Konusunu Oylayın.: Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?
  1. 23.Temmuz.2011, 00:00
    1
    Misafir

    Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?






    Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir? Mumsema 2tane küçük kedi wardı biri kız biri erkek yan tarafta odunluk wardı ordan buraya gelmiyolardı ama bir akşam kız olan balkona geldi bn de kovalıyordum sonra çekyatın altınakaçtı isabet ettirmemeye çalışarak bir ayakkabı attım arkasın kedi kaçarken ayakkabı kediye gelince kedi orada can verdi. SORUM: bunun günahı warmı


  2. 23.Temmuz.2011, 00:00
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    2tane küçük kedi wardı biri kız biri erkek yan tarafta odunluk wardı ordan buraya gelmiyolardı ama bir akşam kız olan balkona geldi bn de kovalıyordum sonra çekyatın altınakaçtı isabet ettirmemeye çalışarak bir ayakkabı attım arkasın kedi kaçarken ayakkabı kediye gelince kedi orada can verdi. SORUM: bunun günahı warmı


    Benzer Konular

    - Karma eğitimin islamdaki yeri nedir

    - Minarenin islamdaki Yeri Nedir?

    - Hz ömerin ve islamdaki yeri nedir?

    - Diş implantının islamdaki yeri nedir?

    - Sigaranın islamdaki yeri nedir?

  3. 30.Temmuz.2011, 11:48
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?




    Alıntı
    2tane küçük kedi wardı biri kız biri erkek yan tarafta odunluk wardı ordan buraya gelmiyolardı ama bir akşam kız olan balkona geldi bn de kovalıyordum sonra çekyatın altınakaçtı isabet ettirmemeye çalışarak bir ayakkabı attım arkasın kedi kaçarken ayakkabı kediye gelince kedi orada can verdi. SORUM: bunun günahı warmı
    Bu davranışını kasti yapmışsan oteki dünyada elbette cezanı çekeceksin...


  4. 30.Temmuz.2011, 11:48
    2
    Editör



    Alıntı
    2tane küçük kedi wardı biri kız biri erkek yan tarafta odunluk wardı ordan buraya gelmiyolardı ama bir akşam kız olan balkona geldi bn de kovalıyordum sonra çekyatın altınakaçtı isabet ettirmemeye çalışarak bir ayakkabı attım arkasın kedi kaçarken ayakkabı kediye gelince kedi orada can verdi. SORUM: bunun günahı warmı
    Bu davranışını kasti yapmışsan oteki dünyada elbette cezanı çekeceksin...


  5. 30.Temmuz.2011, 12:10
    3
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?

    bir hadiste kediyi evde hapsedip 3 gün aç bırakıp sonrada kedi açlıktan ölüyor. ve cehennemde o kedi o aç bırakanı gece gündüz tırmalıyor.. kedi peygamber efendimiz (SAV) en sevdiği hayvanlardandır.


  6. 30.Temmuz.2011, 12:10
    3
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    bir hadiste kediyi evde hapsedip 3 gün aç bırakıp sonrada kedi açlıktan ölüyor. ve cehennemde o kedi o aç bırakanı gece gündüz tırmalıyor.. kedi peygamber efendimiz (SAV) en sevdiği hayvanlardandır.


  7. 30.Temmuz.2011, 12:44
    4
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?

    Yüce Allah herşeyi bir amaç ve gaye ile yaratmıştır. O yüzden hertürlü canlıya eziyet etmek, öldürmek günahtır. Tabi istemeden kazayla olmuşsa o müstesna.
    Benim bir arkadaşım yolda yürürken, tam adım atarken yerdeki karıncaya basmamak için ani hareket yapmış ve dengesini kaybederek düşüp ayağını kırmıştı. Bilmem anlatabildim mi?


  8. 30.Temmuz.2011, 12:44
    4
    Devamlı Üye
    Yüce Allah herşeyi bir amaç ve gaye ile yaratmıştır. O yüzden hertürlü canlıya eziyet etmek, öldürmek günahtır. Tabi istemeden kazayla olmuşsa o müstesna.
    Benim bir arkadaşım yolda yürürken, tam adım atarken yerdeki karıncaya basmamak için ani hareket yapmış ve dengesini kaybederek düşüp ayağını kırmıştı. Bilmem anlatabildim mi?


  9. 30.Temmuz.2011, 14:09
    5
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kedi öldürmenin islamdaki yeri nedir?

    Haksız yere bir hayvan öldüren kişi tövbe istiğfarda bulununması gerekir.
    Yüce dinimiz İslam, kainatta her şeyin bir denge ile yaratıldığını bildirir. Kainattaki tüm varlıklarda görülen denge Allah’ın varlığının birer işareti ve belgesidir. Kainattaki ekolojik dengeyi sağlayan en önemli unsurlarından birisi de hayvanlardır. Kuran-Kerim ekolojik sistemin önemli üyeleri olan hayvanları, “ümmet” olarak isimlendirmektedir.

    En’am Süresinin 38. Ayetinde;

    “Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi ümmettir. Biz o kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler”

    buyrulmaktadır.

    Bu Ayeti Kerimede, yeryüzündeki bütün canlıların insanlar gibi birer tür oldukları, tek hücrelilerden, omurgalılara, sürüngenlerden, ayaklarıyla yürüyenlere ve kanatlarıyla uçanlara kadar bütün canlıların müstakil birer varlık oldukları bildirilmektedir.
    Allah’ın yarattığı her şey güzeldir ve O’nun engin sevgisiyle yaratılmıştır. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde ifadesini bulmuştur: “O ki yarattığı her şeyi güzel yaratmıştır”.(1) “Hayvanları da O yaratmıştır”.(2)
    Canlı cansız yaratılmışların tamamı kendi lisanı halleriyle Allah’ı tesbih etmektedir. Cum’a Suresinin birinci Ayet-i Kerimesinde şöyle denilmektedir: “Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan her şey (herkes) O’nu tesbih eder. Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah’ı tesbih eder.” Yaratılmışların en şereflisi ve en üstünü olan insandan beklenen de, Allah’ı tesbih eden her varlığa şefkat ve merhametle muamele etmektir.
    Resulullah (SAV) sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olunmasını istemiştir. Bir hadis-i şerifte: “Merhametli olanlara Rahman olan Allah merhamet eder. Yerde olanlara da merhametli olun ki, gökte olanlar (melekler) de size rahmet merhamet etsin”.(3) Hadiste geçen “yerde olanlara” ifadesinin içine her çeşit canlı girmektedir.
    Hz. Peygamberin bu nasihatinin tarih boyunca Müslümanlar üzerinde çok etkili olduğu görülmektedir. Hz. Muhammed (SAV)’den aldıkları bu öğütle hareket eden Müslümanlar bütün canlılara merhamet ve hoşgörü ile bakmışlardır. Bu merhamet, sevgi ve hoşgörü medeniyetinden hayvanlar da nasibini almışlardır.
    Büyük gönül insanı ve halk şairi Yunus Emre’nin “yaratılanı sev, yaratandan ötürü” şeklindeki sözü, atalarımızın kendi çevrelerine ve bu çevrede yaşayan her türlü canlıya karşı takındıkları tutumu çok özlü olarak dile getirmektedir.
    Atalarımız hayvanlara karşı olan sevgi ve merhametlerini, hayvan hastaneleri, kuş evleri, kuş hastaneleri ve hayvanları korumaya yönelik çeşitli vakıflar kurarak göstermişlerdir.
    Hayvanlara iyi davranmanın, cennete girmeye sebep olacağını bildiren Peygamberimiz sahabîlere şu olayı nakleder: “Yolda gitmekte olan birisinin susuzluğu artar. Hemen bir kuyuya inip suyundan içer. Kuyudan çıkınca susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaşır. Adam kendi kendine: “bu hayvan da benim gibi susamış” deyip kuyuya tekrar iner. Ayakkabısına su doldurur ve ağzıyla tutarak yukarıya çıkar, köpeği sular. İşte Allah bu kulunu övmüş ve günahlarını bağışlamıştır”. Bunun üzerine sahabîler: “Hayvanları sulamakla bize de sevap var mıdır?” diye sordular. Resulullah (SAV): “Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır” buyurmuştur.(4)

    Hayvanlara kötü davranmanın insanı cehenneme götüreceğini bildiren Hz. Peygamber (SAV): “bir kadın, bağlayıp yemek vermediği ve yer haşerelerinin yemesi için serbest bırakmadığı kedi yüzünden cehenneme girdi” buyurmuştur.
    İslam dini, insana işkence yapmayı yasakladığı gibi hayvanlara da eziyet etmeyi ve işkence yapmayı yasaklamıştır. Sevgili Peygamberimiz, “Cenab-ı Hakkın haksız olarak bir serçeyi öldürenden kıyamet gününde hesap soracağını”,(5) bildirmiş; “kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yavrularının alınmamasını”(6) emretmiştir.
    Ömer b. Abdulaziz, hilafeti döneminde Valilerine gönderdiği mektuplardan birinde, atların boş yere koşturulup eziyet edilmemesini, bu şekildeki tatbikata kesinlikle mani olunmasını, atlara ağır gemlerin takılmamasını ve altında demir bulunan yularla eziyet verilmemesini istemiştir. Ömer b. Abdulaziz’in bu talimatı, hayvan haklarını koruma altına alınması bakımından son derece önemli tarihi bir örnektir.

    Osmanlıların örfi hukukunda da hayvan haklarının korunduğu ve ihlal edenlere cezalar verildiğine dair bilgilere sahibiz.
    Netice itibarıyla İslam, hayvanların sevilmesi, fıtrî yapılarına uygun işlerde çalıştırılması, kaldırabilecekleri kadar yük vurulması, yiyeceklerinin zamanında verilmesi, dövülmemeleri, hasta oldukları zaman tedavi ettirilmelerini emretmektedir.
    1- Secde: 7
    2- Nahl: 5
    3- Tirmizi, Birr, s. 16
    4- Tecrit, c. vii, s. 223
    5- Ebu Davud, 2/11
    6- Buhari. Edebü’l-Müfred, 139
    SİE


  10. 30.Temmuz.2011, 14:09
    5
    Silent and lonely rains
    Haksız yere bir hayvan öldüren kişi tövbe istiğfarda bulununması gerekir.
    Yüce dinimiz İslam, kainatta her şeyin bir denge ile yaratıldığını bildirir. Kainattaki tüm varlıklarda görülen denge Allah’ın varlığının birer işareti ve belgesidir. Kainattaki ekolojik dengeyi sağlayan en önemli unsurlarından birisi de hayvanlardır. Kuran-Kerim ekolojik sistemin önemli üyeleri olan hayvanları, “ümmet” olarak isimlendirmektedir.

    En’am Süresinin 38. Ayetinde;

    “Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi ümmettir. Biz o kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler”

    buyrulmaktadır.

    Bu Ayeti Kerimede, yeryüzündeki bütün canlıların insanlar gibi birer tür oldukları, tek hücrelilerden, omurgalılara, sürüngenlerden, ayaklarıyla yürüyenlere ve kanatlarıyla uçanlara kadar bütün canlıların müstakil birer varlık oldukları bildirilmektedir.
    Allah’ın yarattığı her şey güzeldir ve O’nun engin sevgisiyle yaratılmıştır. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şu şekilde ifadesini bulmuştur: “O ki yarattığı her şeyi güzel yaratmıştır”.(1) “Hayvanları da O yaratmıştır”.(2)
    Canlı cansız yaratılmışların tamamı kendi lisanı halleriyle Allah’ı tesbih etmektedir. Cum’a Suresinin birinci Ayet-i Kerimesinde şöyle denilmektedir: “Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan her şey (herkes) O’nu tesbih eder. Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah’ı tesbih eder.” Yaratılmışların en şereflisi ve en üstünü olan insandan beklenen de, Allah’ı tesbih eden her varlığa şefkat ve merhametle muamele etmektir.
    Resulullah (SAV) sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olunmasını istemiştir. Bir hadis-i şerifte: “Merhametli olanlara Rahman olan Allah merhamet eder. Yerde olanlara da merhametli olun ki, gökte olanlar (melekler) de size rahmet merhamet etsin”.(3) Hadiste geçen “yerde olanlara” ifadesinin içine her çeşit canlı girmektedir.
    Hz. Peygamberin bu nasihatinin tarih boyunca Müslümanlar üzerinde çok etkili olduğu görülmektedir. Hz. Muhammed (SAV)’den aldıkları bu öğütle hareket eden Müslümanlar bütün canlılara merhamet ve hoşgörü ile bakmışlardır. Bu merhamet, sevgi ve hoşgörü medeniyetinden hayvanlar da nasibini almışlardır.
    Büyük gönül insanı ve halk şairi Yunus Emre’nin “yaratılanı sev, yaratandan ötürü” şeklindeki sözü, atalarımızın kendi çevrelerine ve bu çevrede yaşayan her türlü canlıya karşı takındıkları tutumu çok özlü olarak dile getirmektedir.
    Atalarımız hayvanlara karşı olan sevgi ve merhametlerini, hayvan hastaneleri, kuş evleri, kuş hastaneleri ve hayvanları korumaya yönelik çeşitli vakıflar kurarak göstermişlerdir.
    Hayvanlara iyi davranmanın, cennete girmeye sebep olacağını bildiren Peygamberimiz sahabîlere şu olayı nakleder: “Yolda gitmekte olan birisinin susuzluğu artar. Hemen bir kuyuya inip suyundan içer. Kuyudan çıkınca susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaşır. Adam kendi kendine: “bu hayvan da benim gibi susamış” deyip kuyuya tekrar iner. Ayakkabısına su doldurur ve ağzıyla tutarak yukarıya çıkar, köpeği sular. İşte Allah bu kulunu övmüş ve günahlarını bağışlamıştır”. Bunun üzerine sahabîler: “Hayvanları sulamakla bize de sevap var mıdır?” diye sordular. Resulullah (SAV): “Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır” buyurmuştur.(4)

    Hayvanlara kötü davranmanın insanı cehenneme götüreceğini bildiren Hz. Peygamber (SAV): “bir kadın, bağlayıp yemek vermediği ve yer haşerelerinin yemesi için serbest bırakmadığı kedi yüzünden cehenneme girdi” buyurmuştur.
    İslam dini, insana işkence yapmayı yasakladığı gibi hayvanlara da eziyet etmeyi ve işkence yapmayı yasaklamıştır. Sevgili Peygamberimiz, “Cenab-ı Hakkın haksız olarak bir serçeyi öldürenden kıyamet gününde hesap soracağını”,(5) bildirmiş; “kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yavrularının alınmamasını”(6) emretmiştir.
    Ömer b. Abdulaziz, hilafeti döneminde Valilerine gönderdiği mektuplardan birinde, atların boş yere koşturulup eziyet edilmemesini, bu şekildeki tatbikata kesinlikle mani olunmasını, atlara ağır gemlerin takılmamasını ve altında demir bulunan yularla eziyet verilmemesini istemiştir. Ömer b. Abdulaziz’in bu talimatı, hayvan haklarını koruma altına alınması bakımından son derece önemli tarihi bir örnektir.

    Osmanlıların örfi hukukunda da hayvan haklarının korunduğu ve ihlal edenlere cezalar verildiğine dair bilgilere sahibiz.
    Netice itibarıyla İslam, hayvanların sevilmesi, fıtrî yapılarına uygun işlerde çalıştırılması, kaldırabilecekleri kadar yük vurulması, yiyeceklerinin zamanında verilmesi, dövülmemeleri, hasta oldukları zaman tedavi ettirilmelerini emretmektedir.
    1- Secde: 7
    2- Nahl: 5
    3- Tirmizi, Birr, s. 16
    4- Tecrit, c. vii, s. 223
    5- Ebu Davud, 2/11
    6- Buhari. Edebü’l-Müfred, 139
    SİE





+ Yorum Gönder