Konusunu Oylayın.: Seferi olmayan bir kimsenin vakti olduğu halde namazını araçta oturarak kılması caiz midir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Seferi olmayan bir kimsenin vakti olduğu halde namazını araçta oturarak kılması caiz midir ?
  1. 22.Eylül.2011, 17:01
    1
    Misafir

    Seferi olmayan bir kimsenin vakti olduğu halde namazını araçta oturarak kılması caiz midir ?






    Seferi olmayan bir kimsenin vakti olduğu halde namazını araçta oturarak kılması caiz midir ? Mumsema selamunaleykum benim namaz vakti ile sorum olacakti:arkadasimla bir yere gittik ve namaz vakti girdi arkadasim ben namazimi arabanin koltugunda kilicam dedi ve bende vaktimiz var diye(15dk sonra eve gidecektik Allahin izniyle):ben evde kilarim dedim acaba hangisi dogru ben ona soyle dedim:vakit simdi girdi Allahin izniyle 15dk sonra eve gidicez orada namazimizi ayakta kilariz arabada gibi oturarak degil cunku vaktimiz var.o namazini kildi oturarak ve ben ona baktim icimden ben gunahmi isliyorum yoksa vaktim olsada hemen kilmalimiydim dedim ve bir yandand ama vaktim var evde duzgun kilarim dedim kendimi cok rahatsiz hissetim ne olursunuz cevap yazin: heryerde boyle yapiyor ama evde kilma imkanimiz var iken niye oturarak kilayim yanlismi dogrumu


  2. 22.Eylül.2011, 17:01
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamunaleykum benim namaz vakti ile sorum olacakti:arkadasimla bir yere gittik ve namaz vakti girdi arkadasim ben namazimi arabanin koltugunda kilicam dedi ve bende vaktimiz var diye(15dk sonra eve gidecektik Allahin izniyle):ben evde kilarim dedim acaba hangisi dogru ben ona soyle dedim:vakit simdi girdi Allahin izniyle 15dk sonra eve gidicez orada namazimizi ayakta kilariz arabada gibi oturarak degil cunku vaktimiz var.o namazini kildi oturarak ve ben ona baktim icimden ben gunahmi isliyorum yoksa vaktim olsada hemen kilmalimiydim dedim ve bir yandand ama vaktim var evde duzgun kilarim dedim kendimi cok rahatsiz hissetim ne olursunuz cevap yazin: heryerde boyle yapiyor ama evde kilma imkanimiz var iken niye oturarak kilayim yanlismi dogrumu


    Benzer Konular

    - Uyuya kalan kimsenin uyanınca namazını kılması

    - İhramlı olmayan bir kimsenin Mekke-i Mükerreme'nin harem huduttan içinde avlanması caiz midir?

    - Seferi olmanın şartları nelerdir? Seferi olduğumuz halde farz namazları aynen olduğu

    - Nafile namazlarda, sağlıklı ve sağlam olduğu halde oturarak kılınması efdal olan var mı; varsa, hang

    - İhramlı olmayan bir kimsenin Mekke-i Mükerreme'nin harem huduttan içinde avlanması caiz midir?

  3. 23.Eylül.2011, 17:52
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Seferi olmayan bir kimsenin vakti olduğu halde namazını araçta oturarak kılması caiz midir ?




    Emin Ali YÜKSEL

    Bu mesele İslam’ın ilk yıllarında var olan, binek üze-rinde veya gemide namaz kılmak meselesine kıyaslanarak hükmü elde edilmeye çalışılan güncel bir meseledir. Meseleyle ilgili fıkıh kitaplarının nakilleri şöyledir.

    Alauddın es-Semerkandî, Tuhfetu’l-Fukahâ isimli eserinde şöyle der:

    Binek üzerinde kılınabilecek üç ayrı namaz vardır.

    A. Farz namazlar: Farz namazın binek üzerinde kılınabilmesi-nin cevazı iki şartın mevcut olmasına bağlıdır. Bunlar;

    Şehir dışında olması; yolcu/seferî olsun veya yitirdiği bir şeyi aramak için çıkmış olsun fark etmez.
    Binekten inmesine mani olacak bir özrün bulunması. Söz ge-limi; ağrısının veya hastalığının artacağını umması, düşman veya zarar verecek hayvanlardan korkması, ineceği yerde inmesine mani çamur, batak bulunması gibi özürler sayılabilir.
    Ayrıca inmeye gücü var, fakat rükû-secde yapamıyorsa inmeli ve ayakta ima ile kılmalıdır. Yine inip ayakta duramayacaksa, iner ve oturup namazını kılar. Hatta oturarak dahi namazını kılamaya-caksa yine de bineğinden iner ve ima ederek kılar.

    Bir üçüncü şart olarak da bineği durdurmak ve kıbleye yönel-mekten bahsedilebilir. Şöyle ki; namazın farzlarını mümkün mer-tebe zaruret olmadıkça terk etmemek gerekir. Ve namaza aykırı durumlardan sakınmak gerekir.

    Binek üzerinde kılınacak farz namazda anlatılanlara ilave edil-mesi gereken iki önemli husus daha vardır.

    Birincisi; hayvanı durdurmaya mani bir özür yoksa seyir halin-deki hayvanın üzerinde farz namaz kılmak caiz değildir.

    İkincisi: mümkünse kıbleye yönelmelidir. Aksi halde namaz sa-hih olmaz.

    Buna göre; söz gelimi düşman korkusu emsali bir özürden do-layı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurmadan kılması caiz olacağı gibi, kıbleye yönelmeden kılması da caizdir. Ayrıca böyle bir durumda namaza başlarken yani iftitah tekbirini alırken kıbleye yönelsin şeklinde bir şart da koşulmaz.

    Fakat söz gelimi çamur-batak emsali bir özürden dolayı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurma-dan kılması caiz değildir. Bineğini durdurmalı ve mümkün olduğu kadar kıbleye yönelerek namazını kılmalıdır.

    b. Vacip namazlar; bunların durumu da farz namazlar gibi-dir. Binek üzerinde değilken nezredilen namazlar, yine binek üze-rinde değilken nafile olarak başlanıp tamamlanmadığı için vacip olan namazlar ve binek üzerinde değilken vacip olan tilavet secde-leri gibi. Bu sayılanlar binek üzerindeyken vacip olurlarsa edaları-nın da binek üzerinde yapılması caiz[1]olacaktır[2]. Ayrıca vitir na-mazı İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet etsin)’ye göre vacip ol-duğu için bu iki şart, vitir namazının binek üzerinde kılınabilmesi için de gereklidir. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed (Allah onlara rahmet etsin)’e göre de sünnet-i müekkede olduğu için iki şart bulunmadan binek üzerinde kılınması caiz değildir. Yine Hasan b. Ziyad’ın,İmam Ebu Hanife (Allah onlara rahmet etsin)'den yap-tığı rivayete göre[3]; hakkında ruhsat sebebini sağlayacak özrü bulun-mayan kişilerin sabah namazının sünnetini binek üzerinde kılmaları caiz değildir. Zira sabah namazının sünneti vacibe yakın yani vacip manasında müekket bir sünnettir.[4]

    c. Nafile namazlar;
    Bunlar, şehir dışında olduktan sonra her türlü yani zaruret olsun olmasın, seferi olsun olmasın binek üze-rinde kılınabilirler.[5] Şehir içinde ise binek üzerinde nafile kılmak caiz değildir. Ancak İmam Ebu Yusuf (Allah ona rahmet etsin)’tan bu hususta istihsan yolunu tutarak caiz dediği rivayet olunmuştur.[6]



  4. 23.Eylül.2011, 17:52
    2
    Silent and lonely rains



    Emin Ali YÜKSEL

    Bu mesele İslam’ın ilk yıllarında var olan, binek üze-rinde veya gemide namaz kılmak meselesine kıyaslanarak hükmü elde edilmeye çalışılan güncel bir meseledir. Meseleyle ilgili fıkıh kitaplarının nakilleri şöyledir.

    Alauddın es-Semerkandî, Tuhfetu’l-Fukahâ isimli eserinde şöyle der:

    Binek üzerinde kılınabilecek üç ayrı namaz vardır.

    A. Farz namazlar: Farz namazın binek üzerinde kılınabilmesi-nin cevazı iki şartın mevcut olmasına bağlıdır. Bunlar;

    Şehir dışında olması; yolcu/seferî olsun veya yitirdiği bir şeyi aramak için çıkmış olsun fark etmez.
    Binekten inmesine mani olacak bir özrün bulunması. Söz ge-limi; ağrısının veya hastalığının artacağını umması, düşman veya zarar verecek hayvanlardan korkması, ineceği yerde inmesine mani çamur, batak bulunması gibi özürler sayılabilir.
    Ayrıca inmeye gücü var, fakat rükû-secde yapamıyorsa inmeli ve ayakta ima ile kılmalıdır. Yine inip ayakta duramayacaksa, iner ve oturup namazını kılar. Hatta oturarak dahi namazını kılamaya-caksa yine de bineğinden iner ve ima ederek kılar.

    Bir üçüncü şart olarak da bineği durdurmak ve kıbleye yönel-mekten bahsedilebilir. Şöyle ki; namazın farzlarını mümkün mer-tebe zaruret olmadıkça terk etmemek gerekir. Ve namaza aykırı durumlardan sakınmak gerekir.

    Binek üzerinde kılınacak farz namazda anlatılanlara ilave edil-mesi gereken iki önemli husus daha vardır.

    Birincisi; hayvanı durdurmaya mani bir özür yoksa seyir halin-deki hayvanın üzerinde farz namaz kılmak caiz değildir.

    İkincisi: mümkünse kıbleye yönelmelidir. Aksi halde namaz sa-hih olmaz.

    Buna göre; söz gelimi düşman korkusu emsali bir özürden do-layı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurmadan kılması caiz olacağı gibi, kıbleye yönelmeden kılması da caizdir. Ayrıca böyle bir durumda namaza başlarken yani iftitah tekbirini alırken kıbleye yönelsin şeklinde bir şart da koşulmaz.

    Fakat söz gelimi çamur-batak emsali bir özürden dolayı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurma-dan kılması caiz değildir. Bineğini durdurmalı ve mümkün olduğu kadar kıbleye yönelerek namazını kılmalıdır.

    b. Vacip namazlar; bunların durumu da farz namazlar gibi-dir. Binek üzerinde değilken nezredilen namazlar, yine binek üze-rinde değilken nafile olarak başlanıp tamamlanmadığı için vacip olan namazlar ve binek üzerinde değilken vacip olan tilavet secde-leri gibi. Bu sayılanlar binek üzerindeyken vacip olurlarsa edaları-nın da binek üzerinde yapılması caiz[1]olacaktır[2]. Ayrıca vitir na-mazı İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet etsin)’ye göre vacip ol-duğu için bu iki şart, vitir namazının binek üzerinde kılınabilmesi için de gereklidir. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed (Allah onlara rahmet etsin)’e göre de sünnet-i müekkede olduğu için iki şart bulunmadan binek üzerinde kılınması caiz değildir. Yine Hasan b. Ziyad’ın,İmam Ebu Hanife (Allah onlara rahmet etsin)'den yap-tığı rivayete göre[3]; hakkında ruhsat sebebini sağlayacak özrü bulun-mayan kişilerin sabah namazının sünnetini binek üzerinde kılmaları caiz değildir. Zira sabah namazının sünneti vacibe yakın yani vacip manasında müekket bir sünnettir.[4]

    c. Nafile namazlar;
    Bunlar, şehir dışında olduktan sonra her türlü yani zaruret olsun olmasın, seferi olsun olmasın binek üze-rinde kılınabilirler.[5] Şehir içinde ise binek üzerinde nafile kılmak caiz değildir. Ancak İmam Ebu Yusuf (Allah ona rahmet etsin)’tan bu hususta istihsan yolunu tutarak caiz dediği rivayet olunmuştur.[6]



  5. 23.Eylül.2011, 17:57
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Seferi olmayan bir kimsenin vakti olduğu halde namazını araçta oturarak kılması caiz midir ?

    Sual: Vasıtalarda namaz kılınır mı?
    CEVAP
    Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve otobüs gibi vasıtalarda, farzları oturarak kılması caiz değildir. Ancak teyemmüm yapmak için gereken özürler varsa caizdir. (Halebi, Redd-ül Muhtar)

    Zaruri özürler şunlardır:
    Malın, canın, hayvanın tehlikede olması, inince hayvanın veya hayvandaki veya yanındaki eşyanın, malın çalınması, yırtıcı hayvan, düşman, yerde çamur olması, yağmur olması, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlikede kalması, indikten sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler birer özür olur.

    Böyle bir özürle vasıta içinde ima ile namaz kılmak caiz olur. Namazda oturur gibi yere veya koltuğun üzerine oturarak ve kıbleye dönerek namaz kılınır.

    Bildirilen özürler yoksa, oturarak vasıtada namaz kılınmaz. Otobüslerin verdiği molalarda kılınabilir. Yahut otobüsü durdurup namaz kılınır. Durdurulamazsa, inilir, namaz kılındıktan sonra başka vasıta ile gidilir. İlk otobüse binerken, (Namaz vakitlerinde yolda duruyorsanız sizden bilet alayım) diye pazarlık ederek binmelidir.

    Bu da yapılamazsa, diğer üç mezhepten biri taklit edilerek iki namaz cem edilir.

    Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki imama göre caiz değildir. Baş dönmesi özürdür.

    Deniz ortasında demirli gemi, rüzgarla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir. Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak caiz olmaz.

    Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye dönmek gerekir.

    Misafir, vapurda ve trende, farz namaza, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koyarak, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola onu döndürmelidir. (S. Ebediyye) Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü, vapur ve tren ev gibidir. Hayvan gibi değildir.

    Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz. Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe Maliki, Şafii veya Hanbeli’yi taklit ederek, iki namazı cem ederek kılabilir.

    Sual: Talebeler olarak geziye gidiyoruz. Arabada namaz kılmam gerekebilir. Nasıl yapacağım?
    CEVAP
    Arabada mecbur kalmadıkça kılmayın. İki namazı cem ederek kılın. Arabada kılmak zorunda kalırsanız bağdaş kurarak veya diz üstü oturmanız gerekir. Ayakkabıyı çıkartmanız gerekir. Kıbleye karşı ima ile kılınır.

    Sual: Araba devamlı hareket ederken kıbleye doğru nasıl kılabilirim? İma ile nasıl kılınır?
    CEVAP
    İma demek rüku için biraz eğilmek, secde için ondan fazla eğilmekle olur. Hastalar da böyle yapar. Yollar hep eğri büğrü değil ya, düz yolda giderken zaten iki rekat kılacaksınız, en kısa sureleri okursunuz, kıbleye dönersiniz öyle kılarsınız. Ama dediğim gibi arabada kılmayı tercih etmeyin, iki namazı birleştirip kılın.

    Sual: Arabada yanımda su götürmeyi düşünüyorum. Olur da abdestim bozulurda abdest alırım diye. Sadece farz olan yerleri yıkasam caiz olur mu?
    CEVAP
    Caiz olur. Sadece bir kere de yıkasanız olur, üç kere yıkamak şart değil. Yani bir gazoz şişesindeki su ile rahat abdest alınır.

    Sual: Uçakla giderken bir namaz vakti çıkacak olsa, ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Uçakta namaz kılınır. Uçakta kılma imkanı olmayıp vakit de çıkacak olsa, diğer üç mezhepten birini taklit ederek, iki namazı cem ederek takdim veya tehir ile kılmak gerekir. Sabah namazı cem edilmez. Sabah namazını uçakta ima ile kılmak gerekir. (Hadika)

    Sual: Uçakta namaz ima ile kılınır mı?
    CEVAP
    Otobüs gibidir.

    Sual: Uçakla ABD'ye gideceğim. Öğle namazı vakti girmeden İstanbul’dan ayrılmış oluyorum. Öğleyi nasıl kılacağım?
    CEVAP
    İki yol var:
    1- Uçakta kılınabiliyor. Arka kısımda ayakta kılma imkanı var. İki rekat farzını kılıyorsunuz o kadar.

    2- Eğer uçakta ayakta kılma imkanı olmazsa, inince ikindi ile cem edip kılarım diye karar verirsiniz. Uçaktan inince, Maliki mezhebini taklit ederek, sünnet kılmadan iki rekat öğle, iki rekat da ikindi namazını beraber kılarsınız.

    Not: İkindi vaktinde de Amerika’ya varamıyacaksanız, ayakta kılma imkanı da olmazsa, o zaman uçakta iken, koltukta diz üstü veya bağdaş kurup oturarak ima ile namazınızı kılarsınız. Zaten gelirken bunu mecburen yapacaksınız. Zira vakitler havada iken geçiyor.

    Sual: Namazı otobüste oturarak kılmak zorunda kalırsak otobüsün durmuş olması mı gerekiyor?
    CEVAP
    Dururken kılma imkanı varsa dururken kılınır. Durmuyorsa, hareket ederken de kılınır.

    Sual: Yolculuk esnasında vapurda veya trende kıbleye dönmek şart mıdır?
    CEVAP
    Evet kıbleye dönmek şarttır. Yolculukta dört rekatlı farzlar iki rekat kılınır. İki rekat namaz kılana kadar trenin, yönü genelde değişmez. Yani tren fazla viraj almaz. Eğer, eğri büğrü giderse, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koymalı. Vapur veya tren döndükçe, kendisi de kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola döndürebilir. Vapur ve tren ev gibi olduğu için, namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Böyle vasıtalarda kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz. Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe, vardıkları yerde diğer üç mezhepten birini taklit edip iki namazı cem ederek kılabilirler.

    Sual: Dünyanın dönüşünden, daha hızlı giden bir uçakla, mesela, Ekvatorda iken, yarım saatte dünyanın etrafında bir tur atacak şekilde gidilse, namazlar nasıl kılınır?
    CEVAP
    Vakit namazın şartıdır. Vakit girdikçe namaz kılmak farz olur.
    Güney veya kuzey yönüne gidilirse, değişen bir şey olmaz. Aynı meridyende gidilmiş sayılır. Doğuya da, Batıya da gidilse, 30 dakika içinde, sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının vakti peş peşe hemen girip çıkar. Bir namazı kılana kadar vakit çıkabilir. Bunun için, iki namazı cem ederek kılmak uygun olur. Eğer uçağın çok hızlı gitmesinden dolayı namazı kazaya bırakırsak, günah olmaz. Uçaktan inince, vakti girdiği halde, kılınamayan namazlar kaza edilir.

    Gemi vatan olmaz
    Sual: Gemimiz Gölcük’te tamirde, ayrılış tarihimiz kesin bilinmiyor. Tamiri biter bitmez Mersin’e gideceğiz. Mersin’de de, ne kadar kalacağımız belli değil, demirli olarak, belki bir ay, belki daha fazla kalabiliriz. Bu durumlarda namazları nasıl kılmak gerekir?
    CEVAP
    Gemi kaptanı veya başka yetkili, burada 15 günden fazla kalacağız derse, karada mukim, gemide seferi olunur. Gemi vatan olmaz. Böyle söylemedikçe, hep seferi kılınır.



  6. 23.Eylül.2011, 17:57
    3
    Silent and lonely rains
    Sual: Vasıtalarda namaz kılınır mı?
    CEVAP
    Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve otobüs gibi vasıtalarda, farzları oturarak kılması caiz değildir. Ancak teyemmüm yapmak için gereken özürler varsa caizdir. (Halebi, Redd-ül Muhtar)

    Zaruri özürler şunlardır:
    Malın, canın, hayvanın tehlikede olması, inince hayvanın veya hayvandaki veya yanındaki eşyanın, malın çalınması, yırtıcı hayvan, düşman, yerde çamur olması, yağmur olması, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlikede kalması, indikten sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler birer özür olur.

    Böyle bir özürle vasıta içinde ima ile namaz kılmak caiz olur. Namazda oturur gibi yere veya koltuğun üzerine oturarak ve kıbleye dönerek namaz kılınır.

    Bildirilen özürler yoksa, oturarak vasıtada namaz kılınmaz. Otobüslerin verdiği molalarda kılınabilir. Yahut otobüsü durdurup namaz kılınır. Durdurulamazsa, inilir, namaz kılındıktan sonra başka vasıta ile gidilir. İlk otobüse binerken, (Namaz vakitlerinde yolda duruyorsanız sizden bilet alayım) diye pazarlık ederek binmelidir.

    Bu da yapılamazsa, diğer üç mezhepten biri taklit edilerek iki namaz cem edilir.

    Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki imama göre caiz değildir. Baş dönmesi özürdür.

    Deniz ortasında demirli gemi, rüzgarla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir. Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak caiz olmaz.

    Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye dönmek gerekir.

    Misafir, vapurda ve trende, farz namaza, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koyarak, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola onu döndürmelidir. (S. Ebediyye) Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü, vapur ve tren ev gibidir. Hayvan gibi değildir.

    Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz. Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe Maliki, Şafii veya Hanbeli’yi taklit ederek, iki namazı cem ederek kılabilir.

    Sual: Talebeler olarak geziye gidiyoruz. Arabada namaz kılmam gerekebilir. Nasıl yapacağım?
    CEVAP
    Arabada mecbur kalmadıkça kılmayın. İki namazı cem ederek kılın. Arabada kılmak zorunda kalırsanız bağdaş kurarak veya diz üstü oturmanız gerekir. Ayakkabıyı çıkartmanız gerekir. Kıbleye karşı ima ile kılınır.

    Sual: Araba devamlı hareket ederken kıbleye doğru nasıl kılabilirim? İma ile nasıl kılınır?
    CEVAP
    İma demek rüku için biraz eğilmek, secde için ondan fazla eğilmekle olur. Hastalar da böyle yapar. Yollar hep eğri büğrü değil ya, düz yolda giderken zaten iki rekat kılacaksınız, en kısa sureleri okursunuz, kıbleye dönersiniz öyle kılarsınız. Ama dediğim gibi arabada kılmayı tercih etmeyin, iki namazı birleştirip kılın.

    Sual: Arabada yanımda su götürmeyi düşünüyorum. Olur da abdestim bozulurda abdest alırım diye. Sadece farz olan yerleri yıkasam caiz olur mu?
    CEVAP
    Caiz olur. Sadece bir kere de yıkasanız olur, üç kere yıkamak şart değil. Yani bir gazoz şişesindeki su ile rahat abdest alınır.

    Sual: Uçakla giderken bir namaz vakti çıkacak olsa, ne yapmak gerekir?
    CEVAP
    Uçakta namaz kılınır. Uçakta kılma imkanı olmayıp vakit de çıkacak olsa, diğer üç mezhepten birini taklit ederek, iki namazı cem ederek takdim veya tehir ile kılmak gerekir. Sabah namazı cem edilmez. Sabah namazını uçakta ima ile kılmak gerekir. (Hadika)

    Sual: Uçakta namaz ima ile kılınır mı?
    CEVAP
    Otobüs gibidir.

    Sual: Uçakla ABD'ye gideceğim. Öğle namazı vakti girmeden İstanbul’dan ayrılmış oluyorum. Öğleyi nasıl kılacağım?
    CEVAP
    İki yol var:
    1- Uçakta kılınabiliyor. Arka kısımda ayakta kılma imkanı var. İki rekat farzını kılıyorsunuz o kadar.

    2- Eğer uçakta ayakta kılma imkanı olmazsa, inince ikindi ile cem edip kılarım diye karar verirsiniz. Uçaktan inince, Maliki mezhebini taklit ederek, sünnet kılmadan iki rekat öğle, iki rekat da ikindi namazını beraber kılarsınız.

    Not: İkindi vaktinde de Amerika’ya varamıyacaksanız, ayakta kılma imkanı da olmazsa, o zaman uçakta iken, koltukta diz üstü veya bağdaş kurup oturarak ima ile namazınızı kılarsınız. Zaten gelirken bunu mecburen yapacaksınız. Zira vakitler havada iken geçiyor.

    Sual: Namazı otobüste oturarak kılmak zorunda kalırsak otobüsün durmuş olması mı gerekiyor?
    CEVAP
    Dururken kılma imkanı varsa dururken kılınır. Durmuyorsa, hareket ederken de kılınır.

    Sual: Yolculuk esnasında vapurda veya trende kıbleye dönmek şart mıdır?
    CEVAP
    Evet kıbleye dönmek şarttır. Yolculukta dört rekatlı farzlar iki rekat kılınır. İki rekat namaz kılana kadar trenin, yönü genelde değişmez. Yani tren fazla viraj almaz. Eğer, eğri büğrü giderse, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koymalı. Vapur veya tren döndükçe, kendisi de kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola döndürebilir. Vapur ve tren ev gibi olduğu için, namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Böyle vasıtalarda kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz. Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe, vardıkları yerde diğer üç mezhepten birini taklit edip iki namazı cem ederek kılabilirler.

    Sual: Dünyanın dönüşünden, daha hızlı giden bir uçakla, mesela, Ekvatorda iken, yarım saatte dünyanın etrafında bir tur atacak şekilde gidilse, namazlar nasıl kılınır?
    CEVAP
    Vakit namazın şartıdır. Vakit girdikçe namaz kılmak farz olur.
    Güney veya kuzey yönüne gidilirse, değişen bir şey olmaz. Aynı meridyende gidilmiş sayılır. Doğuya da, Batıya da gidilse, 30 dakika içinde, sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının vakti peş peşe hemen girip çıkar. Bir namazı kılana kadar vakit çıkabilir. Bunun için, iki namazı cem ederek kılmak uygun olur. Eğer uçağın çok hızlı gitmesinden dolayı namazı kazaya bırakırsak, günah olmaz. Uçaktan inince, vakti girdiği halde, kılınamayan namazlar kaza edilir.

    Gemi vatan olmaz
    Sual: Gemimiz Gölcük’te tamirde, ayrılış tarihimiz kesin bilinmiyor. Tamiri biter bitmez Mersin’e gideceğiz. Mersin’de de, ne kadar kalacağımız belli değil, demirli olarak, belki bir ay, belki daha fazla kalabiliriz. Bu durumlarda namazları nasıl kılmak gerekir?
    CEVAP
    Gemi kaptanı veya başka yetkili, burada 15 günden fazla kalacağız derse, karada mukim, gemide seferi olunur. Gemi vatan olmaz. Böyle söylemedikçe, hep seferi kılınır.






+ Yorum Gönder