Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimiz, “Benimle Allah arasında hiçbir meleğin ve peygamberin ulaşamadığı özel bir vakit vardır”

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peygamber Efendimiz, “Benimle Allah arasında hiçbir meleğin ve peygamberin ulaşamadığı özel bir vakit vardır”
  1. 25.Eylül.2011, 17:14
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimiz, “Benimle Allah arasında hiçbir meleğin ve peygamberin ulaşamadığı özel bir vakit vardır”






    Peygamber Efendimiz, “Benimle Allah arasında hiçbir meleğin ve peygamberin ulaşamadığı özel bir vakit vardır” Mumsema Peygamber Efendimiz, “Benimle Allah arasında hiçbir meleğin ve peygamberin ulaşamadığı özel bir vakit vardır” derken neyi kastetmek istemiştir?


  2. 25.Eylül.2011, 17:15
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Peygamber Efendimiz, “Benimle Allah arasında hiçbir meleğin ve peygamberin ulaşamadığı özel bir vakit vardır”




    İlgili hadis rivayetini şöyle de tercüme edebiliriz: “Benim Allah ile birlikte olduğum öyle bir vaktim var ki, ne bir mukarreb melek, ne de bir mürsel nebi(gönderilmiş peygamber) -o vakitte- yanıma girebilir”(Arapça metni için bk. Aclunî, 2/173).

    Önce şunu belirtelim ki, -ehl-i tasavvuf tarafından çokça kullanılmakla beraber- sahih hadis kaynaklarında böyle bu hadis rivayeti söz konusu değildir(bk. Aclunî, 2/173-174).

    Bununla beraber, Tirmizî’nin Şemail’inde, İbn Rahuye’nin Müsnedinde yer verdiği bir rivayet bu manaya yakındır. Bu rivayete göre Hz. Ali şöyle demiştir: “Resulullah evine gittiğinde zamanının üçe ayırırdı; üçte birini Allah’a, üçte birini ailesine, üçte birini de kendi nefsine ayırırdı”(bk. a.g.y).

    Aliyyu’l-Karî ilgili hadisi açıklarken, “Mukarreb melek; Cebrail’dir, mürsel nebi(peygamber) ise Hz. İbrahim kast edilmiştir” görüşüne yer vermiştir.

    İlgili vaktin tespiti mümkün değildir. Zaten bizzat hadisin kendisinde “bir vakit” denilerek onun -başkaları tarafından bilinmez- bir vakit olduğuna işaret edilmiştir. Bununla beraber, Hz. Ali’nin ifadesine yer veren rivayete göre Efendimizin yaptığı taksimata bakılırsa, bunun gece vakti olduğu, daha özelde gecenin seher vakti/veya seher vaktine kadar devam eden bir zaman dilimi olduğu ihtimali kuvvetli görünmektedir.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  3. 25.Eylül.2011, 17:15
    2
    Editör



    İlgili hadis rivayetini şöyle de tercüme edebiliriz: “Benim Allah ile birlikte olduğum öyle bir vaktim var ki, ne bir mukarreb melek, ne de bir mürsel nebi(gönderilmiş peygamber) -o vakitte- yanıma girebilir”(Arapça metni için bk. Aclunî, 2/173).

    Önce şunu belirtelim ki, -ehl-i tasavvuf tarafından çokça kullanılmakla beraber- sahih hadis kaynaklarında böyle bu hadis rivayeti söz konusu değildir(bk. Aclunî, 2/173-174).

    Bununla beraber, Tirmizî’nin Şemail’inde, İbn Rahuye’nin Müsnedinde yer verdiği bir rivayet bu manaya yakındır. Bu rivayete göre Hz. Ali şöyle demiştir: “Resulullah evine gittiğinde zamanının üçe ayırırdı; üçte birini Allah’a, üçte birini ailesine, üçte birini de kendi nefsine ayırırdı”(bk. a.g.y).

    Aliyyu’l-Karî ilgili hadisi açıklarken, “Mukarreb melek; Cebrail’dir, mürsel nebi(peygamber) ise Hz. İbrahim kast edilmiştir” görüşüne yer vermiştir.

    İlgili vaktin tespiti mümkün değildir. Zaten bizzat hadisin kendisinde “bir vakit” denilerek onun -başkaları tarafından bilinmez- bir vakit olduğuna işaret edilmiştir. Bununla beraber, Hz. Ali’nin ifadesine yer veren rivayete göre Efendimizin yaptığı taksimata bakılırsa, bunun gece vakti olduğu, daha özelde gecenin seher vakti/veya seher vaktine kadar devam eden bir zaman dilimi olduğu ihtimali kuvvetli görünmektedir.



    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet







+ Yorum Gönder