Konusunu Oylayın.: Teşvik kredisiyle alınan koyunların zekatı hesaplanırken kalan borç düşürülür mü ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Teşvik kredisiyle alınan koyunların zekatı hesaplanırken kalan borç düşürülür mü ?
  1. 23.Ağustos.2011, 12:57
    1
    Misafir

    Teşvik kredisiyle alınan koyunların zekatı hesaplanırken kalan borç düşürülür mü ?






    Teşvik kredisiyle alınan koyunların zekatı hesaplanırken kalan borç düşürülür mü ? Mumsema teşvik kredisiyle alınmış koyunların zekatı verilirken kalan borç düşürülür mü


  2. 23.Ağustos.2011, 12:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 24.Ağustos.2011, 00:29
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Teşvik kredisiyle alınan koyunların zekatı hesaplanırken kalan borç düşürülür mü ?




    Zekatta Hayvanlar:
    Binlerce çeşidi bulunan hayvanların hepsi ve her miktarı zekâta tâbî değildir; hayvanlardan dolayı zekât mükellefiyetinin bazı şartları vardır:
    1- Belli bir sayıya (nisab) ulaşacak; devede beş, davarda kırk gibi.
    2- Üzerinden yıl geçecek.
    3- Et, süt, yavru vb.'den istifade edilmek maksadıyla edinilmiş olup yılın büyük bir kısmında serbest merada otlayacak; yemlemek suretiyle beslenirse hayvana zekât düşmez. Râbia, Mâlik ve el-Leys bu mevzûuda cumhura muhalefet etmiş, her iki durumda da zekâtla hükmetmişlerdir. Mezkûr şartın dayanağı hadîslerdir.191
    4- Yine hadîslerin istisnasıyla tarla sürme, su ve yük taşıma gibi işlerde çalıştırılmak üzere edinilmiş olmayacak; çünkü bu maksatla alınan hayvanlar mükellefin şahsî ve meslekî ihtiyaçları arasına ve bu sebeple de zekât muafiyetine dahil olur. Mâlik bu mevzûuda da cumhura muhaliftir.192

    Çeşitlerine göre nisab:
    1- Bu şartları taşıyan hayvanlardan devenin nisabı şöyledir: Beş ilâ dokuz devede bir koyun; (on-on dört) iki koyun; (on beş-on dokuz) üç koyun; (yirmi-yirmi dört) dört koyun; (yirmi beş-otuz beş) iki yaşına basmış bir dişi deve (Bint mahâd): (otuz altı-kırk beş) üç yaşına basmış bir dişi deve (bint lebûn), (kırk altı-altmış) dört yaşına basmış bir dişi deve (hıkka)- (altmış bir-yetmiş beş) beş yaşına basmış bir dişi deve (ceze'a); (yetmiş altı-doksan) iki bint lebûn; (doksan bir-yüz yirmi) iki hıkka zekât olarak verilecektir. Buraya kadar verilen rakamlar üzerinde ittifak vardır.193 Sayı 120'yi geçince, fukahâ ekseriyetine göre, her ellide bir hıkka ve her kırkta bir bint lebûn verilir. Nehaî, Sevrî ve Ebû Hanife ise, bir başka rivâyete dayanarak,194 120'den sonra tekrar başa dönülür; her beş fazla için ilâve bir koyun, on fazla için iki koyun, onbeşte üç, yirmide dört koyun, yirmi beşte bint mahâd, rakam yüz elli olunca üç hıkka, iki yüze kadar yine baştaki gibi her elli artışında bir hıkka eklenerek tekrar başa dönülür demişlerdir.
    Bazı fakihler bu iki görüş arasında delile göre tercihe giderken diğer bazıları deve ve koyun fiyatlarına, mükellefin durumuna göre bu iki görüşten birini alıp uygulamak yolunu benimsemişlerdir.195
    2. Sığır: Hadîsler, deve ve davarın yanında sığırı da zikretmiş,196 manda ise icmâ ile sığır gibi mütâlaa edilmiştir.197 Muâz'ı Yemen'e gönderirken Hz. Peygamber'in (sav) verdiği talimata göre198 sığır ve mandanın nisâbı otuzdur. Otuz sığırda iki yaşına basmış bir dana (tebî'), kırk sığırda üç yaşına basmış bir dana (müsinne), altmış sığırda iki tebî' yetmişte bir tebî' ve bir müsinne, seksende iki müsinne, doksanda üç tebî', yüzde iki tebî', ve bir müsinne, yüzonda iki müsinne ve bir tebî', yüzyirmide üç müsinne veya dört tebi'... zekât olarak verilir; dört mezhebin görüşü budur.199 Bu sayıdan sonra otuz veya kırkın katlarına göre tebî' veya müsinne sayısı ayarlanır ve ödenir.
    3. Koyun-Keçi (Davar): Yukarıda zikri geçen hadîslerde davarın da nisâbı verilmiş ve koyun ile keçiye -ayrı ayrı veya karışık- şâmil olmak üzere şu nisâblarda ittifak hâsıl olmuştur: Otuz dokuz davara kadar zekât yoktur, kırk davardan yüz yirmi davara kadar bir, 121-200 arası iki, 201-399 arası üç, 400-499 arası dört, 500-599 arası beş... davar zekât olarak verilir.
    4. At: Ebû Hanife cumhurdan ayrılarak, üretmek maksadıyla edinilen ve merada otlayan atlara zekât düşeceği görüşünü benimsemiştir.200 Nisâb için beş adet, ödencek miktar için de değerinin kırkta biri bazı fıkıh bilginlerinin tercihidir.201
    5. Diğer hayvanlar: Hadîslerde geçen hayvanlar dışında bir hayvan cinsi, insanlar tarafından edinilip mahsûlünden faydalanmak üzere üretilse ve yılın çoğunda serbest merada beslense, bundan da zekât ödenmesi gerekeceği neticesine varanlar olmuştur. Ebû Zehra, Hallâf, Kardâvî gibi muâsır âlimler bu neticeye varırken Hz. Ömer ve Ebû Hanîfe'nin at meselesinde kullandıkları kıyas metodunu kullanmışlardır.202 Bu nevi hayvanlarda nisâbın, beş deve veya kırk koyun değerinde olması, ödenecek miktarın da değerin kırkta biri olarak takdiri uygun görülmüştür.



  4. 24.Ağustos.2011, 00:29
    2
    Silent and lonely rains



    Zekatta Hayvanlar:
    Binlerce çeşidi bulunan hayvanların hepsi ve her miktarı zekâta tâbî değildir; hayvanlardan dolayı zekât mükellefiyetinin bazı şartları vardır:
    1- Belli bir sayıya (nisab) ulaşacak; devede beş, davarda kırk gibi.
    2- Üzerinden yıl geçecek.
    3- Et, süt, yavru vb.'den istifade edilmek maksadıyla edinilmiş olup yılın büyük bir kısmında serbest merada otlayacak; yemlemek suretiyle beslenirse hayvana zekât düşmez. Râbia, Mâlik ve el-Leys bu mevzûuda cumhura muhalefet etmiş, her iki durumda da zekâtla hükmetmişlerdir. Mezkûr şartın dayanağı hadîslerdir.191
    4- Yine hadîslerin istisnasıyla tarla sürme, su ve yük taşıma gibi işlerde çalıştırılmak üzere edinilmiş olmayacak; çünkü bu maksatla alınan hayvanlar mükellefin şahsî ve meslekî ihtiyaçları arasına ve bu sebeple de zekât muafiyetine dahil olur. Mâlik bu mevzûuda da cumhura muhaliftir.192

    Çeşitlerine göre nisab:
    1- Bu şartları taşıyan hayvanlardan devenin nisabı şöyledir: Beş ilâ dokuz devede bir koyun; (on-on dört) iki koyun; (on beş-on dokuz) üç koyun; (yirmi-yirmi dört) dört koyun; (yirmi beş-otuz beş) iki yaşına basmış bir dişi deve (Bint mahâd): (otuz altı-kırk beş) üç yaşına basmış bir dişi deve (bint lebûn), (kırk altı-altmış) dört yaşına basmış bir dişi deve (hıkka)- (altmış bir-yetmiş beş) beş yaşına basmış bir dişi deve (ceze'a); (yetmiş altı-doksan) iki bint lebûn; (doksan bir-yüz yirmi) iki hıkka zekât olarak verilecektir. Buraya kadar verilen rakamlar üzerinde ittifak vardır.193 Sayı 120'yi geçince, fukahâ ekseriyetine göre, her ellide bir hıkka ve her kırkta bir bint lebûn verilir. Nehaî, Sevrî ve Ebû Hanife ise, bir başka rivâyete dayanarak,194 120'den sonra tekrar başa dönülür; her beş fazla için ilâve bir koyun, on fazla için iki koyun, onbeşte üç, yirmide dört koyun, yirmi beşte bint mahâd, rakam yüz elli olunca üç hıkka, iki yüze kadar yine baştaki gibi her elli artışında bir hıkka eklenerek tekrar başa dönülür demişlerdir.
    Bazı fakihler bu iki görüş arasında delile göre tercihe giderken diğer bazıları deve ve koyun fiyatlarına, mükellefin durumuna göre bu iki görüşten birini alıp uygulamak yolunu benimsemişlerdir.195
    2. Sığır: Hadîsler, deve ve davarın yanında sığırı da zikretmiş,196 manda ise icmâ ile sığır gibi mütâlaa edilmiştir.197 Muâz'ı Yemen'e gönderirken Hz. Peygamber'in (sav) verdiği talimata göre198 sığır ve mandanın nisâbı otuzdur. Otuz sığırda iki yaşına basmış bir dana (tebî'), kırk sığırda üç yaşına basmış bir dana (müsinne), altmış sığırda iki tebî' yetmişte bir tebî' ve bir müsinne, seksende iki müsinne, doksanda üç tebî', yüzde iki tebî', ve bir müsinne, yüzonda iki müsinne ve bir tebî', yüzyirmide üç müsinne veya dört tebi'... zekât olarak verilir; dört mezhebin görüşü budur.199 Bu sayıdan sonra otuz veya kırkın katlarına göre tebî' veya müsinne sayısı ayarlanır ve ödenir.
    3. Koyun-Keçi (Davar): Yukarıda zikri geçen hadîslerde davarın da nisâbı verilmiş ve koyun ile keçiye -ayrı ayrı veya karışık- şâmil olmak üzere şu nisâblarda ittifak hâsıl olmuştur: Otuz dokuz davara kadar zekât yoktur, kırk davardan yüz yirmi davara kadar bir, 121-200 arası iki, 201-399 arası üç, 400-499 arası dört, 500-599 arası beş... davar zekât olarak verilir.
    4. At: Ebû Hanife cumhurdan ayrılarak, üretmek maksadıyla edinilen ve merada otlayan atlara zekât düşeceği görüşünü benimsemiştir.200 Nisâb için beş adet, ödencek miktar için de değerinin kırkta biri bazı fıkıh bilginlerinin tercihidir.201
    5. Diğer hayvanlar: Hadîslerde geçen hayvanlar dışında bir hayvan cinsi, insanlar tarafından edinilip mahsûlünden faydalanmak üzere üretilse ve yılın çoğunda serbest merada beslense, bundan da zekât ödenmesi gerekeceği neticesine varanlar olmuştur. Ebû Zehra, Hallâf, Kardâvî gibi muâsır âlimler bu neticeye varırken Hz. Ömer ve Ebû Hanîfe'nin at meselesinde kullandıkları kıyas metodunu kullanmışlardır.202 Bu nevi hayvanlarda nisâbın, beş deve veya kırk koyun değerinde olması, ödenecek miktarın da değerin kırkta biri olarak takdiri uygun görülmüştür.






+ Yorum Gönder