Konusunu Oylayın.: Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece İslam'

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece İslam'
  1. 22.Ağustos.2011, 12:42
    1
    Misafir

    Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece İslam'






    Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece İslam' Mumsema Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece İslam'ın ihtimali için çalışayım. Belki diğer ihtimaller doğrudur?


  2. 22.Ağustos.2011, 12:42
    1
    Kayıtsız Üyea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üyea
    Misafir



  3. 22.Ağustos.2011, 13:22
    2
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece




    bu bir küfürdür kardeş belkisi melkisi yok. çok tehlikeli kelime.. evvela bu vesvese için. bak Kuranda Allah demiyormu Hak din İslamdır diye. peki Kuran-ı Kerim e bakınca bir çelişki bulabiliyormusun. Allahtan geldigi ap açık ortada değilmi. bir anayasa çıkardıkları zaman yüzlerce çelişki çıkıyor. Allah kelamı Kuran da öyle bir şey varmı.. Kuran-ı Kerimin aslı bozulmayacagına dair Allah Vaad etmemişmi. vede Aslı bozulmadıgı şuan bilimsel olarakta bilinmiyormu. o zaman Kuran-ı Al eline bak bakalım. Tevrat hakkında , İncil hakkında ne diyor. Biz Tevrata incile iman ettik ama Allahtan gelene ettik. Şuan Yahudi Hıristiyanlar Sapıklık içerisindeler. Ve gidecekleri yer ebedi cehennemdir. Ateistleri hiç sorma zaten. onların durumu onlar dan daha şiddetli alevli kızgın bir Ateş olacak..

    Bir alime Ateist soruyor. yavv ne varda o kadar namaz kılıyorsun. ibadet ediyorsun. Ahiret yok. bir şey yok. ölünce toprak olacagız bitip gidecegiz.. o Alim de cevap veriyor. ben namaz kılıyorum içime ferahlık geliyor. oruç tutuyorum vücudum dinleniyor , Allaha ibadet ettikce huzur buluyorum. eğerki toprak olacaksak ölünce. ben mutlu bir şekilde ölürüm ferah bir şekilde ölürüm.. Peki diyor benim dediklerim doğru ise. Ahiret ,Cennet cehennem var ise siz ne yapacaksınız bakayım....


  4. 22.Ağustos.2011, 13:22
    2
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    bu bir küfürdür kardeş belkisi melkisi yok. çok tehlikeli kelime.. evvela bu vesvese için. bak Kuranda Allah demiyormu Hak din İslamdır diye. peki Kuran-ı Kerim e bakınca bir çelişki bulabiliyormusun. Allahtan geldigi ap açık ortada değilmi. bir anayasa çıkardıkları zaman yüzlerce çelişki çıkıyor. Allah kelamı Kuran da öyle bir şey varmı.. Kuran-ı Kerimin aslı bozulmayacagına dair Allah Vaad etmemişmi. vede Aslı bozulmadıgı şuan bilimsel olarakta bilinmiyormu. o zaman Kuran-ı Al eline bak bakalım. Tevrat hakkında , İncil hakkında ne diyor. Biz Tevrata incile iman ettik ama Allahtan gelene ettik. Şuan Yahudi Hıristiyanlar Sapıklık içerisindeler. Ve gidecekleri yer ebedi cehennemdir. Ateistleri hiç sorma zaten. onların durumu onlar dan daha şiddetli alevli kızgın bir Ateş olacak..

    Bir alime Ateist soruyor. yavv ne varda o kadar namaz kılıyorsun. ibadet ediyorsun. Ahiret yok. bir şey yok. ölünce toprak olacagız bitip gidecegiz.. o Alim de cevap veriyor. ben namaz kılıyorum içime ferahlık geliyor. oruç tutuyorum vücudum dinleniyor , Allaha ibadet ettikce huzur buluyorum. eğerki toprak olacaksak ölünce. ben mutlu bir şekilde ölürüm ferah bir şekilde ölürüm.. Peki diyor benim dediklerim doğru ise. Ahiret ,Cennet cehennem var ise siz ne yapacaksınız bakayım....


  5. 22.Ağustos.2011, 13:45
    3
    reyna89
    Es Rahmet Rüzgarı

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Ağustos.2009
    Üye No: 49643
    Mesaj Sayısı: 329
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 28

    Cevap: Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece

    paylaşım için teşekkürler

    Alıntı
    Peki diyor benim dediklerim doğru ise. Ahiret ,Cennet cehennem var ise siz ne yapacaksınız bakayım....
    ,

    en güzel cevap bu olsa gerek ... İnanmayanlara


  6. 22.Ağustos.2011, 13:45
    3
    Es Rahmet Rüzgarı
    paylaşım için teşekkürler

    Alıntı
    Peki diyor benim dediklerim doğru ise. Ahiret ,Cennet cehennem var ise siz ne yapacaksınız bakayım....
    ,

    en güzel cevap bu olsa gerek ... İnanmayanlara


  7. 23.Ağustos.2011, 23:12
    4
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,652
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Öldükten sonra ya İslamın dediği çıkmazsa, Hristiyanların ya da ateistlerin dediği doğru çıkarsa ben neden sadece

    Tarih boyunca gelmiş geçmiş, devrini tamamlamış veya yaşamakta olan bütün dinlerde, âhiret inancının zayıf veya kuvvetli bir izi bulunmaktadır. Şüphesiz ilahî dinlerde ve özellikle de Kur'an-ı Kerim de âhiret inancı tafsilatlı bir şekilde anlatılmıştır.

    Tarih boyunca bütün toplumlarda, âhiret inancının izleri, İslâmî manada olmasa da, kuvvetli veya zayıf bir şekilde görülmektedir. Dinler tarihiyle alakalı araştırmaların neticeleri de bu gerçeği destekler mahiyettedir. Tarihte dinsiz bir millete rastlanmadığı gibi, Allah'a imândan sonra, ölüm ötesi bir hayata, en azından, rûhun bedenden ayrıldıktan sonra hayatını sürdürdüğüne dâir bir inancı olmayan topluma da rastlanmamıştır. Günümüzde Allah'ı, ahiret hayatını ve din adına her şeyi reddedenler olsa da bunlar azınlıkta kalmaktadır.

    Din ve inanışlarda ahiret inancı görülse de hiç biri İslam dini gibi gerçekçi ve tafsilatlı haber vermemiştir. Kur'an-ı Kerimin üçte birine yakın bölümü ahirete dair bilgiler vermektedir.

    Yahudilik temelde Hz. Musa'nın tebliğlerine ve Tevrat gibi büyük bir ilahî kitaba dayanmasına rağmen, âhiret hayatına çok az yer vermiş, hatta bu durum bazı âlimleri Yahudilikte âhiret inancının bulunmadığı kanaatine götürmüştür. Bazı muasır âlimler, aslı Allah tarafından inzâl olunmuş, Tevrat diye isimlendirilen Ahd-i Kadîm'in, âhiret hayatından, diriliş ve mücazattan, âhirete terğib ve teşvikten tamamen tecrid edildiğini, semavî bir kitabın bu vaziyete düşmesinin insanı hayrete düşüren bir durum olduğunu belirtmişlerdir. Addison, Yahudiliğin böyle bir duruma düşmesinde, millî bir esasa dayanan dinî gelenek ve göreneklerinin önemli bir rol oynadığını söylemekte ve bu durumun, onları, ölümden sonra her birerlerini bekleyen geleceği değil de, İsrail'in geleceğini düşünmeye yönelttiğini, ölümden sonrasını umursamaz duruma soktuğunu ifâde etmektedir.

    Öldükten sonra dirilişin Hz. İsa tarafından daha beşikte iken bildirilmesi, bu inancın önemini ve Hz. İsa'nın tebliğatında önemli bir yer tutacağını göstermektedir. Ancak ahiretteki mükafat ve ceza ilkeleri yorumlanarak farklı görüşler dillendirilmiştir. Mesela İncillere göre, cehennem azabı ebedîdir, ancak bazı hristiyan fırkalar, Allah'ın va'dinden dönmeyeceğini fakat, vaîdinden vazgeçebileceğini, dolayısıyla inkârcıları cezalandırmayıp, herkesi cennete koyacağını, ebedî azabın Allah'a yakışmadığını iddiâ etmişlerdir. İncillerde her ne kadar rûhla beraber bedenin diriltilmesi, cennet ve cehennemin maddî yönlerine de yer verilmişse de, geçmişten günümüze kadar hristiyanlarda hakim olan görüş, cennette yeme içme ve evlilik gibi cismanî zevklerin olmadığı görüşüdür. Çünkü İncil müfessirleri, cennette cismani lezzetlere delâlet eden ifâdeleri, mutluluk gibi manevî manalara hamledip, tevil ederek, asıl manalarından uzaklaştırmışlardır. Hıristiyanları böyle bir inanca iten sebeplerden birisinin de, yeniden dirilişteki bedenlerin farklı olup, insanın bu bedeni içinde insanüstü bir keyfiyet kazanacağına ve âdetâ melekleşeceğine dâir inançları olduğunu söyleyebiliriz.

    Kur'ân-ı Kerim'de âhiret mevzusu bütün teferruatıyla anlatılmıştır. İnsanın ölüm hengâmında melekler tarafından rûhunun kabzedilmesi, kıyamet alametleri, kıyametin vukuu esnasında kainat çapında meydana gelen dehşetli hadiseler, sûra üfürülmesi, insanların yeniden diriltilerek kabirlerinden çıkarılmaları, mahşer yerine sevkolunmaları, hesaba çekilmeleri, bu esnasındaki karşılıklı konuşmalar, amel sahifelerinin dağıtılması, insanların gruplara ayrılarak cennet ve cehenneme sevkolunmaları, cennet nimetleri ve cehennem azabının tafsilatlı olarak anlatılması, cennet ve cehennemdekilere melekler tarafından yapılan hitaplar, cennetliklerle cehennemlikler arasında cereyan eden karşılıklı konuşmalar, cennet ve cehennem hayatının ebedî oluşları gibi meseleler, Kur'an'da geniş bir şekilde anlatılan âhiretle alakalı meselelerdendir.

    Kur'an-ı Kerim'in ahirette insanların karşılaşacağı durumları akla hitap ederek kat'i bir şekilde tafsilatlı ve gerçekçi bir anlatımla haber vermesinin yanında O'nun Allah kelamı olduğuna iman etmek ve diğer kitapların tahrif edilmesinin yanında Kur'anın tek bir harfinin dahi değişmemiş olması gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. Kur'an-ı Kerimi bir elimize kitab-ı mukaddesi diğer elimize alıp okuyup aradaki farkı görmemiz yeterlidir.

    Ahiret alemleri gaybi bir konudur. Müslümanın bir özelliği de gayba iman etmektir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle “İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder.”(Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, Üçüncü Nokta).

    Bu manaları biraz açacak olursak, imanla teslimiyet birbirlerini tamamlayan kavramlardır. Teslimiyeti olmayan mümin tam mümin olamayacağı gibi, imanı olmayanın da zaten teslimiyeti söz konusu değildir. İman edene mümin, teslim olana Müslüman denir.

    Bu düşüncelerin temel kaynağı şeytani vesveselerdir. Örneğin Hristiyanlık inanışında kişinin cezalandırılmayıp Cennete alınacağı fikri insanın nefsine hoş gelmekte ve günah addedilen eylemleri yapmanın neticesinde karşılaşılacak ahiretteki cezayı bu inanışlarla yok saymaktadırlar. Kendilerince bir çıkış yolu bularak vicdanlarını rahatlatmak istemektedirler. Ancak bütün bunlar nefis ve şeytanın aldatmasından başka bir şey değildir.

    (Detaylı bilgi ve kaynaklar için Veysel Güllüce, Kur'an-ı Kerim'de Ahiret İnancının Temelleri adlı esere bakınız.)

    İlave bilgi için tıklayınız.

    Ba's ne demektir ? Öldükten sonra yeniden diriliş nasıl olacaktır? Yeniden dirilişi aklın kavraması, kalbin inanması için ne yapmalıyız?




    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  8. 23.Ağustos.2011, 23:12
    4
    Moderatör
    Tarih boyunca gelmiş geçmiş, devrini tamamlamış veya yaşamakta olan bütün dinlerde, âhiret inancının zayıf veya kuvvetli bir izi bulunmaktadır. Şüphesiz ilahî dinlerde ve özellikle de Kur'an-ı Kerim de âhiret inancı tafsilatlı bir şekilde anlatılmıştır.

    Tarih boyunca bütün toplumlarda, âhiret inancının izleri, İslâmî manada olmasa da, kuvvetli veya zayıf bir şekilde görülmektedir. Dinler tarihiyle alakalı araştırmaların neticeleri de bu gerçeği destekler mahiyettedir. Tarihte dinsiz bir millete rastlanmadığı gibi, Allah'a imândan sonra, ölüm ötesi bir hayata, en azından, rûhun bedenden ayrıldıktan sonra hayatını sürdürdüğüne dâir bir inancı olmayan topluma da rastlanmamıştır. Günümüzde Allah'ı, ahiret hayatını ve din adına her şeyi reddedenler olsa da bunlar azınlıkta kalmaktadır.

    Din ve inanışlarda ahiret inancı görülse de hiç biri İslam dini gibi gerçekçi ve tafsilatlı haber vermemiştir. Kur'an-ı Kerimin üçte birine yakın bölümü ahirete dair bilgiler vermektedir.

    Yahudilik temelde Hz. Musa'nın tebliğlerine ve Tevrat gibi büyük bir ilahî kitaba dayanmasına rağmen, âhiret hayatına çok az yer vermiş, hatta bu durum bazı âlimleri Yahudilikte âhiret inancının bulunmadığı kanaatine götürmüştür. Bazı muasır âlimler, aslı Allah tarafından inzâl olunmuş, Tevrat diye isimlendirilen Ahd-i Kadîm'in, âhiret hayatından, diriliş ve mücazattan, âhirete terğib ve teşvikten tamamen tecrid edildiğini, semavî bir kitabın bu vaziyete düşmesinin insanı hayrete düşüren bir durum olduğunu belirtmişlerdir. Addison, Yahudiliğin böyle bir duruma düşmesinde, millî bir esasa dayanan dinî gelenek ve göreneklerinin önemli bir rol oynadığını söylemekte ve bu durumun, onları, ölümden sonra her birerlerini bekleyen geleceği değil de, İsrail'in geleceğini düşünmeye yönelttiğini, ölümden sonrasını umursamaz duruma soktuğunu ifâde etmektedir.

    Öldükten sonra dirilişin Hz. İsa tarafından daha beşikte iken bildirilmesi, bu inancın önemini ve Hz. İsa'nın tebliğatında önemli bir yer tutacağını göstermektedir. Ancak ahiretteki mükafat ve ceza ilkeleri yorumlanarak farklı görüşler dillendirilmiştir. Mesela İncillere göre, cehennem azabı ebedîdir, ancak bazı hristiyan fırkalar, Allah'ın va'dinden dönmeyeceğini fakat, vaîdinden vazgeçebileceğini, dolayısıyla inkârcıları cezalandırmayıp, herkesi cennete koyacağını, ebedî azabın Allah'a yakışmadığını iddiâ etmişlerdir. İncillerde her ne kadar rûhla beraber bedenin diriltilmesi, cennet ve cehennemin maddî yönlerine de yer verilmişse de, geçmişten günümüze kadar hristiyanlarda hakim olan görüş, cennette yeme içme ve evlilik gibi cismanî zevklerin olmadığı görüşüdür. Çünkü İncil müfessirleri, cennette cismani lezzetlere delâlet eden ifâdeleri, mutluluk gibi manevî manalara hamledip, tevil ederek, asıl manalarından uzaklaştırmışlardır. Hıristiyanları böyle bir inanca iten sebeplerden birisinin de, yeniden dirilişteki bedenlerin farklı olup, insanın bu bedeni içinde insanüstü bir keyfiyet kazanacağına ve âdetâ melekleşeceğine dâir inançları olduğunu söyleyebiliriz.

    Kur'ân-ı Kerim'de âhiret mevzusu bütün teferruatıyla anlatılmıştır. İnsanın ölüm hengâmında melekler tarafından rûhunun kabzedilmesi, kıyamet alametleri, kıyametin vukuu esnasında kainat çapında meydana gelen dehşetli hadiseler, sûra üfürülmesi, insanların yeniden diriltilerek kabirlerinden çıkarılmaları, mahşer yerine sevkolunmaları, hesaba çekilmeleri, bu esnasındaki karşılıklı konuşmalar, amel sahifelerinin dağıtılması, insanların gruplara ayrılarak cennet ve cehenneme sevkolunmaları, cennet nimetleri ve cehennem azabının tafsilatlı olarak anlatılması, cennet ve cehennemdekilere melekler tarafından yapılan hitaplar, cennetliklerle cehennemlikler arasında cereyan eden karşılıklı konuşmalar, cennet ve cehennem hayatının ebedî oluşları gibi meseleler, Kur'an'da geniş bir şekilde anlatılan âhiretle alakalı meselelerdendir.

    Kur'an-ı Kerim'in ahirette insanların karşılaşacağı durumları akla hitap ederek kat'i bir şekilde tafsilatlı ve gerçekçi bir anlatımla haber vermesinin yanında O'nun Allah kelamı olduğuna iman etmek ve diğer kitapların tahrif edilmesinin yanında Kur'anın tek bir harfinin dahi değişmemiş olması gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. Kur'an-ı Kerimi bir elimize kitab-ı mukaddesi diğer elimize alıp okuyup aradaki farkı görmemiz yeterlidir.

    Ahiret alemleri gaybi bir konudur. Müslümanın bir özelliği de gayba iman etmektir. Bediüzzaman’ın ifadesiyle “İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder.”(Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, Üçüncü Nokta).

    Bu manaları biraz açacak olursak, imanla teslimiyet birbirlerini tamamlayan kavramlardır. Teslimiyeti olmayan mümin tam mümin olamayacağı gibi, imanı olmayanın da zaten teslimiyeti söz konusu değildir. İman edene mümin, teslim olana Müslüman denir.

    Bu düşüncelerin temel kaynağı şeytani vesveselerdir. Örneğin Hristiyanlık inanışında kişinin cezalandırılmayıp Cennete alınacağı fikri insanın nefsine hoş gelmekte ve günah addedilen eylemleri yapmanın neticesinde karşılaşılacak ahiretteki cezayı bu inanışlarla yok saymaktadırlar. Kendilerince bir çıkış yolu bularak vicdanlarını rahatlatmak istemektedirler. Ancak bütün bunlar nefis ve şeytanın aldatmasından başka bir şey değildir.

    (Detaylı bilgi ve kaynaklar için Veysel Güllüce, Kur'an-ı Kerim'de Ahiret İnancının Temelleri adlı esere bakınız.)

    İlave bilgi için tıklayınız.

    Ba's ne demektir ? Öldükten sonra yeniden diriliş nasıl olacaktır? Yeniden dirilişi aklın kavraması, kalbin inanması için ne yapmalıyız?




    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder