Konusunu Oylayın.: Ayna kırılması nedir? birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündümacaba ne anlama gelir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ayna kırılması nedir? birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündümacaba ne anlama gelir?
  1. 28.Eylül.2011, 20:08
    1
    Misafir

    Ayna kırılması nedir? birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündümacaba ne anlama gelir?






    Ayna kırılması nedir? birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündümacaba ne anlama gelir? Mumsema birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündüm.acaba ne anlama gelir


  2. 28.Eylül.2011, 20:08
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündüm.acaba ne anlama gelir


    Benzer Konular

    - Ayna Kırılması

    - Cam kırılması ne anlama gelir?

    - Üzüldüğümüzde cam kırılması ne anlama gelir?

    - Yeni Yılda Ayna Kırılması Ne Anlama Gelir

    - Mum ve Ayna

  3. 28.Eylül.2011, 20:48
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: ayna kırılması nedir? birden lavabunun üzerindeki ayna düşüp kırıldı o an biraz üzgündümacaba ne anlama gelir?




    Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan inanış, en eski batıl inançlardan biridir Kökeni ilk aynanın yapılışından yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir

    İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar Bunlar pirinç, bronz, gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve de tabii ki kırılmaları mümkün değildi Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi

    Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu

    Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar Romalılar hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine İnanıyorlardı Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu

    Bu batıl inanç, 15 yüzyılda İtalya'da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı

    Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii Örneğin: aynanın kırılan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur Ancak kırılan parçaları alıp evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir Yatak odalarındaki aynaların üzerleri kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın Ölen bir insanın evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın

    17 yüzyılın ortalarında İngiltere ve Fransa'da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam ediyor



  4. 28.Eylül.2011, 20:48
    2
    Silent and lonely rains



    Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan inanış, en eski batıl inançlardan biridir Kökeni ilk aynanın yapılışından yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir

    İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar Bunlar pirinç, bronz, gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve de tabii ki kırılmaları mümkün değildi Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi

    Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu

    Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar Romalılar hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine İnanıyorlardı Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu

    Bu batıl inanç, 15 yüzyılda İtalya'da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı

    Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii Örneğin: aynanın kırılan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur Ancak kırılan parçaları alıp evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir Yatak odalarındaki aynaların üzerleri kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın Ölen bir insanın evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın

    17 yüzyılın ortalarında İngiltere ve Fransa'da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam ediyor






+ Yorum Gönder