Konusunu Oylayın.: Her şey Allah’ı zikrettiğine göre, acaba beytullah olan Kabe Allah'ı nasıl zikreder?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Her şey Allah’ı zikrettiğine göre, acaba beytullah olan Kabe Allah'ı nasıl zikreder?
  1. 01.Ekim.2011, 11:58
    1
    Misafir

    Her şey Allah’ı zikrettiğine göre, acaba beytullah olan Kabe Allah'ı nasıl zikreder?






    Her şey Allah’ı zikrettiğine göre, acaba beytullah olan Kabe Allah'ı nasıl zikreder? Mumsema Her şey Allah’ı zikrettiğine göre, acaba beytullah olan Kabe Allah'ı nasıl zikreder?


  2. 01.Ekim.2011, 12:22
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Her şey Allah’ı zikrettiğine göre, acaba beytullah olan Kabe Allah'ı nasıl zikreder?




    Her şey Allah’ı zikreder, fakat farklı zikreder. Kimi kal diliyle, kimi de hal diliyle zikreder. Kimi insan lisanıyla, kimi kuş diliyle, kimi hayvan diliyle, kimi varlık diliyle zikreder.

    Yer, gök, atom lisan-ı haliyle Allah’ı zikrettiği gibi, Kâbe de lisan-ı haliyle Allah’ı zikretmektedir.

    Bir harf yazarsız olmadığı sırrınca “benim yazarım Allah’tır” der onu zikreder. Güneş yedi renkli ışığının diliyle “Allah birdir” der onu zikreder. Yerküresi, -cansız ve şuursuz bir varlık olduğu halde- yuvarlağımsı yapısıyla, mevsimleri, gece gündüzleri, ayları ve yılları netice veren çok hikmetli işlere imza atarak “Allah hakimdir” der onu zikreder.

    Bunun gibi, Kâbe de inşa edildiği günden beri mâbed olması haysiyetiyle, hem kendi hal diliyle hem kendisinde Allah’a kulluk edenlerin lisan-ı kalleriyle Allah’ı zikretmektedir.

    Bütün bu hali ve kali diller, kendilerine özgü bir lisan ile Allah’ı hamd ve tesbih ediyorlar:

    “Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin.”(İsrâ, 17/44).

    Kainatta her şey Allah’ı tesbih edip, O'na bir şekilde ibadet ediyor. Bu tesbih ve ibadette, irade ve şuur sahipleri, bilerek ve irade ederek tesbih ve ibadette bulunuyorlar. İrade ve şuur sahibi olmayan diğer mahlukat ise, kendilerine verilen görevlerini yerine getirmekle ve yaratılışlarına uygun hizmet görmekle tesbih ve ibadet yapıyorlar. İradesiz ve şuursuz olan bu mahlukat, hal dili ve görev açısından fıtri olarak tesbih ve ibadette bulunuyorlar.



  3. 01.Ekim.2011, 12:22
    2
    Silent and lonely rains



    Her şey Allah’ı zikreder, fakat farklı zikreder. Kimi kal diliyle, kimi de hal diliyle zikreder. Kimi insan lisanıyla, kimi kuş diliyle, kimi hayvan diliyle, kimi varlık diliyle zikreder.

    Yer, gök, atom lisan-ı haliyle Allah’ı zikrettiği gibi, Kâbe de lisan-ı haliyle Allah’ı zikretmektedir.

    Bir harf yazarsız olmadığı sırrınca “benim yazarım Allah’tır” der onu zikreder. Güneş yedi renkli ışığının diliyle “Allah birdir” der onu zikreder. Yerküresi, -cansız ve şuursuz bir varlık olduğu halde- yuvarlağımsı yapısıyla, mevsimleri, gece gündüzleri, ayları ve yılları netice veren çok hikmetli işlere imza atarak “Allah hakimdir” der onu zikreder.

    Bunun gibi, Kâbe de inşa edildiği günden beri mâbed olması haysiyetiyle, hem kendi hal diliyle hem kendisinde Allah’a kulluk edenlerin lisan-ı kalleriyle Allah’ı zikretmektedir.

    Bütün bu hali ve kali diller, kendilerine özgü bir lisan ile Allah’ı hamd ve tesbih ediyorlar:

    “Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki, Onu hamd ile tesbih etmesin.”(İsrâ, 17/44).

    Kainatta her şey Allah’ı tesbih edip, O'na bir şekilde ibadet ediyor. Bu tesbih ve ibadette, irade ve şuur sahipleri, bilerek ve irade ederek tesbih ve ibadette bulunuyorlar. İrade ve şuur sahibi olmayan diğer mahlukat ise, kendilerine verilen görevlerini yerine getirmekle ve yaratılışlarına uygun hizmet görmekle tesbih ve ibadet yapıyorlar. İradesiz ve şuursuz olan bu mahlukat, hal dili ve görev açısından fıtri olarak tesbih ve ibadette bulunuyorlar.






+ Yorum Gönder