Konusunu Oylayın.: Komsuluk İlişkileri Nasıl Gelişir? Gelişmesi İçin Neler Yapılmalıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Komsuluk İlişkileri Nasıl Gelişir? Gelişmesi İçin Neler Yapılmalıdır?
  1. 26.Ağustos.2011, 04:20
    1
    Misafir

    Komsuluk İlişkileri Nasıl Gelişir? Gelişmesi İçin Neler Yapılmalıdır?






    Komsuluk İlişkileri Nasıl Gelişir? Gelişmesi İçin Neler Yapılmalıdır? Mumsema Komsuluk İlişkileri Nasıl Gelişir? Gelişmesi İçin Neler Yapılmalıdır?


  2. 26.Ağustos.2011, 04:20
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 26.Ağustos.2011, 04:33
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Komsuluk İlişkileri Nasıl Gelişir? Gelişmesi İçin Neler Yapılmalıdır?




    KOMŞULUK İLİŞKİLERİ
    Komşuluk ilişkileri nasıl olmalı




    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.
    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlık güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan “Ev alma komşu al” özdeyişi komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” “Komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana aileden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular teşkil ettiği içindir ki gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir. Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra yakın ve uzak komşuya iyilik etmek iyi davranmak tavsiye edilmektedir (en-Nisâ 4/36). Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidişle her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî “Edeb” 123) demiştir. Peygamberimiz’in “Komşusu elinden dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî “Edeb” 29) sözü komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî “Edeb” 31) gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir. Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir: 1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek. 2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak. 3. Borç istediğinde vermek. 4. Darda kaldığında yardımına koşmak. 5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek. 6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek. 7. Evi onun rüzgârını (güneşini manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak. 8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id VIII 168-170). Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çizmekle birlikte komşunun komşu üzerindeki bütün haklarını saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilinden işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın din ve dindarlık farkı kültür ve bölge farkı gözetmeksizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması İslâm’ın yardımlaşma dayanışma zarar vermeme küs durmama ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadıkları halde yardımlaşma dayanışma bir tarafa tanışmayan konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştırılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için komşuları rahatsız edecek davranışlardan evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan televizyon teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.

    Komşuluk ilişkileri nasıl olmalı


    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.


    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi kü-çük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişki-leri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlık güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan “Ev alma komşu al” özdeyişi komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” “Komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana ai-leden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular teşkil ettiği içindir ki gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir. Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra yakın ve uzak komşuya iyilik etmek iyi davranmak tavsiye edil-mektedir (en-Nisâ 4/36). Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidiş-le her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî “Edeb” 123) demiştir. Peygamberimiz’in “Komşu-su elinden dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî “Edeb” 29) sözü komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî “Edeb” 31) gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir.

    Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir:

    1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek.
    2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak.
    3. Borç istediğinde vermek.
    4. Darda kaldığında yardımına koşmak.
    5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek.
    6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek.
    7. Evi onun rüzgârını (güneşini manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak.
    8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id VIII 168-170).

    Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çiz-mekle birlikte komşunun komşu üzerindeki bütün hakları-nı saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilin-den işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın din ve dindarlık farkı kültür ve bölge farkı gözetmek-sizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması İs-lâm’ın yardımlaşma dayanışma zarar vermeme küs durma-ma ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadık-ları halde yardımlaşma dayanışma bir tarafa tanışmayan konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştı-rılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için kom-şuları rahatsız edecek davranışlardan evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan televizyon teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.


  4. 26.Ağustos.2011, 04:33
    2
    Özel Üye



    KOMŞULUK İLİŞKİLERİ
    Komşuluk ilişkileri nasıl olmalı




    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.
    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlık güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan “Ev alma komşu al” özdeyişi komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” “Komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana aileden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular teşkil ettiği içindir ki gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir. Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra yakın ve uzak komşuya iyilik etmek iyi davranmak tavsiye edilmektedir (en-Nisâ 4/36). Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidişle her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî “Edeb” 123) demiştir. Peygamberimiz’in “Komşusu elinden dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî “Edeb” 29) sözü komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî “Edeb” 31) gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir. Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir: 1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek. 2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak. 3. Borç istediğinde vermek. 4. Darda kaldığında yardımına koşmak. 5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek. 6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek. 7. Evi onun rüzgârını (güneşini manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak. 8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id VIII 168-170). Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çizmekle birlikte komşunun komşu üzerindeki bütün haklarını saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilinden işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın din ve dindarlık farkı kültür ve bölge farkı gözetmeksizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması İslâm’ın yardımlaşma dayanışma zarar vermeme küs durmama ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadıkları halde yardımlaşma dayanışma bir tarafa tanışmayan konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştırılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için komşuları rahatsız edecek davranışlardan evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan televizyon teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.

    Komşuluk ilişkileri nasıl olmalı


    Komşu tabiri birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.


    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi kü-çük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişki-leri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlık güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan “Ev alma komşu al” özdeyişi komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” “Komşuda pişer bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana ai-leden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular teşkil ettiği içindir ki gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir. Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra yakın ve uzak komşuya iyilik etmek iyi davranmak tavsiye edil-mektedir (en-Nisâ 4/36). Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki bu gidiş-le her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî “Edeb” 123) demiştir. Peygamberimiz’in “Komşu-su elinden dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî “Edeb” 29) sözü komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî “Edeb” 31) gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir.

    Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir:

    1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek.
    2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak.
    3. Borç istediğinde vermek.
    4. Darda kaldığında yardımına koşmak.
    5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek.
    6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek.
    7. Evi onun rüzgârını (güneşini manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak.
    8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id VIII 168-170).

    Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çiz-mekle birlikte komşunun komşu üzerindeki bütün hakları-nı saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilin-den işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın din ve dindarlık farkı kültür ve bölge farkı gözetmek-sizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması İs-lâm’ın yardımlaşma dayanışma zarar vermeme küs durma-ma ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadık-ları halde yardımlaşma dayanışma bir tarafa tanışmayan konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştı-rılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için kom-şuları rahatsız edecek davranışlardan evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan televizyon teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.





+ Yorum Gönder