Konusunu Oylayın.: Şifa kaynağı kristal tuz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şifa kaynağı kristal tuz
  1. 30.Eylül.2011, 20:35
    1
    Misafir

    Şifa kaynağı kristal tuz

  2. 30.Eylül.2011, 20:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 30.Eylül.2011, 20:58
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: şifa kaynağı kristal tuz




    Tuz, çok geniş bir kullanım alanına sahip, ticari bir ürün… Kimyadan tıbba, tarımdan hayvancılığa kadar pek çok alanda “ara ürün” olarak kullanılıyor. Aynı zamanda pek bilinmeyen ancak girişimciler için önemli potansiyel sayılabilecek yeni kullanım alanları da gelişiyor. Özellikle işlemden geçmemiş doğal bir kaynak olarak kabul edilen kaya tuzu, doğal kozmetik ürünlerinde oldukça rağbet görüyor. Bunun yanında, doğal pembe tonlarındaki blok tuzların işlenmesi ile elde edilen dekoratif objeler de son dönemde modern mimaride ilgi görüyor.

    Dünyada üretilen tuzun yalnızca yüzde 6’sı gıda sanayinde kullanılıyor. Geri kalan üretimin tamamı, endüstriyel olarak gündelik hayatımızda da kullandığımız pek çok ürünün hammaddesi! Tuzun en yoğun olarak kullanıldığı alan ise kimya sektörü… Plastikten deterjana, kozmetikten, medikale kadar geniş bir alanda, pek çok ürünün bileşiminde tuz var. Bu durumun en önemli nedeni, çok iyi bir dezenfektan ve koruyucu olmasının yanında, düşük maliyetleri. Tuzun bir endüstri yaratmasını sağlayan ve özellikle 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra gelişen diğer bir kullanım alanı ise karayollarında buzlanmayı önleyen çalışmalar oldu. Hızla artan taşıt sayısı ile birlikte, kış mevsiminin yarattığı kötü hava koşullarının trafik akışını aksatmasını önlemek için, bugün yoğun olarak tuz kullanılıyor.

    Bu Tuz Bildiklerinize Benzemiyor
    Öte yandan, tuz, diğer alanlarda bildiğimiz toz hali ile kullanılmıyor. Ham halde veya işleme tabi tutularak farklı bir biçim alıyor. Örneğin kimya sanayinde onlarca değişik versiyonu kullanıyor. Bununla birlikte elde edilmesinde de yöntem farklılıkları var. En yaygın ve kolay olanı ise “tuzla” denilen ve yoğun bir şekilde tuz içeren göletlerden suyun buharlaştırılması… Bu yöntem kurak ve sıcak bölgelerde daha kolay uygulanabiliyor. Ancak alınan sonuçta, tuzun saflığını yitirmesi ve ticari olarak değer kaybetmesi en büyük dezavantaj…

    Bir diğer önemli tuz kaynağı ise kaya tuzu… Doğal olarak kayaların içinde oluşan tuzlar saflık durumuna göre saydam, yarı saydam grimsi, beyaz, turuncu, sarı pembe ve kahverengi olabiliyor. Kaya tuzunun çıkarılması ise buharlaştırma yöntemine kıyasla biraz daha zahmetli ve maliyetli… Bu yöntemde rezervin tespit edildiği yataklarda patlayıcılar aracılığı ile odalar açılıyor ve kaya tuzu parçalar halinde çıkarılıyor. Bu şekilde elde edilen tuz kalıpları, sanayi dışında dekoratif amaçlı ürünlerin üretiminde de kullanılıyor. Kaya tuzu, “çözelti madenciliği” adı verilen, tuz yatağında sondaj kuyularının açılması ve tatlı su pompalanarak tuzun çözülmesinin sağlanması ile de elde edilebiliyor. Suyun etkisi ile çözülerek, bulamaç şeklinde dışarı çıkan tuz, kristalleşmesi için büyük tavalarda buharlaştırma işlemine tabi tutularak sudan arındırılıyor.

    Tuz Cenneti Türkiye
    Türkiye tuz konusunda çok zengin yataklara sahip… Başta Tuz Gölü olmak üzere birçok gölden ve İzmir körfezinde yer alan Çamaltı tuzlasından elde edilen tuzlar, üretiminin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Kaya tuzu açısından ise Çankırı, Erzurum, Nevşehir, Yozgat ve Kars’ta zengin yataklar bulunuyor. Kristal saflığı açısından Kars ve Çankırı’da bulunan rezervler oldukça önemli… Bu bölgelerde açılan yataklarda oldukça saf damarların bulunması ihracat için önemli bir fırsat olarak görülüyor.

    Türkiye’de tuzun çıkarılması ise yasal hükümlerle düzenleniyor. 1936’da çıkarılan ve 2001 yılına kadar yürürlükte kalan “Tuz Kanunu” ile stratejik ticari ürünler arasında yer alan ham tuzun çıkarılması devlet tekelinde bulunuyordu. 2001’de ham tuz çıkarılması Maden Kanunu kapsamına alınarak, özel sektörün önünün açılması sağlandı.
    Çankırı’nın Kaya Tuzu Sağlık Sektöründe Kullanılacak
    Gelelim tuzun, bildiklerimizin ötesindeki kullanım alanlarına… Sağlık alanında çok geniş bir kullanım alanına sahip olan tuzun saflığı büyük önem taşıyor. Serum solüsyonu başta olmak üzere, tıbbi alanda ihtiyaç duyulan birçok tuz, Türkiye’de üretim olmadığı için yurtdışından ithal ediliyordu. Çankırı’da bulunan yüksek saflık oranına sahip yatakların bu alanda değerlendirilebilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz yıl ilk kez bir şirkete medikal tuz üretimi için izin verdi. Böylece hammadde temin edilemediği için Türkiye’de üretilemeyen birçok tıbbı solüsyonun üretiminin de önü açılmış oldu. Üretim izni alan firma, iç piyasanın yanı sıra ihracata dönük olarak da çalışmalar yürütüyor.

    Tuz Odası İle Astım Tedavisi
    Yurt dışında astım, bronşit, egzama, sedef, kronik kulak burun boğaz hastalıkları ile uykusuzluk ve stres gibi sorunların tedavisinde alternatif yöntem olarak kullanıldığı bilinen "tuz odaları", Türkiye'de de yaygınlaşıyor. 19’uncu yüzyılda Polonyalı bir terapist tarafından keşfedilen tuz terapisi ile insan sağlığı için yaralı olan negatif kalsiyum ve magnezyum iyonlarının bazı hastalıkların tedavisini de kolaylaştırdığı iddia ediliyor. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin ilk tuz odası Kafe Tuz Odası adı ile İzmit’te açıldı. Almanya ve Pakistan'dan getirilen tuzlarla kaplanan 25 metrekarelik odada çeşitli seanslarla tuz terapisi yapılıyor. Alternatif tıp uzmanlarına göre, tuz terapisi özellikle solunum yolu rahtsızlıklarında etkili bir yöntem…

    En Doğal Deodorant
    Son dönemde dünyada doğal ürünlere olan ilginin artması ile birlikte kaya tuzunun doğal nitelikli bazı kozmetik ve sağlık ürünlerinde kullanımında da artış görülüyor. Blok halinde çıkarılan ve uygun ebatlarda kesilerek işleme tabi tutulan tuzlardan, bugün birçok alanda yararlanılıyor. Örneğin saf tuz blokları, hassas ciltlerde doğal koku giderici olarak kullanılıyor. Bunların başında ise koltuk altı deodorantları var. Çubuk şeklinde olan bu ürün, piyasada bulunan, stick şeklindeki deodorantların neredeyse aynısı… Tuz kristalleri tabaka oluşturarak koltuk altı gibi ter salgısının yoğun olduğu kıvrım bölgelerde üreyen mikroorganizmaların çoğalmasını önlüyor, uzun bir süre bu bölgenin steril kalmasını sağlıyor. Bu tür deodorantlar daha az alerjik reaksiyona neden olmaları nedeniyle doğal ürünler pazarında çok ilgi görüyor. Tek dezavantajları ise parfüm içermeyişleri… Zaten çoğu tüketici de bu tür deodorantları kokusuz olduğu için tercih ediyor. Tuzdan elde edilen deodorantların seyreltilmiş şekilde sıvı olanları da bulunuyor. Kaya tuzu kristalleri granül hale getirilerek, banyo tuzu ve cilt bakım ürünleri gibi birçok doğal kozmetik ürününde uygulanabiliyor.

    Dünyanın en değerli kaya tuzu yataklarına sahip olan Türkiye’de henüz, henüz bu konuda herhangi bir girişim yok. Ancak tuz gibi kendine özgü nitelikleri bulunan bir maddenin ticari bir ürün olabilmesi için tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de Tarım veya Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı olması da şart…

    Tuzdan Lamba Olur mu?
    Öte yandan, kaya tuzunun havayı temizleyen ve insan sağlığına yararlı doğal iyonlaştırıcı etkisi, girişimcileri de harekete geçirdi. İlk olarak nerede ortaya çıktığı tam olarak bilinmeyen tuz lambalarının, elektronik aletlerin neden olduğu strese karşı iyi geldiği iddia ediliyor. Kaya tuzu bloğunun elle oyularak içine çok fazla ısı vermeyecek bir ampul yerleştirilmesi ile ortaya çıkan bu ürün aynı zamanda dekoratif bir abajur olarak da kullanılabiliyor. Aslında ürünün ortaya çıkış amacı aydınlatma değil. Kaya tuzunda doğal olarak bulunan negatif iyonlar, hafif bir ısı ile daha yoğun bir şekilde havaya karışıyor. İthal versiyonu da bulunan ürünün, Çankırı’da yerli bir üreticisi de bulunuyor.

    Tuz Kristallerinden Bellek
    Tuz gerçekten kullanım alanı sınırsız bir ürün demek yanlış değil. Geçtiğimiz aylarda bilim adımlarının yaptığı yeni bir keşif, bu söylemi doğruluyor. Bir grup bilim adamı, tuz kristallerinde inanılmaz miktarlarda veri depolamayı başardı. Edinburgh Üniversitesi'ndeki araştırmacılar düşük enerjili lazerler kullanarak, tuz kristallerini jel hale getirdi. Bu da mevcut sistemlerden 100 kat daha fazla veri depolamaya imkan tanıyor. Başka bir ifadeyle bir küp şeker boyutundaki alana 1TB (terabyte) veri depolamak böylece mümkün hale geliyor.

    Ancak düzenli tuz kristalleri oluşturmak, o kadar kolay değil. Araştırmacılar üst üste binen iki düşük enerjili lazeri, bir tuz çözeltisi üzerinde kullanarak geçici bir kristal oluşturabildi. Aslında bu keşif yıllar önce kaza eseri yapılmıştı. Işığın kristal oluşumunda kullanılabileceğini öğrenen bilim adamları, geçen zaman içerisinde bu tekniği geliştirdi. Şimdi istedikleri gibi kristal oluşturabiliyorlar. Bu kristallerin avantajı, üzerine veri yazılabilen ve optik olarak okunabilen üç boyutlu bir yüzey sunmaları… Elbette pratik kullanım için bu teknoloji üzerinde daha çok çalışılması gerekiyor, ama potansiyel büyük.



  4. 30.Eylül.2011, 20:58
    2
    Silent and lonely rains



    Tuz, çok geniş bir kullanım alanına sahip, ticari bir ürün… Kimyadan tıbba, tarımdan hayvancılığa kadar pek çok alanda “ara ürün” olarak kullanılıyor. Aynı zamanda pek bilinmeyen ancak girişimciler için önemli potansiyel sayılabilecek yeni kullanım alanları da gelişiyor. Özellikle işlemden geçmemiş doğal bir kaynak olarak kabul edilen kaya tuzu, doğal kozmetik ürünlerinde oldukça rağbet görüyor. Bunun yanında, doğal pembe tonlarındaki blok tuzların işlenmesi ile elde edilen dekoratif objeler de son dönemde modern mimaride ilgi görüyor.

    Dünyada üretilen tuzun yalnızca yüzde 6’sı gıda sanayinde kullanılıyor. Geri kalan üretimin tamamı, endüstriyel olarak gündelik hayatımızda da kullandığımız pek çok ürünün hammaddesi! Tuzun en yoğun olarak kullanıldığı alan ise kimya sektörü… Plastikten deterjana, kozmetikten, medikale kadar geniş bir alanda, pek çok ürünün bileşiminde tuz var. Bu durumun en önemli nedeni, çok iyi bir dezenfektan ve koruyucu olmasının yanında, düşük maliyetleri. Tuzun bir endüstri yaratmasını sağlayan ve özellikle 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra gelişen diğer bir kullanım alanı ise karayollarında buzlanmayı önleyen çalışmalar oldu. Hızla artan taşıt sayısı ile birlikte, kış mevsiminin yarattığı kötü hava koşullarının trafik akışını aksatmasını önlemek için, bugün yoğun olarak tuz kullanılıyor.

    Bu Tuz Bildiklerinize Benzemiyor
    Öte yandan, tuz, diğer alanlarda bildiğimiz toz hali ile kullanılmıyor. Ham halde veya işleme tabi tutularak farklı bir biçim alıyor. Örneğin kimya sanayinde onlarca değişik versiyonu kullanıyor. Bununla birlikte elde edilmesinde de yöntem farklılıkları var. En yaygın ve kolay olanı ise “tuzla” denilen ve yoğun bir şekilde tuz içeren göletlerden suyun buharlaştırılması… Bu yöntem kurak ve sıcak bölgelerde daha kolay uygulanabiliyor. Ancak alınan sonuçta, tuzun saflığını yitirmesi ve ticari olarak değer kaybetmesi en büyük dezavantaj…

    Bir diğer önemli tuz kaynağı ise kaya tuzu… Doğal olarak kayaların içinde oluşan tuzlar saflık durumuna göre saydam, yarı saydam grimsi, beyaz, turuncu, sarı pembe ve kahverengi olabiliyor. Kaya tuzunun çıkarılması ise buharlaştırma yöntemine kıyasla biraz daha zahmetli ve maliyetli… Bu yöntemde rezervin tespit edildiği yataklarda patlayıcılar aracılığı ile odalar açılıyor ve kaya tuzu parçalar halinde çıkarılıyor. Bu şekilde elde edilen tuz kalıpları, sanayi dışında dekoratif amaçlı ürünlerin üretiminde de kullanılıyor. Kaya tuzu, “çözelti madenciliği” adı verilen, tuz yatağında sondaj kuyularının açılması ve tatlı su pompalanarak tuzun çözülmesinin sağlanması ile de elde edilebiliyor. Suyun etkisi ile çözülerek, bulamaç şeklinde dışarı çıkan tuz, kristalleşmesi için büyük tavalarda buharlaştırma işlemine tabi tutularak sudan arındırılıyor.

    Tuz Cenneti Türkiye
    Türkiye tuz konusunda çok zengin yataklara sahip… Başta Tuz Gölü olmak üzere birçok gölden ve İzmir körfezinde yer alan Çamaltı tuzlasından elde edilen tuzlar, üretiminin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Kaya tuzu açısından ise Çankırı, Erzurum, Nevşehir, Yozgat ve Kars’ta zengin yataklar bulunuyor. Kristal saflığı açısından Kars ve Çankırı’da bulunan rezervler oldukça önemli… Bu bölgelerde açılan yataklarda oldukça saf damarların bulunması ihracat için önemli bir fırsat olarak görülüyor.

    Türkiye’de tuzun çıkarılması ise yasal hükümlerle düzenleniyor. 1936’da çıkarılan ve 2001 yılına kadar yürürlükte kalan “Tuz Kanunu” ile stratejik ticari ürünler arasında yer alan ham tuzun çıkarılması devlet tekelinde bulunuyordu. 2001’de ham tuz çıkarılması Maden Kanunu kapsamına alınarak, özel sektörün önünün açılması sağlandı.
    Çankırı’nın Kaya Tuzu Sağlık Sektöründe Kullanılacak
    Gelelim tuzun, bildiklerimizin ötesindeki kullanım alanlarına… Sağlık alanında çok geniş bir kullanım alanına sahip olan tuzun saflığı büyük önem taşıyor. Serum solüsyonu başta olmak üzere, tıbbi alanda ihtiyaç duyulan birçok tuz, Türkiye’de üretim olmadığı için yurtdışından ithal ediliyordu. Çankırı’da bulunan yüksek saflık oranına sahip yatakların bu alanda değerlendirilebilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı, geçtiğimiz yıl ilk kez bir şirkete medikal tuz üretimi için izin verdi. Böylece hammadde temin edilemediği için Türkiye’de üretilemeyen birçok tıbbı solüsyonun üretiminin de önü açılmış oldu. Üretim izni alan firma, iç piyasanın yanı sıra ihracata dönük olarak da çalışmalar yürütüyor.

    Tuz Odası İle Astım Tedavisi
    Yurt dışında astım, bronşit, egzama, sedef, kronik kulak burun boğaz hastalıkları ile uykusuzluk ve stres gibi sorunların tedavisinde alternatif yöntem olarak kullanıldığı bilinen "tuz odaları", Türkiye'de de yaygınlaşıyor. 19’uncu yüzyılda Polonyalı bir terapist tarafından keşfedilen tuz terapisi ile insan sağlığı için yaralı olan negatif kalsiyum ve magnezyum iyonlarının bazı hastalıkların tedavisini de kolaylaştırdığı iddia ediliyor. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin ilk tuz odası Kafe Tuz Odası adı ile İzmit’te açıldı. Almanya ve Pakistan'dan getirilen tuzlarla kaplanan 25 metrekarelik odada çeşitli seanslarla tuz terapisi yapılıyor. Alternatif tıp uzmanlarına göre, tuz terapisi özellikle solunum yolu rahtsızlıklarında etkili bir yöntem…

    En Doğal Deodorant
    Son dönemde dünyada doğal ürünlere olan ilginin artması ile birlikte kaya tuzunun doğal nitelikli bazı kozmetik ve sağlık ürünlerinde kullanımında da artış görülüyor. Blok halinde çıkarılan ve uygun ebatlarda kesilerek işleme tabi tutulan tuzlardan, bugün birçok alanda yararlanılıyor. Örneğin saf tuz blokları, hassas ciltlerde doğal koku giderici olarak kullanılıyor. Bunların başında ise koltuk altı deodorantları var. Çubuk şeklinde olan bu ürün, piyasada bulunan, stick şeklindeki deodorantların neredeyse aynısı… Tuz kristalleri tabaka oluşturarak koltuk altı gibi ter salgısının yoğun olduğu kıvrım bölgelerde üreyen mikroorganizmaların çoğalmasını önlüyor, uzun bir süre bu bölgenin steril kalmasını sağlıyor. Bu tür deodorantlar daha az alerjik reaksiyona neden olmaları nedeniyle doğal ürünler pazarında çok ilgi görüyor. Tek dezavantajları ise parfüm içermeyişleri… Zaten çoğu tüketici de bu tür deodorantları kokusuz olduğu için tercih ediyor. Tuzdan elde edilen deodorantların seyreltilmiş şekilde sıvı olanları da bulunuyor. Kaya tuzu kristalleri granül hale getirilerek, banyo tuzu ve cilt bakım ürünleri gibi birçok doğal kozmetik ürününde uygulanabiliyor.

    Dünyanın en değerli kaya tuzu yataklarına sahip olan Türkiye’de henüz, henüz bu konuda herhangi bir girişim yok. Ancak tuz gibi kendine özgü nitelikleri bulunan bir maddenin ticari bir ürün olabilmesi için tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de Tarım veya Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı olması da şart…

    Tuzdan Lamba Olur mu?
    Öte yandan, kaya tuzunun havayı temizleyen ve insan sağlığına yararlı doğal iyonlaştırıcı etkisi, girişimcileri de harekete geçirdi. İlk olarak nerede ortaya çıktığı tam olarak bilinmeyen tuz lambalarının, elektronik aletlerin neden olduğu strese karşı iyi geldiği iddia ediliyor. Kaya tuzu bloğunun elle oyularak içine çok fazla ısı vermeyecek bir ampul yerleştirilmesi ile ortaya çıkan bu ürün aynı zamanda dekoratif bir abajur olarak da kullanılabiliyor. Aslında ürünün ortaya çıkış amacı aydınlatma değil. Kaya tuzunda doğal olarak bulunan negatif iyonlar, hafif bir ısı ile daha yoğun bir şekilde havaya karışıyor. İthal versiyonu da bulunan ürünün, Çankırı’da yerli bir üreticisi de bulunuyor.

    Tuz Kristallerinden Bellek
    Tuz gerçekten kullanım alanı sınırsız bir ürün demek yanlış değil. Geçtiğimiz aylarda bilim adımlarının yaptığı yeni bir keşif, bu söylemi doğruluyor. Bir grup bilim adamı, tuz kristallerinde inanılmaz miktarlarda veri depolamayı başardı. Edinburgh Üniversitesi'ndeki araştırmacılar düşük enerjili lazerler kullanarak, tuz kristallerini jel hale getirdi. Bu da mevcut sistemlerden 100 kat daha fazla veri depolamaya imkan tanıyor. Başka bir ifadeyle bir küp şeker boyutundaki alana 1TB (terabyte) veri depolamak böylece mümkün hale geliyor.

    Ancak düzenli tuz kristalleri oluşturmak, o kadar kolay değil. Araştırmacılar üst üste binen iki düşük enerjili lazeri, bir tuz çözeltisi üzerinde kullanarak geçici bir kristal oluşturabildi. Aslında bu keşif yıllar önce kaza eseri yapılmıştı. Işığın kristal oluşumunda kullanılabileceğini öğrenen bilim adamları, geçen zaman içerisinde bu tekniği geliştirdi. Şimdi istedikleri gibi kristal oluşturabiliyorlar. Bu kristallerin avantajı, üzerine veri yazılabilen ve optik olarak okunabilen üç boyutlu bir yüzey sunmaları… Elbette pratik kullanım için bu teknoloji üzerinde daha çok çalışılması gerekiyor, ama potansiyel büyük.






+ Yorum Gönder