Konusunu Oylayın.: KKTC de Girne Lefkoşa arası seferi mesafe hükmü taşır mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
KKTC de Girne Lefkoşa arası seferi mesafe hükmü taşır mı?
  1. 28.Temmuz.2011, 03:01
    1
    Misafir

    KKTC de Girne Lefkoşa arası seferi mesafe hükmü taşır mı?






    KKTC de Girne Lefkoşa arası seferi mesafe hükmü taşır mı? Mumsema selamun aleykum.
    sefer miktarı tek başına yolculk bir kadın için hanefi mezhebinde caiz değil. iyi ama günümüzde bu mesafe nedir? bir grup kız arkadaşım beni kendilerine -çok özledikleri için!?- davet ediyorlar -eskiden davetlerine hemen icabet ederdim- şeriate uygun olmadığından korktugum için bu ziyaretlere ara verdim. asıl sorum şu; yaklaşık olarak 26 kmlik iki şehir arasını,mahremim olmadan,9yaşındaki kız kardeşimle veya yalnız-insanların birbirine çok yakın oturduğu 12kişilik otobüslerle- gitmem caiz midir? (yolculuk trafiğe baglı olarak 30-40-45 dk sürebiliyor)
    2. ise arkadaşlarıma gittiğimde; annem ''onlar senin evinin yolunu bile bilmiyorlar'' diyerek izin vermediğini ilan ediyor.
    3. daha fenası annem şeriate göre yaşamaya çalıştığımdan beri annem benimle hiç geçinemiyor.sürekli kavga etmeye çalışıyor,sinirleri bozuk

    şimdi tüüm bunlara rağmen aylardır beni davet edip duran arkadaşlarıma annem gerekçesiyle mi yoksa şeriat gerekçesiyle mi gitmeyeyim? yoksa ikisine uyar diyip ziyaret edeyim mi?
    iki ateş arasında kaldım... Allah sizi ilimde ve amelde doğru kimselerden eylesin,teşekkür ederim.


  2. 28.Temmuz.2011, 03:01
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    selamun aleykum.
    sefer miktarı tek başına yolculk bir kadın için hanefi mezhebinde caiz değil. iyi ama günümüzde bu mesafe nedir? bir grup kız arkadaşım beni kendilerine -çok özledikleri için!?- davet ediyorlar -eskiden davetlerine hemen icabet ederdim- şeriate uygun olmadığından korktugum için bu ziyaretlere ara verdim. asıl sorum şu; yaklaşık olarak 26 kmlik iki şehir arasını,mahremim olmadan,9yaşındaki kız kardeşimle veya yalnız-insanların birbirine çok yakın oturduğu 12kişilik otobüslerle- gitmem caiz midir? (yolculuk trafiğe baglı olarak 30-40-45 dk sürebiliyor)
    2. ise arkadaşlarıma gittiğimde; annem ''onlar senin evinin yolunu bile bilmiyorlar'' diyerek izin vermediğini ilan ediyor.
    3. daha fenası annem şeriate göre yaşamaya çalıştığımdan beri annem benimle hiç geçinemiyor.sürekli kavga etmeye çalışıyor,sinirleri bozuk

    şimdi tüüm bunlara rağmen aylardır beni davet edip duran arkadaşlarıma annem gerekçesiyle mi yoksa şeriat gerekçesiyle mi gitmeyeyim? yoksa ikisine uyar diyip ziyaret edeyim mi?
    iki ateş arasında kaldım... Allah sizi ilimde ve amelde doğru kimselerden eylesin,teşekkür ederim.


    Benzer Konular

    - Mezheplere göre seferi ve hükmü?

    - Cemaatle namaz kılarken saflar arası mesafe ne kadar olmalıdır?

    - 150 km uzak mesafe seferi olunuyormu? yoksa şehir hududunu çıkmasımı gerek?

    - Sebe suresi 12. ayet: Sabah gidişi bir aylık mesafe, akşam dönüşü yine bir aylık mesafe olan rüzgârı

    - Seferî Sayılmak İçin Gidilmesi Gereken Mesâfe Ne Kadardır?

  3. 28.Temmuz.2011, 12:27
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: KKTC de Girne Lefkoşa arası seferi mesafe hükmü taşır mı?




    Ebû Said el-Hudrî’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının beraberinde babası veya oğlu yahut kocası veya kardeşi yahut nikâhı haram olan biri olmaksızın üç gün veya daha fazla süren bir yolculuğa çıkması helâl değildir.”1

    Hadis-i şerifte üç günlük yol, mesafe olarak müctehidler tarafından günde altı saatten on sekiz saatlık yaya yürüyüşü olarak kabul edilir. Bu da kilometre hesabıyla 90 kilometrelik bir mesafedir.

    Konu başka bir rivayette iki gün olarak ifade edilir. Şöyle ki:

    Ebû Said el-Hudrî’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    “Resulullahın (a.s.m.) yanında kocası veya yakın akrabası olmaksızın kadının iki günlük yola gitmesini yasak etti.”2

    Mesele bir başka hadis-i şerifte bir gün olarak da belirtilir. Şöyle ki:
    Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının, yanında kendisine nikâhı haram olan biri bulunmadıkça bir gün ve bir gecelik yola gitmesi helâl değildir.”3

    Bu hadisi delil olarak getiren İmam Evzaî ve Ebü’l-Leys şöyle demektedirler:
    “Kadın yanında mahremi olmadan bir günlük yola yalnız başına yolculuğa çıkamaz, fakat bundan az olan mesafeye tek başına gitmesi caizdir.”4

    Bu hadislerin açıklamasında hadis âlimleri şu açıklamayı yaparlar:
    Hanefi âlimlerine göre, bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olan bir erkek bulunmadığı halde üç günlük veya daha fazla mesafeye yolculuk edemez. Fakat bundan az mesafeye beraberinde bunlardan kimse olmaksızın yolculuk etmesi caizdir. Hidaye’de de, kadının yanında mahremi olmadan yolculuk müddetinden az olan mesafeye gitmesi mübahtır.5

    İmam Aynî bu konuda şu sual ve cevaba da yer verir: Eğer dersen: Hz. Âişe (r.a. ) yanında mahremi olmadan yolculuğa çıkmıştır. Ulemadan bir cemaat, bunu delil olarak getirerek kadının yanında mahremi olmadan tek başına yolculuğa çıkabileceğini söylemişlerdir. Ben de derim ki: “Hz. Âişe bütün mü’minlerin annesi olduğundan o herkese mahremdi. Kiminle yolculuğa çıkarsa ona mahrem oluyordu. Diğer kadınlar için bu hüküm geçerli olmaz. Bu cevap Ebû Hanife’ye aittir.”6

    Bütün bu rivayet ve nakillerden anlaşıldığına göre bir hanım, dinen üç günlük bir mesafe olan 90 kilometrelik yola, yanında kocası veya babası, kardeşi, oğlu, amcası ve dayısı gibi mahremleri olmadan çıkamaz, caiz değildir. Fakat bundan az bir mesafeye yanında kimse olmadan da çıkabilmektedir. İmam Evzaî’nin ictihadına esas kabul ettiği bir günlük yola dahi hanımın çıkmaması ihtiyat bakımından daha da önem taşımaktadır. Burada, belde dışı, şehir harici kasdedilmektedir. Şehir içi için hadislerde belli bir sınırlama bulunmamaktadır. Çünkü şehir içi yerleşim bölgesi olduğundan güvenlik bakımından yeterli kabul edilmektedir.

    Ancak şehir dışı yolculuklarda bazan zaruri durumlar sözkonusu olabilir. Hanımın mutlaka yola çıkması gerekmektedir. Günümüz şartlarında ise mümkün olan tedbirler alındıktan sonra, yola da tek başına çıkılamayacağına, yani otobüs, tren ve uçak gibi vasıtalar kullanılacağına göre büyük ölçüde emniyet temin edilmiş olacaktır. Böylesi hallerde yola çıkmak mahzurlu olmasa gerektir. Zaten başta da ifade edildiği gibi yola çıkma zarureti mevcuttur.

    Kadının şehir içinde tek başına taksiye binmesi de yine bu çerçevede mütalâa edilebilir. Şöyle ki: Her ne kadar taksinin içi görülse de, tek başına taksiye binen hanım bir yerde şoförle başbaşa kalmaktadır. Bunun için arka koltuğa oturmayı tercih etmeli. Diğer taraftan bazı art niyetli şoföre rastlamak mümkün olduğu gibi, rahatsız edici konuşmalara muhatap olmak mümkündür.

    Bir yerde bunun önüne geçmek için akıl ve feraset melekesini kullanmalı, bu gibi insanlarla karşılaşmamaya gayret etmeli. Bütün bunlarla birlikte bir hanımın, mecbur kalmadıkça taksiyi tercih etmemesi en güzelidir.

    1 Müslim, Hacc: 423.
    2 Müslim, Hacc: 416.
    3 Müslim, Hacc: 421. Tirmizî, Radâ: 14.
    4 Umdetü’l-Karî, 7: 130.
    5 İbni Mace Tercümesi, 8: 69. Tuhfetü’l-Ahvezî, 4: 332.
    6 Umdetü’l-Karî, 7: 128.

    Mehmed Paksu Aileye Özel Fetvalar

    _____________


    Şafii Mezhebi'ne göre hac ve umre belli şartları taşıyan Müslümanlara ömürde bir defa yapılmak üzere farz kılınmıştır. Bu ibadetin farzlığıyla ilgili olarak yüce Allah şöyle buyurmuştur:

    "Haccı da umreyi de Allah için tamamlayın."(Bakara suresi, 2/196)

    Hacca ve umreye gidecek kadının beraberinde kocası, mahremi veya güvenilir kadın refakatçileri bulunmalıdır. Çünkü kadının yalnız başına yolculuk yapması haramdır. Bu hususta sevgili Peygamberimiz (asv) şöyle buyurmuştur:

    “Allah’a ve ahiret gününe inanan kadına, bir gece ve gündüz devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helal değildir.”
    (Buhari , taksirü’s-salat , 4 hac,419,422; Malik el-muvatta,istizan,37)

    Hac ve umre yolculuğunda, yanında kocasının veya mahreminin bulunmaması durumunda, kadına refakat edecek kadın yol arkadaşının en az üç kişi ve güvenilir olması şarttır. (Tahtavi, Haşiye ala merakı’l-felah,s.397.)

    Hanefi Mezhebi'ne göre, yanında kocası veya mahremi bulunmayan bir kadının, başka kadınlarla birlikte yolculuğa çıkması caiz değildir.

    (Mehmet Keskin, Büyük Şafii İlmihali, s. 391)



  4. 28.Temmuz.2011, 12:27
    2
    Silent and lonely rains



    Ebû Said el-Hudrî’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının beraberinde babası veya oğlu yahut kocası veya kardeşi yahut nikâhı haram olan biri olmaksızın üç gün veya daha fazla süren bir yolculuğa çıkması helâl değildir.”1

    Hadis-i şerifte üç günlük yol, mesafe olarak müctehidler tarafından günde altı saatten on sekiz saatlık yaya yürüyüşü olarak kabul edilir. Bu da kilometre hesabıyla 90 kilometrelik bir mesafedir.

    Konu başka bir rivayette iki gün olarak ifade edilir. Şöyle ki:

    Ebû Said el-Hudrî’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    “Resulullahın (a.s.m.) yanında kocası veya yakın akrabası olmaksızın kadının iki günlük yola gitmesini yasak etti.”2

    Mesele bir başka hadis-i şerifte bir gün olarak da belirtilir. Şöyle ki:
    Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının, yanında kendisine nikâhı haram olan biri bulunmadıkça bir gün ve bir gecelik yola gitmesi helâl değildir.”3

    Bu hadisi delil olarak getiren İmam Evzaî ve Ebü’l-Leys şöyle demektedirler:
    “Kadın yanında mahremi olmadan bir günlük yola yalnız başına yolculuğa çıkamaz, fakat bundan az olan mesafeye tek başına gitmesi caizdir.”4

    Bu hadislerin açıklamasında hadis âlimleri şu açıklamayı yaparlar:
    Hanefi âlimlerine göre, bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olan bir erkek bulunmadığı halde üç günlük veya daha fazla mesafeye yolculuk edemez. Fakat bundan az mesafeye beraberinde bunlardan kimse olmaksızın yolculuk etmesi caizdir. Hidaye’de de, kadının yanında mahremi olmadan yolculuk müddetinden az olan mesafeye gitmesi mübahtır.5

    İmam Aynî bu konuda şu sual ve cevaba da yer verir: Eğer dersen: Hz. Âişe (r.a. ) yanında mahremi olmadan yolculuğa çıkmıştır. Ulemadan bir cemaat, bunu delil olarak getirerek kadının yanında mahremi olmadan tek başına yolculuğa çıkabileceğini söylemişlerdir. Ben de derim ki: “Hz. Âişe bütün mü’minlerin annesi olduğundan o herkese mahremdi. Kiminle yolculuğa çıkarsa ona mahrem oluyordu. Diğer kadınlar için bu hüküm geçerli olmaz. Bu cevap Ebû Hanife’ye aittir.”6

    Bütün bu rivayet ve nakillerden anlaşıldığına göre bir hanım, dinen üç günlük bir mesafe olan 90 kilometrelik yola, yanında kocası veya babası, kardeşi, oğlu, amcası ve dayısı gibi mahremleri olmadan çıkamaz, caiz değildir. Fakat bundan az bir mesafeye yanında kimse olmadan da çıkabilmektedir. İmam Evzaî’nin ictihadına esas kabul ettiği bir günlük yola dahi hanımın çıkmaması ihtiyat bakımından daha da önem taşımaktadır. Burada, belde dışı, şehir harici kasdedilmektedir. Şehir içi için hadislerde belli bir sınırlama bulunmamaktadır. Çünkü şehir içi yerleşim bölgesi olduğundan güvenlik bakımından yeterli kabul edilmektedir.

    Ancak şehir dışı yolculuklarda bazan zaruri durumlar sözkonusu olabilir. Hanımın mutlaka yola çıkması gerekmektedir. Günümüz şartlarında ise mümkün olan tedbirler alındıktan sonra, yola da tek başına çıkılamayacağına, yani otobüs, tren ve uçak gibi vasıtalar kullanılacağına göre büyük ölçüde emniyet temin edilmiş olacaktır. Böylesi hallerde yola çıkmak mahzurlu olmasa gerektir. Zaten başta da ifade edildiği gibi yola çıkma zarureti mevcuttur.

    Kadının şehir içinde tek başına taksiye binmesi de yine bu çerçevede mütalâa edilebilir. Şöyle ki: Her ne kadar taksinin içi görülse de, tek başına taksiye binen hanım bir yerde şoförle başbaşa kalmaktadır. Bunun için arka koltuğa oturmayı tercih etmeli. Diğer taraftan bazı art niyetli şoföre rastlamak mümkün olduğu gibi, rahatsız edici konuşmalara muhatap olmak mümkündür.

    Bir yerde bunun önüne geçmek için akıl ve feraset melekesini kullanmalı, bu gibi insanlarla karşılaşmamaya gayret etmeli. Bütün bunlarla birlikte bir hanımın, mecbur kalmadıkça taksiyi tercih etmemesi en güzelidir.

    1 Müslim, Hacc: 423.
    2 Müslim, Hacc: 416.
    3 Müslim, Hacc: 421. Tirmizî, Radâ: 14.
    4 Umdetü’l-Karî, 7: 130.
    5 İbni Mace Tercümesi, 8: 69. Tuhfetü’l-Ahvezî, 4: 332.
    6 Umdetü’l-Karî, 7: 128.

    Mehmed Paksu Aileye Özel Fetvalar

    _____________


    Şafii Mezhebi'ne göre hac ve umre belli şartları taşıyan Müslümanlara ömürde bir defa yapılmak üzere farz kılınmıştır. Bu ibadetin farzlığıyla ilgili olarak yüce Allah şöyle buyurmuştur:

    "Haccı da umreyi de Allah için tamamlayın."(Bakara suresi, 2/196)

    Hacca ve umreye gidecek kadının beraberinde kocası, mahremi veya güvenilir kadın refakatçileri bulunmalıdır. Çünkü kadının yalnız başına yolculuk yapması haramdır. Bu hususta sevgili Peygamberimiz (asv) şöyle buyurmuştur:

    “Allah’a ve ahiret gününe inanan kadına, bir gece ve gündüz devam edecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadıkça gitmesi helal değildir.”
    (Buhari , taksirü’s-salat , 4 hac,419,422; Malik el-muvatta,istizan,37)

    Hac ve umre yolculuğunda, yanında kocasının veya mahreminin bulunmaması durumunda, kadına refakat edecek kadın yol arkadaşının en az üç kişi ve güvenilir olması şarttır. (Tahtavi, Haşiye ala merakı’l-felah,s.397.)

    Hanefi Mezhebi'ne göre, yanında kocası veya mahremi bulunmayan bir kadının, başka kadınlarla birlikte yolculuğa çıkması caiz değildir.

    (Mehmet Keskin, Büyük Şafii İlmihali, s. 391)






+ Yorum Gönder