Konusunu Oylayın.: Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok neden?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok neden?
  1. 13.Ağustos.2011, 12:54
    1
    Misafir

    Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok neden?






    Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok neden? Mumsema benim dini eğitimim okulda verilen ve yazları cami imamının verdiğinden ibaretti. kendim imanımın zayıf olduğunu ve faydası olacağını düşünerek kuranın mealini okuyayım dedim okudum ancak bu sefer kafama birçok soru takıldı ve hatta daha kötü oldu size bir kaç tanesini soracağım açıklık getirirseniz mutlu olacağım 1.kuran da erkeklere vadedilen bir cennet ve burada vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs. var.ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok. burada kastettiğim bizzat kadınlara vadedilen şeydir. genel olarak herkese vaad edileni kastetmiyorum.2. kuranın sonuna kadar köle ve cariyelerden bahsediliyor. madem islam son din ve hak din neden biraz ileriyi göremeyip kölelik diye bir sey yoktur diyememiş. hatta sonlardaki ayetlerde bile köle azat etmekten bahsediliyor. 3. kuranda bize öğretildiği şekilde ibadet edeceksiniz diye bir sey yok. namaz şöyle kılın oruç böyle tutun kurban böyle kesin vb. bunların şuan ki şekilde olacagını kim [peygamber mi] öğretti. 4. kuranda peygambere özel hükümler var. allah ona sen amca ve dayı,teyze kızları ile nikah kıyabilirsin(el-ahzap-50 )diger müminler nisa-21 göre nikahlansınlar deniyor. Buna benzerel-ahzap 37 de yanında çalışan bir kölenin boşadığı karısını kendisinin nikahlamasının caiz olduğu belirtiliyor. örnekler çoğaltılabir:fetih-5,el- ahzap-52 vb. peygamberin hanımlarının diğer müminlerden farklı olarak tekrar evlenememeleri de bunlardan . 5. sonuç olarak kitap baştan sona kadar eski peygamberlere verilen mucizeler,ama onların halkının yok edilişi,erkeklere vaad edilen bir cennet,ve sürekli olarak tekrarlanan putlara tapanlara verilecek cezadan yani cehennemden bahsediyor. kitaptaki gibi her seyi dilediği yaratabilen bir yaratıcının bu kadar basit,ileriyi göremeyen,tekrar tekrar aynı kelimeleri kullanan,ayrıca kendisinin elçi olarak gönderdiği elçisine ayrıcalık tanıyan hükümleri ,ve sürekli ibadetten bahsetmesine rahmen nasıl yapılacağından bahsetmesi,mucize olarak sürekli gece gündüz, güneş-ay ,doğum,dişi erkek yaratma,binek olarak at ve gemiler verilmesi,yıldırımlar çakması,ineklerin süt vermesi gösteriliyor. bunlar her kesin bildiği doğal şeyler.


  2. 13.Ağustos.2011, 12:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    benim dini eğitimim okulda verilen ve yazları cami imamının verdiğinden ibaretti. kendim imanımın zayıf olduğunu ve faydası olacağını düşünerek kuranın mealini okuyayım dedim okudum ancak bu sefer kafama birçok soru takıldı ve hatta daha kötü oldu size bir kaç tanesini soracağım açıklık getirirseniz mutlu olacağım 1.kuran da erkeklere vadedilen bir cennet ve burada vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs. var.ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok. burada kastettiğim bizzat kadınlara vadedilen şeydir. genel olarak herkese vaad edileni kastetmiyorum.2. kuranın sonuna kadar köle ve cariyelerden bahsediliyor. madem islam son din ve hak din neden biraz ileriyi göremeyip kölelik diye bir sey yoktur diyememiş. hatta sonlardaki ayetlerde bile köle azat etmekten bahsediliyor. 3. kuranda bize öğretildiği şekilde ibadet edeceksiniz diye bir sey yok. namaz şöyle kılın oruç böyle tutun kurban böyle kesin vb. bunların şuan ki şekilde olacagını kim [peygamber mi] öğretti. 4. kuranda peygambere özel hükümler var. allah ona sen amca ve dayı,teyze kızları ile nikah kıyabilirsin(el-ahzap-50 )diger müminler nisa-21 göre nikahlansınlar deniyor. Buna benzerel-ahzap 37 de yanında çalışan bir kölenin boşadığı karısını kendisinin nikahlamasının caiz olduğu belirtiliyor. örnekler çoğaltılabir:fetih-5,el- ahzap-52 vb. peygamberin hanımlarının diğer müminlerden farklı olarak tekrar evlenememeleri de bunlardan . 5. sonuç olarak kitap baştan sona kadar eski peygamberlere verilen mucizeler,ama onların halkının yok edilişi,erkeklere vaad edilen bir cennet,ve sürekli olarak tekrarlanan putlara tapanlara verilecek cezadan yani cehennemden bahsediyor. kitaptaki gibi her seyi dilediği yaratabilen bir yaratıcının bu kadar basit,ileriyi göremeyen,tekrar tekrar aynı kelimeleri kullanan,ayrıca kendisinin elçi olarak gönderdiği elçisine ayrıcalık tanıyan hükümleri ,ve sürekli ibadetten bahsetmesine rahmen nasıl yapılacağından bahsetmesi,mucize olarak sürekli gece gündüz, güneş-ay ,doğum,dişi erkek yaratma,binek olarak at ve gemiler verilmesi,yıldırımlar çakması,ineklerin süt vermesi gösteriliyor. bunlar her kesin bildiği doğal şeyler.


    Benzer Konular

    - Cennette erkeklere huri veriliyorken +eşi, kadınlara neden sadece kocalarıyla birlikte olabiliyor?

    - Neden cennette erkeklere huri varda kadınlara nuri yok ?

    - Yabancı kadınlara ve yabancı erkeklere bakmak neden günahtır?

    - Tur suresi 20. ayet: Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak"Onları,ceylan gözlü hûrilerle evl

    - Kadınlara ve erkeklere benzemek

  3. 14.Ağustos.2011, 06:06
    2
    BEYAZ_gul
    yasam

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Temmuz.2011
    Üye No: 88754
    Mesaj Sayısı: 1,010
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Bulunduğu yer: viyana

    Cevap: Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok ne




    Kurani kerimin mealini okudun buna tamam diyorum diyecegim su ki MUHAMMED MUSTAFA sav. Bizim PEYGAMBERIMIZ bize ornek olarak gonderilmistir ve o nasil ibadet edilecegini bizlere duyurmustur ogretmistir....

    Bildigimiz seyler diyorsun neyi biliyorsun eger bilseydin bu gibi sorular sormazdin Ve suana kadar Kurani kerimi kimse cozememis senmi cozeceksin INSALLAH daha bilgilii biri okurda yazdiklarina ona gore cevaplar ben bu konuda sadece bu kadar yazarim vesselam


  4. 14.Ağustos.2011, 06:06
    2
    yasam



    Kurani kerimin mealini okudun buna tamam diyorum diyecegim su ki MUHAMMED MUSTAFA sav. Bizim PEYGAMBERIMIZ bize ornek olarak gonderilmistir ve o nasil ibadet edilecegini bizlere duyurmustur ogretmistir....

    Bildigimiz seyler diyorsun neyi biliyorsun eger bilseydin bu gibi sorular sormazdin Ve suana kadar Kurani kerimi kimse cozememis senmi cozeceksin INSALLAH daha bilgilii biri okurda yazdiklarina ona gore cevaplar ben bu konuda sadece bu kadar yazarim vesselam


  5. 14.Ağustos.2011, 11:10
    3
    @Burcu
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2011
    Üye No: 83293
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Cevap: Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok ne

    İslamiyet'ten öğrendiğim zerre kadar şeyde bile hep karşıma ''MÜTAVAZİLİK ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK KİBRİ YENME'' fikirleri çıktı hep bunun üzerinden gitti öğrendiklerim. bizlere şeytan vesvese verip bazı sorular sorduruyor Kur'anı kerimin şu sözü neden böyle burası neden böyle gibi biz de sanki herşeyimiz tammış mükemmel birer kul olabilmişiz yeterince layık bir kul olmuşuz gibi iyi tarafını değil kötü tarafını seçiyoruz ..

    ne olursa olsun eğer kafamızda sorun çıkarmak istersek cevaplar tatmin etmez ama niyetimiz temizse kalbimizi cevaplar ferahlatır bu soruya bilen hocalarımız cevap verecektir benm yorumum acizane benm de hatasına dştüğm bir soru gibi geldiğindendir ..

    Şunu unutmayalım ki biz SINIRLIYIZ gözlerimiz kapalıyken güneşi görmüyoruz diye güneş nerede demeye hakkımız olmayacağı gibi bu gibi genel hükümlere de kişisel cevaplar aramak hakkımız değildir . en iyisini Rab;'bimiz bilir .. O ne demişse de Hak'tır hiçbir çelişki olmayan yüce kitabımız bizim şu minicik beynimize elbette sığmıyor ama Rab'bim sevgisini kalbimize sığdırınca sorun da kalmıyor işte ...

    Üstad Nfk'nın bir sözü buna çok güzel bir açıklama getirecektir ..

    Gözüm aklım fikrim var deme hepsini öldür
    Sana çöl gibi gelen O ''göl!'' diyorsa göldür ..

    Rab'bim hepimizin günahlarını affetsin amin


  6. 14.Ağustos.2011, 11:10
    3
    Devamlı Üye
    İslamiyet'ten öğrendiğim zerre kadar şeyde bile hep karşıma ''MÜTAVAZİLİK ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK KİBRİ YENME'' fikirleri çıktı hep bunun üzerinden gitti öğrendiklerim. bizlere şeytan vesvese verip bazı sorular sorduruyor Kur'anı kerimin şu sözü neden böyle burası neden böyle gibi biz de sanki herşeyimiz tammış mükemmel birer kul olabilmişiz yeterince layık bir kul olmuşuz gibi iyi tarafını değil kötü tarafını seçiyoruz ..

    ne olursa olsun eğer kafamızda sorun çıkarmak istersek cevaplar tatmin etmez ama niyetimiz temizse kalbimizi cevaplar ferahlatır bu soruya bilen hocalarımız cevap verecektir benm yorumum acizane benm de hatasına dştüğm bir soru gibi geldiğindendir ..

    Şunu unutmayalım ki biz SINIRLIYIZ gözlerimiz kapalıyken güneşi görmüyoruz diye güneş nerede demeye hakkımız olmayacağı gibi bu gibi genel hükümlere de kişisel cevaplar aramak hakkımız değildir . en iyisini Rab;'bimiz bilir .. O ne demişse de Hak'tır hiçbir çelişki olmayan yüce kitabımız bizim şu minicik beynimize elbette sığmıyor ama Rab'bim sevgisini kalbimize sığdırınca sorun da kalmıyor işte ...

    Üstad Nfk'nın bir sözü buna çok güzel bir açıklama getirecektir ..

    Gözüm aklım fikrim var deme hepsini öldür
    Sana çöl gibi gelen O ''göl!'' diyorsa göldür ..

    Rab'bim hepimizin günahlarını affetsin amin


  7. 14.Ağustos.2011, 22:48
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kur'anda erkeklere vadedilen ceylan gözlü hanımlar vs var ancak kadınlara cennetle ilgili vadedilen birşey yok ne

    Cennetteki Huri, Vildan ve Gılmanlar

    Huri
    Fani hayatın sona ermesinden sonra ebedî bir saadet başlayacak Orada Allah'ın rahmeti, lütuf ve ihsanı bütün haşmetiyle tecelli edecektir. İşte bu ebedî saadetin ve sonsuz nimet ve güzelliklerin merkezi Cennettir. Cennet hem mü'min erkeklerin, hem de mü'min kadınların nimetler içinde yüzdüğü bir mekândır. Yani Cennetin nimetlerinden erkekler kadar kadınlar da istifade edecek, bütün nimet ve ihsanlar her iki cinse de verilecektir.

    Cennet ve Cennetlikler en güzel ve tatlı bir şekilde Kur’ân'da anlatılır. Çoğu yerde mü'min erkeklerle birlikte, mü'min kadınlar da zikredilir Meselâ, Tevbe Sûresinin 72 âyetinin meali şöyledir:
    "Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara devamlı kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Cennetler, Adn Cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası için en büyük mükâfattır İşte büyük kurtuluş budur."

    Cennetlikler ve Cennet nimetleri Kur'ân'da anlatılırken Cennet ehli için "müttekiler (Allah'tan hakkıyla korkanlar)" ifadesi geçer. Bu kelime hem erkekler, hem de kadınlar için müşterek kullanılır Biri öbüründen ayırd edilmez, ayrı tutulmaz.

    Hadis-i şeriflerde geçen ifadeler de hem erkekler, hem de kadınlar içindir Bütün müjdeler, taltifler, nimetler, ikramlar herkese aynıdır Bir hadisin meali şöyle:
    "Cennet ehli Cennete girdiklerinde bir vazifeli şöyle seslenir: 'Şüphe yok ki, siz Cennette ebedî yaşayacak ve hiç ölmeyeceksiniz. Hastalanmayacak ve devamlı sıhhatli bulunacaksınız. Sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiçbir zaman hüzün ve keder görmeyeceksiniz.''

    Başka bir hadis-i şerifte de Cennet ehlinin bir hâli şöyle anlatılır:
    "Muhakkak, sizden biriniz Cennetin en alt derecesinde bulunsanız bile, ona Allah'ın emri ile melekler tarafından, 'Gönlünden geçenleri iste!' denir.O devamlı temenni eder durur.Bunun üzerine ona, 'Kalbinden geçenleri tamamen temenni ettin mi?' diye sorulur.'Evet' cevabı verince, 'Muhakkak temenni ettiğin şeyler bir misli fazlasıyla sana verilecek.'' denir.

    Esas itibariyle Cennetin nimetleri hem erkek, hem de kadın mü'minler için müşterek iken, bazı hususlarda her iki cins de birbirlerinden üstünlüklere sahiptirler.Bu üstünlüklerin bir kısmı erkeklere mahsus iken, büyük bir kısmı da kadınlara mahsustur.Kur'ân'da Cennetlik kadınlar "Ezvâcün mutahharatün" yani "temiz kadınlar" olarak vasfedilir.Bu ifadenin içinde şu mânâlar saklıdır: Cennet kadınlara mekân ve meskendir.O kadınlar o yüksek Cennette lâyıktırlar.Aynı zamanda Cennet derecelerinin yüksekliği nisbetinde onların güzellikleri de artar.Ve Cennet onlarla güzelleşir ve süslenir.

    Yani Cennetlik kadınlar, Cennetin güzelliğine güzellik katmakta, Allah'ın ebedî yurdunu süsleyen canlı bir unsur olmaktadır.Bu "mutahharatün (temiz)" ifadelerinden ayrıca şu mânalar çıkıyor: "Dünya kadınları Cennete girdikten sonra kötülüklerden, kıskançlık ve benzeri çirkin huylardan arınacaklar, içleri de dışları gibi berrak ve ter temiz olacak.Güzellikte hurileri geçecekler.''
    Peygamberimiz Cennetlik kadınları şöyle anlatır:"Onların vücutlarının güzelliği ile letafetinden dolayı her birinin baldırındaki kemiğin iliği etinin üstünden görünür.Onların aralarında ne ihtilâf vardır, ne düşmanlık, ne de çekememezlik.''

    Yani Cennet ehli kadınlar güzellikte o kadar ileride bulunuyorlar ki, sadece bir tek tırnağı dünyaya görünse güneşin ışığını kapatacak kadar parlaklıkta olan hurilerden daha güzel olacaklar.Bir kadının bundan daha güzel bir şey tahayyül etmesi mümkün müdür?

    Cenab-ı Hak hem erkek, hem de kadın mü'minlere kalblerinden geçenlerin bir misli fazlasını vereceğine göre nimet ve ihsanın derecesini siz düşünün.Artık bu kadar lütuf ve ikramdan sonra "Allah, Cennette bir erkeğe çok sayıda huri veriyor da, Cennet ehli kadınlara neden böyle bir imkân verilmiyor.'' Cennette "yok yoktur" Allah insan fıtratına en uygun şekilde her türlü nimet ve ihsanı verecek, kimseyi mahrum bırakmayacaktır.

    Esas mesele Allah'ın rızasına nail olmak, ebedî saadete liyakat kazanmak, fâni dünyadan imanlı olarak ayrılıp, Cennetin kapısına ulaşabilmektir.

    Gılman

    Kur’ân-ı Kerim’in sadece bir âyetinde geçen gılman tâbiri vardır.52 Sûre olan, Tûr Sûresi 24 âyetinde “Etraflarında, sedeflerinde saklı inciler gibi tertemiz gılmanlar dolaşır.'' denir. “çocuk, bıyığı yeni terlemiş genç, hizmetçi” anlamına gelen gulâm kelimesinin çoğulu olan gılman, anlaşıldığı kadarıyla, Allah’ın (cc) mü’min kulları için özel yarattığı ve vazifesi sadece hizmetkârlık olan Cennet gençleridir. Onlar cennet ehline yiyecekler ve içecekler sunarlar ve bu vazifeyi görmekten mutluluk duyarlar.

    Vildan
    Cennetliklerin etrafında, ebedî kılınmış vildân (çocuklar) dolaşıp hizmet ederler” (Vâkıa, 17) ve “Etraflarında, ebedî kılınmış vildân (çocuklar) hizmet için dolaşır durur. Onları gördüğünde, etrafa saçılmış inciler sanırsın” (İnsân, 19) âyetlerinde geçen vildân kelimesi, çocuk doğurma ve çocuk sahibi olma manalarına delalet eden v-l-d kökünden gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu kökten gelen pek çok fiil ve isim1 kullanılmıştır. Bunlardan biri olan vildân, velîd’in çoğulu olup mevlud (doğurulmuş) manasındadır. Fakat, mevlud olmalarından sarf-ı nazarla (ana-babalarına nisbeti düşünülmeksizin) küçük çocuklar için kullanılır olmuştur.3 Velid’in ise, doğumu yaklaşmış çocuk için kullanıldığı söylense de bebek manasına geldiği daha açıktır. Çünkü âyette Hz. Musa’nın bebeklik dönemi için kullanılmıştır.5 Bu kelime hem kız hem de erkek çocukları için kullanılır. Lügatlerde velid’e, sonraki dönemlerde bu kelimeye izafe edilmiş ikinci ve üçüncü mana olarak köle ve genç hizmetçi manaları da verilmiştir.6 Vildân kelimesi, ele alacağımız iki âyet dışında, üçü Nisâ (75, 98, 127. âyetler), biri Müzzemmil (17. âyet) sûrelerinde olmak üzere 4 âyette daha geçmektedir. Müfred şekli olan velid ise bir âyette (Şuarâ, 18) geçmektedir.

    Nisâ sûresindeki üç âyetten ilk ikisinde vildân kelimesi mustaz’aflar (Mekke’de zor durumda bulunan hicret edememiş müslümanlar/ mustaz’afine mine’r-ricali ve’n-nisai ve’l-vildân) içinde, üçüncüsünde de yine yetim kadınların yanında çaresiz çocuklar manasında (el-müstaz’afine mine’l-vildân) üçüncü grup olarak zikredilir.
    Müzzemmil sûresinde ise kıyametin dehşeti anlatılırken zikredilir: “İnkâr ettiğiniz takdirde, çocukları (vildân) ihtiyarlatan bir günden nasıl korunacaksınız!?” (Müzzemmil, 17). Vâkıa, 17 ve İnsân, 19. âyetlerdeki vildân kelimesine verilen manalara göz attığımızda ise şunları görüyoruz: Çocuklar, cennet çocukları, evladlar, gencecik uşaklar, gençler, civanlar, delikanlılar, hizmetçiler, genç hizmetçiler, genç nedimler, gençlikler.

    Görüldüğü gibi bu âyet hakkında da benzer meâller söz konusudur. Bu meâller içinde bizce en isabetli olanları çocuklar veya cennet çocukları ifadeleridir. Çünkü vildân kelimesinin çocuklar manasına delaleti açıktır. Özetle, Vildân’ın manasının çocuklar olduğu hususunda ihtilaf söz konusu değildir. Ğılmân kelimesi erkek çocuklar için kullanıldığı, ğılmânun lehum ifadesi malikiyet manasında alınarak, “onlara ait olan ğılmân” manasını ihtiva ettiği ve hadislerde de cennetliklerin çok sayıda hizmetçileri olacağı bildirildiği için bu çocukların cennette hizmet için yaratılmış oldukları düşünülebilir. Vildân ise, hem erkek hem de kız çocuklarını kapsadığı ve kelime kök itibariyle doğumu çağrıştırdığı için bu çocukların cennetliklerin dünyada buluğ çağına ermeden vefat eden ve bunlara ilaveten bazı hadis-i şeriflerde dile getirilen, arzu ettikleri takdirde bir hamilelik sıkıntısı olmadan cennetlikler için yaratılan kendi çocukları olabilir. 8 Bu durumda dünya hayatında çocukları olmasa da, bütün cennetliklerin, cennette diledikleri kadar çocuk sahibi olmaları söz konusudur.

    Cennetlikler dünyadaki yaşlarına bakılmaksızın gençler sûretinde inşa olunacakları gibi, cennetlik çocuklar da, vefat yaşları ne olursa olsun çocukluğun en güzel çağında ana-babalarına ebedî bir eğlence, sürur kaynağı ve göz aydınlığı olmak üzere yeniden inşa edileceklerdir.9 Dünya hayatındaki en büyük manevî zevklerden birisi hiç şüphesiz sevimli, neşeli küçük çocuklardır. Bu durum, cennet hayatının en güzel yönlerinden birisinin bu çocuklar olacağına işaret etmektedir.



  8. 14.Ağustos.2011, 22:48
    4
    Silent and lonely rains
    Cennetteki Huri, Vildan ve Gılmanlar

    Huri
    Fani hayatın sona ermesinden sonra ebedî bir saadet başlayacak Orada Allah'ın rahmeti, lütuf ve ihsanı bütün haşmetiyle tecelli edecektir. İşte bu ebedî saadetin ve sonsuz nimet ve güzelliklerin merkezi Cennettir. Cennet hem mü'min erkeklerin, hem de mü'min kadınların nimetler içinde yüzdüğü bir mekândır. Yani Cennetin nimetlerinden erkekler kadar kadınlar da istifade edecek, bütün nimet ve ihsanlar her iki cinse de verilecektir.

    Cennet ve Cennetlikler en güzel ve tatlı bir şekilde Kur’ân'da anlatılır. Çoğu yerde mü'min erkeklerle birlikte, mü'min kadınlar da zikredilir Meselâ, Tevbe Sûresinin 72 âyetinin meali şöyledir:
    "Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara devamlı kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Cennetler, Adn Cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası için en büyük mükâfattır İşte büyük kurtuluş budur."

    Cennetlikler ve Cennet nimetleri Kur'ân'da anlatılırken Cennet ehli için "müttekiler (Allah'tan hakkıyla korkanlar)" ifadesi geçer. Bu kelime hem erkekler, hem de kadınlar için müşterek kullanılır Biri öbüründen ayırd edilmez, ayrı tutulmaz.

    Hadis-i şeriflerde geçen ifadeler de hem erkekler, hem de kadınlar içindir Bütün müjdeler, taltifler, nimetler, ikramlar herkese aynıdır Bir hadisin meali şöyle:
    "Cennet ehli Cennete girdiklerinde bir vazifeli şöyle seslenir: 'Şüphe yok ki, siz Cennette ebedî yaşayacak ve hiç ölmeyeceksiniz. Hastalanmayacak ve devamlı sıhhatli bulunacaksınız. Sonsuz nimetlere mazhar olacak ve hiçbir zaman hüzün ve keder görmeyeceksiniz.''

    Başka bir hadis-i şerifte de Cennet ehlinin bir hâli şöyle anlatılır:
    "Muhakkak, sizden biriniz Cennetin en alt derecesinde bulunsanız bile, ona Allah'ın emri ile melekler tarafından, 'Gönlünden geçenleri iste!' denir.O devamlı temenni eder durur.Bunun üzerine ona, 'Kalbinden geçenleri tamamen temenni ettin mi?' diye sorulur.'Evet' cevabı verince, 'Muhakkak temenni ettiğin şeyler bir misli fazlasıyla sana verilecek.'' denir.

    Esas itibariyle Cennetin nimetleri hem erkek, hem de kadın mü'minler için müşterek iken, bazı hususlarda her iki cins de birbirlerinden üstünlüklere sahiptirler.Bu üstünlüklerin bir kısmı erkeklere mahsus iken, büyük bir kısmı da kadınlara mahsustur.Kur'ân'da Cennetlik kadınlar "Ezvâcün mutahharatün" yani "temiz kadınlar" olarak vasfedilir.Bu ifadenin içinde şu mânâlar saklıdır: Cennet kadınlara mekân ve meskendir.O kadınlar o yüksek Cennette lâyıktırlar.Aynı zamanda Cennet derecelerinin yüksekliği nisbetinde onların güzellikleri de artar.Ve Cennet onlarla güzelleşir ve süslenir.

    Yani Cennetlik kadınlar, Cennetin güzelliğine güzellik katmakta, Allah'ın ebedî yurdunu süsleyen canlı bir unsur olmaktadır.Bu "mutahharatün (temiz)" ifadelerinden ayrıca şu mânalar çıkıyor: "Dünya kadınları Cennete girdikten sonra kötülüklerden, kıskançlık ve benzeri çirkin huylardan arınacaklar, içleri de dışları gibi berrak ve ter temiz olacak.Güzellikte hurileri geçecekler.''
    Peygamberimiz Cennetlik kadınları şöyle anlatır:"Onların vücutlarının güzelliği ile letafetinden dolayı her birinin baldırındaki kemiğin iliği etinin üstünden görünür.Onların aralarında ne ihtilâf vardır, ne düşmanlık, ne de çekememezlik.''

    Yani Cennet ehli kadınlar güzellikte o kadar ileride bulunuyorlar ki, sadece bir tek tırnağı dünyaya görünse güneşin ışığını kapatacak kadar parlaklıkta olan hurilerden daha güzel olacaklar.Bir kadının bundan daha güzel bir şey tahayyül etmesi mümkün müdür?

    Cenab-ı Hak hem erkek, hem de kadın mü'minlere kalblerinden geçenlerin bir misli fazlasını vereceğine göre nimet ve ihsanın derecesini siz düşünün.Artık bu kadar lütuf ve ikramdan sonra "Allah, Cennette bir erkeğe çok sayıda huri veriyor da, Cennet ehli kadınlara neden böyle bir imkân verilmiyor.'' Cennette "yok yoktur" Allah insan fıtratına en uygun şekilde her türlü nimet ve ihsanı verecek, kimseyi mahrum bırakmayacaktır.

    Esas mesele Allah'ın rızasına nail olmak, ebedî saadete liyakat kazanmak, fâni dünyadan imanlı olarak ayrılıp, Cennetin kapısına ulaşabilmektir.

    Gılman

    Kur’ân-ı Kerim’in sadece bir âyetinde geçen gılman tâbiri vardır.52 Sûre olan, Tûr Sûresi 24 âyetinde “Etraflarında, sedeflerinde saklı inciler gibi tertemiz gılmanlar dolaşır.'' denir. “çocuk, bıyığı yeni terlemiş genç, hizmetçi” anlamına gelen gulâm kelimesinin çoğulu olan gılman, anlaşıldığı kadarıyla, Allah’ın (cc) mü’min kulları için özel yarattığı ve vazifesi sadece hizmetkârlık olan Cennet gençleridir. Onlar cennet ehline yiyecekler ve içecekler sunarlar ve bu vazifeyi görmekten mutluluk duyarlar.

    Vildan
    Cennetliklerin etrafında, ebedî kılınmış vildân (çocuklar) dolaşıp hizmet ederler” (Vâkıa, 17) ve “Etraflarında, ebedî kılınmış vildân (çocuklar) hizmet için dolaşır durur. Onları gördüğünde, etrafa saçılmış inciler sanırsın” (İnsân, 19) âyetlerinde geçen vildân kelimesi, çocuk doğurma ve çocuk sahibi olma manalarına delalet eden v-l-d kökünden gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu kökten gelen pek çok fiil ve isim1 kullanılmıştır. Bunlardan biri olan vildân, velîd’in çoğulu olup mevlud (doğurulmuş) manasındadır. Fakat, mevlud olmalarından sarf-ı nazarla (ana-babalarına nisbeti düşünülmeksizin) küçük çocuklar için kullanılır olmuştur.3 Velid’in ise, doğumu yaklaşmış çocuk için kullanıldığı söylense de bebek manasına geldiği daha açıktır. Çünkü âyette Hz. Musa’nın bebeklik dönemi için kullanılmıştır.5 Bu kelime hem kız hem de erkek çocukları için kullanılır. Lügatlerde velid’e, sonraki dönemlerde bu kelimeye izafe edilmiş ikinci ve üçüncü mana olarak köle ve genç hizmetçi manaları da verilmiştir.6 Vildân kelimesi, ele alacağımız iki âyet dışında, üçü Nisâ (75, 98, 127. âyetler), biri Müzzemmil (17. âyet) sûrelerinde olmak üzere 4 âyette daha geçmektedir. Müfred şekli olan velid ise bir âyette (Şuarâ, 18) geçmektedir.

    Nisâ sûresindeki üç âyetten ilk ikisinde vildân kelimesi mustaz’aflar (Mekke’de zor durumda bulunan hicret edememiş müslümanlar/ mustaz’afine mine’r-ricali ve’n-nisai ve’l-vildân) içinde, üçüncüsünde de yine yetim kadınların yanında çaresiz çocuklar manasında (el-müstaz’afine mine’l-vildân) üçüncü grup olarak zikredilir.
    Müzzemmil sûresinde ise kıyametin dehşeti anlatılırken zikredilir: “İnkâr ettiğiniz takdirde, çocukları (vildân) ihtiyarlatan bir günden nasıl korunacaksınız!?” (Müzzemmil, 17). Vâkıa, 17 ve İnsân, 19. âyetlerdeki vildân kelimesine verilen manalara göz attığımızda ise şunları görüyoruz: Çocuklar, cennet çocukları, evladlar, gencecik uşaklar, gençler, civanlar, delikanlılar, hizmetçiler, genç hizmetçiler, genç nedimler, gençlikler.

    Görüldüğü gibi bu âyet hakkında da benzer meâller söz konusudur. Bu meâller içinde bizce en isabetli olanları çocuklar veya cennet çocukları ifadeleridir. Çünkü vildân kelimesinin çocuklar manasına delaleti açıktır. Özetle, Vildân’ın manasının çocuklar olduğu hususunda ihtilaf söz konusu değildir. Ğılmân kelimesi erkek çocuklar için kullanıldığı, ğılmânun lehum ifadesi malikiyet manasında alınarak, “onlara ait olan ğılmân” manasını ihtiva ettiği ve hadislerde de cennetliklerin çok sayıda hizmetçileri olacağı bildirildiği için bu çocukların cennette hizmet için yaratılmış oldukları düşünülebilir. Vildân ise, hem erkek hem de kız çocuklarını kapsadığı ve kelime kök itibariyle doğumu çağrıştırdığı için bu çocukların cennetliklerin dünyada buluğ çağına ermeden vefat eden ve bunlara ilaveten bazı hadis-i şeriflerde dile getirilen, arzu ettikleri takdirde bir hamilelik sıkıntısı olmadan cennetlikler için yaratılan kendi çocukları olabilir. 8 Bu durumda dünya hayatında çocukları olmasa da, bütün cennetliklerin, cennette diledikleri kadar çocuk sahibi olmaları söz konusudur.

    Cennetlikler dünyadaki yaşlarına bakılmaksızın gençler sûretinde inşa olunacakları gibi, cennetlik çocuklar da, vefat yaşları ne olursa olsun çocukluğun en güzel çağında ana-babalarına ebedî bir eğlence, sürur kaynağı ve göz aydınlığı olmak üzere yeniden inşa edileceklerdir.9 Dünya hayatındaki en büyük manevî zevklerden birisi hiç şüphesiz sevimli, neşeli küçük çocuklardır. Bu durum, cennet hayatının en güzel yönlerinden birisinin bu çocuklar olacağına işaret etmektedir.






+ Yorum Gönder