Konusunu Oylayın.: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 324 kişi oyladı.

İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?
  1. 23.Eylül.2011, 16:12
    1
    Misafir

    İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?






    İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir? Mumsema Arkadaşlar bana ibni sinanın yaptığı çalışmaları bulabilir misiniz? Ödevim için İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar neler olduğu hakkında bir yazı yazar mısınız ?


  2. 23.Eylül.2011, 16:12
    1
    kayıtsız üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    kayıtsız üye
    Misafir



    Arkadaşlar bana ibni sinanın yaptığı çalışmaları bulabilir misiniz? Ödevim için İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar neler olduğu hakkında bir yazı yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Simyacıların ilaçlar ile ilgili yaptığı çalışmalar nelerdir?

    - İbni sina ne bulmustur Simyaya yaptığı katkılar nelerdir?

    - İbni sina'nın Kuvvet ile ilgili yaptığı çalışmalar nelerdir

    - Hz. Muhammed 'in hicretten sonra yaptığı çalışmalar

    - İbni Sina,nın keşifleri nelerdir?

  3. 23.Eylül.2011, 16:32
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 18,090
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 231
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?




    ibni sina icatları

    Doktorların sultanı Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktorHastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör' e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası

    İbni sinanın yaptığı eserler

    -Kitabü'ş-Şifa
    11 ciltlik bir eser olup nerdeyse tüm bilim dalları hakkında yazılmıştır.

    -el Kanun fi't Tıb
    Bu kitap İbn-i Sina'nın deneyimlerinin yer aldığı sistematik bir ansiklopedidir. İbn-Sina'nın en ünlü kitaplarındandır.700 yıl boyunca Batı'da ders kitabı olarak okutulmuş bir eserdir. Günümüzde Paris Üniversitesi'nin tıp fakültesi öğrencileri S.t Germain Bulvarı yakınlarındaki konferans salonunda İbn-i Sina ve er-Razi gibi iki bilginin portreleri ile karşılaşırlar.

    -Kitabu'n-Necat
    Kitap savaş alanında ve Kitabü'ş-Şifa'nın yetkin bir özeti şeklindeydi.

    -Kitabu'l-İşaret ve't-Tenbihat
    Bu kitap İbn-i Sina'nın kişisel görüşlerini içeren bir yapıttır.

    -Lisanü'l-Arab
    Isfahan'da bir Arap bilgini onun Arapça bilgisini yetersiz gördüğünden İbn-i Sina'yı üç yıl çalıştırarak müsvedde biçiminde Lisanü'l Arab'ı yazdı.

    -Aksamu'l-Ulumi'l-Akliyye
    -Risale fi'l Hudud
    -İsbatu'n-Nubavve
    -Risale fi'l-Kader
    -el-Ahlak
    -Kitab fi's-Siyaset
    -Risale fi'l-Aşk
    -Hayy İbn Yakzan
    -Kitabu'l-İnsaf
    -el-Ahd
    -el-işaretu ila İlmi'l-Mantık
    -el-Hidaye
    -Makale fi'n-Nefs


  4. 23.Eylül.2011, 16:32
    2
    Silent and lonely rains



    ibni sina icatları

    Doktorların sultanı Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktorHastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör' e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası

    İbni sinanın yaptığı eserler

    -Kitabü'ş-Şifa
    11 ciltlik bir eser olup nerdeyse tüm bilim dalları hakkında yazılmıştır.

    -el Kanun fi't Tıb
    Bu kitap İbn-i Sina'nın deneyimlerinin yer aldığı sistematik bir ansiklopedidir. İbn-Sina'nın en ünlü kitaplarındandır.700 yıl boyunca Batı'da ders kitabı olarak okutulmuş bir eserdir. Günümüzde Paris Üniversitesi'nin tıp fakültesi öğrencileri S.t Germain Bulvarı yakınlarındaki konferans salonunda İbn-i Sina ve er-Razi gibi iki bilginin portreleri ile karşılaşırlar.

    -Kitabu'n-Necat
    Kitap savaş alanında ve Kitabü'ş-Şifa'nın yetkin bir özeti şeklindeydi.

    -Kitabu'l-İşaret ve't-Tenbihat
    Bu kitap İbn-i Sina'nın kişisel görüşlerini içeren bir yapıttır.

    -Lisanü'l-Arab
    Isfahan'da bir Arap bilgini onun Arapça bilgisini yetersiz gördüğünden İbn-i Sina'yı üç yıl çalıştırarak müsvedde biçiminde Lisanü'l Arab'ı yazdı.

    -Aksamu'l-Ulumi'l-Akliyye
    -Risale fi'l Hudud
    -İsbatu'n-Nubavve
    -Risale fi'l-Kader
    -el-Ahlak
    -Kitab fi's-Siyaset
    -Risale fi'l-Aşk
    -Hayy İbn Yakzan
    -Kitabu'l-İnsaf
    -el-Ahd
    -el-işaretu ila İlmi'l-Mantık
    -el-Hidaye
    -Makale fi'n-Nefs


  5. 08.Şubat.2012, 20:24
    3
    Misafir
    Fena değil, iyi güzel olmuş.

    Valla bir çok çalılçma yapmıştır ki aklımda tutamıyorum


  6. 08.Şubat.2012, 20:24
    3
    Misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir
    Misafir
    Fena değil, iyi güzel olmuş.

    Valla bir çok çalılçma yapmıştır ki aklımda tutamıyorum


  7. 08.Şubat.2012, 20:34
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 18,090
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 231
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    Çalışmaları eserleri

    İbni Sina hemen her ilim dalında eserler yazmış ve özellikle filozof dalında ün kazanmıştır.
    Onyedisi sadece tıbba ait olan yüzaltmış küsur eseri vardır. Başlıca eserler :
    El-Şifa
    El-Kanun fi’t-Tıp ( Tıp Kanunu )
    El-İşaret ve’t-Tenbihat
    El-necat

    “Metafizik” ve “Kitab el-Nefs” adlı eserleri Latinceye en önce çevrilenleridir. Ortaçağda “Suffcientia” şeklini alan “”El-Şifa” onaltı sahifeden sadece onikisinin çevrildiği, içine mantığı , tabbi bilimler, psikolojiyi , fiziği ve metafiziği alan onsekiz bölümlük , geniş kapsamlı büyük bir eserdir. Meşşai felsefesinin en iyi eseri olan bu eseri İbni Sina Hamedan’da kaldığı sırada yirmi günde yazmıştır. daha sonra bu eserin bir özeti niteliğindeki üç bölümlük “El-Necatı’ı” yazar El işarat vet–Tenbihat , El Necat üzerinde düzeltmeler ve değiştirmeler yapmak üzere yazdığı eseridir.
    “El-Kanun Fit’t-Tıbb” adlı eserinin bir kısmını Cürcan ve Rey’de yazmıştır ve esri Hamedan’da tamamlamıştır. Ondört bölümdür. Açıklama ve deneye dayanmıştır.
    İbni Sina hemen her ilim dalında eserler yazmış ve özellikle filozof olarak ün kazanmıştır. Ortaçağda latinceye çevrilen eserleri “Avicennism” denilen etkiler yaratmıştır.



  8. 08.Şubat.2012, 20:34
    4
    Silent and lonely rains
    Çalışmaları eserleri

    İbni Sina hemen her ilim dalında eserler yazmış ve özellikle filozof dalında ün kazanmıştır.
    Onyedisi sadece tıbba ait olan yüzaltmış küsur eseri vardır. Başlıca eserler :
    El-Şifa
    El-Kanun fi’t-Tıp ( Tıp Kanunu )
    El-İşaret ve’t-Tenbihat
    El-necat

    “Metafizik” ve “Kitab el-Nefs” adlı eserleri Latinceye en önce çevrilenleridir. Ortaçağda “Suffcientia” şeklini alan “”El-Şifa” onaltı sahifeden sadece onikisinin çevrildiği, içine mantığı , tabbi bilimler, psikolojiyi , fiziği ve metafiziği alan onsekiz bölümlük , geniş kapsamlı büyük bir eserdir. Meşşai felsefesinin en iyi eseri olan bu eseri İbni Sina Hamedan’da kaldığı sırada yirmi günde yazmıştır. daha sonra bu eserin bir özeti niteliğindeki üç bölümlük “El-Necatı’ı” yazar El işarat vet–Tenbihat , El Necat üzerinde düzeltmeler ve değiştirmeler yapmak üzere yazdığı eseridir.
    “El-Kanun Fit’t-Tıbb” adlı eserinin bir kısmını Cürcan ve Rey’de yazmıştır ve esri Hamedan’da tamamlamıştır. Ondört bölümdür. Açıklama ve deneye dayanmıştır.
    İbni Sina hemen her ilim dalında eserler yazmış ve özellikle filozof olarak ün kazanmıştır. Ortaçağda latinceye çevrilen eserleri “Avicennism” denilen etkiler yaratmıştır.



  9. 07.Mart.2012, 20:41
    5
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    Eyw teşekkürler Kardeş yardımcı oldun ))


  10. 07.Mart.2012, 20:41
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Eyw teşekkürler Kardeş yardımcı oldun ))


  11. 30.Nisan.2012, 21:57
    6
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    arkadaşlar çok teşekkür ederim


  12. 30.Nisan.2012, 21:57
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    arkadaşlar çok teşekkür ederim


  13. 22.Mayıs.2012, 16:29
    7
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    valla çok sağolun 4 gündür aradığım seyi buldum allah razı olsun


  14. 22.Mayıs.2012, 16:29
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    valla çok sağolun 4 gündür aradığım seyi buldum allah razı olsun


  15. 24.Eylül.2012, 02:13
    8
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,913
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 52
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    İbni Sinanın Hayatı ve Çalışmaları

    İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük bilimadamlarından biridir. Tıp alanındaki çalışmalar yüzyıllarca tıp öğrencileri tarafından okundu. Bu büyük bilimadamı hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz?

    İbn-i Sina (d. 980, Buhara yakınları – ö. 1037, Hemedan),tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi, Latincede Avicenna olarak bilinir. Filozof, hekim ve çok yönlü Fars bilim adamıdır.

    Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina’nın oğlu olan İbn-i Sina (Batı’da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natili’den ve İsmail Zahit’ten ders aldı. Geometri (özellikle Eukleides geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp, doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi’nin el-İbane’s[kaynak belirtilmeli] aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-can’da Şiraz’lı Ebu Muhammed’ten destek gördü, (Tıp Kanunu’nu Cürcan’da yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir.

    İbn Sînâ, mekanikle de ilgilenmiş ve bazı yönlerden Aristoteles’in hareket anlayışını eleştirmiştir; bilindiği gibi, Aristoteles, cismi hareket ettiren kuvvet ile cisim arasındaki temas ortadan kalktığında, cismin hareketini sürdürmesini sağlayan etmenin ortam, yani hava olduğunu söylüyor ve havaya biri cisme direnme ve diğeri cismi taşıma olmak üzere birbiriyle bağdaşmayacak iki görev yüklüyordu. İbn Sînâ bu çelişik durumu görmüş, yapmış olduğu gözlemler sırasında hava ile rüzgârın güçlerini karşılaştırmış ve Aristoteles’in haklı olabilmesi için havanın şiddetinin rüzgârın şiddetinden daha fazla olması gerektiği sonucuna varmıştır; oysa meselâ bir bir ağacın yakınından geçen bir ok, ağaca değmediği sürece, ağaçta ve yapraklarında en ufak bir kıpırdanma yaratmazken, rüzgar ağaçları sallamakta ve hatta kökünden kopartabilmektedir; öyleyse havanın şiddeti cisimleri taşımaya yeterli değildir.

    İbn Sînâ’ya Aristoteles’in yanıldığını gösterdikten sonra, kuvvetle cisim arasında herhangi bir temas bulunmadığında hareketin kesintiye uğramamasının nedenini araştırmış ve bir nesneye kuvvet uygulandıktan sonra, kuvvetin etkisi ortadan kalksa bile nesnenin hareketini sürdürmesinin nedeninin, kasri meyil (güdümlenmiş eğim), yani nesneye kazandırılan hareket etme isteği olduğunu sonucuna varmıştır. Üstelik İbn Sînâ bu isteğin sürekli olduğuna inanmaktadır; yani ona göre, ister öze âit olsun ister olmasın, bir defa kazanıldı mı artık kaybolmaz. Bu yaklaşımıyla sonradan Newton’da son biçimine kavuşan eylemsizlik ilkesi’ne yaklaştığı anlaşılan İbn Sînâ, aynı zamanda nesnenin özelliğine göre kazandığı güdümlenmiş eğimin de değişik olacağını belirtmiştir. Meselâ elimize bir taş, bir demir ve bir mantar parçası alsak ve bunları aynı kuvvetle fırlatsak, her biri farklı uzaklıklara düşecek, ağır cismimler hafif cisimlere nispetle kuvvet kaynağından çok daha uzaklaşacaktır. İbn Sînâ bu denemeleri sonucunda ağır cisimlerin, hafif cisimlere nispetle daha büyük bir güdümlenmiş eğim kapasitesine sahip olduğuna karar vermiştir. Bundan dolayı, , ağırlık ve hızla doğru orantılıdır. Ağırlıkla doğru orantılıdır; çünkü cisim ne kadar ağırsa, güdümlenmiş eğim kapasitesi o kadar fazladır; hızla orantılıdır; çünkü cisim ne kadar hızlı fırlatılırsa o kadar uzağa gider. Şâyet İbn Sînâ’nın bu sözlerini formüle edip, ağırlık yerine de kütle kavramını konulursa,

    Güdümlenmiş Eğim = Hız . Kütle = v . m
    ifadesine ulaşılır ki bu ifâde modern fiziğin momentum kavramından başka bir şey değildir. Momentumun değişmesi ise kuvveti vereceğinden, bu formül,
    F = d (v.m)/dt
    olur ki bu da Newton’un İkinci Kanunu’dur.

    İbn Sînâ’nın bu çalışması oldukça önemlidir; çünkü 11. yüzyılda yaşayan bir kimse olmasına karşın, Yeniçağ Mekaniği’ne yaklaştığı görülmektedir. Onun bu düşünceleri, çeviriler yoluyla Batı’ya da geçmiş ve güdümlenmiş eğim terimi Batı’da impetus terimiyle karşılanmıştır.

    İbn Sînâ, her şeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir, ancak, İbn Sînâ dendiğinde, onun adıyla özdeşleşmiş ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve Doğu ülkelerinde ise 19. yüzyılın başlarına kadar okunmuş ve kullanılmış olan el-Kânûn fî’t-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. Beş kitaptan oluşan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab’ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab’ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab’ı patoloji, Dördüncü Kitab’ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve Beşinci Kitab’ı ise çeşitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

    İbn Sînâ’nın söz konusu eseri incelendiğinde, konuları sistematik bir biçimde incelediği görülür. Tarihte ilk defa, tıp ve cerrâhîyi iki ayrı disiplin olarak değerlendiren İbn Sînâ, cerrâhî tedavinin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için anatominin önemini özellikle vurgulamıştır. Hayatî tehlikenin çok yüksek olmasından ötürü pek gözde olmayan cerrahi tedavi ile ilgili örnekler vermiş ve ameliyatlarda kullanılmak üzere bazı aletler önermiştir.

    Gözle de ilgilenmiş olan İbn Sînâ, döneminin seçkin fizikçilerinden İbn Heysem gibi, Göz-ışın Kuramı’nı savunmuş ve üst göz kapağının dışa dönmesi, sürekli beyaz renge veya kara bakmaktan meydana gelen kar körlüğü gibi daha önce söz konusu edilmemiş hastalıklar hakkında da ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur.

    YAPITLAR (başlıca): el-Kanun fi’t-Tıb, (ö.s), 1593, (“Hekimlik Yasası”); Kitabü’l-Necat, (ö.s), 1593, (“Kurtuluş Kitabı”); Risale fi-İlmü’l-Ahlak, (ö.s), 1880, (“Ahlak Konusunda Kitapçık”); İşarat ve’l-Tembihat, (ö.s), 1892, (“Belirtiler ve Uyarılar”); Kitabü’ş-Şifa, (ö.s), 1927, (“Sağlık Kitabı”).

    avicenna, avicenna kimdir, avicenna ne demektir, avicenna nedir, bilgi, buluşları, büyük islam araştırmacısı, büyük islam doktoru, çalışmaları, doğumu, eserleri, hakkında, hayatı, ibn-i sina, ibni sina, ibnisina, kimdir, nedir, öğren, ölümü, tedavileri, teknikleri


  16. 24.Eylül.2012, 02:13
    8
    Özel Üye
    İbni Sinanın Hayatı ve Çalışmaları

    İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük bilimadamlarından biridir. Tıp alanındaki çalışmalar yüzyıllarca tıp öğrencileri tarafından okundu. Bu büyük bilimadamı hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz?

    İbn-i Sina (d. 980, Buhara yakınları – ö. 1037, Hemedan),tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi, Latincede Avicenna olarak bilinir. Filozof, hekim ve çok yönlü Fars bilim adamıdır.

    Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina’nın oğlu olan İbn-i Sina (Batı’da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natili’den ve İsmail Zahit’ten ders aldı. Geometri (özellikle Eukleides geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp, doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi’nin el-İbane’s[kaynak belirtilmeli] aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-can’da Şiraz’lı Ebu Muhammed’ten destek gördü, (Tıp Kanunu’nu Cürcan’da yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir.

    İbn Sînâ, mekanikle de ilgilenmiş ve bazı yönlerden Aristoteles’in hareket anlayışını eleştirmiştir; bilindiği gibi, Aristoteles, cismi hareket ettiren kuvvet ile cisim arasındaki temas ortadan kalktığında, cismin hareketini sürdürmesini sağlayan etmenin ortam, yani hava olduğunu söylüyor ve havaya biri cisme direnme ve diğeri cismi taşıma olmak üzere birbiriyle bağdaşmayacak iki görev yüklüyordu. İbn Sînâ bu çelişik durumu görmüş, yapmış olduğu gözlemler sırasında hava ile rüzgârın güçlerini karşılaştırmış ve Aristoteles’in haklı olabilmesi için havanın şiddetinin rüzgârın şiddetinden daha fazla olması gerektiği sonucuna varmıştır; oysa meselâ bir bir ağacın yakınından geçen bir ok, ağaca değmediği sürece, ağaçta ve yapraklarında en ufak bir kıpırdanma yaratmazken, rüzgar ağaçları sallamakta ve hatta kökünden kopartabilmektedir; öyleyse havanın şiddeti cisimleri taşımaya yeterli değildir.

    İbn Sînâ’ya Aristoteles’in yanıldığını gösterdikten sonra, kuvvetle cisim arasında herhangi bir temas bulunmadığında hareketin kesintiye uğramamasının nedenini araştırmış ve bir nesneye kuvvet uygulandıktan sonra, kuvvetin etkisi ortadan kalksa bile nesnenin hareketini sürdürmesinin nedeninin, kasri meyil (güdümlenmiş eğim), yani nesneye kazandırılan hareket etme isteği olduğunu sonucuna varmıştır. Üstelik İbn Sînâ bu isteğin sürekli olduğuna inanmaktadır; yani ona göre, ister öze âit olsun ister olmasın, bir defa kazanıldı mı artık kaybolmaz. Bu yaklaşımıyla sonradan Newton’da son biçimine kavuşan eylemsizlik ilkesi’ne yaklaştığı anlaşılan İbn Sînâ, aynı zamanda nesnenin özelliğine göre kazandığı güdümlenmiş eğimin de değişik olacağını belirtmiştir. Meselâ elimize bir taş, bir demir ve bir mantar parçası alsak ve bunları aynı kuvvetle fırlatsak, her biri farklı uzaklıklara düşecek, ağır cismimler hafif cisimlere nispetle kuvvet kaynağından çok daha uzaklaşacaktır. İbn Sînâ bu denemeleri sonucunda ağır cisimlerin, hafif cisimlere nispetle daha büyük bir güdümlenmiş eğim kapasitesine sahip olduğuna karar vermiştir. Bundan dolayı, , ağırlık ve hızla doğru orantılıdır. Ağırlıkla doğru orantılıdır; çünkü cisim ne kadar ağırsa, güdümlenmiş eğim kapasitesi o kadar fazladır; hızla orantılıdır; çünkü cisim ne kadar hızlı fırlatılırsa o kadar uzağa gider. Şâyet İbn Sînâ’nın bu sözlerini formüle edip, ağırlık yerine de kütle kavramını konulursa,

    Güdümlenmiş Eğim = Hız . Kütle = v . m
    ifadesine ulaşılır ki bu ifâde modern fiziğin momentum kavramından başka bir şey değildir. Momentumun değişmesi ise kuvveti vereceğinden, bu formül,
    F = d (v.m)/dt
    olur ki bu da Newton’un İkinci Kanunu’dur.

    İbn Sînâ’nın bu çalışması oldukça önemlidir; çünkü 11. yüzyılda yaşayan bir kimse olmasına karşın, Yeniçağ Mekaniği’ne yaklaştığı görülmektedir. Onun bu düşünceleri, çeviriler yoluyla Batı’ya da geçmiş ve güdümlenmiş eğim terimi Batı’da impetus terimiyle karşılanmıştır.

    İbn Sînâ, her şeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir, ancak, İbn Sînâ dendiğinde, onun adıyla özdeşleşmiş ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve Doğu ülkelerinde ise 19. yüzyılın başlarına kadar okunmuş ve kullanılmış olan el-Kânûn fî’t-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. Beş kitaptan oluşan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab’ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab’ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab’ı patoloji, Dördüncü Kitab’ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve Beşinci Kitab’ı ise çeşitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

    İbn Sînâ’nın söz konusu eseri incelendiğinde, konuları sistematik bir biçimde incelediği görülür. Tarihte ilk defa, tıp ve cerrâhîyi iki ayrı disiplin olarak değerlendiren İbn Sînâ, cerrâhî tedavinin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için anatominin önemini özellikle vurgulamıştır. Hayatî tehlikenin çok yüksek olmasından ötürü pek gözde olmayan cerrahi tedavi ile ilgili örnekler vermiş ve ameliyatlarda kullanılmak üzere bazı aletler önermiştir.

    Gözle de ilgilenmiş olan İbn Sînâ, döneminin seçkin fizikçilerinden İbn Heysem gibi, Göz-ışın Kuramı’nı savunmuş ve üst göz kapağının dışa dönmesi, sürekli beyaz renge veya kara bakmaktan meydana gelen kar körlüğü gibi daha önce söz konusu edilmemiş hastalıklar hakkında da ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur.

    YAPITLAR (başlıca): el-Kanun fi’t-Tıb, (ö.s), 1593, (“Hekimlik Yasası”); Kitabü’l-Necat, (ö.s), 1593, (“Kurtuluş Kitabı”); Risale fi-İlmü’l-Ahlak, (ö.s), 1880, (“Ahlak Konusunda Kitapçık”); İşarat ve’l-Tembihat, (ö.s), 1892, (“Belirtiler ve Uyarılar”); Kitabü’ş-Şifa, (ö.s), 1927, (“Sağlık Kitabı”).

    avicenna, avicenna kimdir, avicenna ne demektir, avicenna nedir, bilgi, buluşları, büyük islam araştırmacısı, büyük islam doktoru, çalışmaları, doğumu, eserleri, hakkında, hayatı, ibn-i sina, ibni sina, ibnisina, kimdir, nedir, öğren, ölümü, tedavileri, teknikleri


  17. 07.Ocak.2013, 23:12
    9
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    araştırma ödevim vardı onu buldum allah bu siteyi kuran kişiye şifa versin.


  18. 07.Ocak.2013, 23:12
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    araştırma ödevim vardı onu buldum allah bu siteyi kuran kişiye şifa versin.


  19. 23.Şubat.2013, 17:43
    10
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    ben bişi bulamadım burdan ama bunu buldum tavsiye ederim bunu yazın İbni Sina Hayatı ve eserleri


    İbn-i Sina 980 yılında günümüz Özbekistanında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğdu. Babası Abdullah, Samani İmparatorluğunun önemli şehri Belh'ten gelen saygın bir bilim adamıydı. Buhara'da iyi bir eğitim aldı. Olağanüstü hafızası ve zekası da bu konuda ona çok yardımcı oldu. 14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı.


    16 yaşında tıbba döndü ve bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi. 19 yaşında doktor ünvanı elde etti ve ücret almaksızın hastaları tedaviye başladı.

    İbn-i Sina'nın 1271 yılında yapılmış bir tasviriİbn-i Sina ilk olarak 997 yılında tehlikeli bir hastalıktan kurtardığı emirin yanında çalışmaya başladı. Bu hizmetinin karşılığında aldığı en önemli ödül Samanilerin resmi kütüphanesinden dilediğince yararlanmak oldu. Kütüphanede kısa süre sonra meydana gelen yangında düşmanları onu bilerek kundaklama yapmakla suçladı.

    22 yaşında babasını kaybetti. 1004 yılının Aralık ayında Samani Hanedanı sona erdi. İbn-i Sina Gazneli Mahmud'un teklifini geri çevirdi ve batıya Ürgenç'e gitti. Buradaki vezir bilim dostuydu ve ona küçük de olsa bir maaş bağladı. Yetenekleri için kullanma sahası arayan İbn-i Sina Merv'den Nişabur'a ve Horasan sınırlarına kadar bölgeyi adım adım dolaştı. Kendisi de şair ve bilim adamı olan ve İbn-i Sina'ya sığınak sağlayan hükümdar Kabus bu sırada çıkan ayaklanmada hayatını kaybetti. İbn-i Sina'nın kendisi de şiddetli bir hastalığa yakalanmıştı. Sonunda Hazar Denizi kıyısındaki Gorgan'da eski bir arkadaşına rastladı. Onun yanına yerleşti ve bu kentte mantık ve astronomi dersleri vermeye başladı. Kanun kitabının başlangıcı da bu döneme rastlar.

    Daha sonra Rey'de ve Kazvin'de çalıştı. Yeni eserler yazmaya da devam etti. İsfahan valisinin yanına yerleşti. Bunu öğrenen Hamadan emiri İbn-i Sina'yı yakalattı ve hapsetti. Savaş sona erdikten sonra Hamadan emirinin yanında çalıştı. Kısa süre sonra İbn-i Sina, kardeşi, iyi bir öğrencisi ve iki köleyle kılık değiştirip şehirden kaçtı ve korku dolu bir yolculuktan sonra çok iyi karşılandıkları İsfahan' a ulaştı.

    Sonraki yılları ve ölümü
    İbn-i Sina'nın kalan 10 ya da 12 yılı Ebu Cafer'in hizmetinde geçti. Burada doktor, bilim danışmanı olarak çalıştı ve hatta savaşlara bile katıldı. Bu yıllarda edebiyat ve filoloji çalışmaya başladı. Bir Hamadan seferi sırasında şiddetli bir kolik atağına yakalandı. Güçlükle ayakta duruyordu. Hamedan'a vardığında önerilen tedavileri uygulamadı ve kendisini kadere teslim etti. Ölüm yatağında mallarını yoksullara bağışladı, kölelerini azat etti ve son gününe dek 3 günde bir Kuran okudu. 1037 Haziranında Ramazan ayında 57 yaşında öldü.


  20. 23.Şubat.2013, 17:43
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ben bişi bulamadım burdan ama bunu buldum tavsiye ederim bunu yazın İbni Sina Hayatı ve eserleri


    İbn-i Sina 980 yılında günümüz Özbekistanında yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde doğdu. Babası Abdullah, Samani İmparatorluğunun önemli şehri Belh'ten gelen saygın bir bilim adamıydı. Buhara'da iyi bir eğitim aldı. Olağanüstü hafızası ve zekası da bu konuda ona çok yardımcı oldu. 14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı.


    16 yaşında tıbba döndü ve bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi. 19 yaşında doktor ünvanı elde etti ve ücret almaksızın hastaları tedaviye başladı.

    İbn-i Sina'nın 1271 yılında yapılmış bir tasviriİbn-i Sina ilk olarak 997 yılında tehlikeli bir hastalıktan kurtardığı emirin yanında çalışmaya başladı. Bu hizmetinin karşılığında aldığı en önemli ödül Samanilerin resmi kütüphanesinden dilediğince yararlanmak oldu. Kütüphanede kısa süre sonra meydana gelen yangında düşmanları onu bilerek kundaklama yapmakla suçladı.

    22 yaşında babasını kaybetti. 1004 yılının Aralık ayında Samani Hanedanı sona erdi. İbn-i Sina Gazneli Mahmud'un teklifini geri çevirdi ve batıya Ürgenç'e gitti. Buradaki vezir bilim dostuydu ve ona küçük de olsa bir maaş bağladı. Yetenekleri için kullanma sahası arayan İbn-i Sina Merv'den Nişabur'a ve Horasan sınırlarına kadar bölgeyi adım adım dolaştı. Kendisi de şair ve bilim adamı olan ve İbn-i Sina'ya sığınak sağlayan hükümdar Kabus bu sırada çıkan ayaklanmada hayatını kaybetti. İbn-i Sina'nın kendisi de şiddetli bir hastalığa yakalanmıştı. Sonunda Hazar Denizi kıyısındaki Gorgan'da eski bir arkadaşına rastladı. Onun yanına yerleşti ve bu kentte mantık ve astronomi dersleri vermeye başladı. Kanun kitabının başlangıcı da bu döneme rastlar.

    Daha sonra Rey'de ve Kazvin'de çalıştı. Yeni eserler yazmaya da devam etti. İsfahan valisinin yanına yerleşti. Bunu öğrenen Hamadan emiri İbn-i Sina'yı yakalattı ve hapsetti. Savaş sona erdikten sonra Hamadan emirinin yanında çalıştı. Kısa süre sonra İbn-i Sina, kardeşi, iyi bir öğrencisi ve iki köleyle kılık değiştirip şehirden kaçtı ve korku dolu bir yolculuktan sonra çok iyi karşılandıkları İsfahan' a ulaştı.

    Sonraki yılları ve ölümü
    İbn-i Sina'nın kalan 10 ya da 12 yılı Ebu Cafer'in hizmetinde geçti. Burada doktor, bilim danışmanı olarak çalıştı ve hatta savaşlara bile katıldı. Bu yıllarda edebiyat ve filoloji çalışmaya başladı. Bir Hamadan seferi sırasında şiddetli bir kolik atağına yakalandı. Güçlükle ayakta duruyordu. Hamedan'a vardığında önerilen tedavileri uygulamadı ve kendisini kadere teslim etti. Ölüm yatağında mallarını yoksullara bağışladı, kölelerini azat etti ve son gününe dek 3 günde bir Kuran okudu. 1037 Haziranında Ramazan ayında 57 yaşında öldü.


  21. 21.Eylül.2013, 19:03
    11
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    arkadaşlar çok acil aristonun yaptığı , keşfettikleri şeyler nelerdir lütfen söyler misiniz?


  22. 21.Eylül.2013, 19:03
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    arkadaşlar çok acil aristonun yaptığı , keşfettikleri şeyler nelerdir lütfen söyler misiniz?


  23. 02.Ekim.2013, 20:26
    12
    Misafir

    Cevap: İbni Sina'nın yaptığı çalışmalar nelerdir?

    daha cok simya ile ilgisini arıyordum ama neyse :D teşekkürler


  24. 02.Ekim.2013, 20:26
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    daha cok simya ile ilgisini arıyordum ama neyse :D teşekkürler





+ Yorum Gönder
Git 12 Sonuncu