Konusunu Oylayın.: Zina hükmü verilebilmesi için şartlar nelerdir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Zina hükmü verilebilmesi için şartlar nelerdir
  1. 13.Ağustos.2011, 01:03
    1
    Misafir

    Zina hükmü verilebilmesi için şartlar nelerdir

  2. 13.Ağustos.2011, 10:13
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: zina hükmü verilebilmesi için şartlar nelerdir




    Zina, büyük günahlardan birisidir. Zina, aralarında meşru bir evlilik olmayan, nikah bağı bulunmayan kimselerin cinsi ilişkide bulunmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

    “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır. Kötü bir yoldur.”

    Peygamberimiz (sav) de “Müminleri, Allah’tan daha çok fenalıklardan koruyan kimse yoktur. Bunun için Allah Teala açık kapalı fuhşiyatı (zinayı) haram kılmıştır.” buyurmuştur.

    Zinanın, ahlaki, sosyal, hukuki ve sıhhi pek çok zararları vardır.



    Neslin korunması

    İslam’ın muhakkak korunmasını emrettiği zarurî maslahatlardan birisi neslin korunmasıdır. Nesillerin korunması evlilik müessesesinin sağlamlığı ile mümkündür. Nikah gölgesinde, aile teşkilatı içinde terbiye edilmeyen nesiller, hayatı karıştırır. Sosyal refahı temelinden yıkar. Zira aile, cemiyetin temel taşıdır. Bundan dolayı, İslam dini nikaha, nesli yetiştirmeye, çocuk terbiyesine, ailelerin korunmasına büyük bir önem vermiştir. Nesillerin birbirine karışmaması için zina haram kılınmış, zina iftirası yasaklanmış, zaruret olmadıkça çocuk düşürmek veya aldırmak, gebeliği önlemek haram kılınmıştır. Irz, namus ve neslin korunması toplumun refahını sağlar.

    Zina ile kamil iman bir arada barınmaz. Nitekim Peygamberimiz “Zina eden kişi, zina ettiği sıra (tam ve olgun) mümin olduğu halde zina etmez.” buyurmuştur.

    Rasuli Ekrem (s.a.v.) buyurdu ki: “Her müslümanın diğer müslümana malı, ırzı ve kanı haramdır. İnsana kötülük bakımından müslüman kardeşini küçük görmesi yeter.”



    Göz zinası

    Nitekim Allahu Teala şöyle buyuruyor: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar. Ferclerini de haramdan korusunlar.”

    “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ferclerini de haramdan korusunlar.” (Nur, 30-31)

    Rasulullah Efendimiz (sav) buyurdu ki: “Ademoğluna zinadan nasibi yazılmıştır. Çaresiz ona erişecektir. İki gözün zinası bakmaktır. İki kulağın zinası fuhuşla ilgili şeyleri dinlemektir. Dilin zinası fuhuşla alakalı sözdür. İki elden zina ederler; zinaları, harama el uzatmaktır. İki ayak da zina eder; zinaları, fuhşa yürümektir. Kalp de zinaya heves eder, yapmayı temenni eder. Artık ferc de bunları doğrular, yahut yalana çıkarır.”

    İslam dini, önce harama giden yolları kapatır, önlem alır. Sonunda men edilen fiilleri kişi yaparsa, o zaman da cezalandırır. Şayet dünyada çekmesi gereken cezaları çeşitli nedenlerden dolayı dünyada çekmez ise o da ahirete kalır. Allah her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır. Gözlerin nasıl baktığını, kalplerden hangi düşüncelerin geçtiğini en iyi bilendir. Ayeti celile buna işaret eder:

    “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” (Mümin, 19)

    “Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf, 16)

    İnsan düşünüyor, müminler gaflete düşerek bu haramları nasıl işler ki? Bizi ve kainatı yaratan Allah (c.c.) görüyor, melekler görüyor ve yazıyor. Toprak titreyerek Allah’tan haya ediyor. O toprak ki günahkar insan oğluna ağzını açarken şöyle söylüyor:

    Enes bin Malik der ki: “Yer her gün insana seslenir: Ey Ademoğlu, üzerimde türlü günah işlersin; halbuki içimde azap göreceksin. Üzerimde gülüp eğlenirsin; halbuki içimde ağlayacaksın. Üzerimde haram yersin; halbuki içimde kurtlar seni yiyecek.”



  3. 13.Ağustos.2011, 10:13
    2
    Devamlı Üye



    Zina, büyük günahlardan birisidir. Zina, aralarında meşru bir evlilik olmayan, nikah bağı bulunmayan kimselerin cinsi ilişkide bulunmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:

    “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır. Kötü bir yoldur.”

    Peygamberimiz (sav) de “Müminleri, Allah’tan daha çok fenalıklardan koruyan kimse yoktur. Bunun için Allah Teala açık kapalı fuhşiyatı (zinayı) haram kılmıştır.” buyurmuştur.

    Zinanın, ahlaki, sosyal, hukuki ve sıhhi pek çok zararları vardır.



    Neslin korunması

    İslam’ın muhakkak korunmasını emrettiği zarurî maslahatlardan birisi neslin korunmasıdır. Nesillerin korunması evlilik müessesesinin sağlamlığı ile mümkündür. Nikah gölgesinde, aile teşkilatı içinde terbiye edilmeyen nesiller, hayatı karıştırır. Sosyal refahı temelinden yıkar. Zira aile, cemiyetin temel taşıdır. Bundan dolayı, İslam dini nikaha, nesli yetiştirmeye, çocuk terbiyesine, ailelerin korunmasına büyük bir önem vermiştir. Nesillerin birbirine karışmaması için zina haram kılınmış, zina iftirası yasaklanmış, zaruret olmadıkça çocuk düşürmek veya aldırmak, gebeliği önlemek haram kılınmıştır. Irz, namus ve neslin korunması toplumun refahını sağlar.

    Zina ile kamil iman bir arada barınmaz. Nitekim Peygamberimiz “Zina eden kişi, zina ettiği sıra (tam ve olgun) mümin olduğu halde zina etmez.” buyurmuştur.

    Rasuli Ekrem (s.a.v.) buyurdu ki: “Her müslümanın diğer müslümana malı, ırzı ve kanı haramdır. İnsana kötülük bakımından müslüman kardeşini küçük görmesi yeter.”



    Göz zinası

    Nitekim Allahu Teala şöyle buyuruyor: “Mümin erkeklere söyle, gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar. Ferclerini de haramdan korusunlar.”

    “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ferclerini de haramdan korusunlar.” (Nur, 30-31)

    Rasulullah Efendimiz (sav) buyurdu ki: “Ademoğluna zinadan nasibi yazılmıştır. Çaresiz ona erişecektir. İki gözün zinası bakmaktır. İki kulağın zinası fuhuşla ilgili şeyleri dinlemektir. Dilin zinası fuhuşla alakalı sözdür. İki elden zina ederler; zinaları, harama el uzatmaktır. İki ayak da zina eder; zinaları, fuhşa yürümektir. Kalp de zinaya heves eder, yapmayı temenni eder. Artık ferc de bunları doğrular, yahut yalana çıkarır.”

    İslam dini, önce harama giden yolları kapatır, önlem alır. Sonunda men edilen fiilleri kişi yaparsa, o zaman da cezalandırır. Şayet dünyada çekmesi gereken cezaları çeşitli nedenlerden dolayı dünyada çekmez ise o da ahirete kalır. Allah her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır. Gözlerin nasıl baktığını, kalplerden hangi düşüncelerin geçtiğini en iyi bilendir. Ayeti celile buna işaret eder:

    “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” (Mümin, 19)

    “Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf, 16)

    İnsan düşünüyor, müminler gaflete düşerek bu haramları nasıl işler ki? Bizi ve kainatı yaratan Allah (c.c.) görüyor, melekler görüyor ve yazıyor. Toprak titreyerek Allah’tan haya ediyor. O toprak ki günahkar insan oğluna ağzını açarken şöyle söylüyor:

    Enes bin Malik der ki: “Yer her gün insana seslenir: Ey Ademoğlu, üzerimde türlü günah işlersin; halbuki içimde azap göreceksin. Üzerimde gülüp eğlenirsin; halbuki içimde ağlayacaksın. Üzerimde haram yersin; halbuki içimde kurtlar seni yiyecek.”






+ Yorum Gönder