Konusunu Oylayın.: Peygamber (sav) teravih namazını yasakladı mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamber (sav) teravih namazını yasakladı mı?
  1. 27.Eylül.2011, 22:11
    1
    Misafir

    Peygamber (sav) teravih namazını yasakladı mı?

  2. 28.Eylül.2011, 01:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Peygamber (sav) teravih namazını yasakladı mı?




    Diyanet’ten yapılan açıklamada “İslam’da teravih namazı vardır. Bu namazı Hz. Peygamber bizzat kendisi kılmıştır. Namazı yasakladığı iddiası ise akla ziyandır” denildi.

    İşte Diyanetin görevi bu. Diyanet bu tür tartışmalarda son sözü söylemesini bilmeli.

    İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ün “İslam'da teravih diye bir namaz yok. Peygamberimizin bizzat yasakladığı bir şeydir, peygamberimizden sonra bu namazı koydular” açıklamaları tartışılmaya devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da tartışmalara yaptığı yazılı açıklama ile cevap verdi.

    Açıklamada, şöyle denildi:

    ''Her şeyden önce ramazanın manevi ikliminin herkesi kuşattığı, ibadet ve hayır duygularının coştuğu, milyonların kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç demeden cami ve mescitlere koştuğu, bütün ülke vatandaşlarının açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan milyonlarca Afrikalı kardeşlerinin imdadına yetişmek için seferber olduğu bir zaman diliminde, bu manevi atmosferle hiç bağdaşmayan inanmış gönülleri kuşku ve tereddüde sevk eden tartışmaların milletimizin ilim, irfan ve hikmet dünyasına hiçbir şey katmadığı, her türlü izahtan varestedir''

    ''Ramazan gecelerini ihya sadedinde vatan sathının bir mabede dönüşmesine vesile olan Teravih namazını İslam'ın ciddiyetine ve vakarına yakışmayacak polemiklere malzeme haline getirmenin herhangi bir dini hassasiyetle, herhangi bir ilmi ve fikri mülahaza ile yahut herhangi bir toplumsal maslahat ile izahı mümkün değildir.”

    ''Resul-i Ekrem (sav)'den bugüne kadar İslam tarihinin tüm zamanlarında, bütün müminler tarafından büyük bir coşkuyla tüm coğrafyalarda müekked bir sünnet olarak eda edilen Teravih namazının varlığını tartışırken, Kur'an'ın nüzul sürecine katılan Hz. Peygamber'le birlikte vahyi pratik bir hayata dönüştüren sahabe neslinin icma ve ittifakını yok sayarak, teravih namazını mübarek ramazan ikliminde bir polemik konusu haline getirmek ilmi ciddiyetle kabil-i telif değildir.

    ''Aynı şekilde İslam bilginlerinin Hanefisiyle, Şafiisiyle, Malikisiyle, Hanbelisiyle bütün mezheplerin ittifakını yok sayarak, ibadet alanında değerlendirmelerde bulunmak ciddi bir usul yahut usulsüzlük sorunudur.''

    İSLAM’DA TERAVİH NAMAZI VAR MI? (2)

    ''Aziz milletimiz bilmelidir ki; 'İslam’da teravih namazı diye bir namaz vardır.' Bu namaz, ramazan gecelerinde kılınan bir namazdır. Bu namazı Hz. Peygamber (sav) bizzat kendisi kılmıştır. Efendimizin kıldığını gören sahabiler de Medine Mescidinde bu namazı kılmışlardır.

    Hatta o kadar çok ilgi göstermişlerdir ki sevgili peygamberimiz bu namazın onlara farz kılınmasından yahut onlar tarafından farz telakki edilmesinden kaygı duyduğu için bilahare bu namazı daha sonraki günlerde mescitte değil evinde kılmayı tercih etmiştir.

    Peygamber Efendimiz, Teravih namazından bahisle Ramazan orucunu samimiyetle tutan gece ibadetini de içtenlikle yerine getirenlerin bağışlanacağı müjdesini vermiştir. Müslümanların Übey b. Kaab’ın arkasında bu namazı kıldıklarını öğrenince de memnuniyetini dile getirmiştir''

    ''Hz. Peygamber (sav)'in teravih namazını yasakladığı iddiası ise akla ziyandır. Sadece bazı günlerde ashabıyla birlikte mescitte kıldıktan sonra kendisi evinde kılmayı tercih etmiştir. Ve ilk Müslümanlar Hz. Peygamber (sav)'in vefatının ardından Hz. Ebubekir devrinde ve Hz. Ömer devrinin ilk iki senesinde Ramazanlarda bu namazı ya evlerinde yahut Medine mescidinde tek başlarına veya kıraatını beğendikleri bir kimsenin arkasında ayrı ayrı cemaatler halinde kılmaya devam etmişlerdir.

    Bu devamlılık da göstermektedir ki teravih namazının yasaklanması diye bir şey asla söz konusu değildir. Hz. Ömer döneminden itibaren Devlet Başkanının imamları görevlendirmesi ile teravih namazı camilerde düzenli olarak bugüne kadar kılına gelmiştir.''

    Teravih namazı Hz. Peygamber (sav) zamanında hadislerde ''kıyamu'l-leyl'' olarak geçer. Bu namaza daha sonraları her dört rekatta bir oturulup istirahat edildiğinden ''terviha/teravih'' ismi verilmiştir.

    Başkanlığımız milletimizin dini hassasiyetini rencide edecek her türlü teşebbüsü yakından izlemekte, dini konularda en yüksek karar organı olan Din İşleri Yüksek Kurulumuz da halkımızı aydınlatmaya devam etmektedir. Milletimiz teravih namazının İslam'ın ibadet tarihinin ayrılmaz unsurlarından olduğu konusunda en küçük bir şüpheye düşmemelidir.''



  3. 28.Eylül.2011, 01:29
    2
    Silent and lonely rains



    Diyanet’ten yapılan açıklamada “İslam’da teravih namazı vardır. Bu namazı Hz. Peygamber bizzat kendisi kılmıştır. Namazı yasakladığı iddiası ise akla ziyandır” denildi.

    İşte Diyanetin görevi bu. Diyanet bu tür tartışmalarda son sözü söylemesini bilmeli.

    İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’ün “İslam'da teravih diye bir namaz yok. Peygamberimizin bizzat yasakladığı bir şeydir, peygamberimizden sonra bu namazı koydular” açıklamaları tartışılmaya devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı da tartışmalara yaptığı yazılı açıklama ile cevap verdi.

    Açıklamada, şöyle denildi:

    ''Her şeyden önce ramazanın manevi ikliminin herkesi kuşattığı, ibadet ve hayır duygularının coştuğu, milyonların kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç demeden cami ve mescitlere koştuğu, bütün ülke vatandaşlarının açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan milyonlarca Afrikalı kardeşlerinin imdadına yetişmek için seferber olduğu bir zaman diliminde, bu manevi atmosferle hiç bağdaşmayan inanmış gönülleri kuşku ve tereddüde sevk eden tartışmaların milletimizin ilim, irfan ve hikmet dünyasına hiçbir şey katmadığı, her türlü izahtan varestedir''

    ''Ramazan gecelerini ihya sadedinde vatan sathının bir mabede dönüşmesine vesile olan Teravih namazını İslam'ın ciddiyetine ve vakarına yakışmayacak polemiklere malzeme haline getirmenin herhangi bir dini hassasiyetle, herhangi bir ilmi ve fikri mülahaza ile yahut herhangi bir toplumsal maslahat ile izahı mümkün değildir.”

    ''Resul-i Ekrem (sav)'den bugüne kadar İslam tarihinin tüm zamanlarında, bütün müminler tarafından büyük bir coşkuyla tüm coğrafyalarda müekked bir sünnet olarak eda edilen Teravih namazının varlığını tartışırken, Kur'an'ın nüzul sürecine katılan Hz. Peygamber'le birlikte vahyi pratik bir hayata dönüştüren sahabe neslinin icma ve ittifakını yok sayarak, teravih namazını mübarek ramazan ikliminde bir polemik konusu haline getirmek ilmi ciddiyetle kabil-i telif değildir.

    ''Aynı şekilde İslam bilginlerinin Hanefisiyle, Şafiisiyle, Malikisiyle, Hanbelisiyle bütün mezheplerin ittifakını yok sayarak, ibadet alanında değerlendirmelerde bulunmak ciddi bir usul yahut usulsüzlük sorunudur.''

    İSLAM’DA TERAVİH NAMAZI VAR MI? (2)

    ''Aziz milletimiz bilmelidir ki; 'İslam’da teravih namazı diye bir namaz vardır.' Bu namaz, ramazan gecelerinde kılınan bir namazdır. Bu namazı Hz. Peygamber (sav) bizzat kendisi kılmıştır. Efendimizin kıldığını gören sahabiler de Medine Mescidinde bu namazı kılmışlardır.

    Hatta o kadar çok ilgi göstermişlerdir ki sevgili peygamberimiz bu namazın onlara farz kılınmasından yahut onlar tarafından farz telakki edilmesinden kaygı duyduğu için bilahare bu namazı daha sonraki günlerde mescitte değil evinde kılmayı tercih etmiştir.

    Peygamber Efendimiz, Teravih namazından bahisle Ramazan orucunu samimiyetle tutan gece ibadetini de içtenlikle yerine getirenlerin bağışlanacağı müjdesini vermiştir. Müslümanların Übey b. Kaab’ın arkasında bu namazı kıldıklarını öğrenince de memnuniyetini dile getirmiştir''

    ''Hz. Peygamber (sav)'in teravih namazını yasakladığı iddiası ise akla ziyandır. Sadece bazı günlerde ashabıyla birlikte mescitte kıldıktan sonra kendisi evinde kılmayı tercih etmiştir. Ve ilk Müslümanlar Hz. Peygamber (sav)'in vefatının ardından Hz. Ebubekir devrinde ve Hz. Ömer devrinin ilk iki senesinde Ramazanlarda bu namazı ya evlerinde yahut Medine mescidinde tek başlarına veya kıraatını beğendikleri bir kimsenin arkasında ayrı ayrı cemaatler halinde kılmaya devam etmişlerdir.

    Bu devamlılık da göstermektedir ki teravih namazının yasaklanması diye bir şey asla söz konusu değildir. Hz. Ömer döneminden itibaren Devlet Başkanının imamları görevlendirmesi ile teravih namazı camilerde düzenli olarak bugüne kadar kılına gelmiştir.''

    Teravih namazı Hz. Peygamber (sav) zamanında hadislerde ''kıyamu'l-leyl'' olarak geçer. Bu namaza daha sonraları her dört rekatta bir oturulup istirahat edildiğinden ''terviha/teravih'' ismi verilmiştir.

    Başkanlığımız milletimizin dini hassasiyetini rencide edecek her türlü teşebbüsü yakından izlemekte, dini konularda en yüksek karar organı olan Din İşleri Yüksek Kurulumuz da halkımızı aydınlatmaya devam etmektedir. Milletimiz teravih namazının İslam'ın ibadet tarihinin ayrılmaz unsurlarından olduğu konusunda en küçük bir şüpheye düşmemelidir.''






+ Yorum Gönder