Konusunu Oylayın.: Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler Şüphesiz Allah kuvvetlidir mutlak güç sahibidir (Hacc, 74) ayeti izahı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler Şüphesiz Allah kuvvetlidir mutlak güç sahibidir (Hacc, 74) ayeti izahı
  1. 26.Ağustos.2011, 03:40
    1
    Misafir

    Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler Şüphesiz Allah kuvvetlidir mutlak güç sahibidir (Hacc, 74) ayeti izahı






    Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler Şüphesiz Allah kuvvetlidir mutlak güç sahibidir (Hacc, 74) ayeti izahı Mumsema "Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir." (Hacc, 74) ayetini açıklar mısınız?


  2. 26.Ağustos.2011, 13:35
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: "Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir." (Hacc, 74) ayeti iz




    Değerli kardeşimiz;



    "Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir." (Hacc, 74)
    Onlar, Allah'ı hakkıyla bilemediler. Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvet sahibidir, her şeye galiptir.
    Müşrikler, Allah'ı bırakıp ta, sineklere karşı dahi kendilerini savunama­yan putlara tapmakla Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Onun yüceliğini bile­mediler. Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvet sahibidir. Dilediği büyük veya küçük şeyleri yaratır. Herşeye galiptir, hiçbirşey ona güç yetiremez. O halde ey müş­rikler; tek bir sineği dahi yaratmaktan âciz olan ve ona karşı kendisini de savu­namayan putları, mutlak kuvvet ve kudret sahibi olan Allah'a nasıl eşit tutarsı­nız?
    Peygamber efendimiz (a.s.m.), Allah Teala'nın, bir Hadis-i Kudsîde şöyle bu­yurduğunu beyan ediyor:
    "Benim yaratmam gibi herhangi bir şeyi yaratmaya kalkandan daha zalim kim olabilir? Bir zerrecik yaratsınlar veya bir (arpa) tanesi yaratsınlar da göre­lim." (bk. Taberi Tefsiri, İlgili ayetin tefsiri)
    Varlık âleminde yalnız O'nun düzeni, eşyada sadece O'nun damgası bulunduğu halde, hâlâ bu gerçeği göremeyen, anlayamayan körler ve sağırlar vardır. Canlı bir varlık kime, niçin hizmet eder? Bir gül veya çiçek o güzelliğini ve taşıdığı nefis koku ve şifayı kime vermeye çalışır? Meyve ağacı neden her yıl çiçek açıp meyve verir? Kendileri için desek, ağacın buna ihtiyacı yoktur. Sözü edilen güzelliğini ve faydalarını vermek zorun­dadır dersek, onu zorlayan, böyle bir ameliyeye iten nedir?
    Buharlaşma, bulutlaşma ve yağmura geçiş kimler içindir? Tükenmez enerji kaynağı olan Güneş kimleri/neleri neden, niçin aydınlatıp ısıtmak­tadır?
    Dikkat edildiğinde bunların hiçbirinin sunduğu yarar kendisinden ya­na değildir; bütünüyle insanoğluna yönelik ve onun içindir.
    O halde bu mükemmel düzeni kuran, eşyayı belirtilen yarar doğrul­tusunda insanın hizmetine veren kimdir?
    İşte bu hakikati görmemek ve anlamamak, Allah'ın kadr-u kıymetini bilmemek ve anlamamak demektir.
    Cenâb-ı Hak kendini tanıtmak için eşyayı gözlerimizin önüne sermek­le kalmamış, rahmetinin eseri olarak meleklerden ve insanlardan elçiler ve aracılar seçip göndermiştir. Melek Cebrail O'ndan alıp peygamberlere getirdi; peygamberler de ondan aldıklarını insanlara tebliğ ettiler. Böyle­ce Kur'ân-ı Kerîm kâinatın esrarını çözen tek şifre, beşer ruhunu besle­yip şifâ veren tek ilâç, toplumu ve aileyi ahlâk ve fazilet ölçülerine göre imân temeli üzerinde geliştiren tek eğiticidir. Hz. Muhammed (A.S.) da onu bize en iyi şekilde açıklayıp tebliğ eden tek rehberdir.
    Bütün bu hikmetleri idrâk edip hilkat kanununun gereğine göre ye­rini belirleyen mü'minler, şüphesiz ki Allah'ın Aziz sıfatının tecellisine mazhar olurlar. Nitekim 74. âyetin son kısmı Allah'ın iki sıfatıyla noktalanır­ken, bu inceliği ilham etmektedir. Hiç kimse Allah'tan daha güçlü, daha üstün değildir ve olamaz da. (Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 8/4058-4059, İlgili ayetin tefsiri)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 26.Ağustos.2011, 13:35
    2
    Devamlı Üye



    Değerli kardeşimiz;



    "Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir." (Hacc, 74)
    Onlar, Allah'ı hakkıyla bilemediler. Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvet sahibidir, her şeye galiptir.
    Müşrikler, Allah'ı bırakıp ta, sineklere karşı dahi kendilerini savunama­yan putlara tapmakla Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Onun yüceliğini bile­mediler. Şüphesiz ki Allah, mutlak kuvvet sahibidir. Dilediği büyük veya küçük şeyleri yaratır. Herşeye galiptir, hiçbirşey ona güç yetiremez. O halde ey müş­rikler; tek bir sineği dahi yaratmaktan âciz olan ve ona karşı kendisini de savu­namayan putları, mutlak kuvvet ve kudret sahibi olan Allah'a nasıl eşit tutarsı­nız?
    Peygamber efendimiz (a.s.m.), Allah Teala'nın, bir Hadis-i Kudsîde şöyle bu­yurduğunu beyan ediyor:
    "Benim yaratmam gibi herhangi bir şeyi yaratmaya kalkandan daha zalim kim olabilir? Bir zerrecik yaratsınlar veya bir (arpa) tanesi yaratsınlar da göre­lim." (bk. Taberi Tefsiri, İlgili ayetin tefsiri)
    Varlık âleminde yalnız O'nun düzeni, eşyada sadece O'nun damgası bulunduğu halde, hâlâ bu gerçeği göremeyen, anlayamayan körler ve sağırlar vardır. Canlı bir varlık kime, niçin hizmet eder? Bir gül veya çiçek o güzelliğini ve taşıdığı nefis koku ve şifayı kime vermeye çalışır? Meyve ağacı neden her yıl çiçek açıp meyve verir? Kendileri için desek, ağacın buna ihtiyacı yoktur. Sözü edilen güzelliğini ve faydalarını vermek zorun­dadır dersek, onu zorlayan, böyle bir ameliyeye iten nedir?
    Buharlaşma, bulutlaşma ve yağmura geçiş kimler içindir? Tükenmez enerji kaynağı olan Güneş kimleri/neleri neden, niçin aydınlatıp ısıtmak­tadır?
    Dikkat edildiğinde bunların hiçbirinin sunduğu yarar kendisinden ya­na değildir; bütünüyle insanoğluna yönelik ve onun içindir.
    O halde bu mükemmel düzeni kuran, eşyayı belirtilen yarar doğrul­tusunda insanın hizmetine veren kimdir?
    İşte bu hakikati görmemek ve anlamamak, Allah'ın kadr-u kıymetini bilmemek ve anlamamak demektir.
    Cenâb-ı Hak kendini tanıtmak için eşyayı gözlerimizin önüne sermek­le kalmamış, rahmetinin eseri olarak meleklerden ve insanlardan elçiler ve aracılar seçip göndermiştir. Melek Cebrail O'ndan alıp peygamberlere getirdi; peygamberler de ondan aldıklarını insanlara tebliğ ettiler. Böyle­ce Kur'ân-ı Kerîm kâinatın esrarını çözen tek şifre, beşer ruhunu besle­yip şifâ veren tek ilâç, toplumu ve aileyi ahlâk ve fazilet ölçülerine göre imân temeli üzerinde geliştiren tek eğiticidir. Hz. Muhammed (A.S.) da onu bize en iyi şekilde açıklayıp tebliğ eden tek rehberdir.
    Bütün bu hikmetleri idrâk edip hilkat kanununun gereğine göre ye­rini belirleyen mü'minler, şüphesiz ki Allah'ın Aziz sıfatının tecellisine mazhar olurlar. Nitekim 74. âyetin son kısmı Allah'ın iki sıfatıyla noktalanır­ken, bu inceliği ilham etmektedir. Hiç kimse Allah'tan daha güçlü, daha üstün değildir ve olamaz da. (Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 8/4058-4059, İlgili ayetin tefsiri)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder