Konusunu Oylayın.: Şeytan Hz. Adem´e secde etmedikten sonra Allah neden kendisine karşı çıktığı için şeytanı yok etmiyor?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Şeytan Hz. Adem´e secde etmedikten sonra Allah neden kendisine karşı çıktığı için şeytanı yok etmiyor?
  1. 24.Ağustos.2011, 00:38
    1
    Misafir

    Şeytan Hz. Adem´e secde etmedikten sonra Allah neden kendisine karşı çıktığı için şeytanı yok etmiyor?






    Şeytan Hz. Adem´e secde etmedikten sonra Allah neden kendisine karşı çıktığı için şeytanı yok etmiyor? Mumsema Şeytan Hz. Adem´e secde etmedikten sonra Allah neden kendisine karşı çıktığı için şeytanı yok etmiyor?


  2. 24.Ağustos.2011, 00:57
    2
    Candle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mayıs.2007
    Üye No: 866
    Mesaj Sayısı: 864
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Şeytan Hz. Adem´e secde etmedikten sonra Allah neden kendisine karşı çıktığı için şeytanı yok etmiyor?




    Şeytan cinlerdendir. Bilindiği gibi insanlar ve cinler imtihan edilmek için yaratılmışlardır. İlk imtihan da şeytan kaybetmiştir. Allahu Tealadan mühlet istemiştir. Rabbimiz de hikmeti gereği ona kıyamete kadar mühlet vermiştir.

    Kendisi Hz. Ademe (a.s.) secde etmediği için ilahi rahmetten kovulmuş ve kendi arzusu üzerine bir ilahî hikmet olarak, kendisine kıyamete kadar insanlara musallat olma, onları yoldan çıkarmak için çalışmaya izni verilmiştir.

    Bu iznin verilme hikmeti ise bir değil yüzlercedir. Bunlardan en önemlileri şu iki hikmettir. Cenab-ı Hak, şeytan vesvesesi olmaksızın da insanları imtihan edebilir, şeytanın görevini de insan nefsine yükleyebilirdi. Ama böyle yapmakla, şeytanın o çirkin arzusunu, yani kıyamete kadar insanları hak yoldan saptırma arzusunu kabul etmekle şeytanın cehennemde çekeceği azabı milyarlarca kat artırmış oldu. Zira, “Sebep olan işleyen gibidir.” hadis-i şerifine göre, insanların şeytan vesvesesine uyarak işledikleri günahların bir katı da şeytana yazılıyor ve böylece onun azabı attıkça artıyordu.

    Diğer hikmet ise, insanların nefis ve şeytan ile bir imtihan geçirmeleri ve bu imtihanı kazanan müminlerin meleklerden daha ileri derecelere yükselmeleridir. Eğer, insan nefsine kötülüğü emretme özelliği verilmemiş olsaydı ve insanlara şeytan musallat olmasaydı insanların dereceleri de meleklerde olduğu gibi sabit kalacaktı.

    Şeytanın musallat kılınmasıyla insanların dereceleri ortaya çıkacak, inanan-inanmayan belli olacaktır. Meleklere şeytan musallat olmadığından onlardan inkârcı çıkmaz, ama imtihana tabi olmadıklarından kendileri için dereceler de söz konusu değildir, makamları sabittir. İnsanlık âleminde ise daima inişler çıkışlar yaşanmakta, bir kısmı “âlay-ı illiyyin” denilen en ileri makamlara yükselirken, bir kısmı da “esfel-i safilin” denilen en aşağılara düşebil mektedir. Yüce Allah -tabir caizse- insanlık âleminde renklilik murat etmiştir. Şayet şeytan olmasa insanlar da melekler gibi olur, aralarında derece farkları ortaya çıkmazdı. Ama şeytanın vesvesesiyle bir kısım insanlar onlara tabi olurken, bir kısmı da onları dinlemeyip, derece kat etmektedir. Bunun sonucu olarak insanlık âleminin medar-ı iftiharları olan peygamberler, veliler, âlimler gibi kaliteli insanlar ortaya çıkmışlardır.

    Şeytan insanlara sadece vesvese verir, kötülüklere sevk eder, ama zorla bir şey yaptıramaz. Eğer böyle bir gücü olsaydı, insanların kötülükler sebebiyle sorumlu olmaması gerekirdi.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  3. 24.Ağustos.2011, 00:57
    2
    Devamlı Üye



    Şeytan cinlerdendir. Bilindiği gibi insanlar ve cinler imtihan edilmek için yaratılmışlardır. İlk imtihan da şeytan kaybetmiştir. Allahu Tealadan mühlet istemiştir. Rabbimiz de hikmeti gereği ona kıyamete kadar mühlet vermiştir.

    Kendisi Hz. Ademe (a.s.) secde etmediği için ilahi rahmetten kovulmuş ve kendi arzusu üzerine bir ilahî hikmet olarak, kendisine kıyamete kadar insanlara musallat olma, onları yoldan çıkarmak için çalışmaya izni verilmiştir.

    Bu iznin verilme hikmeti ise bir değil yüzlercedir. Bunlardan en önemlileri şu iki hikmettir. Cenab-ı Hak, şeytan vesvesesi olmaksızın da insanları imtihan edebilir, şeytanın görevini de insan nefsine yükleyebilirdi. Ama böyle yapmakla, şeytanın o çirkin arzusunu, yani kıyamete kadar insanları hak yoldan saptırma arzusunu kabul etmekle şeytanın cehennemde çekeceği azabı milyarlarca kat artırmış oldu. Zira, “Sebep olan işleyen gibidir.” hadis-i şerifine göre, insanların şeytan vesvesesine uyarak işledikleri günahların bir katı da şeytana yazılıyor ve böylece onun azabı attıkça artıyordu.

    Diğer hikmet ise, insanların nefis ve şeytan ile bir imtihan geçirmeleri ve bu imtihanı kazanan müminlerin meleklerden daha ileri derecelere yükselmeleridir. Eğer, insan nefsine kötülüğü emretme özelliği verilmemiş olsaydı ve insanlara şeytan musallat olmasaydı insanların dereceleri de meleklerde olduğu gibi sabit kalacaktı.

    Şeytanın musallat kılınmasıyla insanların dereceleri ortaya çıkacak, inanan-inanmayan belli olacaktır. Meleklere şeytan musallat olmadığından onlardan inkârcı çıkmaz, ama imtihana tabi olmadıklarından kendileri için dereceler de söz konusu değildir, makamları sabittir. İnsanlık âleminde ise daima inişler çıkışlar yaşanmakta, bir kısmı “âlay-ı illiyyin” denilen en ileri makamlara yükselirken, bir kısmı da “esfel-i safilin” denilen en aşağılara düşebil mektedir. Yüce Allah -tabir caizse- insanlık âleminde renklilik murat etmiştir. Şayet şeytan olmasa insanlar da melekler gibi olur, aralarında derece farkları ortaya çıkmazdı. Ama şeytanın vesvesesiyle bir kısım insanlar onlara tabi olurken, bir kısmı da onları dinlemeyip, derece kat etmektedir. Bunun sonucu olarak insanlık âleminin medar-ı iftiharları olan peygamberler, veliler, âlimler gibi kaliteli insanlar ortaya çıkmışlardır.

    Şeytan insanlara sadece vesvese verir, kötülüklere sevk eder, ama zorla bir şey yaptıramaz. Eğer böyle bir gücü olsaydı, insanların kötülükler sebebiyle sorumlu olmaması gerekirdi.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder