Konusunu Oylayın.: Kuran neden arapça?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Kuran neden arapça?
  1. 18.Eylül.2011, 00:17
    1
    Misafir

    Kuran neden arapça?






    Kuran neden arapça? Mumsema GENELLİKLE MİLLİYETİNE ÖNEM VEREN İNSANLAR BAHANE OLARAK KURAN NEDEN BENİM DİLİMDE DEĞİL? TÜRKÇE OLMASI GEREKMEZMİ? VS GİBİ KANIMCA BOŞ İŞLERLE İŞTİGAL ETMEKTEDİRLER.HZ İSA (as)ARAP DEĞİLMİYDİ DE BEYAZ IRK A MENSUP BATILILAR ONU KABUL ETMEKTE VE HATTA TANRILAŞTIRARAK TANRININ OĞLU KABUL ETMEKTEDİRLER?ALLAH BAŞLANGIÇTA 4 ARİ IRK YARATMIŞ DEVAMINDA DA BUNLARDAN DİĞER MİLLETLERİ TÜRETMİŞTİR.BUNLAR;BEYAZ IRK,SİYAH IRK,KIZIL IRK VE SARI IRK TIR.DİĞER MİLLETLER BUNLARIN MELEZİ DİRLER.ARİ IRK LAR BOZULMAZLAR SİYAHLA SİYAHTAN SİYAH DOĞAR,RENKLİ GÖZLÜ SARIŞIN ZENCİ GÖREMEZSİNİZ.7000 YILLIK İNSANLIĞIN VAROLUŞUNDAN BERİ ALLAHIN LAFZI ADEMİN ANLAYACAĞI HZ.ADEM DİLİDİR ANCAK HZ İBRAHİMLE BİRLİKTE YAZIYA GEÇİLDİĞİNDEN TÜM İLAHİ KİTAPLAR İBRANİCE VE ONUN KÖKENLERİNDENDİR.KURAN DİLİDE ÖYLEDİR.NASILKİ BİR ELEKTRONİK MÜHENDİSİ İMAL EDECEĞİ TV NİN İÇERİSİNDEKİ FREKANS DEVRE ELEMANLARINI İYİ GÖRÜNTÜ İÇİN YAYIN YAPACAĞI FREKANSA UYGUN YAPMAK ZORUNDAYSA YADA NASILKİ BİR BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ BİLGİSAYARIN DONANIMINI KUSURSUZ OLMASI İÇİN YAZILIMA UYGUN YAPMAK ZORUNDAYSA;İNSANIN YARATICISI ALLAH CC DE İNSAN BEYİN HÜCRELERİNİ YAZILIMA UYGUN YARATMIŞTIR VE 6-7 YAŞINDAKİ ÇOCUKLAR BİLE KURAN I EZBERE BİLMEKTEDİRLER.KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRENDİĞİMİZ SURELERİ UNUTMAMAMIZDAN VE ÖZ DİLİMİZDE EZBERLEDİĞİMİZ YAZILAR/ŞİİRLER VS AKLIMIZDA PEK KALMADIĞINDAN BELLİ DEĞİLMİ.SAYGILAR


  2. 18.Eylül.2011, 00:17
    1
    FATİH TOKSARI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    FATİH TOKSARI
    Misafir



    GENELLİKLE MİLLİYETİNE ÖNEM VEREN İNSANLAR BAHANE OLARAK KURAN NEDEN BENİM DİLİMDE DEĞİL? TÜRKÇE OLMASI GEREKMEZMİ? VS GİBİ KANIMCA BOŞ İŞLERLE İŞTİGAL ETMEKTEDİRLER.HZ İSA (as)ARAP DEĞİLMİYDİ DE BEYAZ IRK A MENSUP BATILILAR ONU KABUL ETMEKTE VE HATTA TANRILAŞTIRARAK TANRININ OĞLU KABUL ETMEKTEDİRLER?ALLAH BAŞLANGIÇTA 4 ARİ IRK YARATMIŞ DEVAMINDA DA BUNLARDAN DİĞER MİLLETLERİ TÜRETMİŞTİR.BUNLAR;BEYAZ IRK,SİYAH IRK,KIZIL IRK VE SARI IRK TIR.DİĞER MİLLETLER BUNLARIN MELEZİ DİRLER.ARİ IRK LAR BOZULMAZLAR SİYAHLA SİYAHTAN SİYAH DOĞAR,RENKLİ GÖZLÜ SARIŞIN ZENCİ GÖREMEZSİNİZ.7000 YILLIK İNSANLIĞIN VAROLUŞUNDAN BERİ ALLAHIN LAFZI ADEMİN ANLAYACAĞI HZ.ADEM DİLİDİR ANCAK HZ İBRAHİMLE BİRLİKTE YAZIYA GEÇİLDİĞİNDEN TÜM İLAHİ KİTAPLAR İBRANİCE VE ONUN KÖKENLERİNDENDİR.KURAN DİLİDE ÖYLEDİR.NASILKİ BİR ELEKTRONİK MÜHENDİSİ İMAL EDECEĞİ TV NİN İÇERİSİNDEKİ FREKANS DEVRE ELEMANLARINI İYİ GÖRÜNTÜ İÇİN YAYIN YAPACAĞI FREKANSA UYGUN YAPMAK ZORUNDAYSA YADA NASILKİ BİR BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ BİLGİSAYARIN DONANIMINI KUSURSUZ OLMASI İÇİN YAZILIMA UYGUN YAPMAK ZORUNDAYSA;İNSANIN YARATICISI ALLAH CC DE İNSAN BEYİN HÜCRELERİNİ YAZILIMA UYGUN YARATMIŞTIR VE 6-7 YAŞINDAKİ ÇOCUKLAR BİLE KURAN I EZBERE BİLMEKTEDİRLER.KÜÇÜK YAŞTA ÖĞRENDİĞİMİZ SURELERİ UNUTMAMAMIZDAN VE ÖZ DİLİMİZDE EZBERLEDİĞİMİZ YAZILAR/ŞİİRLER VS AKLIMIZDA PEK KALMADIĞINDAN BELLİ DEĞİLMİ.SAYGILAR


    Benzer Konular

    - Hutbe neden türkçe veriliyor ezan neden arapça okunuyor ?

    - Kuran Allah'ın sözüdür. Allah ise her şeyin yaratıcısıdır. O halde Kuran'da neden...

    - Kur’an Arapça olarak indiği halde, neden İncil’i Arapça karşılığı olan müjde ile değil de, kökeni Yu

    - Kur'an dili neden Arapça, Kuran'ı tercümesinden okusak daha iyi olmaz mı?

    - Kuran niye Arapça

  3. 20.Eylül.2011, 11:36
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Kuran neden arapça?




    Değerli kardeşimiz;


    Biz onların, Peygamber hakkında:“Mutlaka ona öğreten bir insan vardır!” dediklerini pek iyi biliyoruz. Hakikatten uzaklaşarak tahminle kendisine yöneldikleri şahsın dili, yabancı bir dildir, halbuki bu Kur’ân, açık bir Arapça ifadedir. (Nahl 103)

    Bilindiği üzere Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın Hz.Muhammed (s.a,)’e Cebrail aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (nazm-ı münzel’in) ismidir. Sadece mana olarak değil, Resülüllah (s.a.)’in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Nitekim:

    “Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu’l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi.” (Şuara 26/192-195)

    “Böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Ta-Ha 20/113)

    “Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur’an indirdik.” (Zümer, 39/28)

    “Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur’an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Fussilet, 41/3) gibi tam on ayrı yerde (Yusuf, 12/2; Ra’d, 13/37; Nahl, 16/103; Şura, 42/7; Zuhruf, 43/3; Ahkaf, 46/12) nazm-ı münzel’in Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, elfazının da Kur’an kavramının içeriğine dahil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır.

    Kur'ân Arapçadır. İçinde bazı kelimelerin Farsça, Türkçe, Hindce, Habeşce olduğunu söyleyip bazı örnekler vererek yabancı kelimeler de olduğunu iddia edenler varsa da bu pek geçerli bir iddia değildir. Yaşayan her millet başka dillerden kelime alır ve o kelimeyi kendi dil yapısına uydurur.

    Kuran apaçık Arapça bir kitaptır. Yani Arap dilini bilen herkes Kuran’da söylenenleri anlar. Kuran’da Arap diline daha önceden başka dillerden geçmiş kelimeler olabilir ama bunlar da zaten Arapça’dır. Arap dilinde olan kelimelerdir. Burada dil bilimi düşünülmeden, sadece bir iddiada bulunmak için ortaya atılmış bir suçlama vardır. Bu özellik sadece Arap dilinde değil her dilde vardır. Her dile başka dillerden kelimeler geçer ve bu dile yerleşir. Aynı şey Türkçe’de de geçerlidir. Kelimelerin başka dillerden geçmiş olması bu cümlenin Türkçe olmadığı anlamına gelmez. Aksine bu cümle içindeki kelimelerin hemen hemen hepsi yabancı dillerden geçmiş kelimeler olsa da, herkesin anlayabileceği açık bir Türkçe’dir. Kuran’da bu şekilde anlaşılır bir Arapça ile yazılmış bir kitaptır. Ayetlerde de Kuran’ın bu yönü açıkça vurgulanmaktadır.

    Kur'an-ı Kerim Arap lisanı üzere nazil olmuştur. Bir çok âyetlerde Kur'an Arabî olmakla tavsif edilir.
    Resulullah, Kur'an'ı kavmine anlıyacakları açık bir lisanla okuyordu; bundan on beş asır evvelki Arap diliyle yâni Hicaz'da, Mekke'de konuşulan Kureyş diliyle ifade edilmiştir. Bunda hiç şüphe yoktur. Ancak şurası da bilinmelidir ki, arapça o devirde bir dildi, fakat muhtelif lehçeleri olan bir dil. Kur'an ise Kureyş lehçesiyle inmiştir. Çünkü Mekke bir kültür merkezi idi; arapçanın en güzeli orada konuşuluyordu.

    Mekke haç mevsimiyle, Beyti Şerifiyle, birer edebi dernek olan Ukâz, Zül, Mecâz, Mecenne gibi panayırlarıyla Arapların kültür merkezi olduğu gibi aynı zamanda ticaret merkezi idi. Arap kafileleri, ticaret kervanları şimale, cenuba giderek başka yerlerle temas halinde idi. Şimale gelenler Bizans'a tabi olan Hıristiyanlarla temas ediyorlar, şimal doğuya gidenler İran Mecusileriyle görüşüyorlardı. Bu temaslarda kültür, medeniyet, edebiyat, vesaireye dair bilgi ediniyorlardı. Medeniyetin ve kültürün bir milletten başka bir millete geçişi temaslarla olur. Komşu milletler birbirlerinden görüp öğrenirler. Bu temaslar ve ticari münasebetler neticesinde Farsça ve Yunanca kelimeler Arapçaya girmiştir. En büyük kültür lisanıdır. Milletlerin birbirleriyle temasları neticesinde ilk müteessir olan lisandır. Aynı yol ile Arapçaya Süryanice, İbranice, hattâ Türkçe lûgatlardan da kelimeler girmiştir. Mekke ve Hicaz halkının Yahudilerle de teması vardı. Yahudiler ticaret yolunda idiler. Cenuba giden ticaret kervanları da böyle temaslar yapıyordu. Hatta ticaret merkezi olan Mekke'de az da olsa İranlı, Yunanlı, Mısırlı, Habeşli kimseler gelip oturuyorlardı. Şüphesiz bunlar Arapçayı öğreniyorlardı. Arapçaya da bir çok kelimelerin bu vesile ile girmesi tabii bir şeydir.

    Demek Arapçaya da başka milletlerin dillerinden kelimeler girmişti. Zaten yeryüzünde başka dilden kelime almayan tek bir dil var mıdır? Bugün birbirine yabancı saydığımız diller arasında müşterek kelimeler yaşamıyor mu? Hele bir guruptan olan diller arasında bunlar ne çoktur. Fransızca, İngilizce, Almanca ile Farsça arasında müşterek kelimeler ne kadar boldur. Bu dillerde Arapçadan alınma kelimeler de vardır. Türkçede Farsça, Farsçada Türkçe kelimeler çoktur. Böylece Arapçada da, başka dilden kelimeler mevcuttur. İslâmın geniş müsamaha ve ilmi hürriyet devrinin âlimleri bu kelimeleri tesbit etmişlerdir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 20.Eylül.2011, 11:36
    2
    Moderatör



    Değerli kardeşimiz;


    Biz onların, Peygamber hakkında:“Mutlaka ona öğreten bir insan vardır!” dediklerini pek iyi biliyoruz. Hakikatten uzaklaşarak tahminle kendisine yöneldikleri şahsın dili, yabancı bir dildir, halbuki bu Kur’ân, açık bir Arapça ifadedir. (Nahl 103)

    Bilindiği üzere Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın Hz.Muhammed (s.a,)’e Cebrail aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (nazm-ı münzel’in) ismidir. Sadece mana olarak değil, Resülüllah (s.a.)’in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Nitekim:

    “Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu’l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi.” (Şuara 26/192-195)

    “Böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Ta-Ha 20/113)

    “Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur’an indirdik.” (Zümer, 39/28)

    “Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur’an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Fussilet, 41/3) gibi tam on ayrı yerde (Yusuf, 12/2; Ra’d, 13/37; Nahl, 16/103; Şura, 42/7; Zuhruf, 43/3; Ahkaf, 46/12) nazm-ı münzel’in Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, elfazının da Kur’an kavramının içeriğine dahil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır.

    Kur'ân Arapçadır. İçinde bazı kelimelerin Farsça, Türkçe, Hindce, Habeşce olduğunu söyleyip bazı örnekler vererek yabancı kelimeler de olduğunu iddia edenler varsa da bu pek geçerli bir iddia değildir. Yaşayan her millet başka dillerden kelime alır ve o kelimeyi kendi dil yapısına uydurur.

    Kuran apaçık Arapça bir kitaptır. Yani Arap dilini bilen herkes Kuran’da söylenenleri anlar. Kuran’da Arap diline daha önceden başka dillerden geçmiş kelimeler olabilir ama bunlar da zaten Arapça’dır. Arap dilinde olan kelimelerdir. Burada dil bilimi düşünülmeden, sadece bir iddiada bulunmak için ortaya atılmış bir suçlama vardır. Bu özellik sadece Arap dilinde değil her dilde vardır. Her dile başka dillerden kelimeler geçer ve bu dile yerleşir. Aynı şey Türkçe’de de geçerlidir. Kelimelerin başka dillerden geçmiş olması bu cümlenin Türkçe olmadığı anlamına gelmez. Aksine bu cümle içindeki kelimelerin hemen hemen hepsi yabancı dillerden geçmiş kelimeler olsa da, herkesin anlayabileceği açık bir Türkçe’dir. Kuran’da bu şekilde anlaşılır bir Arapça ile yazılmış bir kitaptır. Ayetlerde de Kuran’ın bu yönü açıkça vurgulanmaktadır.

    Kur'an-ı Kerim Arap lisanı üzere nazil olmuştur. Bir çok âyetlerde Kur'an Arabî olmakla tavsif edilir.
    Resulullah, Kur'an'ı kavmine anlıyacakları açık bir lisanla okuyordu; bundan on beş asır evvelki Arap diliyle yâni Hicaz'da, Mekke'de konuşulan Kureyş diliyle ifade edilmiştir. Bunda hiç şüphe yoktur. Ancak şurası da bilinmelidir ki, arapça o devirde bir dildi, fakat muhtelif lehçeleri olan bir dil. Kur'an ise Kureyş lehçesiyle inmiştir. Çünkü Mekke bir kültür merkezi idi; arapçanın en güzeli orada konuşuluyordu.

    Mekke haç mevsimiyle, Beyti Şerifiyle, birer edebi dernek olan Ukâz, Zül, Mecâz, Mecenne gibi panayırlarıyla Arapların kültür merkezi olduğu gibi aynı zamanda ticaret merkezi idi. Arap kafileleri, ticaret kervanları şimale, cenuba giderek başka yerlerle temas halinde idi. Şimale gelenler Bizans'a tabi olan Hıristiyanlarla temas ediyorlar, şimal doğuya gidenler İran Mecusileriyle görüşüyorlardı. Bu temaslarda kültür, medeniyet, edebiyat, vesaireye dair bilgi ediniyorlardı. Medeniyetin ve kültürün bir milletten başka bir millete geçişi temaslarla olur. Komşu milletler birbirlerinden görüp öğrenirler. Bu temaslar ve ticari münasebetler neticesinde Farsça ve Yunanca kelimeler Arapçaya girmiştir. En büyük kültür lisanıdır. Milletlerin birbirleriyle temasları neticesinde ilk müteessir olan lisandır. Aynı yol ile Arapçaya Süryanice, İbranice, hattâ Türkçe lûgatlardan da kelimeler girmiştir. Mekke ve Hicaz halkının Yahudilerle de teması vardı. Yahudiler ticaret yolunda idiler. Cenuba giden ticaret kervanları da böyle temaslar yapıyordu. Hatta ticaret merkezi olan Mekke'de az da olsa İranlı, Yunanlı, Mısırlı, Habeşli kimseler gelip oturuyorlardı. Şüphesiz bunlar Arapçayı öğreniyorlardı. Arapçaya da bir çok kelimelerin bu vesile ile girmesi tabii bir şeydir.

    Demek Arapçaya da başka milletlerin dillerinden kelimeler girmişti. Zaten yeryüzünde başka dilden kelime almayan tek bir dil var mıdır? Bugün birbirine yabancı saydığımız diller arasında müşterek kelimeler yaşamıyor mu? Hele bir guruptan olan diller arasında bunlar ne çoktur. Fransızca, İngilizce, Almanca ile Farsça arasında müşterek kelimeler ne kadar boldur. Bu dillerde Arapçadan alınma kelimeler de vardır. Türkçede Farsça, Farsçada Türkçe kelimeler çoktur. Böylece Arapçada da, başka dilden kelimeler mevcuttur. İslâmın geniş müsamaha ve ilmi hürriyet devrinin âlimleri bu kelimeleri tesbit etmişlerdir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder