Konusunu Oylayın.: Bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum
  1. 26.Ağustos.2011, 23:29
    1
    Misafir

    Bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum






    Bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum Mumsema bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var .bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum..mesela en önemlisi cuöa namazlarına iştirak edemiyorum ..ne yapmam gerekiyor


  2. 28.Ağustos.2011, 05:11
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum




    Allah cc size şifa versin size alttaki kıssayı okumanızı tavsiye ederim sonra buna siz karar verin

    GÖZLERİ GÖRMEYEN SAHABİ CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ Abdullah Bin Ümmi Mektûm

    Peygamberimizin müezzinlerinden.Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin İslâmiyeti anlatmaya başladığı ilk zamanlarda îman ile şereflenerek Müslüman oldu. Mekke’de kâfirlerin zulüm ve eziyetlerinin dayanılmaz hâle gelmesi üzerine ve Medîneli Müslümanlara din esaslarını ögretmek için, Medîne-i Münevvereye hicret etti.

    Âmâ olup, sesi çok gürdü. Sabah namazında, önce Hazret-i Bilâl, sonra İbni Ümm-i Mektûm ezan okurdu. Kâfirlerle silahlı mücâdele başlayınca, harplere katılıp, gür sesiyle düşmanın moralini bozardı.

    Bâzı savaşlarda Peygamber efendimiz, onu Medîne-i Münevverede vâli olarak bırakırdı. Peygamberimizin zamanında, onüç defa Medîne’de kalıp, vâlilik ve imamlık yaptı. Resûlullah efendimiz kendisine çok iltifat edip, dâima gönlünü alırdı.

    Medîne’de vâlilik ve imametle vazifelendirilmesi, âmâ hâliyle sefer ve muharebelere katılmasının güç olmasındandır.

    Bir defasında Resûlullah efendimiz, insanlara dînimizin esaslarını anlatırken, İbni Ümm-i Mektûm yanına geldi. Peygamberimiz, meşguliyetlerınden dolayı, alâkalanmakta geç kaldılar. Daha cevap veremeden Kur’an-ı kerimin sekseninci sûresi olan Abese sûresinin ilk on âyet-i kerimesi indi.

    İlâhi emir üzerine, Peygamberimiz, daha fazla alâkalanıp, iltifatını artırdı. Hatta ona, "Merhaba! Ey Rabbimin bana hitâb ve ikâzında bulunmasına sebep olan kişi!” diye iltifat edip, yanına oturtu, hâlini, hatırını sordu.

    Hâne-i saadetine alıp, onunla sohbet ederdi. Bir defasında, yine Peygamber efendimizi ziyâret için evine gelmişti. Resûlullahın huzuruna girmek için müsaade istedi. O sırada, Peygamberimizin mübârek hanımları da huzurundaydı.

    Resûlullah efendimiz, onun eve girmesine müsaade ettikten sonra, hanımlarına, çekilmelerini emir buyurdular. Bunun üzerine hanımları, gelen kimsenin gözlerinin görmediğini bildirerek, çekilmelerinin sebebini suâl ettiler. Bunun üzerine buyurdu ki:

    - O görmüyorsa, siz de görmüyor değilsiniz ya!

    Abdullah İbni Ümm-i Mektûm, Vedâ Haccına katıldı. Peygamberimiz Vedâ Hutbesini okurken, gür sesiyle hutbeyi tekrarladı. Hazret-i Ebû Bekir’in hilâfetinde müezzinlik, Hazret-i Ömer devrinde de İslâm ordusunda vazife aldı.

    Devamlı Cemaate gelir , Namazını Mescid-i Nebevide Kılardı

    Evi Mescid-i Nebeviye uzakta olmasına rağmen, dâima cemaate gelirdi . Mescide gelirken Hazret-i Ömer yardım ederdi

    Onunda bulundugu bir mecliste , Peygamber Efendimiz S.A.V cemaate devam etmenin lüzumu hakkında şöyle buyurmuştu : “Münafıklara en agır gelen namaz , yatsı namazıyla sabah namazıdır. Eger bu iki namazdaki hayrın ne oldugunu bilselerdi , emekleyerekte olsa onları kılmaya camiye gelirlerdi. /Nefsimi kudret eliyle tutan zata kasem olsunki / Ezan okutup Namaza başlamayı , sonra halkın namazını kıldırması için yerime birini bırakmayı , sonrada, beraberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle Namaza gelmeyenlere gitmeyi ve evlerini üzerlerine yıkmayı düşündüm . (BUHARİ Ezan 29,Kütübü sitte C.8 S.258 ) Bunun üzerine âmâ olan ABDULLAH İBNİ ÜMMİ MEKTUM R.A. Heyecanla : “ Ya Rasülellah , benim durumumu biliyorsun , benim rehberimde yok .Aynı zamanda Mescidle evimim arasında hurma agaçları var .” diyerek ,Peygamberimizden ( namazı evinde kılmak için ) ruhsat istedi.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V. :

    “ Ezanı İşitiyormusun ? “ diye sorar . “ Evet “ deyince.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V. :“ÖYLEYSE CEMAATE GEL , EMEKLİYEREKTE OLSA CEMAATE GEL “ der , VE GÖZLERİ GÖRMİYEN BİR ZATA DAHİ RUSAT VERMEZ .

    İMAM-I RABBANİ (K.S) Hazretleri de :

    “1-Sabah Namazını Cemaatle kılmak , bir sene Nafile Namaz kılmaktan birkaç mertebe üstündür .

    2- Sabah Namazını CEMAATLE KILMIYAN kişinin nefsi asla kemal bulmaz . “ buyurmuşlardır .


    Abdullah bin Ümm-i Mektûm hazretleri, Kur’an-ı Kerimi ezbere bilenlerdendi. Kur’an-ı Kerimin kıraatını öğretirdi. Resûlullahın buyurduklarını unutmamak için, sohbetlerinde devamlı hadis-i şerif rivâyet ederdi Mücâhid olup, cihâdlara dâima katılmak isterdi. Fakat gözleri görmediği için, fiilen katılamamaktan dolayı çok üzülürdü. Katıldıklarında da gür sesiyle düşmanın moralinin bozulmasına sebep olurdu. 636 senesinde yapılan Kadisiye savaşında, elinde sancak oluduğu hâlde, bir tepeye çıktı. Gür sesiyle düşmanın moralini bozdu. İbni Ümm-i Mektûm’un bu muharebede şehit olduğu rivâyet edilir.

    Ey Ehl-i İman ! Ama oldugu halde , hafız olup Kur’an Muallimi olan - Namazlarını Cemmaatle kılan-Kadisiye savaşında gür sesiyle düşmana korku salıp bu savaşta şehit olan , bu mübarek Sahabiden , tefekkür ve tezekkür edip ibret almazmısın ?


  3. 28.Ağustos.2011, 05:11
    2
    Özel Üye



    Allah cc size şifa versin size alttaki kıssayı okumanızı tavsiye ederim sonra buna siz karar verin

    GÖZLERİ GÖRMEYEN SAHABİ CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ Abdullah Bin Ümmi Mektûm

    Peygamberimizin müezzinlerinden.Abdullah bin Ümm-i Mektûm, Peygamberimizin İslâmiyeti anlatmaya başladığı ilk zamanlarda îman ile şereflenerek Müslüman oldu. Mekke’de kâfirlerin zulüm ve eziyetlerinin dayanılmaz hâle gelmesi üzerine ve Medîneli Müslümanlara din esaslarını ögretmek için, Medîne-i Münevvereye hicret etti.

    Âmâ olup, sesi çok gürdü. Sabah namazında, önce Hazret-i Bilâl, sonra İbni Ümm-i Mektûm ezan okurdu. Kâfirlerle silahlı mücâdele başlayınca, harplere katılıp, gür sesiyle düşmanın moralini bozardı.

    Bâzı savaşlarda Peygamber efendimiz, onu Medîne-i Münevverede vâli olarak bırakırdı. Peygamberimizin zamanında, onüç defa Medîne’de kalıp, vâlilik ve imamlık yaptı. Resûlullah efendimiz kendisine çok iltifat edip, dâima gönlünü alırdı.

    Medîne’de vâlilik ve imametle vazifelendirilmesi, âmâ hâliyle sefer ve muharebelere katılmasının güç olmasındandır.

    Bir defasında Resûlullah efendimiz, insanlara dînimizin esaslarını anlatırken, İbni Ümm-i Mektûm yanına geldi. Peygamberimiz, meşguliyetlerınden dolayı, alâkalanmakta geç kaldılar. Daha cevap veremeden Kur’an-ı kerimin sekseninci sûresi olan Abese sûresinin ilk on âyet-i kerimesi indi.

    İlâhi emir üzerine, Peygamberimiz, daha fazla alâkalanıp, iltifatını artırdı. Hatta ona, "Merhaba! Ey Rabbimin bana hitâb ve ikâzında bulunmasına sebep olan kişi!” diye iltifat edip, yanına oturtu, hâlini, hatırını sordu.

    Hâne-i saadetine alıp, onunla sohbet ederdi. Bir defasında, yine Peygamber efendimizi ziyâret için evine gelmişti. Resûlullahın huzuruna girmek için müsaade istedi. O sırada, Peygamberimizin mübârek hanımları da huzurundaydı.

    Resûlullah efendimiz, onun eve girmesine müsaade ettikten sonra, hanımlarına, çekilmelerini emir buyurdular. Bunun üzerine hanımları, gelen kimsenin gözlerinin görmediğini bildirerek, çekilmelerinin sebebini suâl ettiler. Bunun üzerine buyurdu ki:

    - O görmüyorsa, siz de görmüyor değilsiniz ya!

    Abdullah İbni Ümm-i Mektûm, Vedâ Haccına katıldı. Peygamberimiz Vedâ Hutbesini okurken, gür sesiyle hutbeyi tekrarladı. Hazret-i Ebû Bekir’in hilâfetinde müezzinlik, Hazret-i Ömer devrinde de İslâm ordusunda vazife aldı.

    Devamlı Cemaate gelir , Namazını Mescid-i Nebevide Kılardı

    Evi Mescid-i Nebeviye uzakta olmasına rağmen, dâima cemaate gelirdi . Mescide gelirken Hazret-i Ömer yardım ederdi

    Onunda bulundugu bir mecliste , Peygamber Efendimiz S.A.V cemaate devam etmenin lüzumu hakkında şöyle buyurmuştu : “Münafıklara en agır gelen namaz , yatsı namazıyla sabah namazıdır. Eger bu iki namazdaki hayrın ne oldugunu bilselerdi , emekleyerekte olsa onları kılmaya camiye gelirlerdi. /Nefsimi kudret eliyle tutan zata kasem olsunki / Ezan okutup Namaza başlamayı , sonra halkın namazını kıldırması için yerime birini bırakmayı , sonrada, beraberlerinde odun desteleri olan bir grup erkekle Namaza gelmeyenlere gitmeyi ve evlerini üzerlerine yıkmayı düşündüm . (BUHARİ Ezan 29,Kütübü sitte C.8 S.258 ) Bunun üzerine âmâ olan ABDULLAH İBNİ ÜMMİ MEKTUM R.A. Heyecanla : “ Ya Rasülellah , benim durumumu biliyorsun , benim rehberimde yok .Aynı zamanda Mescidle evimim arasında hurma agaçları var .” diyerek ,Peygamberimizden ( namazı evinde kılmak için ) ruhsat istedi.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V. :

    “ Ezanı İşitiyormusun ? “ diye sorar . “ Evet “ deyince.

    PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V. :“ÖYLEYSE CEMAATE GEL , EMEKLİYEREKTE OLSA CEMAATE GEL “ der , VE GÖZLERİ GÖRMİYEN BİR ZATA DAHİ RUSAT VERMEZ .

    İMAM-I RABBANİ (K.S) Hazretleri de :

    “1-Sabah Namazını Cemaatle kılmak , bir sene Nafile Namaz kılmaktan birkaç mertebe üstündür .

    2- Sabah Namazını CEMAATLE KILMIYAN kişinin nefsi asla kemal bulmaz . “ buyurmuşlardır .


    Abdullah bin Ümm-i Mektûm hazretleri, Kur’an-ı Kerimi ezbere bilenlerdendi. Kur’an-ı Kerimin kıraatını öğretirdi. Resûlullahın buyurduklarını unutmamak için, sohbetlerinde devamlı hadis-i şerif rivâyet ederdi Mücâhid olup, cihâdlara dâima katılmak isterdi. Fakat gözleri görmediği için, fiilen katılamamaktan dolayı çok üzülürdü. Katıldıklarında da gür sesiyle düşmanın moralinin bozulmasına sebep olurdu. 636 senesinde yapılan Kadisiye savaşında, elinde sancak oluduğu hâlde, bir tepeye çıktı. Gür sesiyle düşmanın moralini bozdu. İbni Ümm-i Mektûm’un bu muharebede şehit olduğu rivâyet edilir.

    Ey Ehl-i İman ! Ama oldugu halde , hafız olup Kur’an Muallimi olan - Namazlarını Cemmaatle kılan-Kadisiye savaşında gür sesiyle düşmana korku salıp bu savaşta şehit olan , bu mübarek Sahabiden , tefekkür ve tezekkür edip ibret almazmısın ?


  4. 06.Temmuz.2016, 21:00
    3
    Misafir

    Cevap: Bende sinirsel baş dönmesi hastalığı var bu yüzden cami cemaatle kılınan namazlara gidemiyorum

    Sayın abicim bende de e aynı sıkıntı var . Mesele cemaate gelmek değil mesele dikkat durulurken olmuyor işte . Anlatılacak gibi bişey değil işte


  5. 06.Temmuz.2016, 21:00
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sayın abicim bende de e aynı sıkıntı var . Mesele cemaate gelmek değil mesele dikkat durulurken olmuyor işte . Anlatılacak gibi bişey değil işte





+ Yorum Gönder