Konusunu Oylayın.: Allahın zikri en büyüktür

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allahın zikri en büyüktür
  1. 22.Ağustos.2011, 03:14
    1
    Misafir

    Allahın zikri en büyüktür






    Allahın zikri en büyüktür Mumsema Allahın zikri en büyüktür


  2. 22.Ağustos.2011, 03:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 22.Ağustos.2011, 14:13
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Allahın zikri en büyüktür




    Ebu’d-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), (bir gün) sordu:
    — En hayırlı olan ve derecenizi en ziyade artıran, melîkinizin yanında en temiz, sizin için gümüş ve altın paralar bağışlamaktan daha sevaplı, düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanız veya boyunlarınızı vurmalarından sizin için daha hayırlı olan amelinizin hangisi olduğunu haber vereyim mi?
    — Evet! Ey Allah’ın Resulü! Dediler.
    — Allah’ın zikridir! Buyurdu.” (1)

    Açıklaması:
    Allah-u Zülcelal’in zikri, dünya ve dünyanın içindekilerden daha kıymetlidir. Zikir kalbin cilasıdır. İnsanın kalbinin temizlenmesi ve kemale ulaşması için zikirden daha üstün bir şey yoktur. Allah’ın zikri insan için kurtuluştur.

    Zikir hakkında ayet-i kerime ve hadisi şerifler çoktur. Allah-u Zülcelâl bazı ayeti kerimelerde şöyle buyurmuştur:

    “Allah’ı çok zikrediniz ki; kurtuluşa eresiniz.” (Cum’a; 10)
    “Allah’ı zikretmek elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür.” (Ankebut; 45)
    “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur ve sükûnete kavuşur.” (Ra’d; 28)

    Zikir hakkında ne kadar yazılırsa yazılsın, yine de onun fazileti anlatmakla bitirilemez. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    “Her şeyi temizleyen, her kiri gideren bir şey vardır. Kalpleri temizleyen şey de Allah’ı zikretmektir. Allah’ın azabından kurtaracak en tesirli amel zikirdir.” (2)

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) diğer bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: “Allah’ı zikreden kimse ile O’nu zikretmeyenin benzeri diri ile ölü gibidir.” (3)

    Muaz bin Cebel (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Allah’ın azabından, Allah’ı zikretmekten daha fazla kurtaran hiçbir şey yoktur.” (4)

    Bazı kitaplarda bildirildiğine göre, Hz. Musa (aleyhisselam) Allah-u Zülcelal’e:
    — Ya Rabbi! Senin sevdiklerini, sevmediklerinden nasıl ayırt edeceğim? diye sordu. Allah-u Zülcelâl:
    — Ey Musa! Ben sevdiklerime iki alamet bağışlarım, buyurdu. Hz. Musa (aleyhisselam):
    — Ya Rabbi! Bu alametler nedir? Deyince, Allah-u Zülcelâl şöyle buyurdu:
    — Ey Musa! Birinci alamet olarak, ona beni zikretmeyi ilham ederim de böylece göklerde ve yeryüzünde onu anarım. İkinci alamet olarak da onu haramlardan ve gazabımdan uzak tutarım ki azabıma ve belama çarpılmasın. Buna karşılık nefret ettiğim kula da iki alamet veririm. Birinci alamet olarak, beni zikretmeyi unuttururum. İkinci alamet olarak da onu nefsinin arzuları ile baş başa bırakırım ki haramlarıma düşerek gazabıma uğrasın da azabıma ve belalarıma çarpılsın.

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah’ı zikretmek, kalplere şifadır.” (5)

    “Size Allah’ı çok zikretmenizi emrediyorum. Peşine düşman düşen kimse, nasıl bir kaleye sığınarak ondan kurtulursa kul da şeytandan ancak Allah’ın zikri ile kurtulur.” (6)

    ALINTI


  4. 22.Ağustos.2011, 14:13
    2
    Devamlı Üye



    Ebu’d-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), (bir gün) sordu:
    — En hayırlı olan ve derecenizi en ziyade artıran, melîkinizin yanında en temiz, sizin için gümüş ve altın paralar bağışlamaktan daha sevaplı, düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanız veya boyunlarınızı vurmalarından sizin için daha hayırlı olan amelinizin hangisi olduğunu haber vereyim mi?
    — Evet! Ey Allah’ın Resulü! Dediler.
    — Allah’ın zikridir! Buyurdu.” (1)

    Açıklaması:
    Allah-u Zülcelal’in zikri, dünya ve dünyanın içindekilerden daha kıymetlidir. Zikir kalbin cilasıdır. İnsanın kalbinin temizlenmesi ve kemale ulaşması için zikirden daha üstün bir şey yoktur. Allah’ın zikri insan için kurtuluştur.

    Zikir hakkında ayet-i kerime ve hadisi şerifler çoktur. Allah-u Zülcelâl bazı ayeti kerimelerde şöyle buyurmuştur:

    “Allah’ı çok zikrediniz ki; kurtuluşa eresiniz.” (Cum’a; 10)
    “Allah’ı zikretmek elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür.” (Ankebut; 45)
    “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur ve sükûnete kavuşur.” (Ra’d; 28)

    Zikir hakkında ne kadar yazılırsa yazılsın, yine de onun fazileti anlatmakla bitirilemez. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

    “Her şeyi temizleyen, her kiri gideren bir şey vardır. Kalpleri temizleyen şey de Allah’ı zikretmektir. Allah’ın azabından kurtaracak en tesirli amel zikirdir.” (2)

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) diğer bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: “Allah’ı zikreden kimse ile O’nu zikretmeyenin benzeri diri ile ölü gibidir.” (3)

    Muaz bin Cebel (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Allah’ın azabından, Allah’ı zikretmekten daha fazla kurtaran hiçbir şey yoktur.” (4)

    Bazı kitaplarda bildirildiğine göre, Hz. Musa (aleyhisselam) Allah-u Zülcelal’e:
    — Ya Rabbi! Senin sevdiklerini, sevmediklerinden nasıl ayırt edeceğim? diye sordu. Allah-u Zülcelâl:
    — Ey Musa! Ben sevdiklerime iki alamet bağışlarım, buyurdu. Hz. Musa (aleyhisselam):
    — Ya Rabbi! Bu alametler nedir? Deyince, Allah-u Zülcelâl şöyle buyurdu:
    — Ey Musa! Birinci alamet olarak, ona beni zikretmeyi ilham ederim de böylece göklerde ve yeryüzünde onu anarım. İkinci alamet olarak da onu haramlardan ve gazabımdan uzak tutarım ki azabıma ve belama çarpılmasın. Buna karşılık nefret ettiğim kula da iki alamet veririm. Birinci alamet olarak, beni zikretmeyi unuttururum. İkinci alamet olarak da onu nefsinin arzuları ile baş başa bırakırım ki haramlarıma düşerek gazabıma uğrasın da azabıma ve belalarıma çarpılsın.

    Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah’ı zikretmek, kalplere şifadır.” (5)

    “Size Allah’ı çok zikretmenizi emrediyorum. Peşine düşman düşen kimse, nasıl bir kaleye sığınarak ondan kurtulursa kul da şeytandan ancak Allah’ın zikri ile kurtulur.” (6)

    ALINTI


  5. 22.Ağustos.2011, 14:16
    3
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Allahın zikri en büyüktür

    Adamın biri, geceleri devamlı Allah'ı zikrederdi. Bütün gecesi zikir fikir içinde geçerdi. Zikir kalbine yerleşmiş, gönlüne tat vermişti. Bir gün şeytan bu adama yaklaştı ve o*na,
    “Böyle devamlı Allah'ı zikretmen ne zamana kadar sürecek. Sen gece gündüz Allah diyorsun, peki bir kere olsun Allah da sana buyur kulum dedi mi? Zikrinin karşılığını aldın mı? Madem sana bir karşılık verilmiyor, sen bu kötü halinle ve kara yüzünle ne zamana kadar Allah diyeceksin?” diye vesvese verdi.
    Bu vesvese adama tesir etti. Kalbi karıştı. o*nu gerçek zannetti. Demek ben Allah'ı zikretmeye layık bir kul değilim bana karşılık verilmiyor diyerek zikri bıraktı ve uyudu.

    Gece rüyasında Hızır aleyhisselamı gördü. Hz. Hızır o*na,
    -Allah'ı zikretmeyi niçin terk ettin; zikirden niçin pişmanlık duydun? diye sordu.

    Adam,
    -Ben sürekli Allah Allah diye zikrettim; fakat bir gün olsun Allah'tan “buyur kulum'' diye bir karşılık duymadım. Ben bu işe layık olmadığımdan ve Allah'ın kapısından kovulmaktan korkuyorum, dedi.
    O zaman Hz. Hızır (a.s) adamı şöyle uyardı:
    -Senin Allah Allah demen, O'nun buyur kulum demesi dır. O seni zikretmese sen O'nu hiç zikredemezdin. Senin O'na kavuşma arzusu ile amel edip çırpınman O'nun tarafından sana verilmiş bir cezbedir. O seni sevmese kendi yolunda koşturmazdı. Senin Allah'tan korkun ve O'na duyduğun aşk, O'nun sana lütfüdür. Senin her yâ Rabbi diye inleyişinde O da sana yönelir, seni dinler ve karşılık verir. Allah bir kulun kalbini bağlarsa, o kul Allah'ı zikredemez. Allah yolunu açmazsa, kul dua edemez. Sen başına gelen bir dert içinde Allah diyorsan, O sana kendisini zikrettirmek için bu derdi vermiştir. Gaye seni kendisi ile meşgul etmektir. Korkma, Allah de. Zikre ve duaya devam et. Hiçbir zikir ve dua karşılıksız kalmaz. Zerre kadar bir amel dahi zayi olmaz. Allah Firavun'a mal verdi, dert vermedi. O da hiç inleyip zikretmedi. Allah'ı zikrettiren dert, O'nu unutturan maldan ve sıhhatten daha hayırlıdır.


  6. 22.Ağustos.2011, 14:16
    3
    Devamlı Üye
    Adamın biri, geceleri devamlı Allah'ı zikrederdi. Bütün gecesi zikir fikir içinde geçerdi. Zikir kalbine yerleşmiş, gönlüne tat vermişti. Bir gün şeytan bu adama yaklaştı ve o*na,
    “Böyle devamlı Allah'ı zikretmen ne zamana kadar sürecek. Sen gece gündüz Allah diyorsun, peki bir kere olsun Allah da sana buyur kulum dedi mi? Zikrinin karşılığını aldın mı? Madem sana bir karşılık verilmiyor, sen bu kötü halinle ve kara yüzünle ne zamana kadar Allah diyeceksin?” diye vesvese verdi.
    Bu vesvese adama tesir etti. Kalbi karıştı. o*nu gerçek zannetti. Demek ben Allah'ı zikretmeye layık bir kul değilim bana karşılık verilmiyor diyerek zikri bıraktı ve uyudu.

    Gece rüyasında Hızır aleyhisselamı gördü. Hz. Hızır o*na,
    -Allah'ı zikretmeyi niçin terk ettin; zikirden niçin pişmanlık duydun? diye sordu.

    Adam,
    -Ben sürekli Allah Allah diye zikrettim; fakat bir gün olsun Allah'tan “buyur kulum'' diye bir karşılık duymadım. Ben bu işe layık olmadığımdan ve Allah'ın kapısından kovulmaktan korkuyorum, dedi.
    O zaman Hz. Hızır (a.s) adamı şöyle uyardı:
    -Senin Allah Allah demen, O'nun buyur kulum demesi dır. O seni zikretmese sen O'nu hiç zikredemezdin. Senin O'na kavuşma arzusu ile amel edip çırpınman O'nun tarafından sana verilmiş bir cezbedir. O seni sevmese kendi yolunda koşturmazdı. Senin Allah'tan korkun ve O'na duyduğun aşk, O'nun sana lütfüdür. Senin her yâ Rabbi diye inleyişinde O da sana yönelir, seni dinler ve karşılık verir. Allah bir kulun kalbini bağlarsa, o kul Allah'ı zikredemez. Allah yolunu açmazsa, kul dua edemez. Sen başına gelen bir dert içinde Allah diyorsan, O sana kendisini zikrettirmek için bu derdi vermiştir. Gaye seni kendisi ile meşgul etmektir. Korkma, Allah de. Zikre ve duaya devam et. Hiçbir zikir ve dua karşılıksız kalmaz. Zerre kadar bir amel dahi zayi olmaz. Allah Firavun'a mal verdi, dert vermedi. O da hiç inleyip zikretmedi. Allah'ı zikrettiren dert, O'nu unutturan maldan ve sıhhatten daha hayırlıdır.





+ Yorum Gönder