Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan
  1. 21.Temmuz.2011, 20:57
    1
    Misafir

    Hz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan






    Hz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan Mumsema Hz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan korumanın yolu ikinci evlilik diyorlar. Peki kadını zinadan korumanın yolu nedir?


  2. 21.Temmuz.2011, 20:57
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 21.Temmuz.2011, 21:46
    2
    Yakut
    mumine.com

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 05.Mart.2008
    Üye No: 11544
    Mesaj Sayısı: 725
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Hz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği




    soruHz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan korumanın yolu ikinci evlilik diyorlar. Peki kadını zinadan korumanın yolu nedir


    Evvela, Hz. Muhammed (asm)’in kızı Hz. Fatıma’yı, bahsettiğiniz zatlara yaşlarından dolayı vermediğine dair elimizde sağlam bir bilgi yoktur.

    Kaldı ki, Hz. Peygamber (a.s.m), kızı Rukiyye’yi kendisinden yaşça oldukça büyük olan Hz. Osman’la evlendirmiş, Bedir zaferi sırasında vefat etmiştir. Hz. Peygamber (a.s.m), bunun üzerine Ümmü Gülsüm adındaki kızını da yine Hz. Osman ile evlendirmiştir.

    Bu tarihî gerçekler, Hz. Peygamber (a.s.m)’in kızlarını evlendirirken, kriter olarak kullandığı iddia edilen yaş faktörünün asılsız olduğunu göstermektedir.

    Hz. Peygamber (a.s.m), Hz. Aişe (r.anha)’nin Allah tarafından kendisine eş olarak verildiğini rüyasında gördükten sonra, bu işe önem vermeye başlamıştır. İslam dininin ikinci kaynağı olan hadis rivayeti konusundaki konumu, onun Efendimize (asm) zevce olarak neden seçildiğini de göstermektedir.

    Ayrıca, o zaman evlilikte bu yaş faktörü daha önemsiz kabul ediliyordu. Bu gün bile, bir çok kadın, huzur ve refahını düşündüğü -kendisinden yaşça çok büyük- yaşlılarla evlenmekte bir sakınca görmemektedir.

    Tabii ki, genel kural olarak eşler arasında fazla yaşın bulunmaması belki de ailenin huzuru açısından daha uygundur.

    Sorunuzun ikinci şıkkına gelince bunun birkaç sebebi vardır:

    a. Bayanlarda fıtrî olarak bir haya perdesi vardır. Bu haya perdesi yırtılmadıkça, zina gibi çirkef işlere girmeleri söz konusu değildir. Erkeklerde bu koruyucu perde daha azdır.

    b. Fuhuş işi, herkes için yasak bir fiil olmakla beraber, dışarıya aksettiğinde, en çok kadın yıpranmaktadır. Bu toplumsal tepki kadınları daha dikkatli olmaya zorlamaktadır.

    c.
    Kadınlar genellikle anne olurlar. Çocuklarıyla meşguliyetleri, bu tür gayrimeşru işlere girmelerine engel teşkil etmektedir.

    d.
    Gayrimeşru bir ilişkiden sonra, meydana gelen gebeliğin bir skandala dönüşmesi, sekiz-dokuz ay karnında taşıma külfeti ve doğduktan sonra da geçimini sağlama yükü ve bunun yanında hakiki babasının saklı kalması, hem sosyal, ekonomik realiteler bakımından, hem de psikolojik açıdan telafisi mümkün olmayan yaralar açar. Bu da kadını iffeti koruma noktasında, erkekten daha ileri bir konuma taşımaktadır. (işi gizleme metotları çok yenidir ve istisnadır)

    e. Kadınlar genellikle kırk yaştan sonra, çocuk yapma aktivitesini kaybettiği gibi, o işle ilgili nefsanî arzuları da büyük çapta azalır veya kaybolur.

    Bütün bunlar, kadınların erkeklerle kıyaslanamayacağını göstermektedir.

    Yüce Yaratıcı tarafından şu yeryüzü halifesi olarak yaratılacak insan için fabrika olan anne rahmini her yünden koruma altına alıp dizayn ettiği gibi, bekâret simgesiyle de ona ayrı bir önem vermesi, aklı başında olan insanlara çok şey anlatmaktadır.

    Evliliğin en önemli sebebi insan neslinin üretimini gerçekleştirmektir. Diğer zevkler ise, eşlere bahşiş türünden verilen bir ücrettir. Buna göre, bir erkek -şartları tutarsa- çok evlilik yaparak bu gayeyi tahakkuk ettirebilir. Fakat taşıyıcı durumundaki kadın ise, böyle bir işe yeltenmesi halinde neslin ıslahına değil, ifsadına hizmet etmiş olur.

    Yanlış anlaşılmasın, bununla, kadının arzularını göz ardı edip sırf erkeğin zevkini tatmin etmesine yol aramıyoruz. Veya evliliğe uygun olmadığı halde bir kadının vebaline girmesini savunmuyoruz. İslam hukukunda bir erkek veya kadının cinsel ilişkiye mani bir kusuru olması halinde hâkim tarafında nikahları fesih bile edilir. Fakat bu husus, yaşa fazla bağlı değildir. Yani, yaş olayı, erkek ile kadın arasında aynı seviyede olumsuz etki yapmaz, diye düşünüyoruz.

    Önemli bir hatırlatma:

    Zinaya düşme tehlikesi olan bir kimsenin mutlaka ikinci evlilik yapması şart değildir. Zaten böyle bir kimse evlidir. Ayrıca zinadan korunmak için alınacak tek tedbir bu değildir. Bekarların zinaya düşme riski varsa ilk tedbir olarak evlenmeleri tavsiye edilmiş, ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda başka bir çok tedbir de gösterilmiştir. Bu açıdan evli olan bir kimsenin ikinci evlilik yapmadan alacağı tedbirler ve çareler de vardır


  4. 21.Temmuz.2011, 21:46
    2
    mumine.com



    soruHz. Muhammed kızı Fatma'yı neden diğer halifelere vermedi de Hz Ali'ye verdi? Hz. Ayşe ile neden evlendi? Erkeği zinadan korumanın yolu ikinci evlilik diyorlar. Peki kadını zinadan korumanın yolu nedir


    Evvela, Hz. Muhammed (asm)’in kızı Hz. Fatıma’yı, bahsettiğiniz zatlara yaşlarından dolayı vermediğine dair elimizde sağlam bir bilgi yoktur.

    Kaldı ki, Hz. Peygamber (a.s.m), kızı Rukiyye’yi kendisinden yaşça oldukça büyük olan Hz. Osman’la evlendirmiş, Bedir zaferi sırasında vefat etmiştir. Hz. Peygamber (a.s.m), bunun üzerine Ümmü Gülsüm adındaki kızını da yine Hz. Osman ile evlendirmiştir.

    Bu tarihî gerçekler, Hz. Peygamber (a.s.m)’in kızlarını evlendirirken, kriter olarak kullandığı iddia edilen yaş faktörünün asılsız olduğunu göstermektedir.

    Hz. Peygamber (a.s.m), Hz. Aişe (r.anha)’nin Allah tarafından kendisine eş olarak verildiğini rüyasında gördükten sonra, bu işe önem vermeye başlamıştır. İslam dininin ikinci kaynağı olan hadis rivayeti konusundaki konumu, onun Efendimize (asm) zevce olarak neden seçildiğini de göstermektedir.

    Ayrıca, o zaman evlilikte bu yaş faktörü daha önemsiz kabul ediliyordu. Bu gün bile, bir çok kadın, huzur ve refahını düşündüğü -kendisinden yaşça çok büyük- yaşlılarla evlenmekte bir sakınca görmemektedir.

    Tabii ki, genel kural olarak eşler arasında fazla yaşın bulunmaması belki de ailenin huzuru açısından daha uygundur.

    Sorunuzun ikinci şıkkına gelince bunun birkaç sebebi vardır:

    a. Bayanlarda fıtrî olarak bir haya perdesi vardır. Bu haya perdesi yırtılmadıkça, zina gibi çirkef işlere girmeleri söz konusu değildir. Erkeklerde bu koruyucu perde daha azdır.

    b. Fuhuş işi, herkes için yasak bir fiil olmakla beraber, dışarıya aksettiğinde, en çok kadın yıpranmaktadır. Bu toplumsal tepki kadınları daha dikkatli olmaya zorlamaktadır.

    c.
    Kadınlar genellikle anne olurlar. Çocuklarıyla meşguliyetleri, bu tür gayrimeşru işlere girmelerine engel teşkil etmektedir.

    d.
    Gayrimeşru bir ilişkiden sonra, meydana gelen gebeliğin bir skandala dönüşmesi, sekiz-dokuz ay karnında taşıma külfeti ve doğduktan sonra da geçimini sağlama yükü ve bunun yanında hakiki babasının saklı kalması, hem sosyal, ekonomik realiteler bakımından, hem de psikolojik açıdan telafisi mümkün olmayan yaralar açar. Bu da kadını iffeti koruma noktasında, erkekten daha ileri bir konuma taşımaktadır. (işi gizleme metotları çok yenidir ve istisnadır)

    e. Kadınlar genellikle kırk yaştan sonra, çocuk yapma aktivitesini kaybettiği gibi, o işle ilgili nefsanî arzuları da büyük çapta azalır veya kaybolur.

    Bütün bunlar, kadınların erkeklerle kıyaslanamayacağını göstermektedir.

    Yüce Yaratıcı tarafından şu yeryüzü halifesi olarak yaratılacak insan için fabrika olan anne rahmini her yünden koruma altına alıp dizayn ettiği gibi, bekâret simgesiyle de ona ayrı bir önem vermesi, aklı başında olan insanlara çok şey anlatmaktadır.

    Evliliğin en önemli sebebi insan neslinin üretimini gerçekleştirmektir. Diğer zevkler ise, eşlere bahşiş türünden verilen bir ücrettir. Buna göre, bir erkek -şartları tutarsa- çok evlilik yaparak bu gayeyi tahakkuk ettirebilir. Fakat taşıyıcı durumundaki kadın ise, böyle bir işe yeltenmesi halinde neslin ıslahına değil, ifsadına hizmet etmiş olur.

    Yanlış anlaşılmasın, bununla, kadının arzularını göz ardı edip sırf erkeğin zevkini tatmin etmesine yol aramıyoruz. Veya evliliğe uygun olmadığı halde bir kadının vebaline girmesini savunmuyoruz. İslam hukukunda bir erkek veya kadının cinsel ilişkiye mani bir kusuru olması halinde hâkim tarafında nikahları fesih bile edilir. Fakat bu husus, yaşa fazla bağlı değildir. Yani, yaş olayı, erkek ile kadın arasında aynı seviyede olumsuz etki yapmaz, diye düşünüyoruz.

    Önemli bir hatırlatma:

    Zinaya düşme tehlikesi olan bir kimsenin mutlaka ikinci evlilik yapması şart değildir. Zaten böyle bir kimse evlidir. Ayrıca zinadan korunmak için alınacak tek tedbir bu değildir. Bekarların zinaya düşme riski varsa ilk tedbir olarak evlenmeleri tavsiye edilmiş, ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda başka bir çok tedbir de gösterilmiştir. Bu açıdan evli olan bir kimsenin ikinci evlilik yapmadan alacağı tedbirler ve çareler de vardır





+ Yorum Gönder