


    2. Mevlid, dilimizde, Hz. Muhammed'i övmek için yazılmış eserleri de ifade eder. Bu maksatla yazılmış eser­lere "mevlid" denir. Bütün Müslüman ülkelerde mevlidler yazılmıştır. Bu arada Müslüman Türklerde de mevlid yazan şairler çıkmıştır. Bun­lardan bir bölümü günümüze kadar ulaşmıştır. Ancak geniş halk kitlele­rine mâlolmamıştır. Fakat 15. yüzyıl başlarında Bursa'da yaşamış olan Sü­leyman Çelebi'nin yazdığı Vesiletü'n-Necat (Kurtuluş Sebebi) adındaki mevlid çok tanınmış, çok tutulmuş, bütün Türk halkının malı olmuştur. Bu mevlidin bu kadar benimsenme­sinin sebebi, Türk milletinin Muham­med Peygamber'e karşı sevgisini ve bağlılığını çok iyi ifade etmesidir. Türk halkının Hz. Muhammed'e karşı beslediği duygulara çok iyi tercüman olmasıdır. Yüzyıllardır bu mevlid Türk halkının elinden düşmemiş, Ku-rân'dan sonra en fazla hürmet edilen, özen gösterilen kitap olmuştur.



    Mesnevi tarzında yazılmış olan bu mevlid Tevhid-Münacat (Al­lah'ın birliğini dile getirme, O'na ya­karma), velâdet (Hz. Muhammed'in doğumu), Mucizat (Peygamberin mu­cizeleri), Mirâc (Hz. Muhammed'in Allah katına çıkması), vefat (Peygam­ber'in ölümü). Dua gibi bölümlerden oluşmaktadır. Bu bölümlerin her bi­rine "bahir" denir. "Velâdet bahri", "Mirâc bahri" gibi. Bütün bu bölüm­lerde (bahirlerde) o bölüm ile ilgili konuları çok içli, çok duygulu bir şekil­de anlatan Süleyman Çelebi, bu ese­rinde en yüksek lirizme ulaşmayı ba­şarmıştır. Sözgelişi Peygamberin ve­fatını işleyen vefat bahri'nde, Pey­gamberin nasıl hastalandığını, vefa­tıyla etrafmdakileri nasıl derin bir hic­ran içinde bıraktığım, kızı Fatıma'nın yürek paralayan sözlerle ağlayışını öy­le bir üslûpla sunar ki, dinleyenlerin çoğu da gözyaşlarını tutamaz.



    Mevlid, Süleyman Çelebi'nin, Cenab-ı Hak'tan hem kendisi, hem de diğer Müslümanlar için rahmet ve ba­ğış dileyen bir dua bölümüyle sona erer.



    3. Mevlid, dilimizde bir de Süleyman Çelebi'nin yazdığı bu mevlid'in okun­ması için düzenlenen törenleri anla­tır. Ülkemizde ölüm mevlidlerinden başka, doğum, evlilik, sünnet gibi ne­denlerle mevlid okunmakta, okutul­makta bu vesile ile törenler düzenlen­mektedir. İşte bu törenler de kısaca "mevlid" diye adlandırılmakta, va­tandaş, "Mevlidimiz var", "Mevlide gidiyorum", "Mevlidden geliyorum" deyince bunu belirtmeyi istemektedir.




    İslam Ansiklopedisi


  3. 07.Ekim.2011, 13:06
    2
    Silent and lonely rains



    MEVLİD

    Mevlid'in sözlük anlamı "doğum yeri", "doğmu zamanı" demektir. Din terimi olarak birbiriyle ilgisi olan birkaç anlamda kullanılmaktadır:


    1. Mevlid'in dilimizde kazandığı anlam­lardan ilki, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in doğumunu ifade etmesidir. "Mevlid" dendiğinde bizde uyandır­dığı ilk çağrışım budur. Bazen "Mevlidü'n-Nebi" diye de kullanılır. Son peygamberin doğumu çok farklı bir doğumdur. Bu doğumla o dönem bilinen dünyada bazı harikulade (olağanüstü) olaylar meydana gelmiştir. İslâm tarihlerinin kaydettiği bu olay­lardan bazıları şunlardır:

    "İran'ın eski merkezinde Mecûsilerin bin yıldan beri yanmakta olan ateşi sönmüş; Medayin şehrinde hükümdar sarayının 14 şerefısi yıkılmış; İran'daki Save gö­lü yere geçmiş; bin yıldan beri suları kurumuş olan Semave deresindeki su­lar taşmış; Kabe'deki büyük putların yüzüstü yere düştükleri görülmüştür."
    (Zekai Konrapa, Peygamberimizin Hayatı, s. 11).


    2. Mevlid, dilimizde, Hz. Muhammed'i övmek için yazılmış eserleri de ifade eder. Bu maksatla yazılmış eser­lere "mevlid" denir. Bütün Müslüman ülkelerde mevlidler yazılmıştır. Bu arada Müslüman Türklerde de mevlid yazan şairler çıkmıştır. Bun­lardan bir bölümü günümüze kadar ulaşmıştır. Ancak geniş halk kitlele­rine mâlolmamıştır. Fakat 15. yüzyıl başlarında Bursa'da yaşamış olan Sü­leyman Çelebi'nin yazdığı Vesiletü'n-Necat (Kurtuluş Sebebi) adındaki mevlid çok tanınmış, çok tutulmuş, bütün Türk halkının malı olmuştur. Bu mevlidin bu kadar benimsenme­sinin sebebi, Türk milletinin Muham­med Peygamber'e karşı sevgisini ve bağlılığını çok iyi ifade etmesidir. Türk halkının Hz. Muhammed'e karşı beslediği duygulara çok iyi tercüman olmasıdır. Yüzyıllardır bu mevlid Türk halkının elinden düşmemiş, Ku-rân'dan sonra en fazla hürmet edilen, özen gösterilen kitap olmuştur.



    Mesnevi tarzında yazılmış olan bu mevlid Tevhid-Münacat (Al­lah'ın birliğini dile getirme, O'na ya­karma), velâdet (Hz. Muhammed'in doğumu), Mucizat (Peygamberin mu­cizeleri), Mirâc (Hz. Muhammed'in Allah katına çıkması), vefat (Peygam­ber'in ölümü). Dua gibi bölümlerden oluşmaktadır. Bu bölümlerin her bi­rine "bahir" denir. "Velâdet bahri", "Mirâc bahri" gibi. Bütün bu bölüm­lerde (bahirlerde) o bölüm ile ilgili konuları çok içli, çok duygulu bir şekil­de anlatan Süleyman Çelebi, bu ese­rinde en yüksek lirizme ulaşmayı ba­şarmıştır. Sözgelişi Peygamberin ve­fatını işleyen vefat bahri'nde, Pey­gamberin nasıl hastalandığını, vefa­tıyla etrafmdakileri nasıl derin bir hic­ran içinde bıraktığım, kızı Fatıma'nın yürek paralayan sözlerle ağlayışını öy­le bir üslûpla sunar ki, dinleyenlerin çoğu da gözyaşlarını tutamaz.



    Mevlid, Süleyman Çelebi'nin, Cenab-ı Hak'tan hem kendisi, hem de diğer Müslümanlar için rahmet ve ba­ğış dileyen bir dua bölümüyle sona erer.



    3. Mevlid, dilimizde bir de Süleyman Çelebi'nin yazdığı bu mevlid'in okun­ması için düzenlenen törenleri anla­tır. Ülkemizde ölüm mevlidlerinden başka, doğum, evlilik, sünnet gibi ne­denlerle mevlid okunmakta, okutul­makta bu vesile ile törenler düzenlen­mektedir. İşte bu törenler de kısaca "mevlid" diye adlandırılmakta, va­tandaş, "Mevlidimiz var", "Mevlide gidiyorum", "Mevlidden geliyorum" deyince bunu belirtmeyi istemektedir.




    İslam Ansiklopedisi





+ Yorum Gönder