Konusunu Oylayın.: Varoluşçuluk felsefesi ne demektir ? Bu akımın görüşleri doğru mu? Bu akımın görüşleri İslam'a uygun mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Varoluşçuluk felsefesi ne demektir ? Bu akımın görüşleri doğru mu? Bu akımın görüşleri İslam'a uygun mudur?
  1. 12.Eylül.2011, 23:11
    1
    Misafir

    Varoluşçuluk felsefesi ne demektir ? Bu akımın görüşleri doğru mu? Bu akımın görüşleri İslam'a uygun mudur?






    Varoluşçuluk felsefesi ne demektir ? Bu akımın görüşleri doğru mu? Bu akımın görüşleri İslam'a uygun mudur? Mumsema Varoluşçuluk felsefesi ne demektir ? Bu akımın görüşleri doğru mu? Bu akımın görüşleri İslam'a uygun mudur?


  2. 12.Eylül.2011, 23:22
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Varoluşçuluk felsefesi ne demektir ? Bu akımın görüşleri doğru mu? Bu akımın görüşleri İslam'a uygun mudur?




    Varoluşçuluk ((existentialism/egzistansiyalizm) bireyin deneyimini, ve bu deneyimin tekilliğini ve biricikliğini insan doğasını anlamanın temeli olarak gören bir felsefe akımıdır.
    Varoluşçuluk, nesneden yola çıkan, varlıkla ilgili nesnel doğrulara ulaşmaya çalışan görüşlere karşı, özneden hareket ve öznel hakikatlerin önemini vurgular.
    Bu felsefe akımının görüşleri elbette doğru değildir. Çünkü Varoluşçuluk, özellikle de hümanist ya da ateist boyutu içinde, evrenin akılla anlaşılabilir olan bir gelişme doğrultusu olmayıp, özü itibariyle saçma ve anlamsız olduğunu, evrenin rasyonel bir tarafı bulunmadığını, evrene anlamın insan tarafından verildiğini öne sürer.
    Bu akımın önemli simalarından olan Frederich Nietzsche toplum tarafından benimsenen ahlaki normların çok ağır biçimde eleştirmiş ve; "merhamet , yardım ve koşulsuz sevgi" temaları etrafında şekillenen Hıristiyan ve Musevi ahlak anlayışının, "iktidarın" soylu ve kudretli olanların elinden güçsüz ve aciz insanlarca alınmak üzere tasarımlandığını" savunmuştur. Nietzsche, Musevi ve Hıristiyan ahlakını “sürü ahlakı” olarak niteler.
    Varoluşçuluk aslında evrenin ve insanın varlık sahasına çıkması etrafında fikir yürüten bir felsefe akımıdır. Genelde bu konuyu araştıranlar arasında dinsizler yanında dindarlar da vardır. Sartre , Nietzsche gibi varoluşçuluğun tanrıtanımaz kanadını temsil eder. Buber, Marcel, Pascal ve Kierkegaard farklı mezheplerde de olsalar koyu dindar varoluşçulardır. Belki de fazla gürültü çıkaranlar tanrıtanımazlar olduğu için bu felsefe akımı da olumsuz bir şöhrete kavuşmuş ve yıkıcı bir felsefe anlayışı olarak yagınlık kazanmıştır.
    Son olarak şunu da vurgulayalım ki, Kur’an’ın öğretilerine aykırı olan her fikir ve düşünce yanlıştır. Doğru tespit edilmiş hiç bir fen biliminin ortaya koyduğu kesin bir verisi, Kur’an’ın doğru anlaşılmış hiç bir tespitine aykırı olamaz. Bu sebeple çelişkilerle dolu bu gibi felsefî akımlarla meşgul olmaktansa, Kur’an’ın öğretilerini sağlam kaynaklardan öğrenmek en isabetli yoldur.


  3. 12.Eylül.2011, 23:22
    2
    Editör



    Varoluşçuluk ((existentialism/egzistansiyalizm) bireyin deneyimini, ve bu deneyimin tekilliğini ve biricikliğini insan doğasını anlamanın temeli olarak gören bir felsefe akımıdır.
    Varoluşçuluk, nesneden yola çıkan, varlıkla ilgili nesnel doğrulara ulaşmaya çalışan görüşlere karşı, özneden hareket ve öznel hakikatlerin önemini vurgular.
    Bu felsefe akımının görüşleri elbette doğru değildir. Çünkü Varoluşçuluk, özellikle de hümanist ya da ateist boyutu içinde, evrenin akılla anlaşılabilir olan bir gelişme doğrultusu olmayıp, özü itibariyle saçma ve anlamsız olduğunu, evrenin rasyonel bir tarafı bulunmadığını, evrene anlamın insan tarafından verildiğini öne sürer.
    Bu akımın önemli simalarından olan Frederich Nietzsche toplum tarafından benimsenen ahlaki normların çok ağır biçimde eleştirmiş ve; "merhamet , yardım ve koşulsuz sevgi" temaları etrafında şekillenen Hıristiyan ve Musevi ahlak anlayışının, "iktidarın" soylu ve kudretli olanların elinden güçsüz ve aciz insanlarca alınmak üzere tasarımlandığını" savunmuştur. Nietzsche, Musevi ve Hıristiyan ahlakını “sürü ahlakı” olarak niteler.
    Varoluşçuluk aslında evrenin ve insanın varlık sahasına çıkması etrafında fikir yürüten bir felsefe akımıdır. Genelde bu konuyu araştıranlar arasında dinsizler yanında dindarlar da vardır. Sartre , Nietzsche gibi varoluşçuluğun tanrıtanımaz kanadını temsil eder. Buber, Marcel, Pascal ve Kierkegaard farklı mezheplerde de olsalar koyu dindar varoluşçulardır. Belki de fazla gürültü çıkaranlar tanrıtanımazlar olduğu için bu felsefe akımı da olumsuz bir şöhrete kavuşmuş ve yıkıcı bir felsefe anlayışı olarak yagınlık kazanmıştır.
    Son olarak şunu da vurgulayalım ki, Kur’an’ın öğretilerine aykırı olan her fikir ve düşünce yanlıştır. Doğru tespit edilmiş hiç bir fen biliminin ortaya koyduğu kesin bir verisi, Kur’an’ın doğru anlaşılmış hiç bir tespitine aykırı olamaz. Bu sebeple çelişkilerle dolu bu gibi felsefî akımlarla meşgul olmaktansa, Kur’an’ın öğretilerini sağlam kaynaklardan öğrenmek en isabetli yoldur.





+ Yorum Gönder