Konusunu Oylayın.: Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden....

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden....
  1. 20.Eylül.2011, 14:56
    1
    Misafir

    Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden....






    Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden.... Mumsema Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden dolayı tekrar çocuk sahibi olmak istemiyor. Bunun için de önlem (korunma hapları) alıyor. Bu haplar bayanın sağlığına olumsuz etkiler yapıyor. Bu sebepten dolayı kordon bağlatmak istiyor.Belirtilen sebeplerden dolayı kadının ya da erkeğin kordon bağlatmasında dinen herhangi bir sakınca var mıdır veyahut hangi şartlar aranıyor?


  2. 20.Eylül.2011, 14:56
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesinden dolayı tekrar çocuk sahibi olmak istemiyor. Bunun için de önlem (korunma hapları) alıyor. Bu haplar bayanın sağlığına olumsuz etkiler yapıyor. Bu sebepten dolayı kordon bağlatmak istiyor.Belirtilen sebeplerden dolayı kadının ya da erkeğin kordon bağlatmasında dinen herhangi bir sakınca var mıdır veyahut hangi şartlar aranıyor?


    Benzer Konular

    - Bir buçuk yaşında ölen çocuğa, sela verilir mi?

    - Erkek çocuğu kaç yaşında oruç tutar?

    - Çocuğu Sünnet etmek için en ideal yaş nedir? Kaç yaşında olmalı?

    - En Güzel İslami Bayan İsimleri

    - Çocuğa, yedi yaşında namazı öğretmek.

  3. 20.Eylül.2011, 14:58
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Bir bayan 45 yaşında 3 çocuğu var (16, 13 ve 6 yaşlarında), çocuğa gereken İslami terbiyeyeyi verememe endişesind




    "Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben Kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim." (Beyhakî, 7:81) "Sevimli, doğuma müsait kadınlarla evlenin" (Ebu Davud, Nikah, 2; İbn Mace, Nikah,1). hadis-i şeriflerinden evlilikte esas alınan önemli bir noktayı öğreniyoruz, o da neslin devamını sağlamaktır. Bu meselede dikkat edilmesi gereken husus, neslin üremesini engelleyici tedbirleri baştan almaktır. Yani doğurabilen hanımlarla evlenmektir.

    Her meselede olduğu gibi, bu meselenin de şüphesiz birtakım istisnaları vardır. Bazı şartlarda hadis-i şeriflerde de müsaade edildiği "azl"e, bugünkü tabirle doğum kontrolüne ruhsat verilmektedir.

    Kordonları bağlatmaya, tıbbî deyimiyle "tüplerin bağlanması" meselesine gelince;

    Gerek erkeğin ve gerekse kadının tüplerinin bağlanması yolu ile bir daha çocuk yapma kabiliyetinden mahrum kalmaları hem dinen, hem tıbben sakıncalı bir metottur. Birçok yan tesiri vardır. Geçici kısırlaştırma ise kısmen benimsenebilir. Bazen anne adayının sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokan hallerde kısırlaştırma yapılabilmektedir.

    Meselâ üçüncü sezaryen ameliyatlarından sonra bir yenisi anne için riskler taşıyorsa, batın yavrunun çıkarılması için hazır açılmışken tüpler bağlanarak kısırlaştırma yapılabilmektedir. (İnsan ve Cinsi Hayat, s. 100)

    Görüldüğü üzere, bu uygulama hem geçici, hem de herkes için her zaman değildir. Yani ancak zaruret halinde başvurulabilecek bir çaredir. Bu çeşit meselelerde tıp müsaade etmiyorsa, din de müsaade etmez. Çünkü dinin esaslarından birisi de neslin ve canın muhafazasıdır. Bunun için böyle bir zaruretle karşılaşınca tek doktorun kararından ziyade, tıbbî bir kurulun kararına itimat edilmelidir.

    Mehmed PAKSU


  4. 20.Eylül.2011, 14:58
    2
    Moderatör



    "Evleniniz, çoğalınız, çünkü ben Kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim." (Beyhakî, 7:81) "Sevimli, doğuma müsait kadınlarla evlenin" (Ebu Davud, Nikah, 2; İbn Mace, Nikah,1). hadis-i şeriflerinden evlilikte esas alınan önemli bir noktayı öğreniyoruz, o da neslin devamını sağlamaktır. Bu meselede dikkat edilmesi gereken husus, neslin üremesini engelleyici tedbirleri baştan almaktır. Yani doğurabilen hanımlarla evlenmektir.

    Her meselede olduğu gibi, bu meselenin de şüphesiz birtakım istisnaları vardır. Bazı şartlarda hadis-i şeriflerde de müsaade edildiği "azl"e, bugünkü tabirle doğum kontrolüne ruhsat verilmektedir.

    Kordonları bağlatmaya, tıbbî deyimiyle "tüplerin bağlanması" meselesine gelince;

    Gerek erkeğin ve gerekse kadının tüplerinin bağlanması yolu ile bir daha çocuk yapma kabiliyetinden mahrum kalmaları hem dinen, hem tıbben sakıncalı bir metottur. Birçok yan tesiri vardır. Geçici kısırlaştırma ise kısmen benimsenebilir. Bazen anne adayının sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokan hallerde kısırlaştırma yapılabilmektedir.

    Meselâ üçüncü sezaryen ameliyatlarından sonra bir yenisi anne için riskler taşıyorsa, batın yavrunun çıkarılması için hazır açılmışken tüpler bağlanarak kısırlaştırma yapılabilmektedir. (İnsan ve Cinsi Hayat, s. 100)

    Görüldüğü üzere, bu uygulama hem geçici, hem de herkes için her zaman değildir. Yani ancak zaruret halinde başvurulabilecek bir çaredir. Bu çeşit meselelerde tıp müsaade etmiyorsa, din de müsaade etmez. Çünkü dinin esaslarından birisi de neslin ve canın muhafazasıdır. Bunun için böyle bir zaruretle karşılaşınca tek doktorun kararından ziyade, tıbbî bir kurulun kararına itimat edilmelidir.

    Mehmed PAKSU





+ Yorum Gönder