Konusunu Oylayın.: İnanarak yalvararak dua ettim ama kabul olmadı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İnanarak yalvararak dua ettim ama kabul olmadı
  1. 17.Eylül.2011, 16:44
    1
    Misafir

    İnanarak yalvararak dua ettim ama kabul olmadı






    İnanarak yalvararak dua ettim ama kabul olmadı Mumsema selamun aleykum ben cok dua ettim bi cocugum olsun diye.asilama ve tup bebek yaptim .ikiside tutmadi.benim bildigim icten yapilan dualar kabul olurdu.ben cok inanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadi.acaba ben cokmu pis biriyim ondanmi kabul olmuyor


  2. 17.Eylül.2011, 16:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamun aleykum ben cok dua ettim bi cocugum olsun diye.asilama ve tup bebek yaptim .ikiside tutmadi.benim bildigim icten yapilan dualar kabul olurdu.ben cok inanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadi.acaba ben cokmu pis biriyim ondanmi kabul olmuyor


    Benzer Konular

    - Ben kendime beddua ettim, sonrada pişman oldum tevbe ettim Kabul olur mu?

    - Çok içten ve inanarak dua ettim ama kabul olmadı

    - Ben namaz kılan dindar biriyim, tevekkül ettim; kaderim neden yanlış tercihime engel olmadı?

    - Bana yapılan zulümlere nasıl dayanayım? Beddua ettim kabul olmadı.. İmanım sarsıldı.. İbadetlerimi b

    - Allaha yalvararak edilen dua kabul olunur mu?

  3. 17.Eylül.2011, 21:34
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: inanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadı




    Aşağıyı oku faydalı olur inşaallah

    Cenâb-ı Hak buyuruyor:
    “Kullarım Sana Ben’i sorduklarında, (bilsinler ki) Ben onlara çok yakınım. Bana duâ edenlerin duâlarını kabûl ederim…” (Bakara, 186)

    Rasûlullah (sav) buyurdular:
    “Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. İşte bu sebeple secdede çok duâ etmeye bakın!” (Müslim, Salât, 215)

    Fahr-i Kâinât Efendimiz:
    “–Bir kul günah olan veya akrabâsı ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duâsı kabûl olunur.” buyurmuştu.
    “–Yâ Rasûlallâh! Acele etmek ne demektir?” diye sordular.
    Allâh Rasûlü (sav):
    “–Kul; Nice defâlar hep duâ ediyorum da Rabbim duâmı kabûl etmiyor. der. Duâsının hemen kabûl edilmemesi sebebiyle bıkar ve duâyı bırakır. (İşte o zaman acele etmiş olur.)” cevâbını verdi. (Müslim, Zikir, 92)



  4. 17.Eylül.2011, 21:34
    2
    Editör



    Aşağıyı oku faydalı olur inşaallah

    Cenâb-ı Hak buyuruyor:
    “Kullarım Sana Ben’i sorduklarında, (bilsinler ki) Ben onlara çok yakınım. Bana duâ edenlerin duâlarını kabûl ederim…” (Bakara, 186)

    Rasûlullah (sav) buyurdular:
    “Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir. İşte bu sebeple secdede çok duâ etmeye bakın!” (Müslim, Salât, 215)

    Fahr-i Kâinât Efendimiz:
    “–Bir kul günah olan veya akrabâsı ile darılmasına yol açan bir şeyi dilemedikçe yahut acele etmedikçe duâsı kabûl olunur.” buyurmuştu.
    “–Yâ Rasûlallâh! Acele etmek ne demektir?” diye sordular.
    Allâh Rasûlü (sav):
    “–Kul; Nice defâlar hep duâ ediyorum da Rabbim duâmı kabûl etmiyor. der. Duâsının hemen kabûl edilmemesi sebebiyle bıkar ve duâyı bırakır. (İşte o zaman acele etmiş olur.)” cevâbını verdi. (Müslim, Zikir, 92)



  5. 17.Eylül.2011, 21:44
    3
    sultans
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Haziran.2008
    Üye No: 22733
    Mesaj Sayısı: 391
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Tarsus

    Cevap: inanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadı

    HAYIR VE ŞER


    GAYRET BİZLERDEN TAKTİR CENABI HAK'TANDIR.



    "Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216 - Kuranı Kerim)


    Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. (hadisi şerif)

    Her şey sonuçta Allah’ın dilemesi ve takdiriyledir. Başlara gelen kötülükler ise kendi elleriyle kazanılması sonucundadır.

    Örneğin bir insan elini ateşe soksa eli yanar. Elinin yanması Allah’ın yarattığı kanunlar gereğidir. Fakat elini yakan buna elini sokandır. Sorumluluk elini sokan insandandır; ama onun elini yakan bu doğa kanunlarını yaratan Allah’tır.

    Rabbimiz inşallah hayırlı bir evlat nasip eder sen yetre ki acele etme benim kız kardeşim evlendikten tam 7 yıl sonra 5 çocuk sahibi oldu ..hayırlısını iste ...



  6. 17.Eylül.2011, 21:44
    3
    Devamlı Üye
    HAYIR VE ŞER


    GAYRET BİZLERDEN TAKTİR CENABI HAK'TANDIR.



    "Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216 - Kuranı Kerim)


    Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. (hadisi şerif)

    Her şey sonuçta Allah’ın dilemesi ve takdiriyledir. Başlara gelen kötülükler ise kendi elleriyle kazanılması sonucundadır.

    Örneğin bir insan elini ateşe soksa eli yanar. Elinin yanması Allah’ın yarattığı kanunlar gereğidir. Fakat elini yakan buna elini sokandır. Sorumluluk elini sokan insandandır; ama onun elini yakan bu doğa kanunlarını yaratan Allah’tır.

    Rabbimiz inşallah hayırlı bir evlat nasip eder sen yetre ki acele etme benim kız kardeşim evlendikten tam 7 yıl sonra 5 çocuk sahibi oldu ..hayırlısını iste ...



  7. 18.Eylül.2011, 04:18
    4
    Arsoy
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Şubat.2007
    Üye No: 49
    Mesaj Sayısı: 356
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: ...................

    Cevap: inanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadı

    DUANIN KABUL EDİLMESİ
    Duanın kabul edilmesi için, şeklî ve ahlakî bazı hususlara riayet edilmesi istenmiştir. Bunları şöylece sıralayabiliriz:
    1. Şuurlu Dua Etmek
    Dua ederken Allah insan şuurunun yegâne konusu olmalı, başka yönelişler kalpten silinmelidir. Böyle bir durum, insan vicdanını temizler ve onun gönlünü Allah’a açık bir hale getirir. Kur’an-ı Kerim’de bu husus, kişinin “dini Allah’a has kılması” olarak ifade edilmiş ve şöyle buyurulmuştur:



    هُوَ الْحَىُّ لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِصينَ لَهُ الدّينَ اَلْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ


    “O diridir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah’a itaat ederek (samimi olarak) O’na ibadet edin. Hamd alemlerin Rabbine mahsustur.”(Mü’min, 40/65).
    2. İnanarak Dua Etmek
    Dua eden mümin, duasının kabul edileceğine inanarak dua etmelidir. Peygamberimiz,



    ادْعُوا اللَّهَ وَأَنْتُمْ مُوقِنُونَ بِالإِجَابَةِ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَجِيبُ دُعَاءً مِنْ قَلْبٍ غَافِلٍ لاَهٍ.


    Kabul edileceğine kesin olarak inanarak Allah’a dua ediniz ve biliniz ki, Allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez" [8].



    إِذَا دَعَا أَحَدُكُمْ فَلْيَعْزِمِ الْمَسْأَلَةَ ، وَلاَ يَقُولَنَّ اللَّهُمَّ إِنْ شِئْتَ فَأَعْطِنِى . فَإِنَّهُ لاَ مُسْتَكْرِهَ لَهُ


    Dua ettiğiniz zaman, İsteğinizi kesin olarak isteyin. “Allah’ım! Dilersen beni affeyle, dilersen bana merhamet eyle” demeyiniz. Çünkü Allah’ı zorlayacak herhangi bir güç yoktur[9] buyurmuştur.
    3. Israrla Dua Edilmelidir
    Bir mümin, ettiği duanın kabul edilmesi hususunda aceleci olmamalıdır. Peygamberimiz (a.s.) şöyle buyurmaktadır:



    يُسْتَجَابُ ﻷحَدِكُمْ مَالَمْ يَعْجَلْ، يَقُولُ: قَدْ دَعَوْتُ رَبِّى فَلَمْ يَسْتَجِبْ لِى


    Allah dualarınızı kabul eder. Ancak kabul edilmesi için acele etmeyin; dua ettim de kabul edilmedi (demeyin).”[10]
    Burada şu hususa da dikkat çekmek istiyorum. Bazı insanlar arasında şöyle bir anlayış var: Kur’an-ı Kerim’de her duaya cevap verileceği ifade ediliyor. Öyleyse neden bir türlü yaptığımız dualar kabul olmuyor?
    Duaya cevap vermek ile onu kabul etmek farklı şeylerdir. Allah kulun her duasına mutlaka cevap vermektedir. Şöyle ki, Allah kulun isteğini hikmetine binaen bazen kabul bazen reddetmektedir. Bazen de istediğinin daha iyisini ona vermektedir. Her üç durumda da bir cevap söz konusudur. Başka bir ifadeyle Allah kulun duasını, “Kulum! İstediğin sana uygun değildir” diye cevap vermektedir. Mesela, bir hasta doktora gidip, hastalığı için kendisine ilaç verilmesini ister. Doktor ise, hastanın isteğini dikkate alır. Ancak onu bir muayeneden geçirir ve sonra da onun hastalığına uygun, daha yararlı başka bir ilaç verir, ya da hiç ilaç vermez. Tıpkı bunun gibi, Allah kulun durumuna uygun düşen dualarını kabul, uygun düşmeyenleri de, onun için daha yararlı olan bir başka ikramda bulunur ve onun duasına mutlaka cevap verir.
    Diğer taraftan dua bir ibadet olduğu için bunun esas karşılığı ahirette verilecektir. Duanın dünyevi maksatları ise, bu ibadetin yapılmasının vesileleri ve vakitleridirler. Mesela yağmur duası bir ibadettir. Yağmursuzluk bu ibadetin yapılma vesile ve vaktidir. Cenab-ı Hak kullarını bu vakitte bir tür ibadete davet etmektedir. Sonuçta yağmur yağar ya da yağmaz. Bu Allah’ın takdiridir. O halde duam kabul olmuyor diye dua terk edilmemelidir. Bilinmelidir ki dua kulluğun bir sırrıdır. Kul acizliğini izhar edip her zaman Allah’a sığınmalı, hikmetine karışmamalıdır.
    4. İçten ve Yalvararak Dua Edilmelidir.
    Duada taşkınlık göstererek ihlas ve tazarru sınırının dışına çıkılmamalıdır. Yalvararak dua edilmelidir. Bir ayette şöyle buyurulmaktadır:



    اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَدينَ


    Rabbimize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü o, haddi aşanları sevmez.” (A’raf, 7/55).
    Sahabeden Ebû Musa el-Eş’arî der ki: Allah Resulü ile birlikte bulunduğumuz bir seferde, tepelere çıktıkça, derelere indikçe yüksek sesle tekbir ve tehlil getiriyorduk. Bunun üzerine Hz. Peygamber:



    يَا اَيّهَا النّاسُ ارْبَعُوا عَلى أنْفُسِكُمْ، فَإنَّكُمْ َلا تَدْعُونَ أصَمَّ وَلاغَائِباً إنَّكُمْ تَدْعُونَ سَمِيعاً قَرِيبًا وَهُوَ مَعَكُمْ


    Ey İnsanlar! Kendinizi yormayınız. Çünkü sizler sağır ve uzaktaki birine değil, her an sizinle olan, her şeyi duyan Allah’a dua ediyorsunuz.” [11] buyurarak bizi uyardı.
    Allah’ın kuluna çok yakın olduğu,bir ayette şöyle ifade edilmektedir:



    وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَاتُوَسْوِسُ بِه نَفْسُهُ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَريدِ


    “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız”(Kâf, 50/16).
    Yüce Allah, Zekeriya peygamber hakkında,
    اِذْ نَادى رَبَّهُ نِدَاءً خَفِيًّا
    “Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı” (Meryem, 19/3) buyurarak onu övmüştür.
    Bu itibarla, duada dinleyenleri rahatsız edecek şekilde, gereksiz yere bağırıp çağırmak, süslü olsun ve beğenilsin diye yapmacık hareketlerde bulunmak doğru değildir. Dualar ibadet şuuruyla dini vakar ve ölçülere uygun olarak yapılmalıdır. Gösterişe düşkün, dini şuurdan mahrum bir takım kişileri memnun etmek için, mana yavanlığı taşıyan, tumturaklı ifadelerle edebiyatta hüner göstermeye girişmek, duanın özüne aykırıdır.
    5. Umut ve Korku İçinde Dua Edilmelidir
    Kul dua ederken, Allah’a karşı korku ve saygı içinde bulunmalı, aynı zamanda istekli ve ümitli olmalıdır. Umut ve korku içinde dua edenler Kur'ân'da övülmekte ve şöyle denilmektedir:



    اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِى الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعينَ


    “… Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.” (Enbiya, 21/90).
    6. Duaya Allah’ı Zikir ve Peygamber’e salat-ü selam İle Başlanmalı ve Bitirilmelidir
    Peygamber’imizin duaya başlarken ve duayı bitirirken Allah’ı zikrettiği hakkında çok sayıda sahih rivayet vardır. Bu bağlamda Seleme b. el-Evka’ şöyle demektedir: Hz. Peygamber duaya,
    سُبْحانَ رَبَّيَ الْعَلِيُّ ﺍﻷعْلَى الوَهَّاب.
    Yücelerin yücesi ve bağışlayıcı olan Rabbimi, bütün noksanlardan tenzih ederim” diyerek başlardı.”[12] demiştir.
    7. Dua, Kıbleye Yönelip Elleri Açarak Yapılmalıdır
    Sahabeden Cabir b. Abdullah şöyle demektedir:



    كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- إِذَا رَفَعَ يَدَيْهِ فِى الدُّعَاءِ لَمْ يَحُطَّهُمَا حَتَّى يَمْسَحَ بِهِمَا وَجْهَهُ.


    “Hz. Peygamber dua ederken ellerini kaldırdığında onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.[13]
    8. Duada, Meşru Olan Şeyler İstenmelidir
    İşlenmesi ve istenmesi dinimizce günah sayılan konularda istekte bulunulmamalıdır. Peygamberimiz (a.s.)



    ﻻيََزَالُ يُسْتَجَابُ لِلْعَبْدِ مَالَمْ يَدْعُ بِإثْمٍ، أوْ قَطِيعَةِ رَحِمٍ.


    Kul, günah talep etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder[14]buyurulmuştur.
    9. Duaya Konu Olan İşin Oluşması İçin Gereken Şartlar Yerine Getirilmelidir
    Kul meşru olan her konuda, maddi ve manevi her hususta dua edebilir. Peygamberimiz (a.s.),



    لِيَسْألْ أحَدُكُمْ رَبَّهُ حَاجَتَهُ كُلَّهَا حَتَّى يَسْألَ شِسْعَ نَعْلِهِ إذَا انْقَطَعَ.


    Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin[15]buyurmuştur.
    Ancak duaya konu olan dileğin gerçekleşmesinde maddi sebepler söz konusu ise, öncelikle bunlara başvurulmalıdır. Kişi, elde etmek istediği her ihtiyacı için gereken şartları ve sebepleri, öncelikle bizzat çalışarak yerine getirmeli, sonra da lisanen Allah'tan kolaylık vermesini istemelidir. Sebeplere başvurmak fiili bir duadır ve sözle yapılan duadan önce gelir. Kişinin, gerekli olan maddi sebeplere başvurduktan sonra, onun samimi dua ve yönelişini, Allah karşılıksız bırakmaz.
    10. Duadan Önce Tevbe Ve İstiğfar Edilmelidir.
    Günah işleyen, haramlardan uzak durmayan bir kulun duası kabul edilmeye layık değildir. Peygamberimizin şu hadisi çok dikkat çekicidir.



    الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَرَ أشْعَثَ أغْبَرَ، يَمُدُّ يَدَيْهِ الى السّمَاءِ: يَا رَبِّ، يَا رَبِّ، وَمَطْعَمُهُ حَرَامٌ، وَمَشْرَبُهُ حَرَامٌ، وَمَلْبَسُهُ حَرَامٌ، وغَذِيَ بِالْحَرَامِ فأنّى يُسْتَجَابَ لذلِكَ


    Allah yolunda seferler yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam ellerini semaya kaldırarak, Ya Rabbi Ya Rabbi’ diye yalvarıyor. Oysa yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böyle birisinin duası nasıl kabul olur?[16]
    ---------------------------------------------

    [8] Tirmîzi, Da’vât, 66. V, 517.

    [9] Buhârî, Da’vât, 21, VII, 153.; Müslim, Zikir, 7. III, 2063.

    [10] Buhârî, Da’vât, 22, VII, 153. .Müslim, Zikir, 92, III, 2095.

    [11] Buharî, Cihad,131. IV,16.; Müslim, Zikir, 44. III,2076.

    [12] Ahmed, IV, 54.

    [13] Tirmizi, Da’avât, 11.V, 463-464..

    [14] Müslim, Zikr , 25. III, 2096.

    [15] Hindî, Ali el-Müttakî b. Hüsameddîn, Kenzü’l-Ummal fî Süneni’l-Akvâl ve’l-Efâl, No:3139. II,65. Halep, tarihsiz.

    [16] Müslim, Zekat,19 No: 1015. I,703..


  8. 18.Eylül.2011, 04:18
    4
    Devamlı Üye
    DUANIN KABUL EDİLMESİ
    Duanın kabul edilmesi için, şeklî ve ahlakî bazı hususlara riayet edilmesi istenmiştir. Bunları şöylece sıralayabiliriz:
    1. Şuurlu Dua Etmek
    Dua ederken Allah insan şuurunun yegâne konusu olmalı, başka yönelişler kalpten silinmelidir. Böyle bir durum, insan vicdanını temizler ve onun gönlünü Allah’a açık bir hale getirir. Kur’an-ı Kerim’de bu husus, kişinin “dini Allah’a has kılması” olarak ifade edilmiş ve şöyle buyurulmuştur:



    هُوَ الْحَىُّ لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِصينَ لَهُ الدّينَ اَلْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ


    “O diridir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde sadece Allah’a itaat ederek (samimi olarak) O’na ibadet edin. Hamd alemlerin Rabbine mahsustur.”(Mü’min, 40/65).
    2. İnanarak Dua Etmek
    Dua eden mümin, duasının kabul edileceğine inanarak dua etmelidir. Peygamberimiz,



    ادْعُوا اللَّهَ وَأَنْتُمْ مُوقِنُونَ بِالإِجَابَةِ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَجِيبُ دُعَاءً مِنْ قَلْبٍ غَافِلٍ لاَهٍ.


    Kabul edileceğine kesin olarak inanarak Allah’a dua ediniz ve biliniz ki, Allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez" [8].



    إِذَا دَعَا أَحَدُكُمْ فَلْيَعْزِمِ الْمَسْأَلَةَ ، وَلاَ يَقُولَنَّ اللَّهُمَّ إِنْ شِئْتَ فَأَعْطِنِى . فَإِنَّهُ لاَ مُسْتَكْرِهَ لَهُ


    Dua ettiğiniz zaman, İsteğinizi kesin olarak isteyin. “Allah’ım! Dilersen beni affeyle, dilersen bana merhamet eyle” demeyiniz. Çünkü Allah’ı zorlayacak herhangi bir güç yoktur[9] buyurmuştur.
    3. Israrla Dua Edilmelidir
    Bir mümin, ettiği duanın kabul edilmesi hususunda aceleci olmamalıdır. Peygamberimiz (a.s.) şöyle buyurmaktadır:



    يُسْتَجَابُ ﻷحَدِكُمْ مَالَمْ يَعْجَلْ، يَقُولُ: قَدْ دَعَوْتُ رَبِّى فَلَمْ يَسْتَجِبْ لِى


    Allah dualarınızı kabul eder. Ancak kabul edilmesi için acele etmeyin; dua ettim de kabul edilmedi (demeyin).”[10]
    Burada şu hususa da dikkat çekmek istiyorum. Bazı insanlar arasında şöyle bir anlayış var: Kur’an-ı Kerim’de her duaya cevap verileceği ifade ediliyor. Öyleyse neden bir türlü yaptığımız dualar kabul olmuyor?
    Duaya cevap vermek ile onu kabul etmek farklı şeylerdir. Allah kulun her duasına mutlaka cevap vermektedir. Şöyle ki, Allah kulun isteğini hikmetine binaen bazen kabul bazen reddetmektedir. Bazen de istediğinin daha iyisini ona vermektedir. Her üç durumda da bir cevap söz konusudur. Başka bir ifadeyle Allah kulun duasını, “Kulum! İstediğin sana uygun değildir” diye cevap vermektedir. Mesela, bir hasta doktora gidip, hastalığı için kendisine ilaç verilmesini ister. Doktor ise, hastanın isteğini dikkate alır. Ancak onu bir muayeneden geçirir ve sonra da onun hastalığına uygun, daha yararlı başka bir ilaç verir, ya da hiç ilaç vermez. Tıpkı bunun gibi, Allah kulun durumuna uygun düşen dualarını kabul, uygun düşmeyenleri de, onun için daha yararlı olan bir başka ikramda bulunur ve onun duasına mutlaka cevap verir.
    Diğer taraftan dua bir ibadet olduğu için bunun esas karşılığı ahirette verilecektir. Duanın dünyevi maksatları ise, bu ibadetin yapılmasının vesileleri ve vakitleridirler. Mesela yağmur duası bir ibadettir. Yağmursuzluk bu ibadetin yapılma vesile ve vaktidir. Cenab-ı Hak kullarını bu vakitte bir tür ibadete davet etmektedir. Sonuçta yağmur yağar ya da yağmaz. Bu Allah’ın takdiridir. O halde duam kabul olmuyor diye dua terk edilmemelidir. Bilinmelidir ki dua kulluğun bir sırrıdır. Kul acizliğini izhar edip her zaman Allah’a sığınmalı, hikmetine karışmamalıdır.
    4. İçten ve Yalvararak Dua Edilmelidir.
    Duada taşkınlık göstererek ihlas ve tazarru sınırının dışına çıkılmamalıdır. Yalvararak dua edilmelidir. Bir ayette şöyle buyurulmaktadır:



    اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَدينَ


    Rabbimize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü o, haddi aşanları sevmez.” (A’raf, 7/55).
    Sahabeden Ebû Musa el-Eş’arî der ki: Allah Resulü ile birlikte bulunduğumuz bir seferde, tepelere çıktıkça, derelere indikçe yüksek sesle tekbir ve tehlil getiriyorduk. Bunun üzerine Hz. Peygamber:



    يَا اَيّهَا النّاسُ ارْبَعُوا عَلى أنْفُسِكُمْ، فَإنَّكُمْ َلا تَدْعُونَ أصَمَّ وَلاغَائِباً إنَّكُمْ تَدْعُونَ سَمِيعاً قَرِيبًا وَهُوَ مَعَكُمْ


    Ey İnsanlar! Kendinizi yormayınız. Çünkü sizler sağır ve uzaktaki birine değil, her an sizinle olan, her şeyi duyan Allah’a dua ediyorsunuz.” [11] buyurarak bizi uyardı.
    Allah’ın kuluna çok yakın olduğu,bir ayette şöyle ifade edilmektedir:



    وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَاتُوَسْوِسُ بِه نَفْسُهُ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَريدِ


    “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız”(Kâf, 50/16).
    Yüce Allah, Zekeriya peygamber hakkında,
    اِذْ نَادى رَبَّهُ نِدَاءً خَفِيًّا
    “Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı” (Meryem, 19/3) buyurarak onu övmüştür.
    Bu itibarla, duada dinleyenleri rahatsız edecek şekilde, gereksiz yere bağırıp çağırmak, süslü olsun ve beğenilsin diye yapmacık hareketlerde bulunmak doğru değildir. Dualar ibadet şuuruyla dini vakar ve ölçülere uygun olarak yapılmalıdır. Gösterişe düşkün, dini şuurdan mahrum bir takım kişileri memnun etmek için, mana yavanlığı taşıyan, tumturaklı ifadelerle edebiyatta hüner göstermeye girişmek, duanın özüne aykırıdır.
    5. Umut ve Korku İçinde Dua Edilmelidir
    Kul dua ederken, Allah’a karşı korku ve saygı içinde bulunmalı, aynı zamanda istekli ve ümitli olmalıdır. Umut ve korku içinde dua edenler Kur'ân'da övülmekte ve şöyle denilmektedir:



    اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِى الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعينَ


    “… Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.” (Enbiya, 21/90).
    6. Duaya Allah’ı Zikir ve Peygamber’e salat-ü selam İle Başlanmalı ve Bitirilmelidir
    Peygamber’imizin duaya başlarken ve duayı bitirirken Allah’ı zikrettiği hakkında çok sayıda sahih rivayet vardır. Bu bağlamda Seleme b. el-Evka’ şöyle demektedir: Hz. Peygamber duaya,
    سُبْحانَ رَبَّيَ الْعَلِيُّ ﺍﻷعْلَى الوَهَّاب.
    Yücelerin yücesi ve bağışlayıcı olan Rabbimi, bütün noksanlardan tenzih ederim” diyerek başlardı.”[12] demiştir.
    7. Dua, Kıbleye Yönelip Elleri Açarak Yapılmalıdır
    Sahabeden Cabir b. Abdullah şöyle demektedir:



    كَانَ رَسُولُ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- إِذَا رَفَعَ يَدَيْهِ فِى الدُّعَاءِ لَمْ يَحُطَّهُمَا حَتَّى يَمْسَحَ بِهِمَا وَجْهَهُ.


    “Hz. Peygamber dua ederken ellerini kaldırdığında onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.[13]
    8. Duada, Meşru Olan Şeyler İstenmelidir
    İşlenmesi ve istenmesi dinimizce günah sayılan konularda istekte bulunulmamalıdır. Peygamberimiz (a.s.)



    ﻻيََزَالُ يُسْتَجَابُ لِلْعَبْدِ مَالَمْ يَدْعُ بِإثْمٍ، أوْ قَطِيعَةِ رَحِمٍ.


    Kul, günah talep etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası icâbet görmeye (kabul edilmeye) devam eder[14]buyurulmuştur.
    9. Duaya Konu Olan İşin Oluşması İçin Gereken Şartlar Yerine Getirilmelidir
    Kul meşru olan her konuda, maddi ve manevi her hususta dua edebilir. Peygamberimiz (a.s.),



    لِيَسْألْ أحَدُكُمْ رَبَّهُ حَاجَتَهُ كُلَّهَا حَتَّى يَسْألَ شِسْعَ نَعْلِهِ إذَا انْقَطَعَ.


    Sizden herkes, ihtiyaçlarının tamamını Rabbinden istesin, hatta kopan ayakkabı bağına varıncaya kadar istesin[15]buyurmuştur.
    Ancak duaya konu olan dileğin gerçekleşmesinde maddi sebepler söz konusu ise, öncelikle bunlara başvurulmalıdır. Kişi, elde etmek istediği her ihtiyacı için gereken şartları ve sebepleri, öncelikle bizzat çalışarak yerine getirmeli, sonra da lisanen Allah'tan kolaylık vermesini istemelidir. Sebeplere başvurmak fiili bir duadır ve sözle yapılan duadan önce gelir. Kişinin, gerekli olan maddi sebeplere başvurduktan sonra, onun samimi dua ve yönelişini, Allah karşılıksız bırakmaz.
    10. Duadan Önce Tevbe Ve İstiğfar Edilmelidir.
    Günah işleyen, haramlardan uzak durmayan bir kulun duası kabul edilmeye layık değildir. Peygamberimizin şu hadisi çok dikkat çekicidir.



    الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَرَ أشْعَثَ أغْبَرَ، يَمُدُّ يَدَيْهِ الى السّمَاءِ: يَا رَبِّ، يَا رَبِّ، وَمَطْعَمُهُ حَرَامٌ، وَمَشْرَبُهُ حَرَامٌ، وَمَلْبَسُهُ حَرَامٌ، وغَذِيَ بِالْحَرَامِ فأنّى يُسْتَجَابَ لذلِكَ


    Allah yolunda seferler yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam ellerini semaya kaldırarak, Ya Rabbi Ya Rabbi’ diye yalvarıyor. Oysa yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böyle birisinin duası nasıl kabul olur?[16]
    ---------------------------------------------

    [8] Tirmîzi, Da’vât, 66. V, 517.

    [9] Buhârî, Da’vât, 21, VII, 153.; Müslim, Zikir, 7. III, 2063.

    [10] Buhârî, Da’vât, 22, VII, 153. .Müslim, Zikir, 92, III, 2095.

    [11] Buharî, Cihad,131. IV,16.; Müslim, Zikir, 44. III,2076.

    [12] Ahmed, IV, 54.

    [13] Tirmizi, Da’avât, 11.V, 463-464..

    [14] Müslim, Zikr , 25. III, 2096.

    [15] Hindî, Ali el-Müttakî b. Hüsameddîn, Kenzü’l-Ummal fî Süneni’l-Akvâl ve’l-Efâl, No:3139. II,65. Halep, tarihsiz.

    [16] Müslim, Zekat,19 No: 1015. I,703..


  9. 12.Ocak.2017, 00:34
    5
    Misafir

    Yorum: İnanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadı

    Dualar hakinda yazilmis ve söylenmis cok sey var.Caresiz insanlar amaclarina ulasmak icin her seyi denerler.Söyle düsününüz! Insani caresiz duruma

    düsüren nedir?Bilinmeyen bir sey,

    insani caresiz duruma düsürüyor; bu kesinlikle bedende bulunan sihir ruhanileridir.Isleri insani perisan edip dalga gecmektir.Sihir ruhanileri, insan

    perisan oldukca zevkten cosarlar.

    Yeter ki insan perisan olsun,kötü bir sekilde gebersin.Sihirli besinler;zehirli gidalar tüketirseniz hicbir seye ulasamazsiniz,velev ki yillarca dua

    yapsaniz.Internet ve kitaplarda dua hakkinda

    yazilanlar gercekci degildir.Peygamber dahi dünyada dua kabul olacak diye emin konusmamis. Dua dünyada kabul olmadiysa ahirette istedigi

    verilir.Kimse kaderini duayla degistiremez

    ve kesindir.Ayette acik bir sekilde bildirilmistir.Her insanin yaninda kader melekleri vardir; insanin kaderinde neler kayitliysa melekler araciligiyla yalniz

    onlara ulasilir.

    Insanin kaderini kötü etkileyen sihirli besinlerdir.Bu besinlerden uzak durulursa ,insan hayatindaki kötü günler ortadan kalkar.Sihhat olursa caresizlik

    olmaz; duaya gerek kalmaz.

    Insanin basina fakirlik,bela,musibet,kaza,her türlü hastaliklar,iflas,basariszlik,ailevi ve toplumsal sorunlar getirenler, sihirli ve zehirli besinlerdir.


  10. 12.Ocak.2017, 00:34
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Dualar hakinda yazilmis ve söylenmis cok sey var.Caresiz insanlar amaclarina ulasmak icin her seyi denerler.Söyle düsününüz! Insani caresiz duruma

    düsüren nedir?Bilinmeyen bir sey,

    insani caresiz duruma düsürüyor; bu kesinlikle bedende bulunan sihir ruhanileridir.Isleri insani perisan edip dalga gecmektir.Sihir ruhanileri, insan

    perisan oldukca zevkten cosarlar.

    Yeter ki insan perisan olsun,kötü bir sekilde gebersin.Sihirli besinler;zehirli gidalar tüketirseniz hicbir seye ulasamazsiniz,velev ki yillarca dua

    yapsaniz.Internet ve kitaplarda dua hakkinda

    yazilanlar gercekci degildir.Peygamber dahi dünyada dua kabul olacak diye emin konusmamis. Dua dünyada kabul olmadiysa ahirette istedigi

    verilir.Kimse kaderini duayla degistiremez

    ve kesindir.Ayette acik bir sekilde bildirilmistir.Her insanin yaninda kader melekleri vardir; insanin kaderinde neler kayitliysa melekler araciligiyla yalniz

    onlara ulasilir.

    Insanin kaderini kötü etkileyen sihirli besinlerdir.Bu besinlerden uzak durulursa ,insan hayatindaki kötü günler ortadan kalkar.Sihhat olursa caresizlik

    olmaz; duaya gerek kalmaz.

    Insanin basina fakirlik,bela,musibet,kaza,her türlü hastaliklar,iflas,basariszlik,ailevi ve toplumsal sorunlar getirenler, sihirli ve zehirli besinlerdir.


  11. 12.Ocak.2017, 03:32
    6
    Misafir

    Yorum: İnanarak yalvarark dua ettim ama kabul olmadı

    Ben her gün allahıma dua ediyorum hayırlı bir eş çikarsin diye bir evlilik istiyorum ama allahım kabul etmiyor


  12. 12.Ocak.2017, 03:32
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ben her gün allahıma dua ediyorum hayırlı bir eş çikarsin diye bir evlilik istiyorum ama allahım kabul etmiyor





+ Yorum Gönder