Konusunu Oylayın.: Hz. İsa (as)’ın babasız doğuşunu aklına sığıştıramayanlar oluyor, bunlara nasıl bir açıklama getirebiliriz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. İsa (as)’ın babasız doğuşunu aklına sığıştıramayanlar oluyor, bunlara nasıl bir açıklama getirebiliriz?
  1. 01.Ekim.2011, 17:40
    1
    Misafir

    Hz. İsa (as)’ın babasız doğuşunu aklına sığıştıramayanlar oluyor, bunlara nasıl bir açıklama getirebiliriz?






    Hz. İsa (as)’ın babasız doğuşunu aklına sığıştıramayanlar oluyor, bunlara nasıl bir açıklama getirebiliriz? Mumsema Hz. İsa (as)’ın babasız doğuşunu aklına sığıştıramayanlar oluyor, bunlara nasıl bir açıklama getirebiliriz?


  2. 01.Ekim.2011, 18:28
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. İsa (as)’ın babasız doğuşunu aklına sığıştıramayanlar oluyor, bunlara nasıl bir açıklama getirebiliriz?




    Bir çok kimsenin merak ettiği hususlardan birisi de Hz. İsa (as)'ın babasız dünyaya gelmiş olmasıdır. Bunu bazıları akıllarına sığıştıramıyor.

    Burada bizi yanıltan şey, meseleye bakış açımızdır. Yani, Allah'ın yaptıklarıyla kendi yaptıklarımızı aynı kefeye koyarak mukayese ediyoruz. Bilmeliyiz ki, bizim için yapılması imkansız olan şeylere Allah'ın “ol” demesi kafidir. Aslında babasız meydana gelen sadece Hz. İsa (as) değildir. Canlılar dünyasında bunun pek çok misalleri vardır. Arılar bunlardan sadece birisidir.

    Bilindiği gibi, her kovanda bir ana arı bulunur. Ve hayatında, bir defa çiftleşme uçuşuna çıkar. Bu uçuş sırasında en hızlı erkek arı ile çiftleşir ve ondan aldığı spermalar (erkek üreme hücreleri) bir kese içerisinde depo edilir. Kovana döndükten sora ana arı yumurtlamaya başlar. Yumurtalar, spermaların bulunduğu kesenin yanından geçerler. Bu esnada bazı yumurtalar spermalar tarafından döllenir, bazıları ise hiç döllenmeden çıkarlar. İşte döllenen yumurtalardan dişi arılar, sperma ile döllenmeyen yumurtalardan ise erkek arılar meydana gelir. Biz bu tip üremeye biyolojide "Partenogenetik üreme" diyoruz.

    İsa (as)'ın babasız oluşunu, "aklımız almıyor" diye inkar edersek, yeryüzünde her yıl milyarlarca babasız erkek arının meydana gelişini nasıl açıklayabiliriz.

    Bir başka örnek de yaprak bitleri (Afidler)'dir. İlkbaharda bazı bitkilerin yaprak ve tomurcuklarından özsu emerek yaşıyan bu böcekler, çiftleşmeksizin (yani babasız olarak) yavrular doğururlar. Bu yavruların tamamı dişidir. Ancak sonbaharda erkeklerle çiftleşen böcekler doğurmayıp yumurtlarlar. Döllenmiş bu yumurtalardan ilk baharda dişi yavrular çıkar. Erkekler sadece sonbaharda hasıl olurlar.

    Su pireleri (Dafnialar) da belirli bir mevsimde partenogenetik (yani babasız olarak) üreme gösterirler. Döllenmemiş yumurtalardan yavrular çıkar.

    Dikkat edilirse, gerek yaprak bitleri ve gerekse su pirelerinin babasız üremeleri, devamlı değildir. Sadece belirli mevsimlerde olur. Yani Cenab-ı Hak manen diyor ki: "Üreme kanunumu istersem hikmetime göre değiştirebilirim. Canlıları, babalı olduğu gibi, babasız da yaratabilirim. Sebepler sizi aldatmasın."

    Bu örnekleri daha da artırmak mümkündür. Karıncaların, uyuz böceklerinin ve solucanların bazıları ile portakal pamuklu bitleri de partenogenetik olarak (babasız) ürerler.

    Anne ve babamız, dünyaya gelmemizde birer sebeptirler. Bundan başka bir rolleri var mıdır? Mesela, gözlerimizi ve ellerimizi annemiz mi verdi, yoksa babamız mı? Hele akıl, hafıza, hayal, sevgi, nefret ve şefkat gibi manevi cihazlarımızı nereden aldık?.. Tek bir hücreden gelişerek meydana gelen bu vücut yapımızı bir düşünelim. Hangi kudret sahibi bu harika yapıyı o tek hücreden çıkardı?...

    Madem biz varız, kendimizi inkar edemiyoruz ve madem tek bir hücreden yaratılmışız. Bunu da biliyoruz. Böyle bir ilim ve kudret sahibi bizi neden annesiz ve babasız yaratamasın? Zaten anne ve babamızı da yaratan O değil mi?

    Dünyada cereyan eden üreme kanunlarının hepsi de erkek ve dişi vasıtası ile olacak diye bir kural yoktur. Bakteriler bir kaç saat içinde neslinin neslini görebilecek kadar hızla ürerler. Fakat ne anne var, ne de baba. Bir bakteri ortadan ikiye bölünüyor ve iki bakteri oluyor.

    Diğer taraftan milyonlarca bitki ve hayvan türünün ilk yaratılışının da annesiz ve babasız olduğunu unutmamak gerekir.

    Her kanunun bir istisnası bulunabilir. Anne ve baba vasıtasıyla dünyaya gelme kanununun bir istisnası olarak Hz. İsa (as) yaratılmıştır. Bununla insanların imtihanı söz konusudur. Hikmet-i İlahi böyle istemiştir. Çünkü Hz. İsa (as) büyük peygamberlerdendir. Peygamberlere Allah tarafından verilen mucizeler ise, zamanlarındaki insanlar hangi hususta ileri iseler, o çeşitten olmuştur. Hz. İsa (as) zamanında tıp ilmi revaçta olduğundan, onun mucizesi de tıpçıları aciz bırakacak olan babasız yaratılma şeklinde olmuş ve bu, hayatında ölüleri diriltme gibi mucizeleriyle devam etmiştir.

    Hz. İsa (as)'ın babasız oluşu, ne Cenab-ı Hakk'ın kudretine noksanlık, ne de ilmine bir eksiklik getirir. Tam aksine, istediğini istediği gibi yaratabileceğini gösterir. Bu hadise ile O, bizim, sebeplerde boğulmamamızı ihtar ediyor. Anne ve babanın birer sebep olduğunu, hikmeti gerektirirse insanları ve hatta bütün canlıları anne-babasız da yaratabileceğini gösteriyor.
    İsmail Arıcıoğlu (Dr.)


  3. 01.Ekim.2011, 18:28
    2
    Moderatör



    Bir çok kimsenin merak ettiği hususlardan birisi de Hz. İsa (as)'ın babasız dünyaya gelmiş olmasıdır. Bunu bazıları akıllarına sığıştıramıyor.

    Burada bizi yanıltan şey, meseleye bakış açımızdır. Yani, Allah'ın yaptıklarıyla kendi yaptıklarımızı aynı kefeye koyarak mukayese ediyoruz. Bilmeliyiz ki, bizim için yapılması imkansız olan şeylere Allah'ın “ol” demesi kafidir. Aslında babasız meydana gelen sadece Hz. İsa (as) değildir. Canlılar dünyasında bunun pek çok misalleri vardır. Arılar bunlardan sadece birisidir.

    Bilindiği gibi, her kovanda bir ana arı bulunur. Ve hayatında, bir defa çiftleşme uçuşuna çıkar. Bu uçuş sırasında en hızlı erkek arı ile çiftleşir ve ondan aldığı spermalar (erkek üreme hücreleri) bir kese içerisinde depo edilir. Kovana döndükten sora ana arı yumurtlamaya başlar. Yumurtalar, spermaların bulunduğu kesenin yanından geçerler. Bu esnada bazı yumurtalar spermalar tarafından döllenir, bazıları ise hiç döllenmeden çıkarlar. İşte döllenen yumurtalardan dişi arılar, sperma ile döllenmeyen yumurtalardan ise erkek arılar meydana gelir. Biz bu tip üremeye biyolojide "Partenogenetik üreme" diyoruz.

    İsa (as)'ın babasız oluşunu, "aklımız almıyor" diye inkar edersek, yeryüzünde her yıl milyarlarca babasız erkek arının meydana gelişini nasıl açıklayabiliriz.

    Bir başka örnek de yaprak bitleri (Afidler)'dir. İlkbaharda bazı bitkilerin yaprak ve tomurcuklarından özsu emerek yaşıyan bu böcekler, çiftleşmeksizin (yani babasız olarak) yavrular doğururlar. Bu yavruların tamamı dişidir. Ancak sonbaharda erkeklerle çiftleşen böcekler doğurmayıp yumurtlarlar. Döllenmiş bu yumurtalardan ilk baharda dişi yavrular çıkar. Erkekler sadece sonbaharda hasıl olurlar.

    Su pireleri (Dafnialar) da belirli bir mevsimde partenogenetik (yani babasız olarak) üreme gösterirler. Döllenmemiş yumurtalardan yavrular çıkar.

    Dikkat edilirse, gerek yaprak bitleri ve gerekse su pirelerinin babasız üremeleri, devamlı değildir. Sadece belirli mevsimlerde olur. Yani Cenab-ı Hak manen diyor ki: "Üreme kanunumu istersem hikmetime göre değiştirebilirim. Canlıları, babalı olduğu gibi, babasız da yaratabilirim. Sebepler sizi aldatmasın."

    Bu örnekleri daha da artırmak mümkündür. Karıncaların, uyuz böceklerinin ve solucanların bazıları ile portakal pamuklu bitleri de partenogenetik olarak (babasız) ürerler.

    Anne ve babamız, dünyaya gelmemizde birer sebeptirler. Bundan başka bir rolleri var mıdır? Mesela, gözlerimizi ve ellerimizi annemiz mi verdi, yoksa babamız mı? Hele akıl, hafıza, hayal, sevgi, nefret ve şefkat gibi manevi cihazlarımızı nereden aldık?.. Tek bir hücreden gelişerek meydana gelen bu vücut yapımızı bir düşünelim. Hangi kudret sahibi bu harika yapıyı o tek hücreden çıkardı?...

    Madem biz varız, kendimizi inkar edemiyoruz ve madem tek bir hücreden yaratılmışız. Bunu da biliyoruz. Böyle bir ilim ve kudret sahibi bizi neden annesiz ve babasız yaratamasın? Zaten anne ve babamızı da yaratan O değil mi?

    Dünyada cereyan eden üreme kanunlarının hepsi de erkek ve dişi vasıtası ile olacak diye bir kural yoktur. Bakteriler bir kaç saat içinde neslinin neslini görebilecek kadar hızla ürerler. Fakat ne anne var, ne de baba. Bir bakteri ortadan ikiye bölünüyor ve iki bakteri oluyor.

    Diğer taraftan milyonlarca bitki ve hayvan türünün ilk yaratılışının da annesiz ve babasız olduğunu unutmamak gerekir.

    Her kanunun bir istisnası bulunabilir. Anne ve baba vasıtasıyla dünyaya gelme kanununun bir istisnası olarak Hz. İsa (as) yaratılmıştır. Bununla insanların imtihanı söz konusudur. Hikmet-i İlahi böyle istemiştir. Çünkü Hz. İsa (as) büyük peygamberlerdendir. Peygamberlere Allah tarafından verilen mucizeler ise, zamanlarındaki insanlar hangi hususta ileri iseler, o çeşitten olmuştur. Hz. İsa (as) zamanında tıp ilmi revaçta olduğundan, onun mucizesi de tıpçıları aciz bırakacak olan babasız yaratılma şeklinde olmuş ve bu, hayatında ölüleri diriltme gibi mucizeleriyle devam etmiştir.

    Hz. İsa (as)'ın babasız oluşu, ne Cenab-ı Hakk'ın kudretine noksanlık, ne de ilmine bir eksiklik getirir. Tam aksine, istediğini istediği gibi yaratabileceğini gösterir. Bu hadise ile O, bizim, sebeplerde boğulmamamızı ihtar ediyor. Anne ve babanın birer sebep olduğunu, hikmeti gerektirirse insanları ve hatta bütün canlıları anne-babasız da yaratabileceğini gösteriyor.
    İsmail Arıcıoğlu (Dr.)





+ Yorum Gönder