Konusunu Oylayın.: Nikahta aleniyet şarttır.

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nikahta aleniyet şarttır.
  1. 06.Eylül.2011, 14:14
    1
    Misafir

    Nikahta aleniyet şarttır.






    Nikahta aleniyet şarttır. Mumsema Selamün aleyküm.. Kıymetli kardeşlerim... Nikahta aleniyet şarttır.. Yani evlenirken çiftlerin evliliğini o mahalde oturanların anne ve babaların eşin ve dostun bilmesi yani o düğüne şahit olması şarttır. aksi halde dini dikah olmaz.. yani iyi veya kötü niyetlede olsa bi erkeğin kıza nikah yapmasıni imamın şahitlerin olması ile o nikah sahih olmaz....


  2. 06.Eylül.2011, 14:14
    1
    [[HALİL]] - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    [[HALİL]]
    Misafir



    Selamün aleyküm.. Kıymetli kardeşlerim... Nikahta aleniyet şarttır.. Yani evlenirken çiftlerin evliliğini o mahalde oturanların anne ve babaların eşin ve dostun bilmesi yani o düğüne şahit olması şarttır. aksi halde dini dikah olmaz.. yani iyi veya kötü niyetlede olsa bi erkeğin kıza nikah yapmasıni imamın şahitlerin olması ile o nikah sahih olmaz....


    Benzer Konular

    - Dini nikahtan hemen sonra ilişki şarttır yoksa nikah düşer diye sizce?

    - Tağut red etmek şarttır

    - Abdestli olmak nerelerde şarttır?

    - Malikide Zekatın farz olması için hangi mallardan borçlu olmamak şarttır?

    - Şarttır, Rükun değildir ne demek?

  3. 06.Eylül.2011, 14:34
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Nikahta aleniyet şarttır.




    Nikâh'ın Rükûnları


    Nikâhın rükûnlan beş tanedir: , .
    1. Siga ('aldım, verdim' veya 'eş olarak kabul ettim' ya da 'koca ola-rak kabul ettim1).
    2. Kadın
    3. Erkek
    4. Veli
    5, İki şahit I.

    1-Siga


    Siga'dan maksat 'Kızımı sana eş olarak verdim' veya 'Kızımı sana ni-kahladım1 demek, koca adayının da 'Kızını eş olarak aldım' veya 'Kızını nikahladım' demesidir. Koca adayının sözünün, kızın velisinin sözünden önce olması evladır Çünkü burada maksadı ifade etmek hususunda tak-dim ve tehir eşittir.

    Siga'nın Meşru Kılınmasının Hikmeti


    Siga'nın hikmeti şudur: Evlilik akdi, iki tarafın rızasının da gerekli olduğu akidterdendir. Rıza ise gizli birşeydir. Bu nedenle başkaları ona muttali olamaz. Bundan dolayı Şârî, icab ve kabulden meydana gelen siga'yı, iki tarafın nefsindeki rızaya delil olsun diye meşru kılmıştır.


    Siga'nın Şartları


    Siga'da şu şartların bulunması gerekir:
    1. Tezvic, nikâh veya onlardan müştak olan kelimelerle akid yapılmasının şart koşulmasının sebebi, bu lafızların lügat ve şeriat açısından evlenmeye delâlet etmeleridir. Kur'an ve Sünnet'te tezvic ve ni-kâh kelimeleri kullanılmıştır:
    Hoşunuza giden (başka) kadınlarla iki, üç ve dörde kadar ni-kâhlanabilirsiniz.
    (Nisa/3)
    Zeyd o kadından ilişkisini kesince biz onu sana tezvic ettik ki ev-latlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri eşler, mü'minler üzerine bir günah olmasın. (Ahzab/37)
    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:
    Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin.[46]
    2. Tezvic veya nikâh kelimesini icabda da, kabulde de kullanmak.
    Kızın velisi 'Kızımı sana tezvic ettim' dese, buna karşılık koca adayı da 'Kabul ettim1 dese, nikâh akdi sahih olmaz. Koca adayı 'Kızını be-nimle tezvic et' dese, buna karşılık kızın velisi de 'Kabul ettim' dese yine nikâh akdi sahih oimaz. Nikâh akdinin sahih olması için iki tarafında tız-vic veya nikâh kelimelerini açıkça söylemeleri gerekir.

    Arapça'dan Başka Bir Dil ile Nikâh Kıymak


    Nikâh akdi, Arabça'dafı başka dillerle de yapılabilir. Arapça'dan başka bir dille de olsa icab ve kabul tahakkuk ederse nikâh akdi sahih olur. Koca adayı ve kadının velisi Arapça bilmeseler dahi mânâ dikkate alınır, tezvic veya nikâh kelimelerini söylemeleri yeterli olur.

    Kinaî Lafızlarla Nikâh Akdetmek


    Nikâh akdi hangi dille olursa olsun kinaî lafızlarla sahih olmaz. Çünkü kinaî lafızlar, nikâh mânâsına da, başka bir mânâya da gelmesi muhtemel olan lafızlardır. Meselâ 'Sana kızımı helâl kıldım' veya 'Onu sana hibe eium' gibi. lafızlar kinaîdir. Kinaî lafızlar niyete muhtaçtır. Niyetin yeri de kalptir. Nikâh akdinin sahih olması için iki şahit olması şarttır. Şahitlerin de kalplerde olana muttali olmadıkları muhakkaktır. Kalplerdekine muttali olmadıkları için de şahitlik etmeleri mümkün değildir. Çünkü kinaî lafızlarla nikâh akdeden kişiler, nikâha da, başka birşeye de niyet etmiş olabilirler.

    Yazarak Nikâh Akdetmek


    Yazmak suretiyle yapılan nikâh sahih olmaz. Bu bakımdan kadının velisi hazırda olan veya hazırda olmayan bir kişiye 'Kızımı seninle tezvic ettim' diye yazsa, buna karşılık koca adayı da 'Kızının nikâhını kabul et-tim' dese akid sahih olmaz. Çünkü yazarak nikâh akdi yapmak, kinaî lafızlarla nikâh yapmak gibidir. Bunun da sahih olmadığını belirtmiştik.

    Dilsizin İşaretiyle Nikâh Akdetmek


    Dilsizin işaretleriyle nikâh sahih olur. Çünkü bu işaretler' sarih lafızların yerine geçer. Eğer dilsizin işaretlerini ancak zekî insanlar anlayabiliyorsa, o işaretlerle nikâh akdi sahih olmaz. Çünkü bu tür işaretler kinaî lâfızlar hükmündedir.
    3. İcab ve kabul peşpese olmalıdır.
    Siga'nın şartlarından biri de velinin İcabı İle koca adayının kabulünün peşpeşe olmasıdır. Eğer kadının velisi 'Kızımı seninle tezvic ettim' dese, koca adayı da uzun bir sükuttan sonra 'Onun tezvicinî kabul ettim' dese, akid sahih olmaz. Çünkü icab ile kabul arasında uzun bir fasıla olmuştur. Bu da bu müddet zarfında velinin kızını evlendirmekten vazgeçmiş olabileceği düşüncesini muhtemel hale getirir. Ancak nefes almaktan veya aksırmaktan ötürü meydana gelen az bir sükut, akdin sıhhatine zarar vermez.
    4. Akdi yapanların ehliyetinin, akid tamamlanıncaya kadar baki kalması gerekir.
    Eğer kadının velisi 'Sana kızımı tezvic ettim' dese, koca adayı 'kabul ettim' demeden cinnet getirse veya bayılsa, bu durumda nikâh sahih ol-maz. Yine koca adayı 'kızını benimle evlendir' dedikten sonra kızın velisi 'seninle evlendirdim' demeden bayılsa, icab bâtıl olur, akid de sahih ol-maz. Kabul var olsa dahi hüküm değişmez. Çünkü akid tamamlanmadan önce, taraflardan birinin ehliyeti ortadan kalkmıştır.
    5. Siga kesinlik ifade etmelidir.
    Akid, istikbale veya herhangibir şarta bağlanırsa sahih olmaz. Eğer kadının velisi 'Ramazan ayı geldiğinde kızımı seninle evlendirdim' dese, koca adayı da 'Onunla evlendim, zevce olarak kabul ettim' dese, bu akid sahih olmaz. Veya kadının velisi 'Kızım imtihanı kazanırsa onu seninle evlendirdim' dese, koca adayı da 'Onunla evlenmeyi kabul ettim' dese, nikâh yine sahih olmaz. Çünkü akid de kesinlik yoktur. Akdi birtakım şartlara bağlamak da aynen böyledir. , .
    6. Siga mutlak olmalıdır.
    Nikâh akdini belli bir vakte bağlamak sahih olmaz. Meselâ 'Bir aylık nikâh' veya 'Bir senelik nikâh' veya 'Falan adam gelinceye kadar nikâh1 sahih olmaz. Kızın velisi 'Kızımı sana bir ay için nikahladım' veya 'bir sene için' veya 'falan adam gelinceye kadar nikahladım' dese, koca . adayı da 'Onunla evlenmeyi kabul ettim' dese, akid sahih olmaz, bunların tümü fasiddir. Çünkü bu, haram kılınan muta nikâhıdır.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Ey insanlar! Ben, kadınlarla muvakkat nikâh yapmak suretiyle fayda-lanmanız hususunda sizlere izin vermiştim. Şimdi iyi biliniz ki Allah Teâlâ bu muvakkat nikâhla kadınlardan faydalanmayı kıyamet gü-nüne kadar haram kılmıştır. Artık her kimin yanında böyle ni-kanlanılmış kadınlardan bir kadın varsa hemen onun yolunu tahliye etsin (bıraksın) ve bu kadınlara vermiş bulunduğunuz şeylerden de hiçbirşeyi geri almayınız.[47]

    II. Kadının Belli Olması


    Nikâhın sıhhati için kadında şu şartların bulunması gerekir:
    1. Kendisinde nikâha mâni olan birşey olmamalıdır. Bunları daha önce zikretmiştik.
    2. Gelin adayının belli olması gerekir.'
    Kadının velisi 'Sana kızlarımdan birini zevce olarak verdim' dese, akid sahih olmaz, çünkü evlenecek kızın hangisi olduğu belli değildir.
    3. Evlenecek kadın hac veya umre için ihrama girmiş olmamalıdır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    İhramlı kimse (bir kadınla) evlenemez, evlendirilemez ve evlenme teklifi yapamaz.[49]

    III. Koca Adayının Belli Olması


    Nikâhın sıhhati için koca adayında şu şartların bulunması gerekir:
    1. Kadının mahremlerinden olmamalıdır.
    2. Koca adayının belli olması gerekir.
    Eğer veli 'Kızımı içinizden birine verdim' dese, evlilik sıhhatli olmaz, çünkü koca adayı belli değildir.


    IV. Veli'nin Bulunması


    Arapçada veli, muhabbetle yardım etmek mânâsına gelir.
    Kim Allah'ı, O'nun Rasülü'nü ve iman edenleri veli edinirse, (bilsin ki) Allah'ın hizbi galip gelenlerin ta kendisidir. (Mâide/56)
    Velinin ıstılahtaki mânâsı ise, başkasına söz geçirmek, onun işlerini idare etmek demektir. Velilik icbarîve ihtiyarî olarak iki kısma ayrılır. Delilikten, çocukluktan, hastalıktan, zayıflıktan ötürü olan velilik, ihtiyarî veliliktir.
    Bazıları veliliği şöyle tarif etmişlerdir: İstese de, istemese de başkasının ona söz geçirmesidir. Buna göre icbarî velilik de bu tarifin , içine girmektedir. Şeriat kime velayet hakkı vermişse, oha şer'an veli de-nir.
    Eğer üzerinde hak olan (borçlu) kimse aklı noksan (yazı yazmayı bilmeyen) ve aciz ya da kendisi yazdıramayacak durumda ise, velisi onu adil olarak yazdırsın.
    (Bakara/282)

    Velayetin Meşruiyetinin Hikmeti


    Çocuklar ve aciz insanlar için velayetin meşru kılınmasının hikmeti, onların maslahatlarını gözetmek içindir. Böylece onların hakları korunur.

    Nikâh Akdinde Velinin Hazır Bulunması


    İster küçük, ister büyük, ister bakire, ister dul olsun, her kadının, ni-kâh akdini yapacak bir velisinin bulunması şarttır. Hiçbir kadın kendi ni-kâh akdini ve başka bir kadının nikâh akdini yapamaz. Bunun delili şu hadîstir:
    Hiçbir kadın kendini evlendiremez, başka bir kadını da evlendire-mez.[50]

    Kadının Nikâhında Velisinin Bulunmasının Şart Olmasının Hikmeti


    Kadının fıtratı, nikâh akdini bizzat yapmaya uygun değildir. Çünkü kadının hayâlı olması vacibdir.
    Kadının evlenme akdinde velisinin bulunmasının farz olduğunun delili Kur'an ve Sünnet'tir. Bu hususta Kur'an ve Sünnet'te birçok delil vardır.
    Kadınları boşadığıriızda, iddetlerini tamamladıklarında, birbirleriyle güzelce barışıp anlaşmışlarsa, onların (önceki) kocalarına varma-larında (kadının velisi olarak onlara) zorluk çıkarıp engel olmayın. Bu, kendisiyle aranızdan Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimseye verilen öğüttür. Bu sizin için daha,uygun ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara/232)
    İmam Şafii şöyle demiştir: Bu ayet, veliye itibar edilmesini gerektiren açık bir delildir. Eğer velinin nikâh akdinde bulunması muteber olma-saydı, velinin kadını evlenmekten menetmesinin bir anlamı kalmazdı. Çünkü adî kelimesi, kadını evlenmekten, menetmektir.
    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur;
    Nikâh, ancak velinin ve iki adil şahidin bulunmasıyla tahakkuk eder. Kadının velisinin ve iki adil şahidin bulunmadığı bir nikâh bâtıldır.[51]
    Velinin izni olmadan nikâh olmaz.[52]Velisiz Yapılan Nikâhın Hükmü
    Velisi olmadan kendi nikâhını akdeden kadının evliliği bâtıldır. Eğer akidden sonra cinsî münasebet olmuşsa, eşleri ayırmak farzdır. Bu du-rumda, kadın'mehr-i misil alır. Bunun delili, Hz. Peygamber'in şu sözü-dür;
    Hangi kadın velisinin izni olmadan evlenirse onun nikâhı bâtıldır. (Hz. Peygamber, bu sözü üç defa tekrar etmiştir). Eğer erkek kadına temas ederse kadına temasından dolayı mehir vermesi gerekir, eğer veliler arasında ihtilaf çıkarsa velisi olmayanın velisi sultandır.[53]
    Böyle bir nikâhtan sonra cinsî münasebette bulunan kişilere, zina haddi vacib olmaz. Çünkü velisiz nikâhın sahih olup olmadığında âlimler ihtilaf etmiştir. Cezalar ise şüpheyle düşer. Ancak tâzir cezası uygulanır; bu ceza kadı tarafından takdir edilir.

    Nikâh Hususunda Velilerin Tertibi


    Nikâh hususunda veliler şu tertip üzere gelmektedir:
    a. Önce baba,
    b. Sonra babanın babası (dede),
    c. Sonra ana-bababir erkek kardeş,
    d. Sonra bababir erkek kardeş,
    e. Sonra ana-bababir kardeşin oğlu,
    f. Sonra bababir erkek kardeşin oğlu,
    g. Sonra ana-bababir amca, h. Sonra bababir amca,
    ı. Sonra ana-bababir amca oğlu, ' . -
    i. Sonra bababir amca oğlu k. Sonra diğer akrabalar.
    Eğer erkek akrabaları yoksa, bu durumda kadının velisi kadı olur. Yukarıda 'Velisi olmayanın velisi sultandır' hadîsi geçmişti.

    Nikâhta Oğulun Veliliği


    Nikâhta ne oğulun, ne de torunun velayeti olur. Oğul, annesini ni-kahlamak hususunda' velilik yapamaz. Çünkü oğul ile anne arasında soy ortaklığı yoktur. Annenin nesebi babasına, oğulun nesebi ise kendi babasına bağlıdır. Ancak oğulun aynı zamanda annesinin amcalarının oğullarından olması hali bundan müstesnadır. Şayet oğul aynı zamanda annesinin amcasının oğullarından ise ve ondan daha yakın bir veli de bulunamazsa, bu takdirde annesini tecviz hususunda velilik yapması caizdir.

    Veliliğin Şartları


    Veli ister baba olsun, ister başkası olsun, şu şartlara sahip olmalıdır:
    a. Müslüman olmak.
    -Bu bakımdan bir kâfir -babası da oisa- bir müslümanı evlendiremez. Çünkü kâfirin müslümana veli olması sözkonusu değildir.
    . Allah elbette kâfirler için mü'minİerin aleyhine bir yol kilmayacaktır. (Nisa/141)
    Nikâhtaki velilik, mirastaki akrabalık temeli üzerine bina edilir. Kâfir ise müslümana mirasçı olamaz. Müslüman da kâfire mirasçı olamaz. Kâfir biri dini değişik de olsa başka bir kâfir kadını evlendirebilir. Meselâ yahudi bir kişi, hristiyan bir kadını, hristiyan bir kişi de yahudi bir kadını evlendirebilir. Çünkü küfür tek millettir.
    Kâfirler birbirlerinin velisidirler. (Enfal/73)
    b. Adil olmak.
    Adaletten maksat, büyük günahlar işlememiş ve küçük günahlarda da ısrar etmemiş olmaktır. Ayrıca hürriyeti ihlâl edici fiilleri de işlememiş olmalıdır. Bu bakımdan fasık bir kişi, mü'min bir kadının nikâh akdini yapamaz.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Nikâh, ancak mürşid bir veli ile akdedilir.[54]
    İmam Şafii, hadîste geçen el-mürşid kelimesinin, adaletli kişi mâ-nâsına geldiğini, basıklığın eksiklik olduğunu, eksikliğin de şahitliğe menfi tesir edeceğini, bu bakımdan da nikâhtaki velilik mak----- mâni olduğunu söylemiştir.
    Başka bir rivayette ise şöyle söylediği nakledilmiştir: 'Nikâh akdet-mekte şart yoktur. Çünkü nikâhtaki velilik, akrabalık temeline dayanır. Akraba olan insan da velisi olduğu kız için şefkatli olur ve o kız için en uygun olanı yapmaya gayret gösterir. Bu şefkat de adil olanla adil olma-yan kişi arasında değişmez'.
    Ayrıca adillerin az olmasından ötürü adalet şartı bazen insanları bü-yük bir sıkıntıya sokabilir. Hiçbir devirde fasıkların, kızlarını evlendiremeyecekleri sabit olmamıştır.
    c. Baliğ olmak.
    Çocuk, nikâh akdinde veli olamaz. Çünkü baliğ olmayan çocuk kendisinin de velisi değildir.
    d. Akıllı olmak.
    Deli, başkasına veli olamaz. Çünkü o kendisinin de velisi değildir.
    e. Şuuru yerinde olmak.
    İhtiyarlık ve benzeri sebeplerle şuuru yerinde olmayan kişi veli ola-maz.
    f. Görüş ve düşünceyi ihlâl eden şeylerden yoksun olmamak.
    g. Sefihlikten ötürü hacr altında olmamak.
    Sefihlik sebebiyle üzerinde hacr olan kişi, malını israf eden kimse demektir. Sefih kişi başkasına veli olamaz. Çünkü kendisinin de velisi değildir.
    h, İhramda olmamak.
    Hac veya umre için ihrama giren bir kişi, başkasını evlendiremez. Hz. Peygamber'in 'İhramda olan kişi ne evlenebilir, ne de başkasını evlendirebilir' [55]buyurduğunu daha önce nakletmiştik.

    Bir Uyarı


    Velide bulunması gereken sıfatlar, kadının en yakın velisinde yoksa, velilik hakkı ondan düşer ve ondan sonraki en yakın akrabaya geçer. Ancak ihramda olan kişi bundan müstesnadır; yani ihramda olan kişi velilik hakkından mahrum edilemez ve velilik hakkı ondan bir başkasına intikal etmez. Çünkü ihramda olmak insanın velilikten mahrum olmasına sebep değildir; zira onda adalet, düşünce ve diğer sıfatlar mevcuttur. Ancak o ihramh olduğundan başkasını evlendiremez. Bu nedenle de velilik hakkı ondan sultana intikal eder.
    Veliliğin Kısımları
    Nikâh akdi hususundaki velilik, icbarı ve ihtiyarî olarak iki kısma ayrılır.

    Kaynaklar:
    [46] Müslim/1400, (İbn Mes'ud'dan)
    [47] Müslim/1406
    [48] Buharî/4822, Müslim/1415
    [49] Müslim/1409, (Hz. Osman'dan)
    [50] Darekutnî, JII/227, (Ebu Hüreyre'den). Başka bir rivayette 'kendini evlendiren kadına tacir deriz' şeklinde, diğer bir rivayette ise 'Biz ona zaniye deriz' şeklindedir.
    [51] İbn Hibban, Zevaid (Bkz. Meyarid'uz-Zaman)
    [52] Ebu Dâvud/2083, Tirmizî/1881, (Ebu Musa el-Eş'arî'den)
    [53] Dâvud/2083, İbn Mâce/1881, Tirmizî/1102, (Hz. Aişe'den)
    [54] İmam Şafii, Müsned, (sahih bir senedle)
    [55] Müslim/1409



  4. 06.Eylül.2011, 14:34
    2
    Silent and lonely rains



    Nikâh'ın Rükûnları


    Nikâhın rükûnlan beş tanedir: , .
    1. Siga ('aldım, verdim' veya 'eş olarak kabul ettim' ya da 'koca ola-rak kabul ettim1).
    2. Kadın
    3. Erkek
    4. Veli
    5, İki şahit I.

    1-Siga


    Siga'dan maksat 'Kızımı sana eş olarak verdim' veya 'Kızımı sana ni-kahladım1 demek, koca adayının da 'Kızını eş olarak aldım' veya 'Kızını nikahladım' demesidir. Koca adayının sözünün, kızın velisinin sözünden önce olması evladır Çünkü burada maksadı ifade etmek hususunda tak-dim ve tehir eşittir.

    Siga'nın Meşru Kılınmasının Hikmeti


    Siga'nın hikmeti şudur: Evlilik akdi, iki tarafın rızasının da gerekli olduğu akidterdendir. Rıza ise gizli birşeydir. Bu nedenle başkaları ona muttali olamaz. Bundan dolayı Şârî, icab ve kabulden meydana gelen siga'yı, iki tarafın nefsindeki rızaya delil olsun diye meşru kılmıştır.


    Siga'nın Şartları


    Siga'da şu şartların bulunması gerekir:
    1. Tezvic, nikâh veya onlardan müştak olan kelimelerle akid yapılmasının şart koşulmasının sebebi, bu lafızların lügat ve şeriat açısından evlenmeye delâlet etmeleridir. Kur'an ve Sünnet'te tezvic ve ni-kâh kelimeleri kullanılmıştır:
    Hoşunuza giden (başka) kadınlarla iki, üç ve dörde kadar ni-kâhlanabilirsiniz.
    (Nisa/3)
    Zeyd o kadından ilişkisini kesince biz onu sana tezvic ettik ki ev-latlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri eşler, mü'minler üzerine bir günah olmasın. (Ahzab/37)
    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:
    Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin.[46]
    2. Tezvic veya nikâh kelimesini icabda da, kabulde de kullanmak.
    Kızın velisi 'Kızımı sana tezvic ettim' dese, buna karşılık koca adayı da 'Kabul ettim1 dese, nikâh akdi sahih olmaz. Koca adayı 'Kızını be-nimle tezvic et' dese, buna karşılık kızın velisi de 'Kabul ettim' dese yine nikâh akdi sahih oimaz. Nikâh akdinin sahih olması için iki tarafında tız-vic veya nikâh kelimelerini açıkça söylemeleri gerekir.

    Arapça'dan Başka Bir Dil ile Nikâh Kıymak


    Nikâh akdi, Arabça'dafı başka dillerle de yapılabilir. Arapça'dan başka bir dille de olsa icab ve kabul tahakkuk ederse nikâh akdi sahih olur. Koca adayı ve kadının velisi Arapça bilmeseler dahi mânâ dikkate alınır, tezvic veya nikâh kelimelerini söylemeleri yeterli olur.

    Kinaî Lafızlarla Nikâh Akdetmek


    Nikâh akdi hangi dille olursa olsun kinaî lafızlarla sahih olmaz. Çünkü kinaî lafızlar, nikâh mânâsına da, başka bir mânâya da gelmesi muhtemel olan lafızlardır. Meselâ 'Sana kızımı helâl kıldım' veya 'Onu sana hibe eium' gibi. lafızlar kinaîdir. Kinaî lafızlar niyete muhtaçtır. Niyetin yeri de kalptir. Nikâh akdinin sahih olması için iki şahit olması şarttır. Şahitlerin de kalplerde olana muttali olmadıkları muhakkaktır. Kalplerdekine muttali olmadıkları için de şahitlik etmeleri mümkün değildir. Çünkü kinaî lafızlarla nikâh akdeden kişiler, nikâha da, başka birşeye de niyet etmiş olabilirler.

    Yazarak Nikâh Akdetmek


    Yazmak suretiyle yapılan nikâh sahih olmaz. Bu bakımdan kadının velisi hazırda olan veya hazırda olmayan bir kişiye 'Kızımı seninle tezvic ettim' diye yazsa, buna karşılık koca adayı da 'Kızının nikâhını kabul et-tim' dese akid sahih olmaz. Çünkü yazarak nikâh akdi yapmak, kinaî lafızlarla nikâh yapmak gibidir. Bunun da sahih olmadığını belirtmiştik.

    Dilsizin İşaretiyle Nikâh Akdetmek


    Dilsizin işaretleriyle nikâh sahih olur. Çünkü bu işaretler' sarih lafızların yerine geçer. Eğer dilsizin işaretlerini ancak zekî insanlar anlayabiliyorsa, o işaretlerle nikâh akdi sahih olmaz. Çünkü bu tür işaretler kinaî lâfızlar hükmündedir.
    3. İcab ve kabul peşpese olmalıdır.
    Siga'nın şartlarından biri de velinin İcabı İle koca adayının kabulünün peşpeşe olmasıdır. Eğer kadının velisi 'Kızımı seninle tezvic ettim' dese, koca adayı da uzun bir sükuttan sonra 'Onun tezvicinî kabul ettim' dese, akid sahih olmaz. Çünkü icab ile kabul arasında uzun bir fasıla olmuştur. Bu da bu müddet zarfında velinin kızını evlendirmekten vazgeçmiş olabileceği düşüncesini muhtemel hale getirir. Ancak nefes almaktan veya aksırmaktan ötürü meydana gelen az bir sükut, akdin sıhhatine zarar vermez.
    4. Akdi yapanların ehliyetinin, akid tamamlanıncaya kadar baki kalması gerekir.
    Eğer kadının velisi 'Sana kızımı tezvic ettim' dese, koca adayı 'kabul ettim' demeden cinnet getirse veya bayılsa, bu durumda nikâh sahih ol-maz. Yine koca adayı 'kızını benimle evlendir' dedikten sonra kızın velisi 'seninle evlendirdim' demeden bayılsa, icab bâtıl olur, akid de sahih ol-maz. Kabul var olsa dahi hüküm değişmez. Çünkü akid tamamlanmadan önce, taraflardan birinin ehliyeti ortadan kalkmıştır.
    5. Siga kesinlik ifade etmelidir.
    Akid, istikbale veya herhangibir şarta bağlanırsa sahih olmaz. Eğer kadının velisi 'Ramazan ayı geldiğinde kızımı seninle evlendirdim' dese, koca adayı da 'Onunla evlendim, zevce olarak kabul ettim' dese, bu akid sahih olmaz. Veya kadının velisi 'Kızım imtihanı kazanırsa onu seninle evlendirdim' dese, koca adayı da 'Onunla evlenmeyi kabul ettim' dese, nikâh yine sahih olmaz. Çünkü akid de kesinlik yoktur. Akdi birtakım şartlara bağlamak da aynen böyledir. , .
    6. Siga mutlak olmalıdır.
    Nikâh akdini belli bir vakte bağlamak sahih olmaz. Meselâ 'Bir aylık nikâh' veya 'Bir senelik nikâh' veya 'Falan adam gelinceye kadar nikâh1 sahih olmaz. Kızın velisi 'Kızımı sana bir ay için nikahladım' veya 'bir sene için' veya 'falan adam gelinceye kadar nikahladım' dese, koca . adayı da 'Onunla evlenmeyi kabul ettim' dese, akid sahih olmaz, bunların tümü fasiddir. Çünkü bu, haram kılınan muta nikâhıdır.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Ey insanlar! Ben, kadınlarla muvakkat nikâh yapmak suretiyle fayda-lanmanız hususunda sizlere izin vermiştim. Şimdi iyi biliniz ki Allah Teâlâ bu muvakkat nikâhla kadınlardan faydalanmayı kıyamet gü-nüne kadar haram kılmıştır. Artık her kimin yanında böyle ni-kanlanılmış kadınlardan bir kadın varsa hemen onun yolunu tahliye etsin (bıraksın) ve bu kadınlara vermiş bulunduğunuz şeylerden de hiçbirşeyi geri almayınız.[47]

    II. Kadının Belli Olması


    Nikâhın sıhhati için kadında şu şartların bulunması gerekir:
    1. Kendisinde nikâha mâni olan birşey olmamalıdır. Bunları daha önce zikretmiştik.
    2. Gelin adayının belli olması gerekir.'
    Kadının velisi 'Sana kızlarımdan birini zevce olarak verdim' dese, akid sahih olmaz, çünkü evlenecek kızın hangisi olduğu belli değildir.
    3. Evlenecek kadın hac veya umre için ihrama girmiş olmamalıdır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    İhramlı kimse (bir kadınla) evlenemez, evlendirilemez ve evlenme teklifi yapamaz.[49]

    III. Koca Adayının Belli Olması


    Nikâhın sıhhati için koca adayında şu şartların bulunması gerekir:
    1. Kadının mahremlerinden olmamalıdır.
    2. Koca adayının belli olması gerekir.
    Eğer veli 'Kızımı içinizden birine verdim' dese, evlilik sıhhatli olmaz, çünkü koca adayı belli değildir.


    IV. Veli'nin Bulunması


    Arapçada veli, muhabbetle yardım etmek mânâsına gelir.
    Kim Allah'ı, O'nun Rasülü'nü ve iman edenleri veli edinirse, (bilsin ki) Allah'ın hizbi galip gelenlerin ta kendisidir. (Mâide/56)
    Velinin ıstılahtaki mânâsı ise, başkasına söz geçirmek, onun işlerini idare etmek demektir. Velilik icbarîve ihtiyarî olarak iki kısma ayrılır. Delilikten, çocukluktan, hastalıktan, zayıflıktan ötürü olan velilik, ihtiyarî veliliktir.
    Bazıları veliliği şöyle tarif etmişlerdir: İstese de, istemese de başkasının ona söz geçirmesidir. Buna göre icbarî velilik de bu tarifin , içine girmektedir. Şeriat kime velayet hakkı vermişse, oha şer'an veli de-nir.
    Eğer üzerinde hak olan (borçlu) kimse aklı noksan (yazı yazmayı bilmeyen) ve aciz ya da kendisi yazdıramayacak durumda ise, velisi onu adil olarak yazdırsın.
    (Bakara/282)

    Velayetin Meşruiyetinin Hikmeti


    Çocuklar ve aciz insanlar için velayetin meşru kılınmasının hikmeti, onların maslahatlarını gözetmek içindir. Böylece onların hakları korunur.

    Nikâh Akdinde Velinin Hazır Bulunması


    İster küçük, ister büyük, ister bakire, ister dul olsun, her kadının, ni-kâh akdini yapacak bir velisinin bulunması şarttır. Hiçbir kadın kendi ni-kâh akdini ve başka bir kadının nikâh akdini yapamaz. Bunun delili şu hadîstir:
    Hiçbir kadın kendini evlendiremez, başka bir kadını da evlendire-mez.[50]

    Kadının Nikâhında Velisinin Bulunmasının Şart Olmasının Hikmeti


    Kadının fıtratı, nikâh akdini bizzat yapmaya uygun değildir. Çünkü kadının hayâlı olması vacibdir.
    Kadının evlenme akdinde velisinin bulunmasının farz olduğunun delili Kur'an ve Sünnet'tir. Bu hususta Kur'an ve Sünnet'te birçok delil vardır.
    Kadınları boşadığıriızda, iddetlerini tamamladıklarında, birbirleriyle güzelce barışıp anlaşmışlarsa, onların (önceki) kocalarına varma-larında (kadının velisi olarak onlara) zorluk çıkarıp engel olmayın. Bu, kendisiyle aranızdan Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimseye verilen öğüttür. Bu sizin için daha,uygun ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara/232)
    İmam Şafii şöyle demiştir: Bu ayet, veliye itibar edilmesini gerektiren açık bir delildir. Eğer velinin nikâh akdinde bulunması muteber olma-saydı, velinin kadını evlenmekten menetmesinin bir anlamı kalmazdı. Çünkü adî kelimesi, kadını evlenmekten, menetmektir.
    Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur;
    Nikâh, ancak velinin ve iki adil şahidin bulunmasıyla tahakkuk eder. Kadının velisinin ve iki adil şahidin bulunmadığı bir nikâh bâtıldır.[51]
    Velinin izni olmadan nikâh olmaz.[52]Velisiz Yapılan Nikâhın Hükmü
    Velisi olmadan kendi nikâhını akdeden kadının evliliği bâtıldır. Eğer akidden sonra cinsî münasebet olmuşsa, eşleri ayırmak farzdır. Bu du-rumda, kadın'mehr-i misil alır. Bunun delili, Hz. Peygamber'in şu sözü-dür;
    Hangi kadın velisinin izni olmadan evlenirse onun nikâhı bâtıldır. (Hz. Peygamber, bu sözü üç defa tekrar etmiştir). Eğer erkek kadına temas ederse kadına temasından dolayı mehir vermesi gerekir, eğer veliler arasında ihtilaf çıkarsa velisi olmayanın velisi sultandır.[53]
    Böyle bir nikâhtan sonra cinsî münasebette bulunan kişilere, zina haddi vacib olmaz. Çünkü velisiz nikâhın sahih olup olmadığında âlimler ihtilaf etmiştir. Cezalar ise şüpheyle düşer. Ancak tâzir cezası uygulanır; bu ceza kadı tarafından takdir edilir.

    Nikâh Hususunda Velilerin Tertibi


    Nikâh hususunda veliler şu tertip üzere gelmektedir:
    a. Önce baba,
    b. Sonra babanın babası (dede),
    c. Sonra ana-bababir erkek kardeş,
    d. Sonra bababir erkek kardeş,
    e. Sonra ana-bababir kardeşin oğlu,
    f. Sonra bababir erkek kardeşin oğlu,
    g. Sonra ana-bababir amca, h. Sonra bababir amca,
    ı. Sonra ana-bababir amca oğlu, ' . -
    i. Sonra bababir amca oğlu k. Sonra diğer akrabalar.
    Eğer erkek akrabaları yoksa, bu durumda kadının velisi kadı olur. Yukarıda 'Velisi olmayanın velisi sultandır' hadîsi geçmişti.

    Nikâhta Oğulun Veliliği


    Nikâhta ne oğulun, ne de torunun velayeti olur. Oğul, annesini ni-kahlamak hususunda' velilik yapamaz. Çünkü oğul ile anne arasında soy ortaklığı yoktur. Annenin nesebi babasına, oğulun nesebi ise kendi babasına bağlıdır. Ancak oğulun aynı zamanda annesinin amcalarının oğullarından olması hali bundan müstesnadır. Şayet oğul aynı zamanda annesinin amcasının oğullarından ise ve ondan daha yakın bir veli de bulunamazsa, bu takdirde annesini tecviz hususunda velilik yapması caizdir.

    Veliliğin Şartları


    Veli ister baba olsun, ister başkası olsun, şu şartlara sahip olmalıdır:
    a. Müslüman olmak.
    -Bu bakımdan bir kâfir -babası da oisa- bir müslümanı evlendiremez. Çünkü kâfirin müslümana veli olması sözkonusu değildir.
    . Allah elbette kâfirler için mü'minİerin aleyhine bir yol kilmayacaktır. (Nisa/141)
    Nikâhtaki velilik, mirastaki akrabalık temeli üzerine bina edilir. Kâfir ise müslümana mirasçı olamaz. Müslüman da kâfire mirasçı olamaz. Kâfir biri dini değişik de olsa başka bir kâfir kadını evlendirebilir. Meselâ yahudi bir kişi, hristiyan bir kadını, hristiyan bir kişi de yahudi bir kadını evlendirebilir. Çünkü küfür tek millettir.
    Kâfirler birbirlerinin velisidirler. (Enfal/73)
    b. Adil olmak.
    Adaletten maksat, büyük günahlar işlememiş ve küçük günahlarda da ısrar etmemiş olmaktır. Ayrıca hürriyeti ihlâl edici fiilleri de işlememiş olmalıdır. Bu bakımdan fasık bir kişi, mü'min bir kadının nikâh akdini yapamaz.
    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
    Nikâh, ancak mürşid bir veli ile akdedilir.[54]
    İmam Şafii, hadîste geçen el-mürşid kelimesinin, adaletli kişi mâ-nâsına geldiğini, basıklığın eksiklik olduğunu, eksikliğin de şahitliğe menfi tesir edeceğini, bu bakımdan da nikâhtaki velilik mak----- mâni olduğunu söylemiştir.
    Başka bir rivayette ise şöyle söylediği nakledilmiştir: 'Nikâh akdet-mekte şart yoktur. Çünkü nikâhtaki velilik, akrabalık temeline dayanır. Akraba olan insan da velisi olduğu kız için şefkatli olur ve o kız için en uygun olanı yapmaya gayret gösterir. Bu şefkat de adil olanla adil olma-yan kişi arasında değişmez'.
    Ayrıca adillerin az olmasından ötürü adalet şartı bazen insanları bü-yük bir sıkıntıya sokabilir. Hiçbir devirde fasıkların, kızlarını evlendiremeyecekleri sabit olmamıştır.
    c. Baliğ olmak.
    Çocuk, nikâh akdinde veli olamaz. Çünkü baliğ olmayan çocuk kendisinin de velisi değildir.
    d. Akıllı olmak.
    Deli, başkasına veli olamaz. Çünkü o kendisinin de velisi değildir.
    e. Şuuru yerinde olmak.
    İhtiyarlık ve benzeri sebeplerle şuuru yerinde olmayan kişi veli ola-maz.
    f. Görüş ve düşünceyi ihlâl eden şeylerden yoksun olmamak.
    g. Sefihlikten ötürü hacr altında olmamak.
    Sefihlik sebebiyle üzerinde hacr olan kişi, malını israf eden kimse demektir. Sefih kişi başkasına veli olamaz. Çünkü kendisinin de velisi değildir.
    h, İhramda olmamak.
    Hac veya umre için ihrama giren bir kişi, başkasını evlendiremez. Hz. Peygamber'in 'İhramda olan kişi ne evlenebilir, ne de başkasını evlendirebilir' [55]buyurduğunu daha önce nakletmiştik.

    Bir Uyarı


    Velide bulunması gereken sıfatlar, kadının en yakın velisinde yoksa, velilik hakkı ondan düşer ve ondan sonraki en yakın akrabaya geçer. Ancak ihramda olan kişi bundan müstesnadır; yani ihramda olan kişi velilik hakkından mahrum edilemez ve velilik hakkı ondan bir başkasına intikal etmez. Çünkü ihramda olmak insanın velilikten mahrum olmasına sebep değildir; zira onda adalet, düşünce ve diğer sıfatlar mevcuttur. Ancak o ihramh olduğundan başkasını evlendiremez. Bu nedenle de velilik hakkı ondan sultana intikal eder.
    Veliliğin Kısımları
    Nikâh akdi hususundaki velilik, icbarı ve ihtiyarî olarak iki kısma ayrılır.

    Kaynaklar:
    [46] Müslim/1400, (İbn Mes'ud'dan)
    [47] Müslim/1406
    [48] Buharî/4822, Müslim/1415
    [49] Müslim/1409, (Hz. Osman'dan)
    [50] Darekutnî, JII/227, (Ebu Hüreyre'den). Başka bir rivayette 'kendini evlendiren kadına tacir deriz' şeklinde, diğer bir rivayette ise 'Biz ona zaniye deriz' şeklindedir.
    [51] İbn Hibban, Zevaid (Bkz. Meyarid'uz-Zaman)
    [52] Ebu Dâvud/2083, Tirmizî/1881, (Ebu Musa el-Eş'arî'den)
    [53] Dâvud/2083, İbn Mâce/1881, Tirmizî/1102, (Hz. Aişe'den)
    [54] İmam Şafii, Müsned, (sahih bir senedle)
    [55] Müslim/1409






+ Yorum Gönder